(AİHS m. 1, 8, 13, 34, 35, 41, 44, 1 NOLU PROTOKOL) (DOĞAN VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI) (İÇYER - TÜRKİYE DAVASI) (AKDIVAR VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI) (SELÇUK VE ASKER - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no: 8803/02)
13.07.2006
USUL
1. Bu dava, on beş Türk vatandaşı Abdullah Doğan, Cemal Doğan, Ali Rıza Doğan, Ahmet Doğan, Ali Murat Doğan, Hasan Yıldız, Hıdır Balık, İhsan Balık, Kazım Balık, Mehmet Doğan, Müslüm Yılmaz, Hüseyin Doğan, Geyik Doğan (4 Aralık 2004 tarihinde ölen Yusuf Doğanın eşi), Hüseyin Doğan ve Ali Rıza Doğan (başvurucular) tarafından Temel İnsan Hakları ve Özgürlüklerinin Korunmasına Dair Sözleşmenin (Sözleşme) 34. maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyetine karşı 3 Aralık 2001 tarihinde açılan on beş başvurudan (başvuru numaraları 8803/02, 8804/02, 8805/02, 8806/02, 8807/02, 8808/02, 8809/02, 8810/02, 8811/02, 8813/02, 8815/02, 8816/02, 8817/02, 8818/02 and 8819/02) kaynaklanmaktadır.
2. Mahkeme, 29 Haziran 2004 tarihli kararında esas hakkındaki kararında Sözleşmenin 8, 13. maddeleri ile 1 Numaralı Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğini saptamıştır. Daha özel olarak, 1 Numaralı Protokolün 1. maddesi bakımından, Mahkeme başvurucuların mülklerine ulaşamamalarının bir sonucu olarak, mülkiyetten barışçıl bir şekilde yararlanma hakkının korunması ile kamu yararının gerekleri arasında kurulması gereken adil dengeyi bozan bireysel ve aşırı yük altına girmiş olduklarına karar vermişti (bk. Doğan ve Diğerleri - Türkiye, Başvuru Numaraları. 8803-8811/02, 8813/02 ve 8815 8819/02, parag. 155-156).
3. Sözleşmenin 41. maddesi uyarınca, başvurucular uğradıkları zararlar için toplamı birkaç milyon Euroya ulaşan adil karşılık ile ücret ve masrafların ödenmesini talep etmişlerdir.
4. Sözleşmenin 41. maddesinin uygulanması meselesi, karar için hazır olmadığından, Mahkeme bu konuyu saklı tutmuş ve Hükümet ve başvurucuları altı ay içinde yazılı görüşlerini sunmaya ve özellikle de ulaşmış olabilecekleri bir anlaşma konusunda kendisini bilgilendirmeye davet etmiştir (bk. aynı karar, parag.168 ve uygulama hükümlerinin 8incisi).
5. Başvurucular görüşlerini 23 Haziran 2003, 5 Ağustos 2003 ve 23 Haziran 2005 tarihlerinde sunmuşlardır. Hükümet, 18 Haziran 2003 ve 10 Mayıs 2005 tarihinde yanıt vermiştir.
6. Bu arada esas hakkındaki kararın kabul edilmesinin ardından davalı devlet, 27 Temmuz 2004 tarihinde köylerine ulaşmalarına izin verilmeyen kişilerin Sözleşmeye dayanan şikayetlerinin giderilmesi için bir Tazminat Yasası çıkarmak da dahil olmak üzere bir dizi tedbir almıştır. Mahkeme, tazminat yasasının uygulamasını bir test davada (bk. 12 Ocak 2006 tarihli İçyer -Türkiye kabuledilebilirlik kararı, Başvuru No: 18888/02) incelemiş ve Hükümetin tartışma konusu mevcut sistematik sorunu gözden geçirme ve etkili bir hukuk yolu oluşturma görevlerini yerine getirmiş sayılabileceğine hükmetmiştir (aynı karar, parag. 86). İçyer kararında Mahkeme, başvurucuların Sözleşmenin 35(1). fıkrasına göre, 27 Temmuz 2004 tarihli Tazminat Yasası uyarınca ilgili tazmin komisyonlarına başvurmalarının ve mülklerine ulaşmamalarından kaynaklanan zararlarının tazminini talep etmeleri gerektiğini tespit etmiştir. Bu nedenle Mahkeme, Sözleşmenin 35(1) ve (4). fıkraları uyarınca iç hukuk yolları tüketilmediği gerekçesiyle yaklaşık 1.500 benzer başvuruyu reddetmiştir.
KARARIN GEREKÇESİ
7. Sözleşmenin 41. maddesi aşağıdaki gibidir:Mahkeme, Sözleşmenin veya Protokollerin ihlal edildiğini tespit ederse ve ilgili Sözleşmeci Devletin iç hukuku bu ihlali ancak kısmen giderme imkanı veriyorsa, Mahkeme gerekli görürse zarara uğrayan tarafa adil bir karşılık verilmesine hükmeder.
A. Maddi Zarar
1. Başvurucuların sunumları
8. Başvurucular mevcut davada ilk önce, tespit edilecek maddi zararlarının köylerinden çıkarılmadan önce 1994de yararlanmış oldukları ile mevcut yaşam standartları arasındaki yıllık ekonomik farka dayanması gerektiğini vurgulamışlardır. Bu bağlamda, söz konusu tarihte Boydaş köyünde bir ailenin ortalama varlığı yedi - sekiz dönüm (1 dönüm yaklaşık 920 metre karedir) tarla, bir ev, bir samanlık, bir ağıl ve yüz baş küçükbaş hayvan olduğunu belirtmişlerdir. Hayvan yetiştiriciliğinden yıllık ortalama kazançları on milyar Türk Lirasıdır (yaklaşık 6,087 Euro). Bu nedenle her başvurucunun yıllık ortalama kazanç kaybının bu miktar olduğuna hükmedilmelidir. Başvurucular ayrıca, uğramış oldukları zararı etkileyen bir unsur olarak büyük kentlerde barınmaları için ödemiş oldukları aylık kiralarının da ödenmesi gerektiğini ileri sürmüşlerdir.
9. Her biri için meydana gelen maddi zarara ilişkin olarak, başvurucular aşağıdaki taleplerde bulunmuşlardır:
(a) Abdullah Doğan (Başvuru No: 8803/02)
10. Maddi zarar başlığı altında, evli ve beş çocuk sahibi olan Abdullah Doğan, 1994de Boydaştan çıkarılmasından beri toplam gelir kaybının 80 milyar TL (yaklaşık, 48,750 Euro) olduğu tahmininde bulunmuştur. Boydaşta bir evi, bir ağıl ve samanlığı olduğunu ifade etmiştir. Kendisi 9,000 m² tapulu tarla ve ayrıca babasından miras kalan bir tarlayı da işlemekteydi. Olay tarihinde altmış keçi, kırk oğlak ve bir inek sahibiydi. Ayrıca orman kesim hakkı bulunuyordu.
(b) Cemal Doğan (Başvuru No: 8804/02)
11. Evli ve dört çocuk sahibi olan Cemal Doğan, 81.6 milyar TL (49,600 Euro) talep etmiştir. Babasına ait araziyi işlemekteydi, ancak kendi ev, samanlık ve bir ağıla, sekiz küçükbaş hayvan ile orman kesim hakkına sahipti. Başvurucu, aylık 100 milyon TL kira harcaması yaptığını eklemiştir. Bu nedenle 1994den beri barınma için yaptığı harcama toplam 9.6 milyar TLdir (yaklaşık 5,830 Euro).
(c) Ali Rıza Doğan (Başvuru No: 8805/02)
12. Başvurucu evli ve sekiz çocuk sahibidir. Uğradığı maddi zarar olarak 88 milyar TL talep etmiştir. Köyünde bir ev, bir samanlık ve bir ağıla sahiptir. Ayrıca seksen kavak, on beş ceviz ve elma ağacına sahipti. Orman kesim hakkı da bulunmaktaydı. Yıllık toplam gelir kaybı 11 milyar TLdir (6,680 Euro).
(d) Ahmet Doğan (Başvuru No: 8806/02)
13. Evli ve 11 çocuk sahibi olan başvurucu, toplam maddi zararının 113,6 milyar TL (69,000 Euro) olduğunu iddia etmiştir. Bir ev, bir samanlık, ağıl ve Boydaş köyünde 21 dekar tarlaya sahip olduğunu belirtmiştir. Eğer malvarlığına ulaşması engellenmemiş olsaydı yıllık 13 milyar kazanacaktı ve 9.60 milyarı (aylık 100 milyon) kira bedeli olarak harcamayacaktı.
(e) Ali Murat Doğan (Başvuru No: 8807/02)
14. Evli ve iki çocuklu olan başvurucu, babası Yusuf Doğanın sahibi olduğu araziyi işliyordu. Yıllık gelir kaybı 5 milyar TLyi bulmuştur. Toplam mahrum kaldığı gelir kaybının 40 milyar TL (24,200 Euro) olduğunu iddia etmiştir. Ayrıca barınma için ayda 100 milyon TL olmak üzere 9.6 milyar TL (5,800 Euro) kira harcaması yapmıştır. Kısaca, toplam kaybı 49.6 milyar TLdir (30,000 Euro).
(f) Hasan Yıldız (Başvuru No: 8808/02)
15. Başvurucu evli ve üç çocuk sahibidir. Maddi kayıplarının 209.52 milyar TL (126,900 Euro) olduğunu tahmin etmektedir. Yıllık gelir kaybının 25 milyar TL ve aylık kira giderinin 100 milyon TL olduğunu belirtmiştir. Babasıyla birlikte, mülkiyeti babasına ait 10 dönümlük bir araziyi işlediklerini kaydetmiştir. Olay tarihinde iki yüz küçükbaş ve altı büyükbaş hayvana sahiptir. Ayrıca kavak ağaçlarına sahiptir ve orman kesim hakkından yararlanmaktaydı.
(g) Hıdır Balık (Başvuru No: 8809/02)
16. Başvurucu evli ve iki çocuk sahibidir. Maddi zararının 79.52 milyar TLsı (48,200 Euro) olduğunu tespit etmiştir. Dedesi ile birlikte 180 dönüm araziyi işlemekte ve bir ev, bir samanlık ve bir ahıra sahipti. Altmış küçükbaş ve iki de büyükbaş hayvanı bulunmaktaydı. Ayrıca elli kavak ağacı ve orman kesim izninden yararlanmaktaydı. Yıllık gelir kaybının 8.5 milyar TL olduğunu ve aylık 120 milyon TL kira gideri olduğunu belirtmiştir.
(h) İhsan Balık (Başvuru No: 8810/02)
17. Başvurucu evli ve iki çocuk sahibidir. Maddi zararını 51.52 milyar TL (31,000 Euro) olarak tespit etmiştir. Dedesinin sahip olduğu 180 dekarlık bir araziyi işlemekteydi. Orman kesim izninden yararlanmaktaydı. Yıllık gelir kaybının 5 milyar TL ve aylık kira giderinin 120 milyon TL olduğunu belirtmiştir.
(i) Kazım Balık (Başvuru No: 8811/02)
18. Başvurucu evli ve dokuz çocuk sahibidir. Maddi zararını 171,52 milyar TL (103,765 Euro) olarak tahmin etmiştir. Babası ile birlikte 180 dönüm araziyi işlemekte ve bir ev, bir samanlık ve bir de ağıla sahipti. 50 küçükbaş, 5 büyükbaş, otuz arı kovanı ve üç yüz kavak ağacının sahibiydi. Yıllık gelir kaybının 20 milyar TL ve aylık kira giderinin 120 milyon TL olduğunu belirtmiştir.
(j) Mehmet Doğan (Başvuru No: 8813/02)
19. Başvurucu evli ve iki çocuk sahibidir. Maddi zararını 53,6 milyar TL (48,200 Euro) olarak tespit etmiştir. Amcası adına tapulu 15 dönüm araziyi işlemekteydi. Köyde bir evi, bir samanlığı ve bir de ağılı bulunmakta, otuz küçükbaş ve iki büyükbaş hayvana sahipti. Ayrıca orman kesim hakkından yararlanmaktaydı. Yıllık gelir kaybının 5,5 milyar ve aylık kira giderinin 100 milyon TL olduğunu belirtmiştir.
(k) Müslüm Yılmaz (Başvuru No: 8815/02)
20. Başvurucu evli ve yedi çocuk sahibidir. Maddi zararının 240 milyar TL (144,675 Euro) olduğunu tahmin etmektedir. Bir evi, bir samanlığı ve bir de ağılı bulunmaktaydı ve Boydaş köyünde işlenebilir 50 dönüm araziye sahipti. Gelirini, iki yüz küçükbaş, yirmi büyükbaş hayvan ile 100 kavak ağacı, yirmi ceviz ve yirmi muhtelif meyve ağacından elde etmekteydi. Ayrıca orman kesim hakkından da yararlanmaktaydı. Yıllık gelir kaybının 5,5 milyar TL olduğunu tahmin etmektedir. Ayrıca kira için aylık 100 milyon TL harcamıştır.
(l) Hüseyin Doğan (Başvuru No: 8816/02)
21. Başvurucu evli ve bir çocuk sahibidir. Maddi zarar olarak 53,6 milyar TL (32,250 Euro) kaybı olduğunu iddia etmektedir. Bir ev, bir samanlık ve bir de ağıla sahip olduğunu ifade etmiştir. Babasına ait araziyi birlikte işlemekteydiler. Yirmi küçükbaş, üç büyükbaş ve muhtelif elli ağacı bulunmaktaydı. Ayrıca orman kesim hakkından da yararlanmaktaydı. Yıllık gelir kaybının 5 milyar TL olduğunu tahmin etmektedir. Ayrıca 100 milyon TL kira harcaması bulunmaktadır.
(m) Yusuf Doğan adına Geyik Doğan (Başvuru No: 8817/02)
22. Başvurucu evli ve onbir çocuk sahibiydi. Kendisi 8 Aralık 2004 tarihinde ölmüş ve karısı başvuruyu sürdürmek istemiştir. Ölümünden önce, Bay Doğan 126,4 milyar TL (76,300 Euro) maddi zararı olduğunu iddia etmiştir. Köyde bir evi, bir samanlığı ve bir de ağılı ile 10 dönüm arazisi olduğunu belirtmiştir. Gelirini 80 küçükbaş ve 10 büyükbaş hayvanın yanında 100 kavak ağacı, 145 ceviz ağacı ve 15 arı kovanından sağlamaktaydı. Ayrıca orman kesim hakkı bulunmaktaydı. Yıllık gelir kaybını 14 milyar TL olarak tahmin etmektedir. Ayrıca 150 milyon TL aylık kira harcaması vardır.
(n) Hüseyin Doğan (Başvuru No: 8818/02)
23. Başvurucu, babası ve dedesine ait arazileri işlemekte ve babasının evinde yaşamını sürdürmekteydi. 80 küçükbaş ve 4 büyükbaş hayvana sahipti. Ayrıca orman kesim izninden yararlanmaktaydı. Toplam gelir kaybını 89.6 milyar TL (54,000 Euro) olarak tahmin etmektedir. Yıllık gelir kaybının 10 milyar TL olduğunu ve kira için aylık 100 milyon TL ödediğini belirtmiştir.
(o) Ali Rıza Doğan (Başvuru No: 8819/02)
24. Başvurucu evli ve bir çocuk sahibidir. Maddi zararının 50.8 milyar TL (30,000 Euro) olduğunu ileri sürmüştür. Orman kesim izninden yararlanmaktaydı. Toplam gelir kaybını 89.6 milyar TL (54,000 Euro) olarak tahmin etmektedir. Yıllık gelir kaybının 5 milyar TL olduğunu ve kira için aylık 80 milyon TL ödediğini belirtmiştir.
2. Hükümetin sunumları
25. Hükümet, başvurucuların taleplerine karşı çıkmış ve öncelikle mevcut davadaki ilke kararından sonra oluşturulan mekanizmanın başvurucuların zararlarını karşılama kapasitesine sahip olduğunu ileri sürmüştür. Hükümet, başvurucuların Boydaş köyündeki mülklerine ulaşamamalarının bir sonucu olarak uğradıkları zararlar için tazmin komisyonlarına başvuruda bulunmalarının 27 Temmuz 2004 tarihli Tazminat Yasası uyarınca mümkün olduğunu ifade etmiştir. Bu bağlamda Hükümet, 17 Mart 2005 tarihli yazısında, başvurucuların temsilcilerinin Tunceli Valiliğinin 23 Şubat 2005 tarihinde başvurucuların zararlarını gidermek için ilgili tazmin komisyonlarına başvurma davetini reddettiğini belirtmektedir.
26. Hükümet ayrıca, Doğu ve Güneydoğu Anadoluda Köye Dönüş ve Rehabilitasyon projesinin Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) Müdürlüğü ve Köy Hizmetleri ve Mahalli İdareler Müdürlüğü tarafından geliştirilmiş bulunduğunu kaydetmiştir. Bu proje bölgedeki köylerin yeniden inşası ve altyapısının onarımı ve böylelikle bölge sakinlerinin yeniden yerleştirilmelerinin sağlanmasını amaçlamaktadır. Bu proje çerçevesinde, Hükümet, 5,050,733,000,000 TL (2,882,500 Euro) ve ayni yardım olarak da toplam 25,015,498,520,000 TL (14,280,000 Euro) harcamıştır. 2000 ve 2004 yılları arasında 128,270den fazla bölge sakini köyüne geri dönmüştür. 2004 tarihinde Tunceli Valisi, Boydaş köyünün eski sakinlerini köylerine dönmeye ve yukarıda belirtilen projeden yararlanmaya davet etmiştir. Bununla birlikte, dönmek isteyen yeterli sayıda kimse olmamış ve bu nedenle proje Boydaşta gerçekleştirilememiştir. Hükümet, yetkililerin köylülerin geri dönmeleri için yardım etmeye çalıştıklarını, ancak başvurucular dahil köylülerin iyiniyetli olmadıklarını ileri sürmüştür.
27. Ayrıca Hükümet, Türkiyenin güneydoğusunun sosyo-ekonomik gerçeklerini yansıtmaktan uzak olduğu gerekçesiyle başvurucular tarafından ileri sürülen taleplerin aşırı ve temelsiz olduğunu ileri sürmüştür. Hükümet, Boydaş köyündeki evlerin betondan değil kerpiçten inşa edildiğini ve bu nedenle doğal koşullara karşı daha dayanıksız olduğuna işaret etmiştir.
28. Ayrıca, Boydaş ve çevresindeki araziler verimsiz ve ailelerin ekonomik ihtiyaçlarını karşılamakta yetersizdir. Sebze ve meyve üretimi, çok düşüktür ve buğday köyde üretilen tek üründür. Hozat Tarım Müdürlüğünün yürüttüğü bir çalışma, Hozat köylerinden dönüm başına elde edilen yıllık gelirin 21,600,000 TL (11.12 Euro) olduğunu göstermiştir. Ayrıca inek gibi bir hayvanın yıllık getirisi 288,000,000 TL (148 Euro) iken, koyun ya da keçi gibi bir küçükbaş hayvanın yıllık getirisi 23,000,000 TL (11.85 Euro) olmaktadır.
29. Hozat bölgesindeki tapu, belediye ve tarım müdürlüğünün uzmanlarından oluşan bir bilirkişi heyetinin gerçekleştirdiği araştırmaya göre, Boydaşın toplam arazisi 200,000 m² olarak görülmektedir. Bununla birlikte başvurucular, 1990 tarihinde verdikleri dört yıllık taşınmaz mal beyannamelerinde her birinin Boydaşda 50,000 - 60,000 m² araziye sahip olduklarını ifade etmişlerdir. Bu rakamlar 1990 tarihinde verdikleri beyanlarla bütünüyle çelişmektedir ve her halükarda beyan ettikleri arazilerin toplamı, Boydaşın toplam boyutlarından çok daha yüksek bir miktardır.
30. Hükümet, Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketinin (TEDAŞ) 25 Şubat 2005 tarihli bir yazısına gönderme de bulunarak, sadece Abdullah Doğan, Ahmet Doğan, Kazım Balık, Yusuf Doğan ve Müslüm Yılmazdan oluşan dört başvurucunun elektrik aboneliklerinin bulunduğunu kaydetmiştir. Bunun anlamı, diğer başvurucuların Boydaşdaki evlerinde elektrik olmadığı ya da kaçak elektrik kullandıklarıdır.
31. Hükümet, başvurucuların sahip oldukları arazilerin boyutuna ilişkin taleplerinin hayali olduğunu ve yetkililerden tarım kredisi elde etmeyi amaçladığını ileri sürmüştür. Ayrıca, köyde herhangi bir mülkiyeti bulunmayan başvurucuların maddi tazminat taleplerinin Mahkemece reddedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Nihayet Hükümet, başvurucular tarafından talep edilen zarara ilişkin ayrıntılı bir değerlendirme sunmuştur.
32. Abdullah Doğana ilişkin olarak (Başvuru No 8803/02) Hükümet, Hozat İlçe Tapu Müdürlüğüne göre, kendisinin herhangi bir kayıtlı mülkünün bulunmadığını not etmiştir. Hozat Belediyesi taşınmaz mülkiyet kayıtlarında da başvurucu adına herhangi bir kayda rastlanmazken, kendisi 1994 tarihli beyanında 100 m² eve sahip olduğunu ileri sürmüştür. Hozat Tarım Müdürlüğü kayıtları başvurucunun herhangi bir hayvanının bulunmadığını göstermektedir. Başvurucunun beyanı ve başvurucunun evinin piyasa değerine ilişkin bilirkişi değerlendirmesini dikkate alarak, maddi zararı 2,670,000,000 TL (1,600 Euro) olmalıdır.
33. Ahmet Doğanın oğlu Cemal Doğana gelince, kendisi ne tapuda ne belediye emlak kayıtlarında ne de tarım müdürlüğünün kayıtlarında herhangi bir mülke ya da hayvana sahip görünmektedir. Bu yüzden maddi tazminat talepleri reddedilmelidir. 34. Ali Rıza Doğanın (Başvuru No. 8805/02) Hozat Belediyesi emlak kayıtlarında herhangi bir ev ya da arazi kaydı bulunmamaktadır. Bununla birlikte Hozat Belediyesi Emlak Müdürlüğüne 1990 tarihinde sunduğu beyannamede başvurucu, 1994 tarihinde 16,000 m² olduğunu ileri sürdüğü 1,000 m² arazinin sahibi olduğunu belirtmiştir. Ayrıca 100 m² bir ev ve 50 m² avluya sahip olduğunu ileri sürmüştür. Hozat Tarım Müdürlüğü kayıtları başvurucunun herhangi bir hayvanı olmadığını göstermektedir. Kendisinin 1994 tarihli beyannamesini ve bilirkişi raporlarını dikkate alarak, ev ve avlusunun piyasa değeri 4,005,500,000 TLdir. Başvurucunun kendi işlediği arazisine ilişkin 1994 ile 2004 tarihleri arasındaki gelir kaybı 3,132,320,000 TLdir. Böylece başvurucunun toplam maddi zararı 7,137,820,000 TL (4,167 Euro) olmalıdır.
35. Ahmet Doğan (Başvuru No. 8806/02), Hozat Belediyesi Emlak kayıtlarına göre 23,500 m² tarla ve 78 m² evin sahibidir. Kendisi 1994 tarihli beyannamesinde 24,600 m² araziye sahip olduğunu bildirmiştir. Hozat Tarım Müdürlüğü kayıtları kendisinin hayvana sahip olmadığını göstermektedir. Kendisinin 1994 tarihli beyannamesini ve bilirkişi raporları dikkate alındığında, evinin piyasa değeri 2,776,800,000 TLdir. Başvurucunun kendi işlediği araziye ilişkin 1994 ile 2004 tarihleri arasındaki gelir kaybı 4,599,400,000 TLdir. Böylece başvurucunun toplam maddi zararı 7,376,200,000 TL (4,300 Euro) olmalıdır.
36. Ali Murat Doğanın (Başvuru No. 8807/02) ne tapuda ne belediye emlak kayıtlarında ne de tarım müdürlüğünün kayıtlarında herhangi bir mülk ya da hayvanı görünmektedir. Bu yüzden maddi tazminat talepleri reddedilmelidir.
37. Hasan Yıldız da (Başvuru No. 8808/02) ne tapuda ne belediye emlak kayıtlarında ne de tarım müdürlüğünün kayıtlarında herhangi bir mülk ya da hayvana sahip görünmektedir. Bu yüzden maddi tazminat talepleri reddedilmelidir.
38. Hıdır Balık, İhsan Balık ve Kazım Balıka (Başvuru No. 8809/02, 8810/02 ve 8811/02) ilişkin olarak Hükümet, her üç başvurucunun da Hıdır ve İhsanın dedesi ve Kazımın babası Haydar Balıka ait araziyi işlemekte olduklarına işaret etmiştir. Tapu, belediye ve tarım müdürlüğü kayıtlarının incelenmesi sonucunda, yetkililer bu üç başvurucunun kendilerine ait mülk ya da hayvanlarının bulunmadığını tespit etmiştir. İhsan Balık 1994 tarihli beyannamesinde, 1950 yılında aldığı 200 m² evinin bulunduğunu belirtmiştir. Hükümet, başvurucunun 1973de doğmuş olmasına rağmen bu eve 1950de sahip olduğunu iddia etmesi karşısında, bu beyanın doğru olamayacağını vurgulamıştır. Kazım Balık 1994 tarihli beyannamesinde 190.000 m² arazi ile 200 m² eve sahip olduğunu belirtmiştir. Hükümete göre, Balık ailesinin maddi zararlarının hesabında dikkate alınacak, Haydar Balık adına kayıtlı sadece bir ev ve 180,000 m² arazi bulunmaktadır. Özetle, bilirkişi raporlarına dayanarak, Hükümet, Kazım Balıkın evinin piyasa değeri ile bağlantılı uğradığı maddi zararının 8,900,000,000 TL olduğunu ileri sürmüştür.
39. Mehmet Doğana (Başvuru No. 8813/02) ilişkin olarak Hükümet, tapu, belediye emlak kayıtları ve tarım müdürlüğünün kayıtlarına göre, kendisinin herhangi bir mülk ya da hayvan sahibi olmadığını ileri sürmüştür. Bu maddi tazminat talebi de reddedilmelidir.
40. Müslüm Yılmaza (Başvuru No. 8815/02) ilişkin olarak Hükümet, zararın 25,225,280,000 TL (14,500 Euro) olarak tahmin edildiğini iddia etmektedir. Başvurucunun 1994 emlak beyannamesine dayanarak Hükümet, evinin piyasa değerinin 4,000,500,000 TL ve 1994 ile 2004 tarihleri arasındaki gelir kaybının da 21,109,680,000 TLsı (11,137 Euro) olduğunu ileri sürmüştür. Başvurucunun tapuya kayıtlı arazisi bulunmamasına rağmen 1994 tarihinde 108.000 m² araziye ve 150 m² eve sahip olduğunu beyan ettiğini vurgulamışlardır.
41. Hükümet, Yusuf Doğanın oğlu Hüseyin Doğanın (Başvuru No. 8816/02) tapu, belediye emlak kayıtları ve tarım müdürlüğünün kayıtlarına göre herhangi bir mülk ya da hayvan sahibi olmadığını ileri sürmüştür. Hükümete göre, Hüseyin Doğanın maddi tazminat talebi reddedilmelidir.
42. Yusuf Doğana (Başvuru No. 8817/02) gelince, kendisi 2,000 m² araziye sahip olduğunu ileri sürmüştür. 1994 tarihli beyanında, 50,000 m² arazi ile her biri 50 m² olan bir ev, bir avlu ve bir samanlık sahibi olduğunu beyan etmiştir. Evi, avlusu ve samanlığının piyasa değerinin 5,340,000,000 TL, 1994 ile 2004 tarihleri arasındaki gelir kaybının 391,550,000 TL olduğu tahmin edilmiştir. Bu nedenle toplam zararı 5,371,000,000 TL (3,300 Euro) olmalıdır.
43. Son olarak Hükümet, başvurucular Hüseyin Doğan ve Ali Rıza Doğanın (Başvuru No. 8818/02 ve 8819/02) tapu, belediye emlak kayıtları ve tarım müdürlüğünün kayıtlarına göre herhangi bir mülk ya da hayvan sahibi olmadığını ileri sürmüştür. Bu nedenle maddi tazminat talepleri reddedilmelidir.
44. Özetle Hükümet, Mahkemeden başvurucuların 5233 sayılı Kanun uyarınca oluşturulan ilgili tazmin komisyonlarına başvurmaları gerektiğine ve mevcut davada maddi zarar tespiti yapacaksa, bu komisyonlarca kullanılan hesaplama yöntemini dikkate almasını istemiştir. Hükümet ayrıca, Mahkemeden Boydaş köylülerinin köye geri dönmeyi ve Köye Dönüş ve Rehabilitasyon projesinin gerçekleştirilmesine katkıda bulunmayı reddetmiş olmalarının gerektiği gibi dikkate almasını istemiştir. Böylece Hükümet, başvurucular tarafından yapılan fahiş taleplerin -özellikle mülkiyeti olmayanların- taleplerinin reddedilmesi gerektiği sonucuna varmıştır.
3. Mahkemenin değerlendirmesi
45. Mahkeme, davalı devlete bir ihlal kararı verildiğinde o devletin ihlale son vermek ve mümkün olduğunca ihlalden önceki duruma yakın sonuçların ortaya çıkması için o ihlale ilişkin zararı tazmin etmekle yükümlü olduğunu hatırlatır (bk. Brumarescu - Romanya kararı (adil karşılık) (BD), Başvuru No. 28342/95, parag. 19).
46. Taraf Devletler, ilke olarak Mahkemenin ihlal kararının gereklerini yerine getirecek araçları seçmekte serbesttir. Bu takdir alanı, seçim serbestliğinin yerine getirilmesi için Taraf Devletlerin Sözleşme'nin 1. maddesi uyarınca hakları ve özgürlükleri güvence altına alma yükümlülüğünden kaynaklanır. İhlalin niteliği eski hale iadeye (restitutio in integrum) izin veriyorsa, davalı devlet bunu yerine getirmelidir. Diğer taraftan ulusal hukuk buna imkân vermiyorsa ya da ihlalin sonuçlarını kısmen tazmine imkân veriyorsa, 41. madde, zarar gören tarafa uygun görülecek böylesi bir tazmini Mahkemenin sağlaması konusunda Mahkemeyi yetkilendirmektedir (bk., 31 Ekim 1995 tarihli Papamichalopoulos ve Diğerleri - Yunanistan kararı (50. madde), parag. 34).
47. Böyle olduğu için ilk kararında Mahkeme, başvurucuların Boydaş Köyündeki ev ve tarlalarına ulaşmamalarının bir sonucu olarak, kamu yararı ile mülkiyetten barışçıl bir şekilde yararlanma hakkının korunması gereği arasındaki adil dengeyi bozan, bireysel ve aşırı bir yük altında kaldıklarına karar vermiştir (parag. 155). Mahkeme, ayrıca yetkililerin birincil görevinin ve sorumluluğunun, başvurucuların güvenli ve onurlu bir şekilde gönüllü olarak yeniden köylerine dönmelerini ya da kendi rızalarıyla ülkenin başka bir yerine yerleşmelerini mümkün kılacak koşulları gerekli araçları da tedarik ederek sağlamak olduğunu gözlemlemiştir (parag. 154).
48. Mahkeme, başvurucuların Boydaşa geri dönebilmelerinin ve söz konusu dönem içinde evlerine ulaşamamalarından kaynaklanan zararlarının tazmin edilmesinin, başvurucuları mümkün olduğu kadar Sözleşme'nin 8. maddesi ile 1 Numaralı Protokolün 1. maddesinin ihlalinin bulunmamış olacağı koşullara yaklaştıracağını düşünmektedir.
49. Bununla birlikte, tarafların sunuşlarından başvurucuların artık evlerine ve arazilerine dönmeye ve Boydaşta yeni bir yaşama başlamaya istekli olmadıkları anlaşılmaktadır (bk. yukarıda 26. paragraf). Bu nedenle, mevcut dava koşullarında, söz konusu maddi kayıpları için tazminat verilmesi, başvurucular için en uygun hakkaniyetli tazmin yolu olarak görünmektedir.
50. Bu bağlamda Mahkeme, yargılamanın bu aşamasında zararlarının karşılanması için başvurucuların yetkili tazminat komisyonlarına başvurması gerektiği görüşünü kabul edemez. Mahkeme tarafların adil karşılık konusunda bir anlaşmaya varamadıklarını ve bunun çok uzun bir süre aldığına işaret etmektedir.
51. Bu yüzden Mahkeme, her bir başvurucuya ödenecek maddi zarar miktarını kendisi tespit edecektir. Mahkeme başvurucuların talepleri ile Hükümet tarafından sağlanan bilgiler arasında dikkate değer farklılıklar bulunduğunu gözlemlemiştir. Ayrıca bu amaçla tarafların öne sürdükleri hesaplama yöntemlerinde de birbirinden esaslı farklılıklar mevcuttur. Bu nedenle başvurucuların uğradığı maddi zararların değerlendirilmesinde Mahkeme, uygun olduğu ölçüde tarafların sunduğu tahminleri dikkate alacaktır. Bununla birlikte, 41. madde uyarınca ortaya konan delillerin nitelik olarak farklı oluşu, Mahkemenin değerlendirmesi kaçınılmaz olarak belli bir miktar spekülasyon taşıyacaktır (bk. 1 Nisan 1998 tarihli Akdıvar ve Diğerleri - Türkiye kararı (50. madde), parag 19 ile 24 Nisan 1998 tarihli Selçuk ve Asker - Türkiye kararı, parag.106).
a) Mülkiyetin tahribinden ya da bakımsız kalmasından kaynaklanan zararlar
52. Evlerin ya da ahırların bakımsızlıktan yıkıldıkları iddiası bakımından Mahkeme, sadece sekiz başvurucuya (Abdullah Doğan (Başvuru No. 8803/02), Cemal Doğan (Başvuru No. 8804/02), Ali Rıza Doğan (Başvuru No. 8805/02), Ahmet Doğan (Başvuru No. 8806/02), Kazım Balık (Başvuru No. 8811/02)), Mehmet Doğan (Başvuru No. 8813/02), Müslüm Yılmaz (Başvuru No. 8815/02) ve Geyik Doğan (Başvuru No. 8817/02)) bu çerçevede tazminat öngörmektedir. Geri kalan başvurucular evleri ya da ahırları olduğunu kanıtlayamamıştır.
53. Yukarıdaki bulgular çerçevesinde, Mahkeme yukarıda belirtilen sekiz başvurucunun her birine, binalarının bakımsızlığından kaynaklanan zararları için 1,000 Euro verilmesine hükmetmiştir.
b) Kazanç kayıpları
54. Kazanç kayıplarından kaynaklanan zararlar bakımından Mahkeme, başvurucuların Boydaşta çiftçilik, hayvancılık ve ormancılık gibi ekonomik etkinlikleri yürüttüklerini gözlemlemektedir. Bu nedenle, başvurucuların mülklerine ulaşmalarının engellendiği dönem boyunca yoksun kaldıkları gelirleri için başvuruculara tazminat ödenmelidir. Bu bağlamda Mahkeme, tarafların sunuşları arasında büyük bir hesaplama yöntemi farklılığı bulunduğunu kaydetmiştir. Bundan dolayı, tazminatın tespiti bakımından Tunceli İli Hozat İlçesi tazmin komisyonları tarafından verilen tazminatlara benzer ölçüde bir tazminat dikkate alınacaktır. Bununla birlikte miktar hesaplanırken başvurucuların yeni yaşam yerlerinde, yoksul koşullarda da olsa, ekonomik etkinliklerini sürdürdükleri de dikkate alınmalıdır.
55. Mahkeme yukarıda söylenenleri dikkate alarak, her bir başvurucuya gelir kaybı için 13,500 Euro ödenmesine karar vermiştir.
c) Barınma giderleri
56. Barınma giderlerine ilişkin olarak Mahkeme, 13 başvurucunun rakamlar verdiğini; iki başvurucunun ise (Abdullah Doğan (Başvuru No. 8803/02) ve Ali Rıza Doğan (Başvuru No. 8805/02)), barınma giderleri nedeniyle uğradıkları zarara ilişkin herhangi bir talepte bulunmadıklarını kaydetmiştir. Bu konuda Hükümet herhangi bir yorumda bulunmamıştır.
57. Bu yüzden Mahkeme, başvuruculardan Abdullah Doğan (Başvuru No. 8803/02) ve Ali Rıza Doğana (Başvuru No. 8805/02) herhangi bir tazminata hükmetmemektedir. Buna karşın başvurucu Ali Rıza Doğan (Başvuru No. 8819/02) için 4,200 Euro, kalan 12 başvurucunun her biri için de 5,400 Euro ödenmesinin makul olduğunu düşünmektedir.
d) Özet
58. Sonuç olarak, maddi zararları bakımından Mahkeme her bir başvurucuya aşağıdaki miktarların ödenmesine hükmetmektedir:
(1) 14,500 Euro (Abdullah Doğan, Başvuru No. 8803/02);
(2) 19,900 Euro (Cemal Doğan, Başvuru No. 8804/02);
(3) 14,500 Euro (Ali Rıza Doğan, Başvuru No. 8805/02);
(4) 19,900 Euro (Ahmet Doğan, Başvuru No. 8806/02);
(5) 18,900 Euro (Ali Murat Doğan, Başvuru No. 8807/02);
(6) 18,900 Euro (Hasan Yıldız, Başvuru No. 8808/02);
(7) 18,900 Euro (Hıdır Balık, Başvuru No. 8809/02);
(8) 18,900 Euro (İhsan Balık, Başvuru No. 8810/02);
(9) 19,900 Euro (Kazım Balık, Başvuru No. 8811/02);
(10) 19,900 Euro (Mehmet Doğan, Başvuru No. 8813/02);
(11) 19,900 Euro (Müslüm Yılmaz, Başvuru No. 8815/02);
(12) 18,900 Euro (Hüseyin Doğan, Başvuru No. 8816/02);
(13) 19,900 Euro (Geyik Doğan, Başvuru No. 8817/02);
(14) 18,900 Euro (Hüseyin Doğan, Başvuru No. 8818/02);
(15) 17,700 Euro (Ali Rıza Doğan, Başvuru No. 8819/02).
B. Manevi Zarar
59. Başvuruculardan herbiri çektikleri ızdırap ve manevi zararlar nedeniyle 15,000 Euro talep etmişlerdir.
60. Hükümet manevi zarar bakımından başvurucuların taleplerinin aşırı olduğunu ileri sürmüştür.
61. Mevcut davada esas hakkındaki kararın verilmesinin ardından davalı devlet tarafından başvurucuların ve diğer ülke içinde yerinden edilenlerin durumları için iç hukuk yolu oluşturduğunu dikkate alan Mahkeme, Sözleşme'nin 8. ve 13. maddeleri ile 1 Numaralı Protokolün 1. maddesinde ihlal bulunmasından dolayı pilot kararın kendisinin manevi zararlar için yeterli tatmin oluşturduğunu düşünmektedir.
C. Ücretler ve masraflar
62. Başvurucular, Mahkeme önüne getirilen davalarının hazırlanması ve temsilleri için ücret ve masraf olarak 21,906 Euro ödenmesini talep etmişlerdir. Bu miktar, Mahkeme önündeki yargılamada avukatlarının yaptıkları iş (352 saat 30 dakikalık hukuki mesai) ve seyahat, telefon, kırtasiye ile çeviri ve çevirmenlik için yapılan masrafları kapsamaktadır.
63. Hükümet bu talebin aşırı ve temelsiz olduğunu ileri sürmüştür. Başvurucuların makbuz ya da herhangi başka bir belge ile taleplerini kanıtlamamış olmalarına itiraz etmişlerdir.
64. Mahkeme, 41. madde uyarınca, zorunlu ve gerçekten yapılmış olan ücretler ve masrafların geri ödenmesinin istenebileceğini yinelemektedir. Bu bağlamda Mahkeme, mevcut davanın ayrıntılı inceleme gerektiren karmaşık olgu ve hukuki konuları içerdiğini gözlemlemiştir. Böyle olduğu için, başvurucular tarafından sunulan taleplerin ve belgelerin ayrıntılarını dikkate alarak, KDV hariç talep edilen miktarın, Avrupa Konseyinden adli yardım yoluyla alınan 2,910.60 Euronun düşülerek tamamının ödenmesinin uygun olduğuna karar vermiştir.
D. Gecikme faizi
65. Mahkeme, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranına üç yüzde puanı eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar vermiştir.
BU GEREKÇELERLE MAHKEME OYBİRLİĞİYLE,
1. (a) Davalı Devletin, kararın Sözleşmenin 44 (2). maddesi uyarınca kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde aşağıdaki miktarların ödeme tarihindeki cari kurdan Türk Lirasına çevrilerek ödenmesine:
(i) maddi zarara ilişkin olarak
(1) 14,500 Euro (Abdullah Doğan, Başvuru No. 8803/02);
(2) 19,900 Euro (Cemal Doğan, Başvuru No. 8804/02);
(3) 14,500 Euro (Ali Rıza Doğan, Başvuru No. 8805/02);
(4) 19,900 Euro (Ahmet Doğan, Başvuru No. 8806/02);
(5) 18,900 Euro (Ali Murat Doğan, Başvuru No. 8807/02);
(6) 18,900 Euro (Hasan Yıldız, Başvuru No. 8808/02);
(7) 18,900 Euro (Hıdır Balık, Başvuru No. 8809/02);
(8) 18,900 Euro (İhsan Balık, Başvuru No. 8810/02);
(9) 19,900 Euro (Kazım Balık, Başvuru No. 8811/02);
(10) 19,900 Euro (Mehmet Doğan, Başvuru No. 8813/02);
(11) 19,900 Euro (Müslüm Yılmaz, Başvuru No. 8815/02);
(12) 18,900 Euro (Hüseyin Doğan, Başvuru No. 8816/02);
(13) 19,900 Euro (Geyik Doğan, Başvuru No. 8817/02);
(14) 18,900 Euro (Hüseyin Doğan, Başvuru No. 8818/02);
(15) 17,700 Euro (Ali Rıza Doğan, Başvuru No. 8819/02).
(ii) ücret ve giderlere ilişkin olarak
- 21.906 (yirmi bir bin dokuz yüz altı Euro). Avrupa Konseyinden adli yardım yoluyla alınan 2.910.60 Euronun (iki bin dokuz yüz on Euro ve altmış sent) düşülmesine;
(iii) yukarıda belirtilen miktarlara tahsil edilebilecek her türlü katma değer vergisi eklenmesine;
(b) Yukarıda anılan üç aylık sürenin aşılmasından ödeme gününe kadar geçen süre için Avrupa Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranına üç yüzde puanı eklemek suretiyle elde edilecek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasına;
2. Sözleşmenin 8, 13 ve 1 Numaralı Protokolün 1. maddesi uyarınca tespit edilen ihlallerden kaynaklanan manevi zararlar için temel kararın kendisinin başlı başına yeterli manevi tazminat oluşturduğuna;
3. Başvurucuların geri kalan adil karşılık taleplerinin reddine
KARAR VERMİŞTİR. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy