(AİHS m. 6, 1 NOLU EK PROTOKOL m. 1) (HORNSBY - YUNANİSTAN DAVASI) (AK - TÜRKİYE DAVASI)
Başvuru No: 14558/03
Strazburg
8 Nisan 2008
USUL
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 14558/03 numaralı başvurunun nedeni T.C. vatandaşı Hüseyin Buyrukun (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) 5 Şubat 2003 tarihinde Temel İnsan Hakları ve Özgürlüklerini güvence altına alan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
Başvuran Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde Ankara barosu avukatlarından K. Bayraktar tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI
Başvuran 1949 doğumlu olup Ankarada ikamet etmektedir.
Başvuran Ankara Keçiören Belediyesinde işçi olarak yirmi bir yıllık hizmetinin ardından 14 Şubat 1998 tarihinde emekli olmuştur.
8 Şubat 1999 tarihinde başvuran bağlı bulunduğu sendika ile çalışanı arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinin kimi hükümlerinin kendisine uygulanmadığı gerekçesiyle belediye aleyhine tazminat davası açmıştır.
Ankara İş Mahkemesi 19 Temmuz 1999 tarihinde başvuranın taleplerini haklı bularak yasanın ticari işlemlere uygulanmasını öngördüğü yasal faiz oranı ile birlikte Belediyenin başvurana 552.048.631 TL ödemesini kararlaştırmıştır.
Yargıtay 29 Kasım 1999 tarihinde bu hükmü onamıştır.
Bu başvurunun yapıldığı 5 Şubat 2003 tarihine kadar başvuranın alacağı halen ödenmemişti.
Belediye daha sonra 7 Ekim, 7 Kasım ve 14 Kasım 2003 tarihlerinde üç aşamada bu tazminatı ödemiştir.
HUKUK
I. AİHSNİN 6/1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuran başvurusunda nihai hale gelen yargı kararının ifasının aşırı uzunluğundan şikayetçi olmakta ve bu yargılama ile maddi, manevi ve yargı giderleri bakımından zarara uğradığını ileri sürmektedir. Başvuran AİHSnin 6. ve Ek 1 nolu Protokolün 1. maddesine atıfta bulunmaktadır.
Başvuran 7 Ocak 2005 tarihinde AİHMyi son ödemenin yapıldığı, İdare aleyhine yapmış olduğu maddi tazminat şikayetini sürdürmek istemediği konusunda bilgilendirmiştir. Buna karşın, başvuran başvurusunun bu gecikmenin neden olduğu manevi zarar çerçevesinde geçerli olduğunu belirtmektedir. AİHM başvuranın kayıttan düşmesi gereken Ek 1 nolu Protokolün 1. maddesi hakkındaki şikayetini incelemeye almayacağını ifade ederek bu durumda başvuranın şikayetinin yalnızca AİHSnin 6. maddesi açısından değerlendirileceğine itibar etmektedir.
A. AİHSnin 6/1 maddesine yönelik şikayetin kabuledilebilirliği hakkında
Hükümet mahkeme tarafından hükmedilen tazminatın 2003 yılında ödendiğini savunarak başvuranın mağdur sıfatının bulunmadığını kaydetmektedir.
Başvuran Hükümetin savlarına karşı çıkmaktadır.
AİHM başvuranın İdarenin yargı kararının ifasını geciktirdiği şikayeti ile ilgili olarak sözü edilen mahkeme tarafından ödenmesine hükmedilen tazminatın öne sürülen ihlalin giderilmesinde bir tazmini oluşturmadığını belirtmektedir. Bu durumda Hükümetin itirazı reddedilmektedir.
AİHM, başvuranın AİHSnin 6. maddesinin ihlali ile mağdur olduğunu öne sürebileceğine itibar etmektedir. AİHM bu şikayetin kabuledilemezliği hakkında hiçbir gerekçe tespit etmemiştir. Başvuru kabuledilmelidir.
B. Esasa dair
Hükümet başvuranın davasının ulusal mahkemeler tarafından «makul bir süre» zarfında dinlendiğini savunmaktadır.
Başvuran iddialarını yinelemektedir.
AİHM, ara veya nihai hangi karar türü olursa olsun bir hükmün ifasının AİHSnin 6. maddesinin 1. paragrafında yer alan «davanın» bütünleyen bir parçası sayılması gerektiğini hatırlatır (Bkz. özellikle, sözü edilen Ak-Türkiye, Hornsby-Yunanistan 19 Mart 1997 ve son olarak Metaxas-Yunanistan 27 Mayıs 2004). Sözleşmeci bir Devletin iç hukukta almış olduğu bir hükmü nihai hale geliyor ve bundan doğan yükümlülük bir tarafın zararına etkisiz kalıyorsa AİHSnin 6. maddesinin 1. paragrafının bir mahkemeye erişimi güvence altına aldığı hak aldatıcı hale gelmektedir.
Etkili bir yargılamanın korunması İdarenin yargı kararlarına uyma zorunluluğunu da kapsamaktadır. Devletin bir kurumu yargı kararıyla kesinleşmiş borcunu ödememek için kaynak yetersizliği bahanesini öne süremez (Bkz. Bourdov-Rusya kararı no: 59498/00).
AİHM, bir idarenin ödeme yapmadan evvel -ki bu zaman dilimi makul bir süreyi aşmamalıdır- belirli bir süreye gereksinim duyduğunu kabul etmektedir.
Mevcut başvuruda, AİHM İdarenin borcunu başvurana nihai kararın ardından dört yıl sonra ödemesinin makul bir süre olarak sayılamayacağını hatırlatır.
Sonuç olarak nihai olarak kesinleşen yargı kararlarına makul bir sürede uymayan ulusal mercilerin 6/1 maddenin anlamını ortadan kaldırdıklarına itibar etmektedir.
Bu nedenle bu madde ihlal edilmiştir.
II. AİHSNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASINA İLİŞKİN
AİHSnin 41. maddesine göre Mahkeme işbu Sözleşme ve Protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, AİHM, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun surette, zarar gören tarafın adil tatminine hükmeder.
A. Tazminat
Başvuran manevi tazminat olarak 2.200 Euro talep etmektedir.
Hükümet bu miktara karşı çıkmaktadır.
AİHM, ödemenin yapılmasındaki belirsizliğin başvuranı manevi zarara uğrattığını kabul etmektedir. AİHM hakkaniyete uygun başvurana bu yönde 1.000 Euro ödenmesini kararlaştırmaktadır.
B. Yargılama masraf ve giderleri
Başvuran 2.222 Euro avukatlık ücreti talep etmekte bunun için diğer belgelerin yanı sıra avukatı ile yaptığı sözleşmeyi kanıt olarak sunmaktadır.
AİHM sunulan belgeler ve yerleşik içtihat ışığında başvurana tüm yargı giderleri için 2.000 Euro ödenmesine karar vermektedir.
C. Gecikme Faizi
AİHM, Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE,
1. Yargılamanın uzunluğuna dair şikayetin kabuledilebilir olduğuna ve bunun dışındaki şikayetin kayıttan düşmesine;
2. AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
3. a) AİHSnin 44 / 2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, miktara yansıtılabilecek her türlü vergi ve masraflarla birlikte, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L.ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümetin başvurana manevi tazminat için 1.000 (bin) Euro, yargılama giderleri için 2.000 (iki bin) Euro ödemesine;
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapıldığı tarihe kadar Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda faiz uygulanmasına;
4. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddine;
Karar Vermiştir.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHMnin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragraflarına uygun olarak 8 Nisan 2008 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy