(AİHS m. 3, 5, 13, 27, 39)
(Başvuru no:29735/03)
DOSTANE KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
11 Ekim 2007
OLAYLAR
Başvuran Fuat Sumak 1972 doğumlu Türk vatandaşı olup İstanbul'da ikamet etmektedir. Başvuran AİHM önünde İstanbul Barosu avukatlarından S. Akat tarafından temsil edilmektedir.
Dava koşulları taraflarca aktarıldığı haliyle aşağıdaki gibi özetlenebilir.
10 Nisan 2001 günü saat 19:30 sularında devriye gezen polisler başvuranı kendi restoranında sorgulamıştır. Konuyla ilgili olarak düzenlenen tutanakta başvuranın hal ve hareketlerinin polislerde şüphe uyandırdığı ve bunun üzerine polislerin başvuranı karakola götürmek istedikleri belirtilmiştir. Başvuranın karakola gitmeyi reddetmesi üzerine polisler zor kullanmak durumunda kalmışlardır. İlgilinin üzerinde herhangi bir suç unsuru bulunamamıştır.
Başvuran saat 22:30'dan itibaren bir avukat tarafından temsil edilmiştir. Başvuran saat 23:50 sularında serbest bırakılmıştır.
Taksim Devlet Hastanesi tarafından 10 Nisan 2001 tarihinde düzenlenen raporun ardından Beyoğlu Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 22 Mayıs 2001 tarihli tıbbi raporda başvuranın vücudunda sıyrık ve ekimozlara rastlandığı belirtilerek beş gün iş göremezlik raporu verilmiştir.
Başvuran 17 Nisan 2001 tarihinde kendisini yakalayan polisler hakkında suç duyurusunda bulunmuştur.
İlçe İdare Kurulu tarafından sözkonusu polisler aleyhinde ceza davası açılmasına izin verilmediğini tespit eden Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığı 18 Temmuz 2002 tarihinde konuyla ilgili olarak takipsizlik kararı vermiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi başvuran tarafından yapılan itirazı 27 Mart 2003 tarihinde reddetmiştir.
ŞİKAYETLER
AİHS'nin 3. maddesine atıfta bulunan başvuran, sorgulandığı esnada polisler tarafından dövüldüğünden yakınmaktaydı. Başvuran, sözkonusu olayların kendi restoranında ve aleni bir şekilde meydana gelmesi nedeniyle yapılan muamelenin onur kırıcı bir hal aldığını ileri sürmekteydi.
AİHS'nin 5 § 1 b) ve c) maddesine atıfta bulunan başvuran, bir suç işlediği yönünde kendisinden kuşkulanılması için herhangi bir makul neden olmaması sebebiyle, yakalanmasının yasallıktan yoksun olduğunu ve yasalara aykırı bir biçimde yakalandığını ileri sürmekteydi.
AİHS'nin 13. maddesine atıfta bulunan başvuran, sorumlu polislerin mahkum edilmesini sağlaması için ulusal makamlar önünde herhangi bir başvuru yoluna sahip olmadığından yakınmaktaydı.
HUKUK AÇISINDAN
AİHM, Hükümet'ten aşağıdaki beyanı almıştır:
"Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin AİHM önünde bulunan başvuruyu dostane çözüme kavuşturmak üzere, Fuat Sumak'a karşılıksız olarak 5.000 Euro (beş bin Euro) tutarında ödeme yapmayı önerdiğini bildiririm.
Bu miktar maddi, manevi her türlü tazminat ile masraf ve harcamaları kapsamakta olup tüm vergilerden muaf olarak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin AİHS'nin 37§1 maddesi uyarınca verdiği kararın bildirilmesini müteakip üç ay içinde ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L.' ye çevrilmek suretiyle ödenecektir. Ödemenin öngörülen süre içerisinde yapılmaması durumunda, söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar geçecek süre için Avrupa Merkez Bankası'nın o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanacaktır. Bu tutarın ödenmesi, davanın nihai çözümünü teşkil edecektir."
AİHM, başvuranın avukatı tarafından imzalanan aşağıdaki beyanı almıştır:
"Türk Hükümeti'nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde bulunan başvuruyu dostane çözüme kavuşturmak üzere, Fuat Sumak'a karşılıksız olarak 5.000 Euro (beş bin Euro) tutarında ödeme yapmayı teklif ettiğini not ederim.
Bu miktar maddi, manevi her türlü tazminat ile masraf ve harcamaları kapsamakta olup tüm vergilerden muaf olarak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin AİHS'nin 37§1 maddesi uyarınca verdiği karamı bildirilmesini müteakip üç ay içinde ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L.' ye çevrilmek suretiyle ödenecektir. Ödemenin öngörülen süre içerisinde yapılmaması durumunda, söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar geçecek süre için Avrupa Merkez Bankası'nın o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanacaktır.
Yapılan bu teklifi kabul etmekte ve Türkiye Cumhuriyeti aleyhindeki başvuruyla ilgili tüm şikayetlerden vazgeçmekteyim. Davanın nihai sonuca ulaştığım beyan etmekteyim."
AİHM, tarafların üzerinde uzlaştıkları dostane çözümü dikkate almaktadır. Bu çözümün AİHS ve Eki Protokollerde tanımlanan insan haklarına saygı ilkesine uygun olduğuna kanaat getiren AIHM, ayrıca, başvurunun kamu düzeni bakımından incelenmeye devam edilmesini haklı kılacak hiçbir gerekçe görmemektedir (AİHS'nin in fine 37 § 1 maddesi).
Bu itibarla AİHS'nin 29 § 3 maddesinin uygulanmasına son verilerek davanın kayıtlardan düşürülmesi yerinde olacaktır.
Bu Gerekçelere Dayalı Olarak AİHM, OYBİRLİĞİYLE
Davanın, kayıtlardan düşürülmesine karar vermiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy