(AİHS m. 13, 34, 35, 41, 44, 1 NOLU PROTOKOL) (AKA - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no: 783/03)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
20 Ekim 2009
İşbu karar AİHSnin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (783/03) nolu davanın nedeni (T.C. vatandaşları) Kemal Özer (baba), Kemal Özer (torun), Hasan Özer, Nuri Özer ve Bayram Özer ile Emeti Özer, Emine Aktay, Zeynep Bircan, Fatma Özer, Ayşe Özer Dalaman ve Nuran Özer Sürenin (başvuranlar) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine 18 Kasım 2002 tarihinde İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşmenin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi - AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış oldukları başvurudur.
9 Mayıs 2007 tarihinde, Kemal Özer (baba) vefat etmiştir. Bununla birlikte, diğer başvuranlar, Kemal Özer (torun), Hasan Özer, Nuri Özer ve Bayram Özer ile Emeti Özer, Emine Aktay, Zeynep Bircan, Fatma Özer, Ayşe Özer Dalaman ve Nuran Özer Süren, mirasçı sıfatıyla AİHM önündeki davaya devam etmişlerdir.
Başvuranlar, Antalya Barosu avukatlarından G. Acar ve P. Günal tarafından temsil edilmektedirler.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI
Başvuranlar, Antalyada ikamet etmektedirler.
24 Aralık 1985 tarihinde, Türkiye Zirai Donatım Kurumu (idare) Düriye Özere ait bir taşınmazı kısmen kamulaştırmıştır. Bilirkişi komisyonu, taşınmazın değerini 4.036.000 TL (yaklaşık 8.900 Euro) olarak belirlemiş ve idare sözkonusu miktarı devir tarihinde Düriye Özere ödemiştir.
Bu süre zarfında, 10 Eylül 1987 tarihinde, Düriye Özer vefat etmiştir.
7 Nisan 1989 tarihinde, ödenen miktardan tatmin olmayan Düriye Özerin mirasçıları, Kumluca Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel artırım davası açmışlardır.
Birçok bilirkişi raporunun ardından, 16 Temmuz 1996 tarihli bir kararla, mahkeme, başvuranları kısmen haklı bulmuş ve 7 Nisan 1989 tarihinden itibaren işlemeye başlayacak yasal gecikme faizi ile birlikte başvuranlara, 109.347.348 TL (yaklaşık 1.050 Euro) ödenmesine hükmetmiştir.
16 Eylül 1997 tarihinde, başvuranlar, İcra Müdürlüğüne başvuruda bulunmuşlardır. 25 Eylül 1997 tarihinde, İcra Müdürlüğü, idareye ödeme emri göndermiştir.
17 Şubat 1998 tarihinde, Yargıtay, sözkonusu kararı, olayların ve gecikme faizinin işlemeye başlayacağı tarihin değerlendirilmesinde hata yapıldığı gerekçesi ile bozmuştur.
6 Temmuz 2000 tarihinde, iade edilen kararı inceleyen Kumluca Asliye Hukuk Mahkemesi, yeniden başvuranların talebini kısmen haklı bulmuş ve başvuranlara, 13 Mart 1989 tarihinden itibaren işlemeye başlayacak gecikme faizi ile birlikte 27.364.080 TL (yaklaşık 47 Euro) ek kamulaştırma bedeli ödenmesine hükmetmiştir.
16 Ekim 2001 tarihli bir kararla, Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır.
2 Nisan 2002 tarihinde, Yargıtay, başvuranlar tarafından yapılan karar düzeltme talebini reddetmiştir. Sözkonusu son karar, başvuranlara, 25 Mayıs 2002 tarihinde, tebliğ edilmiştir.
4 Ekim 2006 tarihli bir mektupla, başvuranların avukatı, idarenin başvuranlara, 2.299.766.298 TL (2002 yılının Haziran ayı boyunca yaklaşık 1.500 Euro) tutarında ödeme yaptığı hususunda, AİHMyi bilgilendirmiştir.
BAŞVURANLARIN EK GECİKME FAİZİ YARGITAY ÖDEME ÖDEME
İSİMLERİ KAMULAŞTIRMA BAŞLANGIÇ KARAR TARİHİ MİKTARI
BEDELİ TARİHİ TARİHİ (TL)
(TL)
Kemal Özer (baba), 27 364 080 TL 13/03/1989 02/04/2002 2002 yılının 2299766298 TL
Kemal Özer (torun) Haziran
Hasan Özer, ayı boyunca
Nuri Özer,
Bayram Özer,
Emeti Özer,
Emine Özer Aktay,
Zeynep Özer Bircan,
Fatma Özer,
Ayşe Özer Dalaman,
Nuran Özer Süren
HUKUK
I. EK 1 NOLU PROTOKOLÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuranlar, Türkiyedeki yüksek enflasyon oranı karşısında gecikme faizlerinin yetersiz kalması nedeniyle on üç yıllık yargılamanın sonunda ödenen ek kamulaştırma bedellerinin değer kaybetmesinden şikayetçilerdir. Ayrıca başvuranlar, Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından belirlenen kamulaştırma bedeli miktarına da karşı çıkmaktadırlar. Bu bağlamda başvuranlar, Ek 1 Nolu Protokolün 1. maddesine de atıfta bulunmaktadırlar.
A. Kabuledilebilirliğe ilişkin
Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından belirlenen kamulaştırma bedelinin yetersizliği ile ilgili olarak, AİHM, Kumluca Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel artırım davası açıldığını hatırlatmaktadır. Tarafların dinlenmesinin ve bilirkişi raporlarının düzenlenmesinin ardından mahkeme başvuranları kısmen haklı bulmuş ve başvuranlara ek kamulaştırma bedeli ödenmesine hükmetmiştir. Bu bağlamda AİHM, bir mahkemenin niye başka bir kararı değil de bu kararı almasına neden olan davaya ilişkin unsurları incelemenin kendi görevi olmadığını aksi takdirde üçüncü ya da dördüncü derece yargı makamı olacağını hatırlatmaktadır (Kemmache-Fransa, 24 Kasım 1994). Ayrıca, AİHM, dosyadaki hiçbir unsurun, sözkonusu kararda keyfi bir unsur bulunduğunu tespit etme imkanı sunmadığını gözlemlemektedir.
Dolayısıyla sözkonusu şikayetin açıkça dayanaktan yoksun olduğu ve AİHSnin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca reddedilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Türkiyedeki yüksek enflasyon oranı karşısında gecikme faizlerinin yetersiz kalması nedeniyle on üç yıllık yargılamanın sonunda ödenen ek kamulaştırma bedellerinin değer kaybetmesi kapsamında yapılan şikayet ile ilgili olarak, Hükümet, gerektiği şekilde başvuruda bulunmamaları nedeniyle başvuranların AİHSnin 35. maddesinin 1. paragrafı ile öngörüldüğü biçimde başvuru yollarını kullanmadıklarını savunmaktadır. Başvuranlar, sözkonusu iddiaya karşı çıkmaktadır.
AİHM, Aka kararında benzer bir itirazı reddettiğini hatırlatmaktadır. AİHM, önceki kararında ulaştığı sonuçtan sapmak için hiçbir neden görememektedir.
AİHM, içtihadından doğan ilkeler (özellikle sözü edilen Aka) ışığında ve sahip olduğu kriterlerin tamamını göz önüne alarak başvurunun sözkonusu kısmının esas bakımından inceleme konusu yapılması gerektiği kanaatindedir. Nitekim AİHM, hiçbir kabuledilemezlik unsuru tespit edememektedir.
B. Esas
AİHM, müteaddit defalar mevcut davadakine benzer sorunları ortaya koyan çok sayıda dava incelemiş ve Ek 1 Nolu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir.
AİHM, işbu kararı incelemiş ve mevcut davada ulaştığı sonuçtan farklı bir sonuca ulaşmak için Hükümetin ikna edici hiçbir tespit ve argüman sunmadığına kanaat getirmiştir. AİHM, on üç yıllık yargılamanın sonunda başvuranların alacaklarına uygulanan gecikme faizi oranlarının yetersizliği nedeniyle başvuranların toplum yararının gerektirdikleri ile mülkiyet hakkına saygının korunması arasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan ve alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke katlamak zorunda kaldıkları tespitinde bulunmaktadır.
Sonuç olarak, Ek 1 Nolu Protokolün 1. maddesi ihlal edilmiştir.
II. AİHSNİN 13. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuranlar, taşınmazlarının keyfi olarak kamulaştırılması nedeniyle, kamulaştırmadan doğan haklarını ortaya koymak amacıyla idarenin, kendilerini mahkemeye başvuruda bulunmak zorunda bıraktığını bunun da kendilerine zaman kaybettirdiğini ileri sürmektedirler.
AİHM, sözkonusu şikayetin yukarıda incelenen şikayetle bağlantılı olduğu ve dolayısıyla kabuledilebilir nitelikte olduğunu belirtmektedir.
Ek 1 Nolu Protokolün 1. maddesi kapsamında ulaştığı tespiti göz önüne alan AİHM, AİHSnin 13. maddesi kapsamında yapılan şikayetlerin ayrıca incelenmesine gerek olmadığı kanaatindedir.
III. AİHSNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA
A. Tazminat
Başvuranlar, maruz kaldıkları maddi zararı 254.505.44 Euro olarak belirlemektedirler. Başvuranlar, 10.000 Amerikan Doları yani yaklaşık 7.162 Euro manevi tazminat talebinde bulunmaktadırlar.
Hükümet, sözkonusu iddialara itiraz etmektedir.
Aka kararında benimsenen hesaplama yöntemi ve ilgili ekonomik veriler ışığında, AİHM, başvuranlara ortaklaşa olarak 13.000 Euro ödenmesine hükmetmektedir.
Manevi tazminata ilişkin olarak, AİHM, ihlal tespitinin kendisinin yeterli adil tatmin oluşturduğu kanaatindedir.
B. Yargılama Masraf ve giderleri
Başvuranlar, İç Tüzüğün 60. maddesine uygun olarak, AİHM tarafından tanınan süre içerisinde hiçbir adil tatmin talebinde bulunmamışlardır. Bu durumda AİHM, yargılama masraf ve giderleri kapsamında ödeme yapmaya gerek olmadığı kanaatindedir.
C. Gecikme faizi
AİHM, gecikme faizinin Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi faizlerine uyguladığı orana üç puanlık bir artış eklenerek belirlenmesine hükmetmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun, başvuranların alacaklarına uygulanan gecikme faizi oranının yetersiz olması (Ek 1 Nolu Protokol) kapsamında yapılan şikayete ilişkinin kısmının kabuledilebilir geri kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;
2. Ek 1 Nolu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. AİHSnin 13. maddesi kapsamında yapılan şikayetin ayrıca incelenmesine gerek olmadığına;
4. Başvuranların maruz kaldığı manevi zarar ile ilgili olarak ihlal tespitinin kendisinin yeterli adil tatmin oluşturduğuna;
5. a) AİHSnin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmek üzere, her türlü vergiden muaf tutularak, Savunmacı Devlet tarafından başvuranlara ortaklaşa olarak 13.000 Euro (on üç bin Euro) maddi tazminat ödenmesine;
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
6. Adil tatmine ilişkin diğer tüm taleplerin reddine;
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHMnin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragraflarına uygun olarak 20 Ekim 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy