(Başvuru no: 45718/99)
KARAR
STRAZBURG
20 Eylül 2005
Bu karar AÎHS 'nin 44 § 2 maddesinde belirtilen şartlarda kesinlik kazanacaktır. Ancak, şekle ilişkin değişiklik yapılabilir. Karakurt - Türkiye davasında,
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (Dördüncü Daire),
Başkan Sir Nicolas BRATZA,
Yargıçlar J. CASADEVALL,
R. TÜRMEN,
M. PELLONPÂÂ,
R. MARUSTE,
J. BORREGO BORREGO,
J. SIKUTA ve Bölüm Sekreteri M. O'BOYLE'un katılımı ile kapalı oturumda 30 Ağustos 2005 tarihinde toplanmış ve anılan tarihte izleyen kararı vermiştir:
USUL
1. Dava, İnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Sözleşmesi'nin ("Sözleşme") eski 25. maddesi uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, bir Türk vatandaşı olan İlhan Karakurt ("başvuran") tarafından, 24 Ağustos 1998 tarihinde, Avrupa İnsan Haklan Komisyonu'na ("Komisyon") yapılan başvurudan (no. 45718/99) kaynaklanmaktadır.
2. Başvuran, Ankara Barosu'na bağlı avukat A. Erdoğan tarafından temsil edilmiştir. Türk Hükümeti ("Hükümet") Sözleşme kurumları huzurundaki işlemler için bir Ajan tayin etmemiştir.
3. 29 Ocak 2002 tarihinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, başvurunun kısmen kabul edilmez olduğunu açıklamış ve başvuran hakkındaki işlemlerin adaletine ilişkin şikayeti Hükümet'e bildirmeye karar vermiştir. Avrupa İnsan Haklan Mahkemesi, ayrıca, AİHS'nin 29 § 3. maddesi hükümleri uyarınca, başvurunun esaslarını kabul edilebilirliği ile birlikte incelemeye karar vermiştir.
OLAYLAR
I. DAVA OLAYLARI
4. Başvuran 1961 doğumludur ve Türkiye'de yaşamaktadır.
5. 23 Mayıs 1995 tarihinde, başvuran, TDKP/GKB (Türkiye Devrimci Komünist Partisi/Genç Komünistler Birliği) adındaki yasadışı örgüte üye olma şüphesi üzerine, Antalya Emniyet Müdürlüğü polis memurları tarafından gözaltına alınmıştır. Sonradan, sorgulandığı Antalya Emniyet Müdürlüğü Binası'na götürülmüştür. Başvuran, polis sorgulaması sırasında bir tutanak imzalamıştır. Bu belgeyi imzalarken baskı ve kötü muameleye maruz kaldığını iddia etmiştir.
6. 28 Mayıs 1995 tarihinde, başvuran, onun tutuklu yargılanmasını hükmeden bir hakim huzuruna çıkarılmıştır.
7. 27 Haziran 1995 tarihinde, İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı, başvuranı, Türk Ceza Kanunu'nun 168 § 2. maddesi uyarınca, TDKP/GKB'ye üyelikle suçlayan bir iddianame sunmuştur.
8. 18 Nisan 1996 tarihinde, İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi, başvuranı iddia makamının talebine uygun biçimde suçlu bulmuş ve onu altı ay on iki yıl hapis cezasına mahkum etmiştir. Mahkeme, ayrıca, başvuranı kamu görevinde çalışmaktan men etmiştir.
9. 13 Ekim 1997 tarihinde, başvuran temyiz etmiştir.
10. 2 Şubat 1998 tarihinde, Yargıtay, İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin kararını onayarak başvuranın temyiz başvurusunu reddetmiştir. Yargıtay'ın kararı, başvuranın ve avukatının gıyabında bildirilmiş ve karar onlara tebliğ edilmemiştir.
11. 26 Şubat 1998 tarihinde, Yargıtay'ın kararı İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi kayıtlarına tevdi edilmiştir.
12. Başvuranın temsilcisi, 23 Haziran 2005 tarihli bir mektupla, Mahkeme'ye, başvuranın, cezasının dörtte üçünü çektikten sonra 5 Ekim 2004 tarihinde hapishaneden şartlı
tahliye edilmiş olduğunu bildirmiştir.
II. İLGİLİ İÇ HUKUK
13. Söz konusu zamandaki ilgili iç hukukluca/- Türkiye (9 Haziran 1998 tarihli karar, Reports of Judgments and Decisions 1998-IV), Çıraklar - Türkiye ( 28 Ekim 1998 tarihli karar, Reports 1998-VII), Özel- Türkiye (no. 42739/98, 7 Kasım 2002) ve Gencel- Türkiye (no. 53431/99, 23 Ekim 2003) kararlarında bulunabilir.
HUKUK
I. AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ'NİN 6. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
14. Başvuran, kendisini yargılayan ve mahkum eden İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi heyetinde askeri hakim bulunması nedeniyle bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından adil bir yargılama sağlanmadığını belirtmiştir. Başvuran, ayrıca, polis gözetiminde, Cumhuriyet Savcısı ve hakim huzurunda, avukat yardımından yararlanma hakkından mahrum bırakılmış olduğundan ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın, temyiz başvurusunun esaslarına ilişkin yazılı görüşünün kendisine tebliğ edilmediğinden şikayetçi olmuştur. Başvuran, son olarak, Yargıtay kararının kendisine veya avukatına tebliğ edilmemiş olduğunu iddia etmiştir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6 §§ 1 ve 3. maddesine atıfta bulunmuştur.
A. Kabul edilebilirlik
15. Hükümet, AİHS'nin 35. maddesi uyarınca, başvuranın İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin bağımsızlık ve tarafsızlığına ilişkin şikayetinin altı ay kuralına uymadığı gerekçesiyle reddedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Bu hususta, başvuranın, İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin bağımsız ve tarafsız olmamasından şikayetçi olduğuna göre, bu mahkemenin hüküm verdiği tarih olan 18 Nisan 1996 tarihinden itibaren altı ay içinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurusunu yapmış olması gerektiğini ileri sürmüştür.
16. AİHM, Hükümet'in, altı ay kuralına uymamaya ilişkin benzer ön itirazlarını geçmişte incelemiş olduğunu ve bunları reddettiğini yineler ( bkz. Özdemir - Türkiye, no. 59659/00, § 29, 6 Şubat 2003, ve Epözdemir - Türkiye, no. 43926/98, § 17, 28 Ekim 2004).
AİHM, bu davada, yukarıda anılan davalarda verdiği hükümlerden farklı bir hüküm vermesini gerektirecek özel bir durum görmemektedir.
17. Buna göre, AİHM Hükümet'in ön itirazını reddeder.
18. Yerleşik içtihadı (bkz., birçok içtihadın yanı sıra, yukarıda anılan, Çıraklar), ve kendisine sunulan belgeler ışığında, AİHM, davanın, belirlenmesi esaslarının incelenmesine bağlı olan, AİHS bağlamında karmaşık hukuki ve olgusal konular ortaya koyduğu kanısındadır. Dolayısıyla, AİHM, başvurunun bu kısmının, AİHS'nin 35 § 3. maddesi anlamı dahilinde, temelsiz olmadığı sonucuna varmıştır. Kabul edilmez olduğuna karar vermek için başka bir sebep görülmemiştir.
B. Esaslar
1. İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin bağımsızlığı ve tarafsızlığına ilişkin 19. Hükümet, Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nin, Devlet'in güvenliği ve bütünlüğüne
karşı tehditlerle ilgilenmek için yasayla kurulmuş olduklarını ileri sürmüştür.
Hükümet, söz konusu davada, başvuranın İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin bağımsızlığı hakkında herhangi bir haklı kuşkusunun olabileceğine karar vermek için hiçbir temel olmadığını belirtmiştir. Hükümet, ayrıca, 1999 tarihli anayasa değişikliği ile birlikte askeri yargıçların artık Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nde yer alamadığına atıfta bulunmuştur.
20. AİHM, geçmişte de benzer davalar incelemiş olduğunu ve AİHS'nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna vardığını kaydeder (bkz, yukarıda anılan, Özel, §§ 33-34, ve, yukarıda anılan, Özdemir, §§ 35-36).
21. AİHM, bu davada farklı bir sonuca varmakta bir gerekçe görmemektedir. Yasadışı örgüte üyelik gerekçesiyle Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından yargılanan başvuranın, bünyesinde askeri yargıç bulunduran bir heyet tarafından yargılanmaktan endişe duyması anlaşılabilir. Bu anlamda, İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin davanın niteliği ile ilgili olmayan etkenlerden gereksiz yere etkilenmesinde haklı bir endişe duyabilirdi. Başka bir deyişle, başvuranın, DGM'nin bağımsız ve tarafsız olmadığına ilişkin endişesinin yerinde olduğu kabul edilebilir (bkz., yukarıda anılan, Incal, § 72 in fine).
22. Yukarıda anlatılanlar ışığında, AİHM, bu bağlamda, AİHS'nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir.
2. AIHS 'nin 6. maddesi uyarınca belirtilen şikayetlerin kalanına ilişkin
23. AİHM, başvuranın bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından adil yargılanma hakkının ihlal edildiği kararını göz önüne alarak, başvuranın AİHS'nin 6. maddesi uyarınca olan diğer şikayetlerini incelemenin gereksiz olduğunu değerlendirir (bkz., yukarıda anılan, Çıraklar § 45).
II. AİHS'NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
24. AİHS'nin 41. maddesi şöyledir:
" Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, zarar gören tarafın hakkaniyete uygun bir surette tatminine hükmeder."
A. Tazminat
25. Başvuran, 10.000 Euro (Euro) manevi tazminat talep etmiştir.
26. Hükümet, başvuranın talebine itiraz etmiştir.
27. AİHM, başvuranın uğradığı herhangi bir manevi zarara karşı, ihlal tespitinin başlı başına yeterli bir tazmin oluşturduğunu değerlendirir (bkz., yukarıda anılan, Çıraklar § 49).
B. Mahkeme Masrafları
28. Başvuran, ayrıca, mahkeme masraflarına karşılık 4.000 Euro talep etmiştir.
29. Hükümet başvuranın talebine itiraz etmiştir. Mahkeme masraflarına ilişkin talebin gerekli şekilde belgelenmemiş olduğunu belirtmiştir.
30. AİHM, söz konusu masraflar gerçekten ve gerektiği için yapıldığı ve miktar açısından makul olduğu takdirde mahkeme masraflarına ilişkin tazminat ödenmesine karar verecektir ( bkz. Sawicka - Polonya, no.37645/97, § 54, 1 Ekim 2002).
31. AİHM, mevcut bilgilere istinaden kendi kararını vererek, başvurana 2.000 Euro tazminat ödenmesini makul değerlendirir.
C. Gecikme Faizi
32. AİHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredilere uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar verir.
BU SEBEPLERLE AİHM, OYBİRLİĞİ İLE
1. Başvurunun kabul edilebilir olduğuna;
2. İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin bağımsızlığına ve tarafsızlığına ilişkin şikayetle ilgili olarak AİHS'nin 6. maddesinin ihlal edildiğine;
3. Başvuranın AİHS'nin 6. maddesi uyarınca olan diğer şikayetlerini incelemenin gereksiz olduğuna;
4. İhlal tespitinin, başvuranın talep ettiği manevi tazminata ilişkin olarak başlı başına yeterli bir adil tazmin oluşturduğuna;
5. a) Sorumlu Devlet'in, AİHS'nin 44 § 2. maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, başvurana, mahkeme masraflarına ilişkin olarak 2.000 Euro'yu (iki bin Euro), ödenebilir her türlü vergi ve harçlar muaf olmak üzere ödeme günündeki kur üzerinden Yeni Türk Lirası'na dönüştürerek, ödemesine;
b) yukarıda belirtilen üç aylık sürenin aşılmasından ödeme gününe kadar geçen süre için yukarıdaki miktara Avrupa Merkez Bankası'nın uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasına;
6. Başvuranın adil tazmin talebinin kalanının reddine KARAR VERMİŞTİR.
İngilizce olarak hazırlanmış ve Mahkeme İç Tüzüğünün 77 §§ 2 ve 3. maddesi uyarınca 20 Eylül 2005 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir. (¤¤)
Michael O'BOYLE Sekreter
Nicolas BRATZA Başkan
Full & Egal Universal Law Academy