(Başvuru no: 58058/00)
KARAR
STRAZBURG
24 Ocak 2006
Söz konusu karar AIHS'nin 44§2. maddesi uyarınca kesinlik kazanacaktır. Ancak, şekle ilişkin değişiklik yapılabilir.
Kezer ve Diğerleri/Türkiye davasında,
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (Dördüncü Daire), Sn. Nicolas BRATZA, Başkan, Sn. J. CASADEVALL, Sn. R. TÜRMEN, Sn. M. PELLONPÂÂ, Sn. R. MARUSTE, Sn. K. TRAJA, Sn. J. SIKUTA, yargıçlar, Sn. F. GÖLCÜKLÜ, ad
hoc yargıç,
Ve Bölüm Sekreteri Sn. M. O'BOYLE'nin katılımı ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Heyeti olarak toplanmış,
5 Ocak 2006 tarihindeki gizli görüşme sonucunda,
Yukarıda anılan tarihte benimsenmiş olan aşağıdaki karara varmıştır:
USULİ İŞLEMLER
1. Davanın nedeni, beş Türk vatandaşı Yahya Kezer, Nedim Öndeş, Arap Doğan, Ferhan Özçelik ve Selhan Tekin'in ("başvuranlar"), 11 Nisan 2000 tarihinde, İnsan Haklan ve Temel Özgürlükleri Korumaya Dair Sözleşme'nin ("Sözleşme") 34. maddesi uyarınca, Türkiye aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne yaptıkları başvurudur (başvuru no. 58058/00).
2. Başvuranları görevini İzmir'de ifa etmekte olan avukat M. İşeri temsil etmiştir. Türk Hükümeti ("Hükümet"), AİHM huzurundaki davalar için bir Ajan tayin etmemiştir.
3. 5 Ekim 2004 tarihinde AİHM başvurunun, kısmen kabul edilemez olduğuna ve başvuranların bağımsız ve tarafsız bir Mahkeme tarafından adil şekilde yargılanma haklarına ilişkin şikâyeti, Hükümet'e bildirmeye karar vermiştir. AİHS'nin 29 § 3. maddesinin hükümleri uyarınca, başvurunun esaslarını kabul edilebilirliği ile birlikte incelemeye karar vermiştir.
4. 1 Kasım 2004 tarihinde AİHM, Dairelerinde değişiklik yapmıştır (İç Tüzük, Madde 25 § 1). Dava ile ilgili olarak yeni oluşturulan Dördüncü Daire görevlendirilmiştir.
OLAYLAR
I. DAVA OLAYLARI
5. Başvuranlar sırasıyla 1960, 1969, 1951, 1961 ve 1964 doğumludur ve İzmir'de yaşamaktadır.
6. 2 Haziran 1995 tarihinde Nedim Öndeş, Arap Doğan, Ferhan Özçelik ve Selhan Tekin yakalanmıştır ve yasadışı bir örgüte yardım ve yataklık ettiklerinden şüphe edilmesi nedeniyle İzmir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'nce gözaltına alınmıştır. 6 Haziran 1995 tarihinde Yahya Kezer yakalanmış ve aynı nedenlerle aynı polis memurlarınca gözaltına alınmıştır.
7. 14 Haziran 1995 tarihinde başvuranlar, İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi huzuruna çıkarılmıştır. Mahkeme, tutuklu olarak yargılanmalarına karar vermiştir.
8. 10 Temmuz 1995 tarihinde İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı, Yahya Keser ve Nedim Öndeş'i yasadışı bir örgüte mensup olmakla ve diğer başvuranları, yasadışı bir örgüte yardım ve yataklık etmekle suçlayan bir iddianame yayınlamıştır. Yahya Keser ve Nedim Öndeş'in, suçlu bulunmasını ve Türk Ceza Kanunu'nun 168 § 2. maddesi ve 3713 no.lu Kanun'un 5. maddesi uyarınca mahkûm edilmesini istemiştir. Cumhuriyet Savcısı, diğer başvurunlar hususunda, Türk Ceza Kanunu'nun 169. maddesi ve 3713 no.lu Kanun'un 5. maddesi uyarınca suçlu bulunup mahkûm edilmelerini istemiştir.
9. 22 Temmuz 1997 tarihinde İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi, başvuranları suçlu bulmuş, Yahya Keser'i on beş yıl, Nedim Öndeş'i on dört yıl on yedi ay, Arap Doğan'ı iki yıl on bir ay ve Ferhan Özçelik ile Selhan Tekin'i üç yıl dokuz ay hapis cezasına çarptırmıştır.
10. 7 Temmuz 1998 tarihinde Yargıtay, muhakeme usulü kurallarına uymaması nedeniyle İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin kararını feshetmiştir.
11. 3 Aralık 1998 tarihinde İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi, başvuranları suçlu bulmuş, Yahya Keser'i on beş yıl, Nedim Öndeş'i on dört yıl on yedi ay ve diğer başvuranları, üç yıl dokuz ay hapis cezasına çarptırmıştır.
12. 18 Ekim 1999 tarihinde Yargıtay bir duruşma düzenlemiş ve İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin kararını onamıştır. 18 Kasım 1999 tarihinde Yargıtay'ın kararı, İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi kayıtlarına geri gönderilmiştir.
II. İLGİLİ İÇ HUKUK VE UYGULAMASI
13. Söz konusu tarihte yürürlükte olan ilgili iç hukuk ve uygulaması, devamda kaydedilen kararlarda ortaya konmaktadır: Özel/Türkiye (no. 42739/98, §§ 20-21, 7 Kasım 2002), ve Gencel/Türkiye (no. 53431/99, §§ 11-12, 23 Ekim 2003).
14.30 Haziran 2004 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanan 16 Haziran 2004 tarihli 5190 no.lu Kanunla Devlet Güvenlik Mahkemeleri kaldırılmıştır.
HUKUK
I. AİHS'NİN 6. MADDESİ'NİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
15. Başvuranlar, kendilerini yargılayan ve suçlu bulan İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi kürsüsünde askeri bir hâkimin yer alması nedeniyle bağımsız ve tarafsız bir Mahkeme tarafından adil şekilde yargılanmamış oldukları hususunda şikâyette bulunmuşlardır. Polis tarafından gözaltında tutuldukları sırada baskı altındayken alınmış ifadelerine dayanılarak suçlu bulunduklarını iddia etmişlerdir. Cezai takibatın ilk aşamalarında kendilerine avukat yardımı sağlanmamış olduğunu ileri sürmüşlerdir. Cumhuriyet Başsavcısının, Yargıtay'da sunmuş olduğu yazılı görüşünün, kendilerine tebliğ edilmediğini ve bu nedenle, karşı iddialarını sunma fırsatından mahrum bırakılmış olduklarını belirtmişlerdir. Son olarak, Türk hukukunun, aleyhteki tanığa soru sorma olanağı vermediği ve bu nedenle, tanıklarla yüzleşme hakkından mahrum bıraktığı hususunda şikâyette bulunmuşlardır. Şikâyetlerini AİHS'nin, ilgili kısmı aşağıda kaydedilmiş olan 6. maddesine dayandırmışlardır:
"1. Herkes ... kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından... hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir.
3. Her sanık en azından aşağıdaki haklara sahiptir:
a) Kendisine yöneltilen suçlamanın niteliği ve nedeninden en kısa zamanda, anladığı bir dille ve ayrıntılı olarak haberdar edilmek;
b) Savunmasını hazırlamak için gerekli zamana ve kolaylıklara sahip olmak;
d) İddia tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek, savunma tanıklarının da iddia tanıklarıyla aynı koşullar altında çağırılmasının ve dinlenmesinin sağlanmasını istemek ..."
A. Kabul edilebilirlik
1. İç hukuk yollarının tüketilmemesi
16. Hükümet, AİHS'nin 35. maddesi uyarınca başvuranların, İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin bağımsızlığı ve tarafsızlığı hususunda AİHS'nin 35. maddesine dayanarak sunduğu şikâyetin, iç hukuk yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle reddedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Başvuranların, söz konusu şikâyeti yerel Mahkemeler huzurunda sunmamış olduklarını iddia etmiştir.
17. AİHM, daha önce Hükümet'in iç hukuk yollarının tüketilmemiş olması hususundaki benzer ilk itirazlarını incelemiş ve reddetmiş olduğunu yineler (bkz. Vural/Türkiye, no. 56007/00, § 22, 21 Aralık 2004, Çolak/Türkiye (no. 1), no. 52898/99, § 24, 15 Temmuz 2004 ve Özel, § 25). AIHM söz konusu davada, yukarıda kaydedilmiş olan davalarda vardığı sonuçlardan farklı bir sonuca varmasını gerektirecek özel koşullar görmemektedir.
18. Dolayısıyla AIHM, Hükümet'in itirazını reddeder.
2. Altı-ay kuralı
19. Hükümet, AİHS'nin 35. maddesi uyarınca başvuranların, altı-ay kuralına uymadıklarını ileri sürmüştür. Bu bağlamda öncelikle, başvurunun Mahkeme'ye, altı aylık zaman limiti dolduktan sunulmuş olduğunu belirtmişlerdir. Ayrıca, İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin bağımsızlığı ve tarafsızlığına ve cezai takibatın ilk aşamalarında kendilerine avukat yardımı sağlanmamış olduğuna dair şikâyetlerin Mahkeme'ye sırasıyla, DGM'nin kararını açıkladığı ve başvuranların gözaltı sürelerinin sona erdiği tarihlerde sunulması gerektiğini belirtmişlerdir.
20. AİHM öncelikle söz konusu davada, DGM kararının 18 Ekim 1999 tarihinde Yargıtay tarafından onanmış olduğunu ve 18 Kasım 1999 tarihinde İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin kayıtlarına geçmiş olduğunu gözlemler. Ayrıca, başvurunun AIHM'ye 11 Nisan 2000 tarihinde sunulmuş olduğunu gözlemler. Bu durumda, başvuru zamanında sunulmuştur.
21. Hükümet'in diğer ilk itirazlarına ilişkin AİHM bu şikayetleri, daha önce incelemiş ve reddetmiş olduğunu yineler (bkz., özellikle Özdemir/Türkiye, no. 53586/99, § 16, 22 Nisan 2004). AIHM söz konusu davada, yukarıda kaydedilmiş olan davalarda vardığı sonuçlardan farklı bir sonuca varmasını gerektirecek özel koşullar görmemektedir.
22. Yukarıda kaydedilenleri göz önüne alan AİHM, Hükümet'in ilk itirazlarını reddeder.
23. Yerleşik içtihatları (bkz., diğer içtihatlar yanında, Çıraklar/Türkiye, 28 Ekim 1998 tarihli karar, Hüküm ve Karar Raporları 1998-VII) ve sunulan deliller ışığında AİHM, başvuranların şikayetlerinin, AİHS bağlamında sonuca bağlanması için esasların incelenmesi gereken davaya ve olaylara ilişkin karmaşık konuları açığa çıkardığı kanısındadır. Bu nedenle AİHM başvurunun söz konusu kısmının, AİHS'nin 35 § 3. maddesi bağlamında temelden yoksun olduğu sonucuna varmıştır. Başvurunun kabul edilemez olduğu sonucuna varmak için başka bir gerekçe görülmemektedir.
B. Esaslar
1. Devlet Güvenlik Mahkemesi 'nin Bağımsızlığı ve Tarafsızlığı
24. AİHM, söz konusu davada ortaya konan konulara benzer konuları gün ışığına çıkaran birçok dava incelemiş ve AİHS'nin 6 § 1. maddesinin ihlal edilmiş olduğu sonucuna varmıştır (bkz. Özel, §§ 33-34 ve Özdemir, §§ 35-36).
25. Söz konusu davaya ilişkin AİHM, Hükümet'in farklı bir sonuca varılmasını sağlayacak hiçbir delil ya da görüş sunmamış olduğu kanısındadır. "Milli güvenlik" le ilgili suçlar nedeniyle aleyhlerinde cezai takibat açılan başvuranların, askeri hâkimin yer aldığı bir Mahkeme tarafından yargılanma hususunda sıkıntı duymalarının anlaşılabilir olduğu kanısındadır. Bu nedenle, DGM'nin davanın niteliği ile ilgisi olmayan görüşlerden etkilenebileceğinden endişe etmeleri olağandır. Sonuç olarak, başvuranların söz konusu Mahkeme'nin bağımsızlığı ve tarafsızlığı hususundaki endişelerinin haklı olduğu kabul edilebilir (bkz. İncal/Türkiye, 9 Haziran 1998 tarihli karar, Raporlar 1998-IV, sayfa 1568, § 72 in fine).
26. Dolayısıyla AİHM, başvuranları yargılayan ve suçlu bulan DGM'nin, AİHS'nin 6 § 1. maddesi bağlamında bağımsız ve tarafsız bir Mahkeme olmadığı kanısındadır. Bu nedenle, söz konusu madde ihlal edilmiştir.
2. Davanın hakkaniyete uygunluğu
27. Başvuranların, bağımsız ve tarafsız bir Mahkeme tarafından adil şekilde yargılanma haklarının ihlal edildiğine dair verdiği karar hususunda AIHM, yerel Mahkemeler huzurundaki davaların adil olup olmamasına ilişkin diğer şikayetleri, AİHS'nin 6. maddesi bağlamında incelemenin gerekli olmadığı kanısındadır (bkz., İncal, § 74, ve Ükünç ve Güneş/Türkiye, no. 42775/98, § 26, 18 Aralık 2003).
II. AİHS'NİN İHLAL EDİLDİĞİNE İLİŞKİN DIGER İDDİALAR
28. Başvuranlar, 24 Mart 2005 tarihli görüşlerinde, DGM ve Yargıtay kürsülerinde yer alan sivil hâkimlerin, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na bağlı olmaları nedeniyle, bağımsız ve tarafsız olmadıkları hususunda şikayette bulunmuşlardır. Şikâyetlerini, AİHS'nin 6. maddesine dayandırmışlardır.
29. AİHM söz konusu davada nihai yerel kararın, Yargıtay'ın ilk derece Mahkemesi'nin kararını onamış olduğu 18 Ekim 1999 tarihinde verilmiş olduğunu gözlemler. Söz konusu şikâyet, 24 Mart 2005 tarihinde AİHM'ye sunulurken, bu karar 18 Kasım 1999 tarihinde DGM kayıtlarına geçmiştir.
30. Bu nedenle şikâyet, zamanı dolduktan sonra sunulmuştur ve AİHS'nin 35 §§ 1. ve 4. maddeleri bağlamında reddedilmelidir.
III. AİHS'NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
31. AİHS'nin 41. maddesi aşağıda kaydedilmiştir:
"Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder."
A. Zarar
32. Başvuranlar, manevi zarar için toplam 70,000 Euro tazminat talep etmiştir.
33. Hükümet, başvuranlar tarafından talep edilen miktara itiraz etmiştir.
34. AİHM, 6. maddenin ihlal edilmiş olduğu bulgusunun kendi başına, başvuranların bu hususta maruz kalmış olduğu sıkıntılar için yeterli tazmin oluşturduğu kanısındadır (bkz. Incal, sayfa 1575, § 82 ve Çıraklar, § 49).
35. AİHM, 6 § 1. madde bağlamında bir başvuranın, bağımsız ve tarafsız olmayan bir Mahkeme tarafından mahkûm edilmiş olduğu sonucuna vardığı durumlarda, ilke olarak, en uygun tazmin yolunun, başvuranın bağımsız ve tarafsız bir Mahkeme tarafından tekrar yargılanmasını sağlamak olduğu kanısındadır (bkz. Gencel, § 27).
B. Mahkeme Masrafları
36. Başvuranlar, vekâlet masrafları için 2,360 Yeni Türk Lirası (yaklaşık 1,338 Euro) ve AİHM huzurunda yapılan masraf ve harcamalar için 3,000 Euro tazminat talep etmiştir. Vekâlet masrafları hususunda başvuranlar, Türkiye Barolar Birliği'nin tavsiye dilen 2004 yılı asgari ücret listesine değinmişlerdir.
37. Hükümet, yalnızca gerekli olduğu için yapılan masrafların tazmin edilebileceğini ileri sürmüştür. Bu bağlamda, tüm masraf ve harcamaların başvuran veya vekili tarafından belgelenmesi gerektiğini belirtmiştir.
38. AİHM içtihadına göre başvuran yalnızca, gerekli olduğu yapıldıkları ve miktarlarının, makul olduğunun gösterildiği durumlarda masraf ve harcamaların tazmin edilmesi hakkına sahiptir. Söz konusu davada, huzurunda sunulan bilgiler ve yukarıda kaydedilen kriterler ışığında AIHM, başvurana toplam 1,000 Euro ödenmesinin makul olduğu kanısındadır.
C. Gecikme Faizi
39. AİHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası'nın uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın benimsenmesinin uygun olduğu kanısındadır.
YUKARIDAKİ NEDENLERDEN DOLAYI AİHM, OYBİRLİĞİYLE
1. Başvuranların, sivil hâkimlerin, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na tabi olması nedeniyle DGM'nin ve Yargıtay'ın, bağımsız ve tarafsız olmadıklarına ilişkin şikâyetlerinin kabul edilemez ve başvurunun kalan kısmının kabul edilebilir olduğuna,
2. İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin bağımsızlığı ve tarafsızlığına ilişkin şikâyetle ilgili olarak AİHS'nin 6 § 1. maddesinin ihlal edilmiş olduğuna,
3. Başvuranların, AİHS'nin 6. maddesi bağlamındaki diğer şikâyetlerini değerlendirmenin gerekli olmadığına,
4. İhlal bulgusunun tek başına, başvuranların maruz kalmış olduğu manevi zarar için yeterli adil tazmin teşkil ettiğine,
5. (a) Sorumlu Devlet'in, başvuranlara mahkeme masrafları için, AİHS'nin 44 § 2. maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme gününde geçerli olan kur üzerinden Yeni Türk Lirası'na çevrilmek ve ödenebilecek her tür vergiden muaf olmak üzere 1000 Euro (bin Euro) ödemesine;
(b) Ödeme tarihine kadar yukarıda bahsedilen üç ayın dolması halinde, yukarıdaki miktarların üzerine, Avrupa Merkez Bankası'nın gecikme döneminde uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle oluşacak faiz oranına eşit miktarda basit faizin uygulanmasına karar vermiş,
6. Başvuranların adil tazmin talebinin kalan kısmını reddetmiştir.
İşbu karar İngilizce olarak hazırlanmış olup 24 Ocak 2006 tarihinde, İçtüzüğün 77. Maddesi'nin 2 ve 3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy