(Başvuru no. 64684/01)
KARAR
STRAZBURG
25 Ekim 2005
Bu karar AİHS'nin 44 § 2 maddesinde belirtilen şartlarda kesinlik kazanacaktır. Ancak, şekle ilişkin değişiklik yapılabilir.
Öner ve Diğerleri - Türkiye davasında,
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (Dördüncü Daire),
Başkan J. CASADEVALL,
Yargıçlar R. TÜRMEN,
M. PELLONPÄÄ,
R. MARUSTE,
K. TRAJA,
L. MIJOVIC
J. IKUTA ve
Bölüm Sekreteri M. O'BOYLE'un katılımı ile kapalı oturumda 4 Ekim 2005 tarihinde toplanmış ve anılan tarihte izleyen kararı vermiştir:
USUL
1. Dava, İnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Sözleşmesi'nin ("Sözleşme") 34. maddesi uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, Gülseren Öner, Abuzer Aslan, Hacı Pamuk, Hüseyin Duran, İsmail Turap, Fatma Doymaz, Nazife Bilgiç, Sakine Doymaz, İsmail Minkara, Muhammet Emin Toprak, Bedir Çetin, Hüseyin Aslan, Fatma Dolaş, Arzu Doymaz, Ramazan Sertkaya, Hasan Gül, Rıza Kılınç, Sakine Sürgülü ve Şükrü Karadağ isimli on dokuz Türk vatandaşı tarafından, 13 Kasım 2000 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne yapılan başvurudan (no. 64684/01) kaynaklanmaktadır.
2. Başvuranlar, Ankara Barosu'na bağlı avukat Y. Alataş tarafından temsil edilmiştir. Bu davada, Türk Hükümeti ("Hükümet") AİHM huzurundaki işlemler için bir Ajan tayin etmemiştir.
3. 1 Haziran 2004 tarihinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, başvurunun kısmen kabuledilmez olduğuna karar vermiş ve başvuranların bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından adil yargılama haklarına, kendilerine yöneltilen suçlamanın niteliği ve nedeninden en kısa zamanda ayrıntılı olarak haberdar edilmemeye ve Cumhuriyet Savcısı'nın iddianamesinin duruşma öncesinde bildirilmemesine ilişkin şikayetleri Hükümet'e bildirmeye karar vermiştir. AİHS'nin 29 § 3. maddesini uygulayan AİHM, başvurunun esaslarına ve kabuledilebilirliğine ilişkin birlikte hüküm vermeye karar vermiştir.
4. Başvuran ve Hükümet kabuledilebilirlik ve esaslara ilişkin görüş bildirmişlerdir (İç Tüzük 59 § 1. madde).
5. 1 Kasım 2004 tarihinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Daire'lerinin yapısını değiştirmiştir ( İç Tüzük 25 § 1. madde). Bu dava, yeni oluşturulmuş Dördüncü Daire'ye verilmiştir (İç Tüzük 52 § 1. madde).
OLAYLAR
I. DAVA OLAYLARI
6. Sırasıyla 1964, 1941, 1963, 1958, 1963, 1978, 1977, 1977, 1964, 1960, 1949, 1978, 1973, 1979, 1970, 1961, 1966, 1968 ve 1961 doğumlu olan başvuranlar Adıyaman'da ikamet etmektedirler.
7. Başvuranların, Bedir Çetin, Hüseyin Duran, İsmail Minkara, Hacı Pamuk, Abuzer Aslan, Şükrü Karadağ, Rıza Kılınç, Ramazan Sertkaya ve Muhammet Emin Toprak isimli dokuzu, HADEP (Halkın Demokrasi Partisi) Adıyaman İl Örgütü yöneticileridir.
8. Başvuranların kalan kısmı, aşağıda belirtilen olayların cereyan ettiği dönemde PKK adındaki yasadışı örgüte üye olmaktan mahkum edilen tutukluların akrabalarıdır.
9. PKK'ya üye olmaktan mahkum edilen tutuklular, Abdullah Öcalan'ın İtalya'da yakalanmasına müteakiben, muhtelif hapishanelerde açlık grevine başlamışlardır. Bu tutuklulardan bazıları, yakalamayı protesto etmek amacıyla kendilerini ateşe vermişlerdir.
10. 16 Aralık 1998 tarihinde, başvuranların, Gülseren Öner, Hüseyin Duran, İsmail Turap, Fatma Doymaz, Nazife Bilgiç, Sakine Doymaz, Hüseyin Aslan, Fatma Dolaş, Arzu Doymaz, Hasan Gül ve Sakine Sürgülü isimli on biri, HADEP Adıyaman İl Örgütü'nde toplanmışlar ve Abdullah Öcalan'ın yakalanmasını protesto etmek amacıyla toplu açlık grevi başlatmışlardır.
11. 19 Aralık 1998 tarihinde, Adıyaman Cumhuriyet Savcısı, Hadep Adıyaman İl Örgütü hakkında arama emri çıkarmıştır. Aynı tarihte, polis, HADEP Adıyaman İl Örgütü'nde bir arama yürütmüştür. Aynı tarihli tutuklama raporuna göre, polis, arama yapılırken, Hüseyin Duran dışında, teşkilatta bulunan başvuranlar dahil kırk beş kişiyi tutuklamıştır.
12. Başvuranlar dahil olmak üzere tutuklanan kişiler tarafından imzalanan tutuklama raporu, HADEP İl Örgütü'nde bölücü nitelikte yayınlar ve sözde PKK bayrakları bulunduğunu göstermiştir.
13. 21 Kasım 1998 tarihinde, başvuranlar Bedir Çetin, Muhammet Emin Toprak, İsmail Minkara ve Hüseyin Aslan, bölücü propaganda yapma amaçlı toplantılara katılmaktan ve bunları düzenlemekten Adıyaman Hukuk Mahkemesi'nde yargılanmışlardır. Mahkeme, aynı tarihte, başvuranların tutuksuz yargılanmalarını hükmetmiştir.
14. 31 Aralık 1998 tarihinde, Cumhuriyet Savcısı, Malatya Devlet Güvenlik Mahkemesi'ne, başvuranları terör örgütü üyelerine yardım etmekle suçlayan bir iddianame sunmuş ve onların Türk Ceza Kanunu'nun 169. maddesi ve Terörle Mücadele Kanunu'nun 5. Bölüm'ü uyarınca mahkum edilmelerini talep etmiştir.
15. 6 Mayıs 1999 tarihinde, teşkilatta bulunmuş olan bölücü nitelikte yayınları ve sözde PKK bayraklarını delil olarak değerlendiren Malaya Devlet Güvenlik Mahkemesi, Türk Ceza Kanunu'nun 169. maddesi uyarınca, başvuranları terör örgütüne yardımdan mahkum etmiş ve her birini dokuz ay üç yıl hapis cezasına çarptırmıştır.
16. 12 Nisan 2000 tarihinde, başvuranlar bu kararı temyiz etmişlerdir. 15 Mayıs 2000 tarihinde, Yargıtay, açık bir duruşmada, Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin kararını onamıştır.
II. İLGİLİ İÇ HUKUK
17. İç hukukun tam açıklaması Özel - Türkiye kararında (no. 42739/98, §§ 20-21, 7 Kasım 2002) bulunabilir.
HUKUK
I. AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ'NİN 6. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
18. Başvuranlar, Malatya Devlet Güvenlik Mahkemesi heyetinde askeri hakim bulunması nedeniyle bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından adil bir yargılama görmediklerinden şikayetçi olmuşlardır. Ayrıca, haklarındaki suçlamanın niteliği ve nedeninden en kısa zamanda ve ayrıntılı olarak haberdar edilmediklerini ve Cumhuriyet Savcısı'nın iddianamesinin kendilerine mahkeme duruşmasının öncesinde bildirilmediğini ileri sürmüşlerdir. Şikayetlere ilişkin olarak, AİHS'nin 6 §§ 1, 3 (a) ve (b) maddesine atıfta bulunmuşlardır, bu maddenin ilgili kısmı şöyledir:
"1. Herkes,
cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda
yasayla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının
hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir.
3. Her sanık en azından aşağıdaki haklara sahiptir:
a) Kendisine yöneltilen suçlamanın niteliği ve nedeninden en kısa zamanda, anladığı bir dille ve ayrıntılı olarak haberdar edilmek;
b) Savunmasını hazırlamak için gerekli zamana ve kolaylıklara sahip olmak;"
A. Kabuledilebilirlik
19. Yerleşik içtihadı ışığında (bkz., birçok içtihadın yanı sıra, yukarıda anılan, Çıraklar - Türkiye, 28 Ekim 1998 tarihli karar, Reports of Judgments and Decisions 1998-VII) ve kendisine sunulan belgeler karşısında, AİHM, davanın, belirlenmesi esaslarının incelenmesine bağlı olan, AİHS bağlamında karmaşık hukuki ve olgusal konular ortaya koyduğu kanısındadır. Dolayısıyla, AİHM, başvurunun, AİHS'nin 35 § 3. maddesi anlamı dahilinde, temelsiz olmadığı sonucuna varmıştır.
B. Esaslar
1. Malatya Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin bağımsızlığı ve tarafsızlığına ilişkin
20. Hükümet, Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nin, Devlet'in güvenliği ve bütünlüğüne
karşı tehditlerle ilgilenmek için yasayla kurulmuş olduklarını ileri sürmüştür. Hükümet, sözkonusu davada, başvuranların Malatya Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin bağımsızlığı hakkında herhangi bir haklı kuşkusunun olabileceğine karar vermek için hiçbir temel olmadığını belirtmiştir. Hükümet, ayrıca, 1999 tarihli anayasa değişikliği ile birlikte askeri yargıçların artık Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nde yer alamadığına atıfta bulunmuştur.
21. AİHM, geçmişte de benzer davalar incelemiş olduğunu ve AİHS'nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna vardığını kaydeder (bkz, yukarıda anılan, Özel, §§ 33-34, ve Özdemir - Türkiye, no. 59659/00, §§ 35-36, 6 Şubat 2003).
22. AİHM, bu davada farklı bir sonuca varmakta bir gerekçe görmemektedir. Yasadışı örgüte yardım ve yataklık yapmaktan Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından yargılanan başvuranların, bünyesinde askeri yargıç bulunduran bir heyet tarafından yargılanmaktan endişe duyması anlaşılabilir. Bu anlamda, Malatya Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin davanın niteliği ile ilgili olmayan etkenlerden gereksiz yere etkilenmesinde haklı bir endişe duyabilirlerdi. Başka bir deyişle, başvuranın, DGM'nin bağımsız ve tarafsız olmadığına ilişkin endişesinin haklı olduğu kabul edilebilir (bkz, İncal - Türkiye, 9 Haziran 1998 tarihli karar, Reports 1998-IV, s. 1573, § 72 in fine).
23. Yukarıda anlatılanlar ışığında, AİHM, bu bağlamda, AİHS'nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir.
2. Malatya Devlet Güvenlik Mahkemesi'ndeki işlemlerin haklılığına ilişkin
24. AİHM, başvuranların bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından adil yargılanma haklarının ihlal edildiği kararını göz önüne alarak, AİHS'nin 6 §§ 1 ve 3 (a) ve (b) maddesi uyarınca olan şikayetleri incelemenin gereksiz olduğunu değerlendirir (yukarıda anılan, İncal § 74 ve yukarıda anılan, Çıraklar § 45).
II. AİHS'NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
25. AİHS'nin 41. maddesi şöyledir:
" Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Taraf'ın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, zarar gören tarafın hakkaniyete uygun bir surette tatminine hükmeder."
A.Tazminat
26. Başvuranlar, AİHM'nin her birine 20.000 Euro (Euro) manevi tazminat ödenmesine karar vermesini talep etmiştir.
27. Hükümet bu taleplerin haddinden fazla ve kabuledilmez olduğunu belirtmiştir.
28. AİHM, 6. maddenin ihlal edildiği tespitinin, başvuranların bu bağlamda uğradığı herhangi bir manevi zarara karşı, başlı başına yeterli bir tazmin oluşturduğunu değerlendirir (bkz., yukarıda anılan, İncal, s. 1575, § 82 ve yukarıda anılan, Çıraklar § 45).
29. AİHM, sözkonusu davada olduğu gibi, bireyin, AİHS'nin bağımsızlık ve tarafsızlık şartlarını karşılamayan bir mahkeme tarafından mahkum edildiği durumda, istendiği takdirde, yeniden yargılamanın veya davanın yeniden açılmasının prensip itibariyle ihlali telafi etmenin uygun bir yolunu temsil ettiğini değerlendirir (bkz. Öcalan - Türkiye (BD), no. 46221/99 § 210, 12 Mayıs 2005).
B. Mahkeme Masrafları
30. Başvuranlar, AİHM huzurundaki işlemlerle ilgili mahkeme masraflarının ödenmesine ilişkin toplam 50.000 Euro talep etmişlerdir. Bu hususta hiçbir kanıtlayıcı belge sunmamışlardır, ancak, temsilcilerinin, AİHM başvurularında, İstanbul Barosu tarafından tavsiye olunan tarifeyi uygulamış olduğunu iddia etmişlerdir.
31. Hükümet, bu talebe itiraz etmiştir.
32. AİHM, sözkonusu masraflar gerçekten ve gerektiği için yapıldığı ve miktar açısından makul olduğu takdirde mahkeme masraflarına ilişkin tazminat ödenmesine karar verebilir ( bkz., örneğin, Sawicka - Polonya, no.37645/97, § 54, 1 Ekim 2002).
33. Mevcut bilgilere istinaden ve içtihadında yer alan kriterleri göz önünde tutarak kararını veren AİHM (bkz., diğer içtihatların yanı sıra, Vural - Türkiye, no. 56007/00, § 45, 21 Aralık 2004), başvuranlara, talep edilen mahkeme masrafları için 1.500 Euro tazminat ödenmesine karar verir.
C. Gecikme Faizi
34. AİHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredilere uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar verir.
BU SEBEPLERLE AİHM, OYBİRLİĞİ İLE
1. Başvurunun kalanının kabuledilebilir olduğuna;
2. Malatya Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin bağımsızlığına ve tarafsızlığına ilişkin şikayetle ilgili olarak AİHS'nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. Başvuranların AİHS'nin 6 §§ 1, 3 (a) ve (b) maddesi uyarınca olan şikayetlerini incelemenin gereksiz olduğuna;
4. İhlal tespitinin, başvuranların uğradığı manevi zarara karşı başlı başına yeterli bir adil tazmin oluşturduğuna;
5.a) Sorumlu Devlet'in, AİHS'nin 44 § 2. maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, başvuranlara, mahkeme masraflarına ilişkin olarak 1.500 Euro (bin beş yüz Euro), artı tabi olabilecek her türlü vergiyi, başvuranlar tarafından belirlenen Türkiye'deki banka hesabına, ödeme günündeki kur üzerinden Türk Lirası'na dönüştürerek ödemesine;
b) yukarıda belirtilen üç aylık sürenin aşılmasından ödeme gününe kadar geçen süre için yukarıdaki miktara Avrupa Merkez Bankası'nın uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasına;
6. Başvuranların adil tazmin talebinin kalanının reddine
KARAR VERMİŞTİR.
İngilizce olarak hazırlanmış ve Mahkeme İç Tüzüğü'nün 77 §§ 2 ve 3. maddesi uyarınca 25 Ekim 2005 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy