(AİHS m. 4, 8, 14, 34, 35, 41, 44, 1 NOLU PROTOKOL)
(Başvuru No. 27961/02)
KARAR
STRASBOURG
3 Şubat 2009
Bu karar Sözleşme'nin 44 § 2. maddesindeki şartlar gerçekleştiğinde kesinleşecektir. Karar düzeltilebilir.
Booth / Birleşik Krallık Davasında
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (Dördüncü Bölüm);
Lech Garlicki, Başkan,
Nicolas Bratza,
Giovanni Bonello,
Ljiljana Mijovi,
David Thör Björgvinsson,
Ledi Bianku,
Mihai Poalelungi, Yargıçlar,
Lawrence Early, Bölüm Yazı İşleri Müdürü,
13 Ocak 2009 tarihinde toplanmış ve aynı tarihte aşağıdaki kararı almıştır:
YÖNTEM
1. İşbu dava İnsan Haklarını ve Temel Özgürlükleri Koruma Sözleşmesinin (Sözleşme) 34. maddesi uyarınca Birleşik Krallığa ve Kuzey İrlandaya karşı, Britanya vatandaşı olan Bay Tony Boothun (başvurucu"/davacı) 25 Ekim 2001 tarihinde Mahkemeye yaptığı başvuru (no. 27961/02) sonucunda doğmuştur.
2. Başvurucu/davacı, Londrada avukatlık yapan Royds Rdw tarafından temsil edilmiştir. Birleşik Krallık Hükümeti (Hükümet), Dışişleri ve İngiliz Milletler Topluluğu Bakanlığı'ndan Bay C. Whomersley adlı vekil tarafından temsil edilmiştir,
3. Başvurucu/davacı, Sözleşmenin 8 ve 14. Maddelerine ve 1 Nolu Ek Protokolün 1. cümlesine dayanarak, kendisinin erkek olması nedeniyle bayan dulların aldığı sosyal güvenlik ödeneklerinin kendisine ödenmesinin reddedilmesini şikayet etmiştir.
4. Mahkeme, 17 Kasım 2005 tarihinde başvurucunun dul ödeneğiyle ilgili taleplerini ilişkilendirmeye karar vermiştir. Akabinde, davanın kabul edilebilirliğinin yanında aynı zamanda başvurunun esasının incelenmesine karar verilmiştir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI
5. Başvurucu 1944 yılında doğmuş ve Sussexde yaşamaktadır.
6. Başvurucunun eşi 29 Ekim 2000 tarihinde yaşamını yitirmiştir. Çiftin bu evlilikten çocukları bulunmamaktadır. Başvurucunun dul ödeneği talebi 2 Ocak 2001 tarihinde yapılmış ve 31 Mayıs 2001 tarihinde kendisinin bayan olmadığı gerekçesiyle dul ödeneği hakkına sahip olmayacağından dolayı reddedilmiştir. Başvurucu, Birleşik Krallığın yasalarında dul baylar için ödenebilir sosyal güvenlik ödenekleri düzenlenmediğinden dolayı temyiz başvurusunun olumsuz olarak sonuçlanabileceğini düşünerek veya kendisi bu yönde bilgilendirildiğinden temyiz başvurusunda bulunmamıştır.
II. İLGİLİ İÇ HUKUK VE UYGULAMA
7. İlgili iç hukuk ve uygulama Mahkemenin Willis Birleşik Krallık davasında, (no. 36042/97, §§ 14-26, AİHM 2002-IV.) tanımlanmıştır
HUKUK
I. SÖZLEŞMENİN 14. MADDESİ İLE BİRLİKTE ELE ALINAN BİRİNCİ PROTOKOLÜN 1. MADDESİNİN VE/VEYA SÖZLEŞMENİN 8. MADDESİ'NİN İHLALİ İDDİASI
8. Başvurucu, aynı koşullar altında kendisinin bir bayan olması durumunda dul ödeneği (Wpt) ve dul aylığı (WP) adı altında sosyal sigorta yardımından yararlanabiliyor olabilecekken, mevcut durumda Birleşik Krallık yetkili makamlarının kendisine sosyal sigorta yardımını ödemeyi reddettiğini bunun ise birinci protokolün 1. maddesi ve/veya sözleşmenin 8. maddesi ile birlikte ele alınan 14. maddesine göre cinsiyete dayalı ayrımcılığı teşkil ettiğini ileri sürmüştür.
Sözleşmenin 14. maddesi şöyledir:
Bu sözleşmede düzenlenen haklardan ve özgürlüklerden yararlanma, cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasal ya da başka görüş, ulusal ya da toplumsal köken, bir ulusal azınlığa mensup olma, mülkiyet, doğum ya da diğer statüler gibi herhangi bir temelde ayrımcılık yapmaksızın güvence altına alınacaktır.
1 nolu protokolün 1 nolu maddesi şöyledir:
1. Her gerçek ya da tüzel kişi, mülkiyetinden barışçıl biçimde yararlanma hakkına sahiptir. Hiç kimse, kamu yararının gerektirmesi ve yasanın öngördüğü koşullara ve uluslar arası hukukun genel ilkelerine tabi olunması durumu hariç, mülkiyetinden yoksun bırakılamaz.
2. Ancak, yukarıdaki hükümler hiçbir biçimde, kamu yararına uygun olması koşulu ya da vergilerin yahut diğer yükümlülüklerin ya da cezaların ödenmesinin sağlanması amacı ile, bir Devletin, mülkiyetin kullanılmasını denetim altına almak için gerekli görülen nitelikteki yasaları yürürlüğe koyması yetkisine halel getirmeyecektir.
Sözleşmenin 8. maddesi şöyledir:
1. Herkes, özel yaşamına ve aile yaşamına, konutuna ve haberleşmesine saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.
2. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamı tarafından, ulusal güvenliğin, kamu emniyetinin ya da ülkenin ekonomik refahının yararı, suçun ya da düzensizliğin önlenmesi, sağlığın ya da ahlakın korunması için, yahut başkalarının haklarının ve özgürlüklerinin korunması için, hukuka uygun olarak yapılan ve bir demokratik toplumda gerekli bulunanlar hariç, hiçbir müdahale olmayacaktır.
A. Hükümetin İlk İtirazları
9. Hükümet, başvurucunun ilk itirazının/dilekçenin Mahkeme Tüzüğünün 47 § 1. maddesine göre sunulmadığını, başvurunun kesin kararın alındığı tarihten itibaren 6 aydan fazla bir zaman sonra yapıldığını ve bu nedenle başvurunun kabul edilemez olarak değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
10. Mahkeme, Mahkeme tüzüğünün 47 § 5. maddesine göre; başvurucu tarafından yapılan ve en azından başvuru konusunu özetle gösteren ilk bildirim tarihinin başvurunun ilk yapıldığı tarih olarak genel kurala göre dikkate alındığını hatırlatır. (bakınız Calleja v. Malta, (dec), no. 75274/01, 18 Mart 2004).
11. Mahkeme, başvurucuyu/davacıyı temsil eden vekilin Mahkemeye çeşitli türdeki dulluk ödenekleri ile ilgili şikayetlerini içeren bir çok başvuru sunduğunu ve bunların aynı dava konusunu teşkil ettiğini belirlemiştir. Bu ön yazıda, başvurucunun/davacının vekili bu davaları devlet mağduriyet yardımlarında eşit koşulları arayan dullar için grup başvurusu olarak tanımlamaktadır. Vekil her bir başvurucunun/davacının şikayetin niteliğini bireyselleştirmemesine rağmen, bütün başvurucuların/davacıların hak sahibi olmamalarını Sözleşmenin 8, 14. ve Protokolün 1. maddelerine aykırı olduğu gerekçesi ile itirazda bulunmak istedikleri hususu Mahkeme için açıktır. Vekil daha sonra, 25 Ekim 2001 tarihinde, mevcut davanın başvurucusu/davacısı hakkında detaylı bilgileri içeren listeleri sunmuştur. Mahkeme, her bir başvurucuya/davacıya ilişkin bireysel listelerinin sunulduğu tarihi, her bir başvurunun takdim tarihi olarak kabul etmiştir.
Mahkeme ayrıca, başvurucu davasının 6 aylık kuralına uymadığı için kabul edilemez olduğunu belirten 17 Aralık 2002 tarihli Komite kararından sonra başvurucu ile ilgili programının/listelerinin bulunması ile davanın yeniden açıldığını belirtmiştir.
Mahkeme bu nedenle mevcut davanın koşullarına göre ve başvurucunun yasal temsilcisi tarafından mahkeme önüne getirilen tüm dul grupların davalarında kabul edildiği gibi, Sözleşmenin 35 § 1. maddesinin amacına uygun olarak sunulan listelerini/programını başvurucunun ilk başvurusu olarak değerlendireceğini belirtmiştir.
12. Bu nedenle, başvurucunun ilk itirazının/dilekçesinin 25 Ekim 2001 tarihinde olması ve davasında kesin hükmün 31 Mayıs 2001 tarihli olması, başvurunun 6 aylık dönemin dışına çıkmadığını gösterir. Hükümetin itirazı bu nedenle reddedilmiştir.
B. DULLUK ÖDENEĞİ
1. Kabul edilebilirlik
13. Mahkeme şikayetin sözleşmenin 35. maddesinin 3. cümlesi anlamında (sakat olarak tesis edilmediğini) veya öteki nedenlerle açıkça temelsiz olmadığını tespit etmiştir. Bu nedenle başvuru kabul edilebilir sayılmalıdır.
2. Esas
14. Mahkeme öncelikle mevcut davaya benzer konulara sahip, artan davalarını inceledi ve Birinci Protokolün 1. maddesiyle bağlantılı olarak ele alınan Sözleşmenin 14. Maddesinin ihlalini tespit etmiştir (bakınız adı geçen Willis, §§ 41-43).
15. Mahkeme, mevcut davayı incelemiş ve bu somut olayda hükümet tarafından bu sonucu değiştirecek gerçekler/deliller ve iddialar olmadığını saptamıştır. Bu nedenle Mahkeme başvurucunun mağdur olduğu dulluk ödeneği ile ilgili düzenlemede yer alan, kadın ve erkek arasındaki işlemlerdeki farklılığın herhangi bir objektif ve makul haklı nedene dayanmadığını belirlemiştir. (bakınız adı geçen Willis, § 42).
16. Birinci Protokolün 1. maddesiyle bağlantılı olarak ele alınan Sözleşmenin 14. Maddesinin ihlali vardır.
17. Mahkeme, başvurucunun dulluk ödeneği hakkına sahip olmamasına ilişkin, Birinci Protokolün 1. maddesiyle bağlantılı olarak ele alınan Sözleşmenin 14. maddesinin ihlaline hükmederek, sözleşmenin 8. maddesiyle bağlantılı olarak ele alınan Sözleşmenin 14. maddesini başvurucunun şikayetleri doğrultusunda incelemeye gerek olmadığına karar vermiştir.
C. DULLUK AYLIĞI
Kabul edilebilirlik
18. Mahkeme Dulluk Ödeneği ile ilgili vermiş olduğu önceki kararlarında, bu ödeneklerin niteliği ve 9 Nisan 2001 yılından sonra eşleri vefat eden kadınlara ilişkin ödeneklerin yürürlükten kaldırılmasına kadar, Dulluk Ödeneklerinin yaşlı dullar ile gerek gruplarla gerekse nüfusun geri kalan kısım arasındaki fili eşitsizliklerini ortadan kaldırmak amacı ile getirildiğini ve muameledeki bu farklılık haklı neden ve objektif olarak gerekçelendirilmiştir. Ayrıca mahkeme, Birleşik Krallığın daha erken bir tarihte dulluk ödeneklerini yürürlükten kaldırmadığı için eleştirilemeyeceğini ve bu durumun parlamentonun reform sürecinin yavaşça yürüdüğü olarak algılanması gerekmediğini belirtmiştir (bknz, Runkee ve White v. the United Kingdom, no. 42949/98, §§ 40-41, 25 Temmuz 2007). Mahkeme, bu nedenle, başvurunun ayrıca Sözleşmenin 8. maddesi açısından incelemeye gerek olmadığını belirterek, başvurucuya dulluk ödeneğinin veya buna eşdeğer bir bedelin ödenmemesi durumunun birinci Protokolün 1. maddesiyle birlikte ele alınan Sözleşmenin 14. maddesinin ihlalini oluşturmadığını tespit etmiştir (ibid § 42).
19. Bu nedenle, başvurucunun şikayetleri açıkça asılsızdır ve sözleşmenin 4. maddesine ve 35 §§ 3. maddesine göre reddedilmelidir.
II. SÖZLEŞME MADDE 41İN UYGULANMASI
20. Sözleşmenin 41. maddesi şöyledir:
Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.
Sözleşme ya da onun Protokollerinin bir ihlali bulunduğunu bulgularsa, ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku ancak kısmi bir giderime elveriyorsa, Mahkeme, gerekli olduğunda, zarar gören tarafın hakkaniyete uygun biçimde tatmin edilmesini temin edecektir.
21. Buna karşılık, 12 Ağustos 2008 ve 16 Ekim 2008 tarihli Mahkeme başvurularında başvurucunun/davacının vekili Sözleşmenin 41. maddesine dayanarak hiçbir talepte bulunmamıştır.
BU GEREKÇELERLE MAHKEME OYBİRLİĞİ İLE,
1. Başvurucunun dulluk ödeneği hakkına sahip olamamasına ilişkin olan şikayetinin Kabul edilebilir olduğuna ve başvurunun geri kalan kısmının kabul edilebilir olmadığına karar verilmesine;
2. Başvurucunun dulluk ödeneği hakkına sahip olamamasına ilişkin olarak birinci Protokolün 1. maddesiyle birlikte ele alınan Sözleşmenin 14. maddesinin ihlal edildiğine karar verilmesine;
3. Mahkeme, başvurucunun dulluk ödeneği hakkına sahip olmamasına ilişkin, ayrıca sözleşmenin 8. maddesiyle bağlantılı olarak ele alınan Sözleşmenin 14. maddesini başvurucunun şikayetleri doğrultusunda incelemeye gerek olmadığına karar verilmesine hükmetmiştir.
Mahkeme İç Tüzüğünün 77 §§ 2 ve 3. maddeleri uyarınca 3 Şubat 2009 günü İngilizce yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy