(AİHS 1 NOLU EK PROTOKOL m. 1) (AKA - TÜRKİYE DAVASI) (ANDİÇİ - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no:33433/02)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
22 Temmuz 2008
İşbu karar AİHSnin 44§2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (33433/02) nolu davanın nedeni T.C. vatandaşları Salih Çırak, Hasan Çırak, Cangir Çırak, Mahir Çırak, Bakıl Çırak, Sadık Çırak, Kakil Çırak, Tahır Çırak, Kutbettin Özoral, Remziye Çırak, Saadet Akalın ve Sabiha Ablakın (başvuranlar) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine 5 Temmuz 2002 tarihinde Temel İnsan Hakları ve Özgürlüklerini güvence altına alan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış oldukları başvurudur.
Başvuranlar, AİHM önünde Van Barosu avukatlarından E. Günsan ve S. Bedirhanoğlu tarafından temsil edilmektedirler.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI
Başvuranlar, sırasıyla, 1932, 1940, 1958, 1933, 1949, 1949, 1943, 1939, 1968, 1936, 1953 ve 1931 doğumlulardır ve Vanda ikamet etmektedirler.
16 Ekim 1991 tarihinde, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, başvuranlara ait olan ve Çırak (Van) köyünde bulunan taşınmazı kamulaştırmıştır.
30 Ocak 1992 tarihinde, DSİ tarafından ödenen kamulaştırma bedeline karşı çıkan başvuranlar, Özalp Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel artırım davası açmışlardır.
27 Haziran 2001 tarihli bir kararla, Asliye Hukuk Mahkemesi, başvuranlara, 3.493.625.877 TL tutarında ek kamulaştırma bedeli ödenmesine karar vermiştir. Sözkonusu miktara, kamulaştırma kararının nihai hale geldiği 14 Şubat 1992 tarihinden itibaren işletilen gecikme faizi eklenmiştir.
29 Kasım 2001, Yargıtay, itiraz edilen kararı onamıştır.
22 Mart 2002 tarihinde, Yargıtay, karar düzeltme başvurusunu reddetmiştir.
19 Haziran 2002 tarihinde, idare, gecikme faizi ile birlikte 18.317.041.000 TL tutarında ek kamulaştırma bedeli ödemiştir.
HUKUK
I. 1 NOLU EK PROTOKOLÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuranlar, idare tarafından gecikmeli olarak ödenmesi nedeniyle ek kamulaştırma bedelinin değer kaybetmesinden ve olayların meydana geldiği dönemde Türkiyedeki enflasyon oranı karşısında gecikme faizlerinin yetersiz kalmasından şikayetçilerdir. Başvuranlar bu bağlamda, 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesine atıfta bulunmaktadırlar.
A. Kabuledilebilirliğe ilişkin
İçtihadından doğan kriterler ışığında (Bkz. özellikle sözü edilen Aka) ve sahip olduğu unsurların tamamını göz önüne alarak AİHM, şikayetin esas bakımından inceleme konusu yapılması gerektiği kanaatindedir. AİHM, üstelik hiçbir kabuledilemezlik unsurunun bulunmadığını da tespit etmektedir.
B. Esasa ilişkin
AİHM, bu davadakine benzer sorunların ortaya çıktığı davaları birçok kez incelediğini ve 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiği tespitine ulaştığını hatırlatmaktadır (Bkz. sözü edilen Akkuş, Aka).
AİHM, mevcut davayı incelemiş ve Hükümetin davayı farklı şekilde sonuçlandıracak ikna edici hiçbir tespit ve delil sunmadığı kanaatine varmıştır. Ek kamulaştırma bedelinin belirlenmesi ve ödenmesindeki gecikme, başvuranları mülklerinin kamulaştırılmasına ilaveten ayrı bir zarara daha uğratmıştır. Sözkonusu zarar, enflasyon oranı karşısında gecikme faizi oranının yetersiz kalması nedeniyle artmıştır. Kamulaştırmanın yapıldığı dönemdeki taşınmazın değeri ile fiili olarak ödemenin yapıldığı dönemdeki taşınmazın değeri arasındaki fark AİHMyi başvuranların toplum yararının gerektirdikleri ile mülkiyet hakkına saygının korunması arasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak zorunda kaldıkları yönünde düşünmeye sevk etmektedir.
Sonuç olarak, 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesi ihlal edilmiştir.
II. AİHSNİN 6. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuranlar, yargılamanın uzunluğu nedeniyle mallarına saygı haklarının ihlal edilmesinden de şikayetçilerdir.
AİHM, sözkonusu şikayetin yukarıda incelenen şikayetle ilgili ve kabuledilebilir nitelikte olduğunu belirtmektedir. AİHM, 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesi kapsamında ulaştığı tespiti göz önüne alarak mevcut davada, AİHSnin 6/1 maddesi ihlal edilmiş olsa dahi sözkonusu şikayetin ayrıca incelenmesinin gerek olmadığı kanaatindedir (Andiçi-Türkiye, başvuru no: 27796/03, 4 Mart 2008).
III. AİHSNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA
A. Tazminat
Başvuranlar, 844.952 Amerikan Doları tutarındaki maddi zararlarının tazmin edilmesi gerektiğini ifade etmişlerdir. Başvuranlar, ayrıca, maruz kaldıkları manevi zarar için de 500. 000 Amerikan Doları talep etmektedirler.
Hükümet, AİHMye sözkonusu taleplerin reddedilmesi çağrısında bulunmaktadır.
Aka kararında benimsenen hesaplama yöntemini göz önüne alarak ve ilgili ekonomik veriler ışığında AİHM, başvuranlara ortaklaşa olarak 10.557 Euro maddi tazminat ödenmesine hükmetmektedir.
Başvuranların maruz kaldığı manevi zarara ilişkin olarak ise, AİHM, mevcut dava koşullarında, 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiği tespitinin yeterli adil tatmin oluşturduğu kanaatindedir.
B. Yargılama masraf ve giderleri
Başvuranlar, ulusal mahkemeler önünde önemli miktarda yargılama masraf ve giderlerinde bulunduklarını belirtmektedirler. Buna karşın, başvuranlar, net hiçbir miktar belirtmemiş ve hiçbir belge sunmamışlardır. AİHM önünde yapılan yargılama masraf ve giderlerine ilişkin olarak, başvuranlar hiçbir belge sunmaksızın miktarı AİHMnin takdirine bırakmaktadırlar.
AİHM içtihadına göre bir başvuran yargılama masraf ve giderlerinin geri ödemesini gerçekliği, gerekliliği ve makul oranda oldukları ortaya konulduğu sürece elde edebilir (Iatridis-Yunanistan (adil tatmin), 31107/96). Sahip olduğu unsurları ve yukarıda sözü edilen kriterleri göz önüne alarak, AİHM, bu başlık altında tazminat ödemeye gerek olmadığı kanaatindedir.
C. Gecikme faizi
Gecikme faizi Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı orana üç puanlık bir artış eklenerek belirlenecektir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. AİHSnin 6. maddesi kapsamında yapılan şikayetin ayrıca incelenmesine gerek olmadığına;
4. a) AİHSnin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL ye çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet tarafından başvuranlara ortaklaşa olarak 10.557 Euro (on bin beş yüz elli yedi Euro) maddi tazminat ödenmesine;
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
5. Adil tatmine ilişkin diğer tüm taleplerin reddine;
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHMnin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragraflarına uygun olarak 22 Temmuz 2008 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy