(AİHS m. 6, 50)
Başvuru no: 6878/75
USUL VE ESAS (ÖZET)
Mahkeme, 23 Haziran 1981 tarihli Esas hakkındaki kararında (bk. no. 46), başvurucuların, olayı her yönüyle incelemeye yetkili bir yargı yeri tarafından aleni olarak yargılanmadıkları sonucuna varmış ve Sözleşmenin 6(1). fıkrasının ihlal edildiğini tespit etmişti. Mahkeme adil karşılık sorununu saklı tutmuştu. Esas hakkındaki karardan sonra başvurucular ile Hükmet arasında bir dostane çözüme varılmamıştır. Başvurucular adil karşılık olarak, haklarındaki disiplin ve cezai yaptırımların kaldırılmasını istemişler, ayrıca belirli miktarlarda maddi tazminat, manevi tazminat ile ücretler ve masrafların kendilerine ödenmesini talep etmişlerdir.(1-9)
KARAR GEREKÇESİ (ÖZET)
I. Sözleşmenin 50. maddesinin uygulanabilirliği
Hükümet, 10 Şubat 1982 tarihli dilekçesinde bu maddenin olayda uygulanabilir olduğuna itiraz etmiştir. Hükümet, başvurucuların, bu maddede yer alan şartları yerine getirmiş olduklarını ortaya koyamadıklarını ve iddia ettikleri kayıplar ile Sözleşmenin 6(1). fıkrası arasında nedensellik ilişkisini gösteremediklerini savunmuştur.(11)
Mahkeme, başvurucuların açıkça, Sözleşmenin (eski) 25. maddesindeki "mağdur" sözcüğüyle anlamdaş olan "zarar gören taraf" olduklarını, başvurucuların Sözleşmeye uyulmaması nedeniyle doğrudan etkilenen kişiler olduklarını (bk. 06.02.1981 tarihli Airey kararı, parag. 9) not etmiştir. Ayrıca Hükümet, Belçika hukukunun, Mahkemenin içtihatlarında anlaşıldığı şekilde (bk. diğerleri arasında 10.03.1972 tarihli De Wilde, Ooms ve Versyp kararı, parag. 20) Sözleşmeye uymamaya karşılık tam bir giderim sağladığını göstermemiştir. Bu nedenle Sözleşmenin 50. maddesi olayda uygulanabilir.(12)
II. Sözleşmenin 50. maddesinin uygulanması
Mahkeme, başvurucuların cezaların kaldırılması talebi konusunda, Sözleşmeye göre her üç başvurucuya verilen disiplin yaptırımlarının ve Le Compte verilen cezanın iptal edilmesi için, Belçika Devletine talimat verme yetkisine sahip olmadığını belirtmiştir (bk. diğerleri arasında 13.06.1979 tarihli Marckx kararı, parag. 58).(13)
Mahkeme diğer talepleri incelerken, başka bazı kararlarında yaptığı gibi (bk. 07.1974 tarihli Neumister kararı, parag. 16 ve 06.11.1980 tarihli Sunday Times kararı, parag. 16), Sözleşmenin ihlalinin neden olduğu zararlar ile başvurucunun katlanmış olması gereken masrafları arasında bir ayrım yapılması gerektiğini belirtmiştir.(14)
1. Maddi ve manevi kayıplar
Mahkeme, Esas hakkındaki 23 Haziran 1981 tarihli kararında varılan ihlal ile doktorluk mesleğinin icrasının askıya alınmasıyla oluşan maddi zarar arasında nedensellik bağı olmadığı görüşlerine katılmıştır. Mahkeme, başvurucular aleyhindeki davaların Sözleşmenin 6(1). fıkrasının gerektirdiği gibi aleni görülmediği sonucuna varmakla, söz konusu yaptırımlara yol açan olayların kanıtlanmadığını veya bu olayların alınan kararları haklı kılmadığını söylemek istemiş değildir. Tam tersine, Tabipler Odası Üst Kurulunun bağımsız ve tarafsız bir yargı yeri olmadığı iddiasını reddetmiştir. Buna göre, Sözleşmenin 6(1). fıkrasının ihlali ile disiplin yaptırımları ve başvurucular üzerindeki sonuçları arasında bir nedensellik bağı gösterilememiştir.(15)
Mahkeme, başvurucular tarafından görüldüğü iddia edilen manevi kayıplar konusunda, Sözleşmenin 6(1). fıkrasının ihlalinin tespit edilmiş olmasının, 50. maddedeki adil karşılık bakımından yeterli olduğu sonucuna varmıştır (bk. diğerleri arasında 23.11.1976 tarihli Engel ve Diğerleri kararı, parag. 11 ve yukarıda geçen Marckx kararı, parag. 68).(16)
2. Masraflar
Başvurucuların Sözleşmenin 6(1). fıkrasının ihlalinden doğan kayıplar için adil karşılık isteme hakları bulunmadığına karar verilmiş olması, masrafları talep etmeyecekleri anlamına gelmez. Bir ihlal tespiti, bu konuda adil bir karşılık oluşturmaz (bk. diğerleri arasında yukarıda geçen Sunday Times kararı, parag. 16). Ancak başvurucular bu masrafları, Mahkeme tarafından tespit edilen ihlali önlemeye çalışmak veya buna karşılık bir giderim almak için yapmış olmadıkça, Sözleşmenin 50. maddesine göre ödenmelerine hükmedilmez (bk. yukarıda geçen Neumeister kararı, parag. 43). Ayrıca masrafların ve giderlerin gerçekten yapılmış olduğu, zorunlu olarak yapılması gerektiği ve miktar bakımından da makul oldukları ortaya konulmalıdır (bk. diğerleri arasında yukarıda geçen Sunday Times kararı, parag. 23-42).(17)
(a) Belçikadaki masraflar
Başvurucular sadece hukuki giderlerinin değil fakat aynı zamanda miktarını belirtmedikleri para cezalarının da kendilerine geri ödenmesini istemişlerdir. Sadece Le Compte tarafından ödenmiş olan para cezaları daha başlangıçta ayıklanmalıdır. Para cezaları bu başvurucunun mesleği icradan yasaklanma kararına uymaması nedeniyle verilmiş olup, bu kararın ve ceza yargılamasının sonucu olarak verilen para cezasının haklılığı tartışma konu yapılmış değildir (bk. yukarıda parag. 15).(18)
Tabipler Odası İl Kurulunda ve İtiraz Kurulunda yapılan yargılamaların gayesi, daha sonra Mahkeme tarafından tespit edilecek olan ihlalin önlenmesi veya bunun giderimini sağlamak değildir. Bu nedenle, bu yargılamalar sırasında yapılan masraflar Sözleşmenin 50. maddesine göre adil karşılık kapsamına girmez.(19)
Temyiz Mahkemesi önündeki yargılama bakımından ise, başvurucular avukatlarına ödedikleri ücretleri geri alma hakkına sahiptirler (Le Compte için 25 bin, Van Leuven için 11 bin ve De Meyere için 11 bin Belçika Frangı). Başvurucular İnsan Hakları Avrupa Komisyonuna geçerli bir başvuru yapabilmek için, iç hukuk yollarını tüketmek zorunda kalmışlardır; disiplin konularında temyizde bulunabilmek için de avukat atamış olmak zorunludur. Ayrıca avukatlara ödenen ücret de makuldür. Yukarıdakilere ek olarak tebligat masrafı, kayıt ücreti, karar sureti alma için, her bir başvurucuya 6şar bin Frank ödenmelidir.(20)
(b) Strasbourgdaki masraflar
Başvurucular Komisyondan adli yardım almışlardır (bk. krş. 10.03.1980 tarihli Luedicke, Belkacem ve Koç kararı, parag. 15; 13.05.1980 tarihli Artico kararı, parag. 40 ve yukarıda geçen Sunday Times kararı, parag. 24). Başvurucular hukuki giderlerini, yolculuk, yiyecek ve kalacak bedellerini istemişledir. Mahkemeye göre, Sözleşmenin 6. maddesinin ihlal edildiği tespit edilmiş olduğundan, bu tespit ile yargılama sırasında yapılan masraflar arasında bağlantı bulunduğu inkar edilemez; ancak başvurucu tarafından ileri sürülen bir kısım iddialar da reddedilmiştir (bk. krş. yukarıda geçen Sunday Times kararı, parag. 27-28). Mahkeme, Strasbourg yargılaması bakımından avukatlık ücreti olarak her bir başvurucu için 25er bin Frank ödenmesine hükmetmiştir.(22-23)
Başvuruların Strasbourga yolculuk, yiyecek ve kalacak masrafı olarak istedikleri 30ar bin Belçika Frangına karşılık Mahkeme her birine 21er bin Belçika Frangı ödenmesine hükmetmiştir. Mahkeme, kazanç kaybı bakımından bir miktar eklenmesini gerekli görmemiştir.
bu gerekçelerle mahkeme oybirliğiyle
1. Belçika Hükümetinin ücretler ve masraflar için: Le Comptee 77,000 Belçika Frangı; Van Leuvene 63,000 Belçika Frangı; De Meyere 42,000 Belçika Frangı ödenmesine
2. Geri kalan adil karşılık taleplerinin reddine
karar vermiştir.
SON KARARIN YERİNE GETİRİLMESİ
BAKANLAR KOMİTESİ: DH (85) 13; 18.10.1985
Hükümetin verdiği bilgiye göre: Tabipler ve Eczacılar Odasının disiplin yargılamalarının aleni yapılmasına dair yasa, 13 Mart 1985te kabul edilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy