(AİHS m. 50)
Başvuru no: 7511/76
USUL VE ESAS (ÖZET)
Mahkeme, Esas hakkında verdiği 25 Şubat 1982 tarihli kararında (bk. no. 51), başvurucuların çocuklarının gittikleri okullarda bir disiplin tedbiri olarak bedensel cezanın varlığının, çocukları için Sözleşmenin 3. maddesini ihlal etmediği, ancak anne babalar bakımından Birinci Protokolün 2. maddesinin ikinci cümlesini ihlal ettiği sonucuna varmıştır. Mahkeme ayrıca, Jeffrey Cosansın böyle bir cezayı kabul etmemesi nedeniyle okuldan uzaklaştırılmasının, aynı maddenin birinci cümlesini ihlal ettiğine karar vermişti (bk. 25.02.1982 tarihli Campbell ve Cosans kararı (Esas hk), parag. 22-41). Bu davada geriye sadece, Sözleşmenin 50. maddesinin uygulanması sorunu kalmıştır. Başvurucunun avukatı 25 Eylül 1981 tarihli duruşmada, Mahkemenin bir ihlal bulması halinde müvekkillerinin Sözleşmenin 50. maddesine göre adil karşılık talep ettiklerini, manevi zararları için tazminat ile hukuki giderlerin karşılanmasını istediklerini beyan etmiştir. Mahkeme bu sorunu saklı tutmuş ve varılabilecek bir uzlaşma konusunda Komisyonu kendisini bilgilendirmeye davet etmiştir. Ancak, Komisyondan Mahkeme Yazı İşlerine ulaşan yazılar taraflar arasında dostane çözüme ulaşılamadığını göstermiştir.(1-6)
KARAR GEREKÇESİ (ÖZET)
I. Giriş
Sözleşmenin 50. (yeni 41.) maddesinin olayda uygulanabilirliği konusunda bir itirazda bulunulmamıştır. Bayan Campbell ile Bayan Cosans ve çocukları değişik başlıklar altında adil karşılık talebinde bulunmuşlardır.(7-8)
II. Bayan Campbell
Bayan Campbell maddi ve manevi zararlarına karşılık, Komisyon tarafından karşılanmamış olan başvuru nedeniyle kişisel giderleri ve uygun tazminat için 3,000 Sterlin talep etmiştir. Mahkemeye göre, başvurucuya Komisyon tarafından verilen adli yardım, kendisinin Strasbourg organları önündeki duruşmalara katılması için seyahat masraflarını ve harçlığını kapsamaktadır; başvurucu başka bir kişisel giderde bulunduğuna dair delil göstermediğinden, bu başlık altında ödemeye hükmedilemez. Tazminat konusunda Mahkeme, ihlal tespitinin başlı başına adil bir karşılık oluşturacağına dair Hükümet ve Komisyon görüşüne katılmıştır.(9-10)
Başvurucu Campbell ayrıca, "çocuklarının özel eğitimi konusundaki masrafları" için miktarı belli olmayan bir talepte bulunmuştur. Ancak Mahkemeye göre, başvurucu bunu destekleyen bir delil sunmamıştır. Dahası, gazete haberlerine göre, çocuklarını bedensel ceza uygulanan bir okula göndermiştir. Bu okulun adını bildirmesi istendiğinde, başvurucu bunu cevaplamamış ve gazete haberinin gerçekliğini inkar etmemiştir. Mahkeme bu başlık altındaki talebi haklı görmemiştir.(11)
Başvurucu Campbell, Sözleşme organları önündeki yargılama için hukuki giderlerin ve ücretlerin ödenmesini istemiş, bu başlık altında avukatlar için 700 Sterlin, 1,700 Sterlin, 8,456 Sterlin talep etmiştir. Hükümet bu talepleri reddetmiştir.(12)
Mahkemeye göre, Sözleşmenin 50. maddesi bakımından ücretler ve masraflara, zarar gören tarafın iç hukuk düzeninde, daha sonra Komisyon ve Mahkeme tarafından tespit edilecek ihlalleri önlemek veya düzeltmek veya bu ihlallere karşılık bir giderim elde etmek için katlanmış olunmalıdır (bk. diğerleri arasında 07.05.1974 tarihli Neumeister kararı, parag. 43). Dahası, bu ücretler ve masrafların gerçekten yapıldığı, gerekli olarak yapıldığı ve miktar olarak da makul olduğu gösterilmelidir (bk. diğerleri arasında 18.10.1982 tarihli Le Compte, Van Leuven ve De Meyere kararı, parag. 17).(13)
Mahkemeye göre sadece kendisi "zarar gören taraf" statüsüne sahip olan başvurucu, birinci avukata adli yardım olarak alınan miktarın üzerinde her hangi bir miktar ödediğini veya ödemekle yükümlü olduğunu ortaya koyamamıştır. Buradan çıkan sonuca göre başvurucu, Sözleşmenin 50. maddesine göre tazmin edilebilecek bir masraf üstlenmemiş ve bir kayba katlanmamıştır (bk. diğerleri arasında 06.02.1981 tarihli Airey kararı, parag. 13). Mahkemeye göre başvurucu avukat seçmekte serbest olmakla birlikte, o sırada Amerikada bulunan ikinci avukatın Avrupaya seyahat masraflarının ödenmesi talebini de kabul etmemiştir. Mahkeme ikinci avukatın ücreti için talep edilen 1,000 Sterlinin gerçekten ve gerekli olarak karşılandığını ve miktar bakımından da makul olduğunu kabul etmiş, Komisyon tarafından adli yardım olarak verilen miktar düşüldükten sonra 960 Sterlin ödenmesine hükmetmiştir. Mahkeme, başvurucunun ilk iki avukatının hizmetinden yararlandığını göz önünde tutarak, üçüncü avukata ücret ödemiş olsa bile, bunun gerekli olduğu için ödenmiş olmadığı gerekçesiyle (bk. ayrıntılardaki farklılıklarla birlikte, 18.10.1982 tarihli Young, James ve Webster kararı, parag. 15), bu talebi reddetmiştir.(14)
Başvurucu Campbell ayrıca, çocuklarının Birleşik Krallık içindeki her hangi bir okulda bedensel cezaya tabi tutulmayacağına dair Hükümetin taahhütte bulunmasını istemiştir. Hükümet İskoç Bölge Kurulunun bedensel cezayı Ağustos 1982den itibaren kendisinin sorumlu bulunduğu alanda kaldırmaya karar verdiğine işaret etmiş, Mahkemenin 25 Şubat 1982 tarihli kararının bütün Birleşik Krallıktaki sonuçları üzerinde aktif bir biçimde durduklarını vurgulamıştır. Mahkemeye göre bir Sözleşmeci Devlet, Sözleşmenin 53. (yeni 46.) maddesindeki yükümlülüğünü yerine getirmek için Mahkeme tarafından verilmiş bir kararı iç hukukta uygulama vasıtalarını seçmekte serbesttir (bk. 13.06.1979 tarihli Marckx kararı, parag. 58). Bu nedenle Mahkeme, Birleşik Krallık Hükümetine böyle bir taahhütte bulunması yönünde bir talimat vermeye yetkili değildir (bk. ayrıca 24.02.1983 tarihli Dudgeon kararı, parag. 15/son).(16)
III. Bayan Cosans
Bayan Cosans manevi zararları için 5,000 Sterlin talep etmiştir. Komisyon bu talebin içinde maddi zarar unsurunun bulunduğunu, çünkü talebin "düzenli tıbbi tedavi"ye göndermede bulunduğunu, ancak başvurucunun bir sağlık raporu sunmadığını, dolayısıyla böyle bir zararın kanıtlanamadığını kabul etmiştir. Mahkeme de bu koşullarda, böyle zarar nedeniyle tazminata hükmetmek için bir dayanak görmemiştir.(17-18)
Bayan Cosansın çocuğunun okuldan uzaklaştırılması nedeniyle bir gerilim yaşadığı Hükümet tarafından da kabul edilmekle birlikte, Mahkemeye göre 25 Şubat 1982 tarihli kararla bu başvurucunun haklarının ihlal edildiği sonucuna varılmış olması, yeterli bir adil karşılık oluşturmuştur.(19-20)
Bayan Cosans bir grup avukatı için 3,236 Sterlin, diğer bir avukatı için 9,234 Sterlin talep etmiştir. Mahkeme, 13. paragraftaki kriterlerin yerine getirildiğine itiraz edilmediğinden, birincisiyle ilgili talebi olduğu gibi kabul etmiştir. İkinci talep konusunda miktara itiraz edilmiş ve Mahkeme Hükümetin önerdiği 5,610 Sterlini kabul etmiştir. Mahkeme toplam 8,846 Sterlinden adli yardım olarak alınan 2,300 Fransız Frangı düşülerek ödenmesine karar vermiştir.(21-22)
IV. Jeffrey Cosans
Bu başvurucu "manevi zararları" için 25,000 Sterlin talep etmiştir. Başvurucu, okuldan uzaklaştırılmasının bazı sınavlara girmesini ve öğretimine devam etmesini engellediğini ve istikbalini kazanmaktan yoksun bıraktığını iddia etmiştir. Okuldan uzaklaştırılması nedeniyle, kısa süreli geçici işlerde çalışma dışında işsiz kalmış, ailesinin ve sosyal güvenlik kurumunun yardımıyla yaşamıştır. Başvurucuya göre, okuldan uzaklaştırılması sadece o dönemde sıkıntı çekmesine sebep olmamış, olayın geniş bir çevrede duyulması nedeniyle, iş bulma imkanı üzerinde de olumsuz bir etki yaratmıştır. Hükümet ise, başvurucunun bu talebine karşı çıkmış ve başvurucunun okulunu tamamlayamaması nedeniyle iş bulamayacağını gösteren bir işaret bulunmadığını belirtmiş, başvurucunun maddi olaylara ilişkin bazı iddialarının gerçekliğine itiraz etmiştir.(23)
Mahkeme, önündeki belgelerden ortaya çıkan olayları özetlemiştir. Buna göre başvurucu, kendi yaşındaki öğrencilerin okulu bitirmeden önce genellikle girdikleri "O" düzey sınavlarına girememiştir. Başvurucu başka bir eğitim kurumuna veya gece okuluna başvurmamıştır. Hükümet, başvurucunun kendi seçtiği ücretsiz eğitim kurslarına gidebileceği halde gitmediğini belirtmiştir. Başvurucu 11 Haziran 1977de iş kurumuna kaydolmuş, birkaç görüşmeye çağırılmış, ancak kendi iddiasına göre, başkaları daha önce işe alındığı için bu görüşmeler yararsız olmuştur; iş kurumuna kaydolurken okuldan uzaklaştırılmış olduğu kayda geçtiği için, işe alınmamasında bunun da etkisi vardır. Başvurucu bundan sonra kısa süreli olarak bazı işlerde çalışmıştır. Komisyon, başvurucunun okuldan uzaklaştırılmasının mesleki geleceğini "kayda değer ölçüde" etkilediğini belirtmiştir; başvurucunun talebi maddi ve manevi zararları içermekte olup miktarı Mahkeme tarafından takdir edilmelidir.(24-25)
Mahkemeye göre, başvurucunun bu talebi ele alınırken, okuldan uzaklaştırılmasına okul disiplin kurallarına aykırılığın yol açtığı göz ardı edilmemelidir. Bununla beraber, okuldan uzaklaştırılması, hem işlenen disiplin suçuyla orantısızdır ve hem de Mahkemenin 25 Şubat 1982 tarihli kararında tespit ettiği gibi, Birinci Protokolün 2. maddesinin ihlalini oluşturmuştur. Mahkemeye göre başvurucu bir ölçüde manevi zarara uğramış olarak görülebilir. Başlangıçtaki ruhsal gerilime ek olarak, yaşıtlarıyla karşılaştırıldığında kendisini dezavantajlı bir konumda hissetmiş olmalıdır. Dahası, zorunlu öğretimini tamamlayamadığından, entelektüel potansiyelini geliştirme imkanından yoksun kalmıştır.(26/1-2)
Mahkemeye göre, başvurucunun uğradığı maddi zarar konusu daha da problematiktir. Normal şartlarda eğitim imkanlarından tam olarak yararlanamayan bir kimsenin yararlanan kimseye göre, istikbalde karşılaşacağı güçlükleri göğüslemesi daha zordur. Öte yandan deliller göstermektedir ki, başvurucu okuldan uzaklaştırılmasaydı, göreceği öğretim kendisine sadece sınırlı bir yeterlilik (qualification) kazandıracaktı. Ayrıca, bu durumun sorumluluğunun tamamı davalı Devlete atfedilemez; başvurucu başka bir eğitim ve öğretim ihtimalini değerlendirmemiş, Hükümetin önerdiği ücretsiz eğitim kurslarına gitmemiştir (bk. yukarıda parag. 24). Başvurucu kendi başına yaşamını kazanmak için çaba göstermiş ise de, uzun bir süre iş kurumuna kaydedilmeden durmuştur. Son olarak, bu ekonomik şartlar altında, eğitim ve öğretimini tamamlamış bir çok kişinin iş bulma sorunuyla karşılaştığı da göz önünde tutulmalıdır. Buna göre Mahkeme, okuldan uzaklaştırmanın başvurucunun karşılaştığı maddi zorluklara katkıda bulunmuş olabileceğini kabul etmekle birlikte, bunun asıl sebep olmadığı sonucuna varmıştır.(26/3)
Mahkemeye göre, başvurucunun işsizliği sırasında sosyal güvenlik yardımından yararlandığı da dikkate alınmalıdır.(26/4)
Mahkemeye göre, yukarıdaki etmenler hesaplanmaya gelmemektedir. Mahkeme, Sözleşmenin 50. maddesinin gerektirdiği hakkaniyet esasına dayalı olarak, başvurucuya 3,000 Sterlin ödenmesine hükmetmiştir.(26/5)
bu gerekçelerle mahkeme oybirliğiyle,
1. Bayan Campbellin, Birleşik Krallık Hükümetinin taahhüt vermesi şeklindeki adil karşılık talebinin kabuledilebilir olmadığına;
2. Birleşik Krallık Hükümetinin:
(a) Bayan Campbelle, Komisyon ve Mahkeme önündeki yargılamada, hukuki ücretler ve masraflar için 940 Sterlin ödemesine;
(b) Bayan Cosansa, Komisyon ve Mahkeme önündeki yargılamada, hukuki ücretler ve masraflar için 8,846 Sterlinden 2,300 FF düşülerek ödemesine;
(c) Jeffery Cosansa, maddi ve manevi kayıpları için toplam 3,000 Sterlin ödemesine;
3. Başvurucuların diğer taleplerinin reddine
karar vermiştir.
SON KARARIN YERİNE GETİRİLMESİ
BAKANLAR KOMİTESİ: DH (87) 9; 25.06.1987
Hükümetin verdiği bilgiye göre: Kraliyet tarafından 7 Kasım 1986da onaylanan 1986 tarihli (No. 2) Eğitim Yasasının 47 ve 48. maddeleriyle Devlet okullarında bedensel ceza kaldırılmıştır.
Bu yasa hükümleri, 15 Ağustos 1987 tarihinden itibaren gelecek okul döneminin hemen başında yürürlüğe girecektir. Böylece yasa, bu okulların bedensel cezaya alternatif disiplin uygulamasına geçmelerini sağlamaktadır.
Bu hükümler yerel makamlara bağlı eğitim kurumlarında uygulanacağı gibi, Devlet tarafından mali destek verilen veya kamu kaynakları dışında başka kaynaklarla işletilen bağımsız okullarda da uygulanacaktır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy