(AİHS m. 5)
Karar Tarihi: 02.10.1984
Başvuru no: 8582/79
DAVANIN ESASI
9. 1939 doğumlu bir İsveç vatandaşı olan Owe Skoogström, Ostavallda yaşamaktadır. Başvurucu, kardeşiyle birlikte Motalada bir otel-restoran işletmiş, bu işletme Ağustos 1997de iflas etmiştir.
10 Ocak 1978de Motala Başsavcısı Bay A, başvurucu hakkında hileli muhasebe tutma (fraudulent book-keeping), belgelerin tahrif edilmesi suretiyle alacaklıları dolandırma ve ağır dolandırıcılık ve vergi suçları gibi, işletmenin idaresiyle ilgili suçlardan yakalama müzekkeresi (order for provisional detention) çıkarmıştır.
10. O tarihte dört savcının bulunduğu Motala savcılığındaki çalışma programına göre, kura ile savcı A olayla görevlendirilmiştir.
11. Şüpheliyi nerede bulacağını bilmeyen polis, 12 Ocak 1978de aranan kişi yazı çıkarmıştır. Skoogström aynı yıl 5 Mayıs günü saat 12:30da evinde gözaltına alınmış ve 150 kilometre uzaklıktaki en yakın ilçe olan Sundsvalldaki polis karakoluna getirilmiştir. Aynı gün, görevli polis müfettişi başvurucunun 5-7 Mayıs tarihleri arasında tutulması için nöbetçi savcıya bilgi vermiştir. Linköpingde bulunan savcı Bayan M, başvurucunun sorgulanması için Motalaya nakledilmesine ve bu arada tutulmasının devamına karar vermiştir.
12. Başvurucu Skoogström, Sundsvall polis karakolundan 6 Mayıs günü 12:30da kendisine eşlik eden polisle birlikte ayrılmıştır. Başvurucu geceyi Stokholmdeki merkez polis karakolunda geçirmiştir.
13. Başvurucu ertesi gün, Stockholmün 250 kilometre kadar güneybatısındaki Motalaya, öğleden sonra 02:00de varmıştır. Bir polis müfettişi kendisini sorgulamış ve sonra nöbetçi savcı Bayan Mye telefon etmiş, o da aynı gün, başvurucunun tutulmasının devamına karar vermiştir.
14. 8 Mayıs Pazartesi günü, Skoogström yine bir polis memuru tarafından sorgulanmıştır.
Sağlık izninde olan savcı A yerine görev yapan savcı T., Skoogström hakkında tutuklama kararı almak için Motala Mahkemesine başvurmaya karar vermiştir. Savcı T. aynı gün öğleden sonra başvurucu Skoogströmü görmüş ve kendisi aleyhine mahkemeden tutuklama talebinde bulunacağını bildirmiştir.
15. Motala Mahkemesi 12 Mayısta yaptığı duruşmadan sonra tutuklama talebini kabul etmiştir. Bu duruşmada iddia makamını savcı A temsil etmiştir.
16. Başvurucu Skoogströmun duruşması 29 ve 30 Mayıs 1978 tarihlerinde yapılmıştır. İddia makamında savcı A bulunmuştur.
5 Haziranda, Mahkeme Skoogströmü ağır dolandırıcılık ve hileli muhasebe tutma suçlarından beraat ettirmiş, fakat belgelerde tahrifat yaparak alacaklıları dolandırmak suçundan ve vergi suçlarından altı ay hapis cezasına mahkum etmiştir.
17. Başvurucu Skoogström 8 Haziranda Norrköping Cezaevi Müdürlüğüne karara karşı başvurmayacağını yazıyla bildirmiş ise de, daha sonra Göta Üst Mahkemesine başvurarak beraatini istemiştir. Üst Mahkeme 12 Temmuz 1978 tarihinde, başvurunun esasına girmeden, talebi reddetmiştir. Bu mahkeme kararında, başvurucunun yukarıda geçen yazılı beyanına göndermede bulunulmuş ve savcı Anın iddia makamını temsil ettiğine işaret edilmiştir.
Başvurucu Skoogström, daha sonra meseleyi Yüksek Mahkemenin önüne getirmiş, bu mahkeme de temyiz talebini 16 Ağustos 1978de reddetmiştir.
18. Yerel mahkemenin kararı aleyhine savcı tarafından yapılan karşı temyiz (cross appeal) üzerine, Üst Mahkeme 11 Ağustos 1978de, başvurucuyu ağır dolandırıcılık, belgelerde tahrifat yaparak alacaklıları dolandırmak ve vergi suçlarından mahkum etmiş ve hapis cezasını sekiz aya çıkarmıştır. Bu yargılamada savcı T, iddia makamını temsil etmiştir.
19. Başvurucu Skoogström bu karara karşı Yüksek Mahkemeye başvurmak istemiş, fakat Yüksek Mahkeme 28 Eylül 1978de yine bu talebini reddetmiştir.
19. Başvurucu Skoogström Şubat 1979da salıverilmiştir.
KOMİSYONDAKİ YARGILAMA
20. Skoogström, Komisyona yaptığı 20 Ekim 1978 tarihli başvuruda, çeşitli noktalarda Sözleşmenin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu, başka şeylerle birlikte, Sözleşmenin 5(3). fıkrasına aykırı olarak "derhal bir yargıç veya hukuken yargılama yetkisine sahip diğer bir görevlinin önüne çıkarılmadığını" ve "makul bir süre içinde" duruşmaya çıkarılmadığı iddia etmiştir.
21. Komisyon 11 Ekim 1982de, bu başvurunun ilk kısmını kabuledilebilir bulmuş, kalan kısmının kabuledilebilir olmadığını beyan etmiştir.
Komisyon 15 Temmuz 1983 tarihli raporunda, oybirliğiyle, Sözleşmenin 5(3). fıkrasının ihlal edildiği görüşünü açıklamıştır.
(Başvuru, süresi içinde Mahkeme önüne getirilmiştir).
KARAR GEREKÇESİ
22. Mahkemeye İsveç Hükümeti ile Skoogström arasında bir dostane çözüme ulaşıldığı bildirilmiştir (bk. yukarıda parag. 7). 19 Mart 1984 tarihinde Hükümet temsilcisi ile başvurucunun avukatı tarafından imzalanan bu anlaşma metnine göre:
"...1983 sonbaharında İsveç Hükümeti temsilcileri, Yargılama Usulü Kanununun Bazı Bölümlerini Revizyon Komisyonuna, İnsan Hakları Avrupa Komisyonu raporu hakkında bilgi vermiş ve İsveç Komisyonundan Kanunda Sözleşmenin 5(3). fıkrasına hiç kuşkuya yer vermeyecek şekilde uygunluk sağlayacak değişikliklerin ayrıntıları üzerinde çalışmasını istemiştir. Bu öneriye dayanan bir Hükümet Tasarısının, İsveç Hükümet Belgeleri hükümlerine göre en kısa zamanda ortaya çıkacağı beklenmektedir.
Bu arada Hükümet, Ulusal Yargı Kurulu (National Board of the Judiciary) ile Başsavcılığın, yargıçların ve savcıların günlük görevlerini yerine getirirken Komisyon tarafından söz edilen Sözleşme maddesinin ihlal edildiğini tespit gibi durumlara meydan vermemelerini sağlamak için, Komisyon raporunun bir özetini yayınlayacağını bildirmiştir.
Bu şartlar altında taraflar, Sözleşmede tanımlanan insan haklarına saygıya dayanan bir dostane çözüme varmışlardır. Bu anlaşma ile bağlantılı olarak, Hükümet Skoogströme yargılama giderleri (masraflar ve zaman kaybı) için 5,000 İsveç Kronu ödemeyi kabul etmiştir. Avukatlık ücretinin Avrupa Konseyi tarafından karşılanmayan kısmı, İsveç hukukuna göre Adli Yardım Komitesi tarafından ödenecektir.
Skoogström bu meseleyle ilgili olarak başka bir talebi bulunmadığını beyan eder.
..."
Mahkeme, İsveç Hükümetinin 22 Mart 1984 tarihli toplantıda bu dostane çözümü resmen onayladığını ve başvurucunun avukatının Yargılama Usulü Kanununun Bazı Bölümlerinin Revizyonu Komisyonuna üye olduğunu not etmiştir.
23. Hükümet, varılan dostane çözümün ışığında Mahkemeden davanın düşmesine karar vermesini talep etmiştir. Başvurucu buna karşı bir itirazı olmadığını beyan etmiştir.
24. Komisyon temsilcisinin 30 Nisan 1984 tarihinde dosyaya verdiği yorumuna göre (bk. yukarıda parag. 7), "İsveç Hükümetinin, İsveç mevzuatının değiştirilmesini sağlanması, Komisyon raporunun bir özetinin yayınlanması ve başvurucuya tazminat ödenmesi için girişimde bulunmasını ve hazırlık yaptırmasını memnuniyetle karşılamıştır." Temsilcinin görüşüne göre dostane çözüm, "davadaki ferdi menfaatleri tazmin etmektedir". Öte yandan genel menfaatler konusunda yorumları şöyledir:
"Hükümetin gerekli gördüğü değişiklikleri veya İsveç Revizyon Komisyonunun önerilerini ne zaman sonuçlandıracağına ilişkin bir bilgi verilmemiştir; meseleyle ilgili bir Hükümet Tasarısının ne zaman çıkacağı da belirsizdir.
Avrupa Komisyonunun raporunun bir özetinin yayınlanmasının, mevcut davadaki durumların gelecekte meydana gelmesini önleyeceği ümit edilebilir, fakat tabi ki bunun bağlayıcı bir etkisi yoktur."
Buna göre Komisyon temsilcisi Mahkemenin davanın düşmesine karar vermemesini, fakat "mevzuat değişikliği konusunda ne gibi bir değişiklik yapıldığını belirleyebilmek, veya alternatif olarak, bu değişikliklere yol açacak çalışmanın takvimini belirleyebilmek amacıyla" davayı görmeyi ertelemesini önermiştir.
25. Mahkeme, Komisyon temsilcisinin görüşüne katılmamaktadır. Mahkeme, Hükümet ile başvurucu arasında varılan dostane çözümü resmen not etmektedir. Mahkemenin, bu dostane çözüm metninin, konuyla ilgili başka bir talebi olmadığını beyan eden Skoogströmün serbest iradesini yansıtmadığına kanaat getirmesi için bir sebep yoktur. Mahkeme, genel yarar konusunda ise, karar vermeyi erteleyebileceğini düşünmemekte ve olayın şartları için davanın esasını ele almak üzere yargılama yapmaya kendisini zorlayan bir kamu düzeni (public order) sebebi görmemektedir (Mahkeme İçtüzüğü, md. 48(4)).
Bu nedenle Mahkeme, davanın düşmesine karar vermesinin uygun olacağı sonucuna varmaktadır.
Bu gerekçelerle mahkeme,
Üçe karşı dört oyla, davanın düşmesine
Karar vermiştir.
Yargıçlar Wiarda, Ryssdal ve Ganshof van der Meerschın birleşik karşı oy görüşleri:
Mahkeme çoğunluğunun verdiği karara katılamadığımız için üzgünüz.
Davanın düşürülmesi, başvurucunun bireysel menfaatleri tatmin eder görünmektedir; başvurucu da bunu kabul etmektedir. Öte yandan böyle bir karar bize, Mahkemenin korumakla sorumlu olduğu insan haklarına saygıya bağlı olan genel menfaatle bağdaşabilir görünmemektedir.
Mevcut davada karara bağlanması gereken mesele, Skoogströmün gözaltına alındıktan sonra Sözleşmenin 5(3). fıkrasının gerektirdiği "derhal bir yargıç veya hukuken yargılama yetkisine sahip bir görevlinin önüne" getirilip getirilmediğidir. Bu dava özellikle savcının böyle bir yargısal "görevli" olarak görülüp görülemeyeceğini incelemek için bir fırsat sağlamıştır.
Hükümetin de bizzat dilekçesinde önemini vurguladıkları bu prensip sorununa, Hükümet ile başvurucu arasında sonuçlanan dostane çözümde gönderme yapılan Komisyon raporunda yanıt verilmiştir. İsveç makamlarının o dostane çözümde açıklanan tarzda hareket etmek için ellerinden geleni yapacaklarından kuşkumuz yoktur. Ancak dostane çözüm, ne Yargılama Usulü Kanununda yapılacak değişikliklerin niteliğini ve ne de bu değişiklerin önerileceği zamanı göstermektedir (bk. ayrıntılardaki farklılıklarla birlikte 25.04.1978 tarihli Tyrer kararı, parag. 25). Komisyonun bu noktadaki görüşüne katılıyoruz. Her şeyden öte, Komisyonun beklentilerini yanıtlamış olacağına ve daha fazla geciktirmeden davanın esası hakkında karar vererek İsveç yasama organını aydınlatacağına inanıyoruz.
SONKARARIN YERİNE GETİRİLMESİ
BAKANLAR KOMİTESİ: DH (85) 16; 28.06.1985
Hükümetin verdiği bilgiye göre: İnsan Hakları Avrupa Mahkemesinin kararından sonra dostane çözümde öngörülen 5 bin Kron başvurucuya ödenmiştir.
Ayrıca dostane çözüm metninde Ceza Usul Kanununun bazı yönlerinin gözden geçirilmesi için 1983 ilkbaharında kurulan Komisyona atıfta bulunulmuştur. Bu Komisyon İnsan Hakları Avrupa Mahkemesinin bu kararı hakkında bilgilendirilmiş ve bu yasanın Sözleşmenin 5(3). fıkrasına hiç bir kuşkuya yer vermeyecek şekilde uygun duruma getirilmesi için ayrıntılı bir yasa değişikliği üzerinde çalışması istenmiştir.
Hükümet, Adalet Milli Komisyonundan ve Başsavcılıktan, Mahkemenin kararını yayınlamalarını ve böylece yargı organlarının ve savcılıkların Sözleşmenin ilgili maddesini ihlal oluşturan yeni durumlar yaratmaktan kaçınmalarını bildirmiştir. Söz konusu Komisyon, İsveçin değişik yerlerinde polisi, savcılıkları ve mahkemeleri İnsan Hakları Avrupa Mahkemesinin kararı hakkında bilgilendirici toplantılar yapmıştır.
Mahkemenin bu kararı ayrıca polislerin, savcıların ve yargıçların mesleki dergilerinde yayınlanmıştır. Başvurucunun avukatı, İsveç Komisyonuna yardımcı olarak atanmıştır. Avukat Mahkemeye gönderdiği yazıda, yasanın Sözleşmeye mümkün olduğu kadar uyumlu hale getirilebilmesi için gösterilen çabaların farkında olduğunu belirtmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy