(AİHS m. 6, 50)
Başvuru no: 8692/79
USUL VE ESAS (ÖZET)
Mahkeme, 1 Ekim 1982 tarihli Esas hakkındaki kararında (bk. no. 56), başvurucu aleyhindeki "suç isnadını" 10 Ekim 1978 tarihinde karar bağlayan Brabant Ağır Ceza Mahkemesinin bir "yargı yeri" olarak tarafsızlığının "kuşkuya açık görünmesi" nedeniyle, Sözleşmenin 6(1). fıkrasının ihlal edildiği sonucuna varmıştı. Geriye sadece, Sözleşmenin 50. maddesinin uygulanması meselesi kalmıştı.(1-2)
Başvurucu Piersackın avukatı 25 Mart 1982 tarihli duruşmada, müvekkilinin Sözleşmenin 50. maddesi bakımından "görüşülecek ayarlamalara" göre hemen salıverilmeyi ve Belçika Temyiz Mahkemesi ile Strasbourg Mahkemesi önündeki yargılamalar için 50,000 Belçika Frangı ile 150,000 Belçika Frangı istediğini bildirmiştir. Hükümet temsilcisi ise, Mahkemenin ihlal bulması halinde kararın yayınlanmasının yeterli bir adil karşılık oluşturacağını savunmuştu. Mahkeme 1 Ekim 1982 tarihli kararında bu sorunu saklı tutmuştur.(3)
Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünün taraflardan aldığı yazılar, konuyla ilgili bir dostane çözüme varılamamış olduğunu göstermiştir.(4)
Yazı İşleri Müdürü, Mahkeme Başkanının talimatı doğrultusunda Hükümet temsilcisine 23 Mart 1983 tarihli bir mektup yazarak, "1 Ekim 1982 tarihli kararla ... tespit edilen ihlalin sonuçlarını tamamen giderilebilmesine yarayacak bir vasıtanın" Belçika hukukunda bulunup bulunmadığının, Belçika yetkilileri tarafından düşünülüp düşünülmediğini sormuştur. Hükümet temsilcisinin 29 Nisan tarihli yanıtına göre Belçika Adalet Bakanı iki gün önce Temyiz Mahkemesi Başsavcısından, adam öldürme suçundan başvurucu hakkında on sekiz yıl hapis cezası veren Brabant Ağır Ceza Mahkemesinin 10 Kasım 1978 tarihli kararına karşı Temyiz Mahkemesine başvurmasını istemiştir. Bakan bu işlemin yapılmasını, Ceza Usul Kanunun 441. maddesi gereğince istemiştir. Bu madde şöyledir:(5)
"Temyiz Mahkemesi Başsavcısı, Adalet Bakanından aldığı yazılı talimat üzerine, ağır hapis, hapis veya hafif hapislik suçlarla ilgili ceza davalarında, yargısal işlemlerin veya verilen hükümlerin kanuna aykırılığı nedeniyle, bu işlemlerin veya hükümlerin iptali için, Temyiz Mahkemesinin ilgili Dairesine başvurur. ..."
6. Yazı İşleri Müdürlüğünün Hükümet temsilcisinden aldığı 3 Haziran 1983, 10 Ekim 1983, 7 Kasım 1983 ve 16 Ocak 1984 tarihli mektuplardan anlaşıldığına göre daha sonraki gelişmeler şöyledir:
(a) Başsavcı 29 Nisanda meseleyi Temyiz Mahkemesine sevk etmiştir. Başsavcı yazısında Temyiz Mahkemesinden "kesin hüküm niteliğindeki İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi kararını tanımasını" ve "nihayet, Brabant Ağır Ceza Mahkemesindeki usul işlemlerinin ve verdiği hükmün" Sözleşmenin 6(1). fıkrasını ihlal ettiği" ve "bunların böylece Ceza Usul Kanununun 441. maddesi anlamında hukuka aykırı olduğu "sonucuna varmasını" istemiştir. Başsavcı ayrıca, Piersackın söz konusu karar aleyhine temyizinin, 21 Şubat 1979da reddedilmiş olmasının (bk. esas hk. karar, parag. 17), Temyiz Mahkemesinin 441. maddeyi uygulamasına bir engel teşkil etmediğini, çünkü o tarihte "İnsan Hakları Avrupa Mahkemesinin kararını... dayandırmış" olduğu "iki olgudan", Temyiz Mahkemesinin henüz haberdar olmadığını ifade etmiştir. Başsavcıya göre bunlardan "birincisi, Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Van de Wallein 1 Kasım 1977ye kadar Brüksel savcılığında Piersackın soruşturmasıyla yetkili bölümün başkanı olduğu"; "ikincisi ise, bu sıfatla bu savcının muhakemede belirli bir rol oynadığıdır" (bk. aynı karar, parag. 31).
18 Mayıs 1983te Temyiz Mahkemesi, Ağır Ceza Mahkemesine sevk kararından (bk. aynı karar, parag. 13) sonraki usul işlemlerini ve 19 Kasım 1978 tarihli kararın başvuruyu Michel Dulonu öldürmek (bk. aynı karar, parag. 8 ve 14) suçundan hapis cezasına mahkum ettiği bölümü iptal ederek, dosyayı yeniden yargılama için Hainaut Ağır Ceza Mahkemesine göndermiştir.
(b) Başvurucu Piersack 7 ve 8 Haziranda, tek yargıçlı Mons Birinci Derece Nöbetçi Mahkemesine, Belçika Devleti, Mons Üst Mahkemesi Başsavcısı, Mons Birinci Derece Mahkemesi savcısı ve Mons Cezaevi yönetimi aleyhine dava açmıştır. Başvurucu "18 Mayıs 1983ten bu yana keyfi olarak hapsedilmiş olduğunu"; bu nedenle Başkandan "derhal salıverilmesine" ve Belçika Devletinin kendisine "18 Mayıs 1983ten bu yana her gün için kanunsuz hapislik nedeniyle" 3,000 Belçika Frangı ödemesine karar vermesini talep etmiştir.
7 Eylül 1983te Mons Birinci Derece Mahkemesi Başkanı, "dava edilenler açıkça kanuna aykırı her hangi bir harekette bulunmadıkları" için, meseleyle ilgili görevsiz olduğunu belirtmiştir. Bu yargıca göre, 18 Mayıs 1983 tarihli hükmün ardından, davacı "tutukluluk statüsünü" yeniden almıştır; tutukluluğunun hukuki temeli, 16 Haziran 1978 tarihinde Ceza Mahkemesi (chambre des mises en accusation) kararında yer almış (bk. esas hk. karar, parag. 13) olup, bu karar Temyiz Mahkemesi tarafından iptal edilmemiştir.
(c) Hainaut Ağır Ceza Mahkemesi, beşe karşı yedi oyla, 10 Kasım 1978 tarihli kararda verilen hükmün aynısını 17 Ekim 1983 tarihinde vererek, Piersackı on sekiz yıl hapis cezasına mahkum etmiştir.
Başvurucu "bu kez", artık "adil bir yargılama" yapıldığı gerekçesiyle, karar aleyhine temyizde bulunmamıştır.
7. 7 Şubat, 16 Mart, 22 Haziran ve 25 Eylül 1984 tarihlerinde başvurucu, Komisyon temsilcisi ve Hükümet, Mahkeme Başkanının talimatları ve Emirleri uyarınca Mahkeme Yazı İşlerine, yukarıda anlatılan olaylar ışığında Sözleşmenin 50. maddesinin mevcut davada uygulanması konusunda dilekçeler vermişlerdir.
Mahkeme Yazı İşleri Müdürü, Mahkemenin talimatları uyarınca 28 Haziranda Komisyon Sekreterliğinden istediği bilgi için, 17 Eylülde yanıt almıştır.
8. Mahkeme, Yazı İşleri Müdürü vasıtasıyla Hükümet avukatına ve Komisyon temsilcisine danıştıktan sonra, 26 Eylül 1984te, duruşma yapılmasına gerek olmadığına karar vermiştir.
9. Davanın görülmesine katılamayan yargıçlar L. Liesch ve J. Pinheiro Farinhanın yerine, Thor Vilhjalmsson ve F. Matscher yer almışlardır.
KARAR GEREKÇESİ
10. Sözleşmenin 50. maddesi şöyledir:
"Mahkeme, Sözleşmeci Tarafların resmi makamları veya diğer makamları tarafından verilen bir kararın veya yapılan tasarrufun tamamen ya da kısmen bu Sözleşmeyle üstlendiği yükümlülüklere aykırı olduğu sonucuna varırsa, ve bu Sözleşmeci Tarafın iç hukuku, bu karar veya tasarrufun sonuçlarını kısmen onarmaya imkan veriyorsa ve gerekli gördüğü takdirde zarara uğrayan tarafa adil bir karşılık ödenmesine hükmedebilir."
11. Başvurucu Piersackın avukatı 25 Mart 1982 tarihli duruşmada müvekkilinin Belçika Temyiz Mahkemesi ve Strasbourgdaki avukatlık ücretlerini karşılayan mali taleplerine ek olarak, "yapılacak görüşmeler çerçevesinde" hemen salıverilmesini istemiştir. Komisyona gönderdiği 6 Aralık 1982 ve 3 Mart 1983 tarihli mektuplarında ayrıca, "tek başına hemen salıvermenin" müvekkili için yeterli olacağını bildirmiştir. Bundan sonra da bu meseleye tekrar dönmemiştir.
Komisyon temsilcisi tarafından haklı olarak dile belirtildiği gibi, daha sonra Belçikada yapılan yargılama (bk. yukarıda parag. 6), esasen Mahkeme tarafından 1 Ekim 1982 tarihli kararda tespit edilen ihlali gidermiştir; açılan bu dava, işin doğası gereği eski hale iadeye (restitutio in integrum) çok yakın bir sonuca varmıştır (bk. ayrıntılardaki farklılıklarla birlikte, 07.05.1974 tarihli Neumeister kararı, parag. sayfa 17 sonu ). Temyiz Mahkemesinin, Brabant Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen 10 Kasım 1978 tarihli kararını iptal eden 18 Mayıs 1983 tarihli kararından sonra, dosya Hainaut Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiş, bu mahkeme de başvurucuyu yeniden yargılamıştır. Hainaut Ağır Ceza Mahkemesinin 17 Ekim 1983te başvurucuya, ilk hapis cezasıyla aynı kararı verdiği doğru olmakla birlikte, bu mahkeme tarafından yapılan yargılamada, Sözleşmede varolan bütün güvenceler yer almıştır. Başvurucunun kendisi dahi, bunun böyle olduğunu kabul etmiştir (bk. yukarıda parag. 6/son).
Buna göre, başvurucunun özgürlüğünü kaybetmesi, hiçbir bir biçimde 1 Ekim 1982 tarihli kararda varılan Sözleşmenin 6(1). fıkrasının ihlalinin bir sonucu değildir.
12. Bundan sonra başvurucu Piersack, iç hukuktaki yargılama ile Sözleşme organları önündeki yargılama sırasında katlandığı bazı giderlerin geri ödenmesini talep etmekle yetinmiştir. Mahkeme, kendi kararlarında çıkan çeşitli kriterleri uygulayacaktır (bk. diğer bir çok karar yanında, 13.07.1983 tarihli Zimmermann ve Steiner kararı, parag. 36). Komisyon temsilcisi gibi Mahkeme de mümkün olduğu kadar, Sözleşmenin 6. maddesi ihlal edilmemiş olsaydı, başvurucunun içinde bulunacağı durumdan hareket etmiştir.
I. Belçikada yapılan giderler
13. Temyiz Mahkemesi 21 Şubat 1979da, Brabant Ağır Ceza Mahkemesinin kararına (bk. esas hk. parag. 57) karşı temyizi reddederken, temyizde bulunanın mahkeme masraflarını çekmesine karar vermiştir. Komisyon temsilcisinin ve Hükümetin sunduğu aynı yöndeki delillere göre bu giderler 2,145 Belçika Frangıdır. Bunları henüz ödememiş olan başvurucunun Sözleşmenin 6. maddesinin ihlaline ilişkin altıncı ve son temyiz sebebi, "iç hukuk düzeni aracılığıyla" bir "giderimi" gerektirdiğinden, başvurucu Devlete ödemekle yükümlü tutulduğu miktardan kurtulmuştur.
Başvurucu ayrıca, aynı dava için avukatına borçlu olduğu 50,000 Belçika Frank ücretin de ödenmesini talep etmiştir. Bu miktar aşırıdır, çünkü Hükümetin de işaret ettiği gibi, temyizin sadece bir kısmı Komisyon ve sonra Mahkemeye sunulan meseleyle ilgilidir (bk. esas hk. karar, 15). Hakkaniyet esasına göre karar veren Mahkeme, 25,000 Belçika Frangı ödenmesine hükmetmiştir.
14. Brabant Ağır Ceza Mahkemesi kararının Temyiz Mahkemesi tarafından iptaline dair 18 Mayıs 1983 tarihli kararla sonuçlanan yargılama (bk. yukarıda parag. 6(a)), incelenmekte olan konu bakımından önemli değildir; çünkü Hükümetin verdiği itiraz konusu olmayan bilgiye göre, bu yargılamaya bir müdafi tarafından müdahale edilmediği gibi, başvurucu Piersack tarafından katlanılacak bir mahkeme masrafı da olmamıştır.
15. Geriye, Brabant Ağır Ceza Mahkemesi ile daha sonraki Hainaut Ağır Ceza Mahkemesindeki yargılamayı incelemek kalmıştır. Her iki davada da başvurucunun yargılama giderlerinin yarısını ödemesine hükmedilmiştir; bunlar 144,566 BF ile 194,399 BF olup, başvurucu bunlardan henüz hiç birini ödememiştir. Başvurucu ayrıca, kendisini 1983te temsil etmiş olan avukat Lancaster ile Motte de Raedte 300,000 BF avukatlık ücreti borcu olduğunu iddia etmiştir.
Brabant Ağır Ceza Mahkemesi kararını vermeden önce başvurucu, mahkeme heyetinin oluşumuyla ilgili hiçbir itirazda bulunmamıştır. Mamafih, 10 Kasım 1978 tarihli kararın Temyiz Mahkemesi tarafından iptali üzerine, Belçika Devleti yukarıda geçen 144,566 BFyi başvurucudan alamazdı; nitekim Belçika Devletinin böyle bir talebi olmamıştır.
İkinci dava, Sözleşmenin 6(1). fıkrası ihlalini "giderme"nin bir vasıtasını oluşturduğundan (bk. yukarıda geçen Zimmermann ve Steiner kararı, aynı yer), adil karşılığa hükmedilmesi bakımından dikkate alınması zorunludur.
O halde başvurucu kural olarak, Hainaut Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 17 Ekim 1983te ödemesine karar verilen 194,399 BFın istenmesinden Devletin vazgeçmesini talep edebilir. Ancak başvurucu aleyhine Brabant Ağır Ceza Mahkemesinde dava açılmasına, hakkındaki bir suç isnadı sebep olmuştur. Sözleşmenin 6(1). fıkrasının ihlali tespit edilmemiş olsaydı, 10 Kasım 1978de aleyhine hükmedilmiş olan 144,566 BFyi ödemesi gerekecekti. Başvurucu, bu davada Sözleşmenin gereklerinin yerine getirilmemesinden dolayı mali bir zarara uğramadığı gibi, bundan kar da edemez. Buna göre, başvurucuya ödenmesi gereken miktar, ikisi arasındaki farkla, yani 49,833 BF ile sınırlıdır.
Komisyon temsilcisi, avukatlık ücreti olarak istenen 300,000 BFyi biraz fazla bulmuştur. Hükümet ise, başvurucu Piersackın 1978deki gibi tek avukata değil de, 1983teki gibi neden iki avukata ihtiyaç duyduğunu anlayamadığını belirtmiştir. Başvurucu bunu çürütecek bir savunma yapmamıştır. Hakkaniyet esasına göre karar veren Mahkeme, 150,000 BF ödenmesine hükmetmiştir.
II. Strasbourgda yapılan giderler
16. Başvurucu Piersack nihayet, Strasbourgda avukatla temsil edilmesiyle ilgili olarak avukat Lancaster ve yardımcıları için 150,000 BF ödenmesini talep etmiştir. Bu ücretler şunlardan oluşmaktadır: Komisyona dilekçe yazılması (50,000 BF), Komisyon önünde sözlü savunmada bulunma (50,000 BF); Mahkemeye dilekçe yazılması ve duruşmaya çıkılması (50,000 BF). Başvurucu, adli yardım olarak alınmış olan 3,500 Fransız Frangının düşülmesini kabul etmiştir.
Başvurucu Piersack, Komisyon tarafından uygulanan daha yüksek bir miktarda avukatlık ücreti ödeme taahhüdünde bulunabilirdi. Hükümet, bu noktaya itiraz etmemiş, ancak ayrıntıların gösterilmemiş olduğuna dikkat çekmiş, her hangi bir belge sunmadan, hizmet için otomatik olarak 50,000 BF istendiğini belirtmiştir.
Yukarıdaki düşüncelerle Mahkeme, 1 Ekim 1982 tarihli kararından önce esas hakkında davaya karşı cevap dilekçeleri verilmemiş olduğu dikkate alarak, 100,000 BFye hükmedilmesinin ve bundan Avrupa Konseyi tarafından adli yardım olarak ödenen 3,500 Fransız Frangının düşülmesinin hakkaniyete uygun olacağına hükmetmektedir.
Bu gerekçelerle mahkeme oybirliğiyle,
Davalı Devletin,
1. Belçika Temyiz Mahkemesi ile Hainaut Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 21 Şubat 1979 ve 17 Ekim 1983 tarihli kararlarında başvurucunun ödemesine hükmedilen toplam 51,978 BFyi (=2, 145 ve 49,833) tahsil etmekten kaçınmasına;
2. Başvurucuya Belçika Temyiz Mahkemesi önünde 25,000 BF, Hainaut Ağır Ceza Mahkemesi önünde 150,000 BF ve Sözleşme organları önünde 100,000 BF olmak üzere toplam 275,000 BF ödemesine ve miktardan adli yardım olarak alınan 3,500 Fransız Frangının düşülmesine
Karar vermiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy