(AİHS m. 5, 25, 53)
Başvuru no: 9017/80
DAVANIN ESASI
A. Dava konusu olaylar
11. 1950 doğumlu bir İrlanda vatandaşı olan başvurcu Anthony McGoff, İrlandanın Naas (Kildare) şehrinde ikamet etmektedir. Şikayete konu olayların geçtiği dönemde başvurucunun mesleği, müteahhitliktir.
12. 27 Ekim 1977de, Stockholm İl Mahkemesi, büyük miktarda kaçakçılık (smuggling) ve uyuşturucu mevzuatına ağır surette muhalefet suçlarını işlediğinden kuşkulanmak için belirtiler (probable cause) bulunduğu gerekçesiyle ve kaçma tehlikesi de bulunduğu inancıyla, başvurucu hakkında tutuklama müzekkeresi (warrant for arrest) çıkarmıştır.
Başvurucu McGoff duruşmada hazır bulunmamış, fakat mahkeme tarafından atanmış bir avukat tarafından temsil edilmiştir.
13. 10 Temmuz 1979da Hollandada gözaltına alınan başvurucu, 24 Ocak 1980de İsveçe iade edilmiş ve hemen Stockholmdeki merkez cezaevine konmuştur. Ertesi gün İl Mahkemesine bilgi verilmiştir.
25 Ocak 1980den itibaren, soruşturmayla yetkili polis müfettişi başvurucu McGoffu sorgulamaya çalışmış, fakat başvurucu kendisine bir avukatla görüşme fırsatı verilinceye kadar ifade vermekten kaçınmıştır. Avukat L.nin kendisine mahkeme tarafından müdafi (defence councel) olarak atandığı bildirilmesine rağmen başvurucu, avukat F.den başka bir avukatla görüşmeyi reddetmiştir. Bunun sonucunda İl Mahkemesi avukat F.yi müdafi olarak atamış ve bu avukat başvurucuyu 28 Ocakta ziyaret etmiştir.
14. 8 Şubatta İl Mahkemesi bir duruşma yapmış ve bu duruşmanın sonunda başvurucu McGoffun tutukluluk halinin devamını karar vermiş ve en geç 21 Şubat 1980 tarihine kadar başvurucu hakkında ceza davasının açılması gerektiğini bildirmiştir. Savcı 21 Şubatta ceza davasını açmıştır.
15. 26 Şubatta yargılamanın başlayacağı duruşmada (main hearing), başvurucu iki kişinin tanık olarak dinlenmesini talep etmiş ve şu an elde mevcut olmayan bazı yazılı delilleri sunmak istediğini ifade etmiştir. İl Mahkemesi, başvurucu McGoffun tutukluluk halinin devamına ve duruşmanın 7 Mart 1980 tarihine ertelenmesine karar vermiştir.
16. 7 Mart 1980de başvurucunun sağlık durumundaki bozukluk nedeniyle, İl Mahkemesi duruşmayı bir kez daha ertelemiş ve ayrıca başvurucunun tutukluluk halinin devamına karar vermiştir.
17. Yargılama nihayet 13 Mart 1980de yapılmıştır. Başvurucu McGoff, uyuşturucu mevzuatına ağır surette muhalefet suçundan İl Mahkemesince suçlu görülerek iki yıl hapis cezasına mahkum edilmiştir. İl Mahkemesi ayrıca, başvurucunun hapis cezasının bitiminde İsveçten sınırdışı edilmesine karar vermiştir.
18. 12 Mayıs 1980de, mahkumiyet kararı ve hapis cezası, Svea Üst Mahkemesi tarafından onaylanmıştır.
26 Haziran 1980de Yüksek Mahkeme, başvurucunun temyizini reddetmiştir.
19. 24 Kasım 1980de başvurucu McGoff, mahkumiyetten önce Hollandada ve İsveçte tutuklu olarak geçirdiği süreler de hesaba katılarak, cezasının üçte ikilik bölümünü çektikten sonra salıverilmiştir.
II. Konuyla ilgili iç hukuk
20. Yargılama Usulü Kanununun 52(1). fıkrasına göre, tutukluluk müzekkeresine karşı itiraz süreye tabi değildir.
Bu yasanın 24. bölümünün 17. maddesi gereğince, böyle bir müzekkerenin infazı halinde, hemen mahkemeye bilgi verilir. Bu mahkeme böyle bir bilgiyi alır almaz, tutukluya karşı ceza davasının açılacağı süreyi tespit etmek zorundadır. Bu süre iki haftadan daha uzun bir süre ise, mahkeme tutukluluğun devam edip etmemesine karar vermek için, hemen ertesi gün en az bir kere aleni duruşma yapar.
21. 10 Mart 1983te İsveç Hükümeti, Yargılama Usulü Kanununun, tutukluluğu düzenleyen hükümleri de içinde olmak üzere bazı bölümlerinde değişikliği ele almak üzere bir komisyon kurmuştur. Bu komisyondan özellikle, bir şüphelinin tutuklanmasını daha zorlaştırmak için ön şartlar getirilmesi ihtimallerini ve tutukluluk ile gözaltı (provisional detention) sürelerinin kısaltılması için çeşitli yolları araştırması istenmiştir.
KOMİSYONDAKİ YARGILAMA
22. Başvurucu McGoff, 25 Mart 1980 tarihinde Komisyona yaptığı başvuruda, Sözleşmenin şu hükümlerine dayanmıştır: Sözleşmenin 25. maddesi (iddiasına göre Komisyona yazmasına imkan verilmemiştir); 3. maddesi (bir gardiyanın kendisine vurduğu iddiası); 5(1)(c) bendi (27 Ekim 1977 tarihli tutuklama müzekkeresinin hukuka aykırılığı iddiası); 5(3). fıkrası (derhal yargıç önüne çıkarılmadığı iddiası); 5(4) fıkrası (tutulmasının hukukiliğine itiraz edemediği iddiası); 6(3)(b) bendi (savunmasını hazırlamak için gerekli kolaylıklardan yararlanamadığı iddiası); 6(3)(d) bendi (iddia tanıklarını sorgulama imkanı verilmediği iddiası).
23. 13 Ekim 1982de Komisyon, Sözleşmenin 25. maddesiyle ilgili şikayet bakımından bir işlem yapmama, 5(3) ve 5(4). fıkralarına dayanan şikayetleri kabuledilebilir olduğuna ve başvurunun geri kalan bölümünün kabuledilebilir olmadığına karar vermiştir.
13 Temmuz 1983 tarihli raporunda Komisyon oybirliğiyle, Sözleşmenin 5(3). fıkrasının ihlal edildiği, fakat 5(4). fıkrasının ihlal edilmediği görüşünü açıklamıştır.
(Dava, süresi içinde Mahkemenin önüne getirilmiştir.)
KARAR GEREKÇESİ
I. Sözleşmenin 34 (Eski 25) maddesinin ihlali iddiası
24. Başvurucu McGoff, İnsan Hakları Avrupa Komisyonuna yazmasına Stockholm cezaevi yetkilileri tarafından izin verilmediğine dair Komisyona yaptığı şikayeti, Mahkeme önünde tekrar etmiştir. Başvurucu Sözleşmenin 25(1). fıkrasındaki, Komisyonun bireysel başvuruları alma yetkisini tanıyan Sözleşmeci Devletin, başvuru "hakkının fiilen kullanılmasını engellememeyi taahhüt eder", diyen son cümlesine dayanmıştır.
25. McGoffun başvurusunu kısmen kabuledilebilir bulan Komisyonun 13 Ekim 1982 tarihli kararı, Mahkemenin önüne getirilen davanın konusunu belirlemektedir (bk. en yakın tarihli karar olarak 02.08.1984 tarihli Malone kararı, parag. 63).
Komisyon sözü edilen kararında, Sözleşmenin 25. maddesiyle ilgili şikayet hakkında "işlemde bulunmama" sonucuna varmıştır. Bu tür kelimelerle ifade edilen bir sonuç, aslında kabuledilemezlik beyanı anlamına gelir ve Mahkemenin bu şikayetin esasına girememesi sonucunu doğurur.
II. Sözleşmenin 5(3). fıkrasının ihlali iddiası
26. Başvurucu, Sözleşmenin 5(3). fıkrasının ilk cümlesindeki güvencelerden yararlanamadığını iddia etmiştir. Bu fıkranın ilgili bölümü şöyledir:
"Bu maddenin birinci fıkrasının (c) bendine göre gözaltına alınan veya tutulan bir kimse, derhal bir yargıç veya yargılama yetkisine sahip bir görevlinin önüne çıkarılır ... "
Sözleşmenin 5(1) (c) bendi şöyledir:
"Herkes kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkına sahiptir. Aşağıdaki haller dışında ve hukukun öngördüğü bir usule uyulmadıkça hiç kimse özgürlüğünden yoksun bırakılamaz:
...
(c) bir kimsenin suç işlediğinden makul kuşku duyulması üzerine veya suç işlemesini engellemek ya da işledikten sonra kaçmasını önlemek için kendisini tutmayı gerektiren makul nedenler bulunması halinde, kendisini kanunen yetkili makamların önüne çıkarmak amacıyla hukuka uygun olarak gözaltına alma veya tutma;
..."
Komisyon raporunda başvurucunun görüşüne katılmıştır (bk. yukarıda parag. 23).
Hükümet ise, İsveç hukukunu bu noktada hiç kuşkuya yer bırakmayacak şekilde Sözleşmeye uygun hale getirmek için gerekli sayılabilecek Yargılama Usulü Kanunu değişiklikleri bir tasarı haline getirmeyi düşündüklerini beyan etmiştir. Hükümet, mevcut davada bir ihlal bulunup bulunmadığı kararını Mahkemenin takdirine bırakmıştır.
27. Komisyon gibi Mahkeme de, Stockholm İl Mahkemesinin Ekim 1977de başvurucu McGoff hakkında tutuklama müzekkeresi verirken, başvurucuyu dinlemediğini (gıyabında verdiğini) ve tutukluluğun iki yıldan fazla bir süre sonra başladığını not etmiştir. Bu durumda tutuklama müzekkeresi, Sözleşmenin 5(3). fıkrasındaki güvencelerin daha sonra uygulanmasını imkansız hale getirmemiştir. Ancak, McGoffun İsveçte cezaevine konulduğu (placed in custody) 24 Ocak 1980 tarihi ile İl Mahkemesi önüne çıkarıldığı 8 Şubat 1980 tarihi arasında on beş gün geçmiştir. Bu uzunlukta bir süre "derhallik" (promptness) şartına uygun görülemez. Karşılaştırma için Mahkemenin gözaltına aldıktan sonraki altı günü, Sözleşmede öngörülen sürenin çoktan aşılmış olduğuna karar verdiği 22 Mayıs 1984 tarihli kararına (bk. de Jong, Baljet ve van der Brink kararı, parag. 53) gönderme yapılabilir.
Buna göre Sözleşmenin 5(3). fıkrası ihlal edilmiştir.
III. Sözleşmenin 5(4). fıkrasının ihlali iddiası
28. Başvurucu McGoff başlangıçta, Sözleşmenin 5(4). fıkrasının ihlal mağduru olduğuna da iddia etmiştir. Bu fıkra şöyledir:
"Gözaltına alınma veya tutulma nedeniyle özgürlüğünden yoksun bırakılan bir kimse, tutulmasının hukukiliği hakkında süratle karar verebilecek ve tutulması hukuki değilse salıverilmesine hükmedebilecek bir mahkemeye başvuruma hakkına sahiptir."
Hükümet tarafından karşı çıkılan başvurucunun bu iddiası Komisyon tarafından da kabul edilmemiştir. Komisyon, başvurucu McGoffun Yargılama Usulü Kanununa göre, İl Mahkemesi tarafından aleyhine verilmiş tutuklama müzekkeresine karşı Üst Mahkemeye süreye tabi olmayan bir itiraz imkanına sahip olduğunu not etmiştir. Komisyona göre, bu hukuk yolunun Sözleşmenin 5(4). fıkrasındaki gerekleri yerine getiremeyeceğine dair hiçbir belirti yoktur (bk. yukarıda parag. 23).
Başvurucu Komisyonun bu görüşüyle kendini bağlı hissetmiştir.
29. Mahkeme, Komisyonun görüşünden ayrılmak için bir sebep görmemekte ve buna göre Sözleşmenin 5(4). fıkrasının ihlal edilmediği sonucuna varmaktadır.
IV. Sözleşmenin 50. maddesinin uygulanması
30. Sözleşmenin 50. maddesi şöyledir:
"Mahkeme, Sözleşmeci Tarafların resmi makamları veya diğer makamları tarafından verilen bir kararın veya yapılan tasarrufun tamamen ya da kısmen bu Sözleşmeyle üstlendiği yükümlülüklere aykırı olduğu sonucuna varırsa ve bu Sözleşmeci Tarafın iç hukuku, bu karar veya tasarrufun sonuçlarını kısmen onarmaya imkan veriyorsa ve gerekli gördüğü takdirde zarara uğrayan tarafa adil bir karşılık ödenmesine hükmedebilir."
Başvurucu McGoff, Sözleşmenin 5(3). fıkrasıyla 25. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varılması halinde, gelecekte benzer ihlallerin meydana gelmemesini sağlamak için İsveç Hükümetinden "derhal ve etkili adımlar" atmasının istenmesini talep etmiştir. Başvurucu her hangi bir tazminat talebinde bulunmamış, ancak Mahkeme tarafından kendisine adli yardımın verildiği 9 Ocak 1984 tarihinden önce yaptığı bazı giderlerin ve masrafların geri ödenmesini istemiştir. Başvurucu bu gider ve masrafların 2,070 İrlanda Poundu olduğunu belirtmiştir.
31. Birinci başlıkla ilgili olarak Mahkeme, verdiği kararların ilgili Devlete iç hukuk düzeninde Sözleşmenin 53. maddesindeki yükümlülüklerini yerine getirirken kullanılacak vasıtaları seçme imkanı bıraktığını hatırlatır (bk. diğerleri arasında, 22.03.1983 tarihli Campbell ve Cosans kararı, parag. 16). O halde Mahkeme, gerekli işlemi yapması için İsveçe talimat vermeye yetkili değildir.
İkinci başlıkla ilgili olarak, ne Hükümet ve ne de Komisyon temsilcisi başvurucunu talebi hakkında bir itirazda bulunmuştur. Bu koşullarda Mahkemenin, söz konusu bütün gider ve masrafların gerçekten ve gerekli olarak yapıldığından ve miktarının da makul olduğundan kuşkulanması için bir sebep yoktur. O halde talep edilen miktarın başvurucuya ödenmesine hükmedilmelidir.
Bu gerekçelerle mahkeme oybirliğiyle,
1. Sözleşmenin 25(1). fıkrasına aykırı "engellemelerin" varlığı iddiasıyla ilgili şikayetin esasına girmeye yetkisi bulunmadığına;
2. Sözleşmenin 5(3). fıkrasının ihlal edildiğine;
3. Sözleşmenin 5(4). fıkrasının ihlal edilmediğine;
4. Adil karşılıkla ilgili geri kalan taleplerin reddine ve İsveç Krallığının başvurucuya gider ve masraflar için toplam 2,070 İrlanda Poundu ödemesine
Karar vermiştir.
SONKARARIN YERİNE GETİRİLMESİ
BAKANLAR KOMİTESİ: DH (85) 10; 31.05.1985
Hükümetin verdiği bilgiye göre: Ceza Usul Kanununun bazı yönlerinin gözden geçirilmesi için 1983 ilkbaharında bir Komisyon kurulmuştur. Bu Komisyon İnsan Hakları Avrupa Mahkemesinin bu kararı hakkında bilgilendirilmiş ve bu yasanın Sözleşmenin 5(3). fıkrasına hiç bir kuşkuya yer vermeyecek şekilde uygun duruma getirilmesi için ayrıntılı bir yasa değişikliği üzerinde çalışması istenmiştir.
Hükümet, Adalet Milli Komisyonundan ve Başsavcılıktan, Mahkemenin kararını yayınlamalarını ve böylece yargı organlarının ve savcılıkların Sözleşmenin ilgili maddesini ihlal oluşturan yeni durumlar yaratmaktan kaçınmaları istemiştir.
Söz konusu Komisyon İsveçin değişik yerlerinde polisi, savcılıkları ve mahkemeleri İnsan Hakları Avrupa Mahkemesinin kararı hakkında bilgilendirici toplantılar yapmıştır. Mahkemenin bu kararı ayrıca polislerin, savcıların ve yargıçların mesleki dergilerinde yayınlanmıştır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy