(AİHS m. 14, 1 Nolu Protokol, 4 Nolu Protokol, 6 Nolu Protokol, 7 Nolu Protokol)
Başvuru no: 9267/81
DAVANIN ESASI
I. Dava konusu olaylar
A. Bayan Mathieu-Mohin
11. Fransızca konuşan bir Belçika vatandaşı olan bayan Mathie-Mohin, halen Brükselde yaşamaktadır; fakat Komisyona başvuru yaptığı sırada Vilvoordeda oturmaktaydı. Vilvoorde, Brüksel seçim bölgesinde (electoral district) bir Flaman Bölgesi olan Halle-Vilvoorde ilçesinde (administrative district) kalan bir beldedir (bk. aşağıda parag 19, 21 ve 37-38).
Başvurucu, doğrudan genel seçimlerde (universal suffrage) Brüksel seçim bölgesinden, Parlamentonun iki Meclisinden biri olan Senato üyesi olarak seçilmiştir. Başvurucu, parlamento yeminini Fransızca yaptığı için, Flaman Konseyi üyesi olamamıştır (bk. yukarıda parag. 16, 27 ve 30). Öte yandan başvurucu, Fransız Topluluk Konseyi üyesi olmuş, fakat Valon (Walloon) Bölge Konseyi üyesi olamamıştır (bk. aşağıda parag. 27 ve 30).
Başvurucu 8 Aralık 1981 seçimlerinde yeniden seçilememiş, Ekim 1985 genel seçimlerinde aday olmamıştır.
B. Bay Clerfayt
12. Fransızca konuşan bir Belçika vatandaşı olan bay Clerfayt, Sint-Genesius-Rodeda oturmaktadır. Vilvoorde gibi bu belde de, Halle-Vilvoorde ilçesinde ve Brüksel seçim bölgesinde kalmaktadır. Başkent Brüksel çevresindeki diğer beş beldeyle birlikte buraya, çok sayıda Fransızca konuşan sakininin bulunması nedeniyle, Parlamento tarafından "özel statü" verilmiştir (bk. aşağıda parag. 37).
Bay Clerfayt, başlangıçtan beri, Brüksel Fransızca Konuşanların Demokratik Cephesi saflarında aktif olmuştur. Başvurucu 1968 yılından bu yana Brükselden, Parlamentonun Temsilciler Meclisine seçilmiştir. Başvurucu, Parlamentoda Fransızca yemin etmiştir; bu durum, kendisinin Flaman Konseyi üyesi olmasını engellemiştir. Öte yandan başvurucu, Fransız Topluluk Konseyi üyesi olmuş, fakat Valon Bölge Konseyi üyesi olamamıştır.
13. Bay Clerfayt, 28 Kasım 1983te Temsilciler Meclisi Başkanından, bölge planlaması, arazi politikaları, destek konutları ve kamu yararına zorunlu satış konularından sorumlu Flaman Hükümet üyesine (bk. aşağıda parag. 27), Sint-Genesius-Rodeda ve Brüksel seçim bölgesinin diğer yörelerinde ortaya çıkan bazı sorunlarla ilgili soru sormak için izin istemiştir. Başvurucunun izin talebi, ertesi gün kabuledilemez görülerek, reddedilmiştir. Başvurucu bu izni, 13 Aralıkta, Flaman Konseyi Başkanından istemiş, 15 Aralıkta aynı cevabı almıştır.
II. Anayasal ve yasal ardalan
14. Belçika Krallığı başlangıçta, 1831de, geniş özerkliğe sahip illere (province) ve beldelere (municipality) ayrılmış olmasına rağmen, üniter bir Devlet olarak görülmüş (1831 tarihli Anayasa, md. 1, 31 ve 108), fakat tedricen, federal bir örgütlenme tarzına doğru ilerlemiştir.
24 Aralık 1970 ve 17 Temmuz 1980 tarihli anayasal reformların başlıca kilometre taşlarını oluşturduğu bu değişim süreci, henüz tamamlanmamıştır. Bu değişim, merkezi milli kurumlar üzerindeki yansımalarının dışında, Bölgelerin ve Toplulukların kurulmalarıyla kendini göstermiştir; Halle-Vilvoorde ilçesinden seçilenlerin ve buradaki seçmenlerin durumu da etkilenmiştir.
A. Merkezi milli kurumlardaki gelişme
15. Ulusal düzeydeki yasama yetkisi, Kral ve Parlamento tarafından kullanılır; Parlamento, Temsilciler Meclisi ve Senatodan oluşur (Anayasa, md. 20). Temsilciler Meclisinin 212 üyesi, dört yıl için, katılmanın zorunlu olduğu doğrudan ve genel seçimlerde, gizli oyla, orantılı temsil esasına göre seçilir (Anayasa md. 47, 48, 49(1) ve 51); Senatonun 116 üyesi, dört yıl için, bir kısmı yine genel seçimle ve bir kısmı bölge konseyleri veya kendi üyeleri tarafından (co-opted) seçilir (Anayasa, md. 53-55).
Temsilciler Meclisinde her bir seçim bölgesi, ülke nüfusunun 212ye bölünerek elde edilen ulusal paydaya kendi nüfusu bölündüğünde, çıkan sayı kadar sandalyeye sahiptir; kalan sandalyeler, en fazla artık oya sahip temsil edilmeyen nüfusun bulunduğu bölgelere gitmektedir (md. 49(2)). Bir adayın bir sandalye kazanabilmesi için, yaklaşık 20,000 oy alması gerekir; kesin sayı, bir seçim çevresinden diğerine, biraz değişmektedir.
16. Anayasada belirtilen bazı kararlar alınırken, her Meclisin seçilmiş üyeleri, kişisel olarak konuştukları dil ne olursa olsun, yasada öngörülen şekilde, Fransızca konuşan gurup ve Felemenkçe konuşan gurup olmak üzere, iki guruba ayrılmaktadır (Anayasa md. 32/ek).
Temsilciler Meclisinde Fransızca konuşan gurupta, kural gereğince, Fransızca konuşan seçim çevrelerinden seçilen üyeler ile Verviers seçim çevresinden seçilen üyeler yer almaktadır; buna karşılık Felemenkçe konuşan gurupta sadece Felemenkçe konuşan seçim çevrelerinden seçilen üyeler yer almaktadır (bk. aşağıda parag. 19); Brüksel seçim bölgesinden seçilen üyeler ise, Parlamentoda Fransızca veya Felemenkçe olarak yaptıkları yemine göre, Fransızca veya Felemenkçe gurubuna girmektedirler (3 Temmuz 1971 tarihli Yasa, md 1(1)).
Senatodaki dil guruplarına da aynı kriterler uygulanır (aynı Yasa, md. 1(2)).
17. Dil gurupları, başka şeylerin yanında, şu kararların alınmasında rol oynarlar: bir yere özel bir statü vermek için o yeri idari şemadan çıkarma (Anayasa, md. 1/son); dil bölgelerinin sınırlarını düzeltme veya başka şekilde değiştirme (md. 3/ek); Topluluk Konseylerinin ve Hükümetlerinin kompozisyon ve görev şekillerini düzenleme (md. 59/ek ve (1) sonu); sözü edilen Konseylerin yetki kapsamını belirleme (md. 59/ek (2) sonu, 2.ek sonu ve 4. ek); bölge kurumlarının yetkilerini ve yetki alanlarını belirleme (md. 107 son bendi). Anayasa bu gibi durumlarda, "her iki Meclisteki her dil gurubunda oy çoğunluğu" aramaktadır; diğer şartlar ise şunlardır: "her guruptaki üyelerin çoğunluğu hazır bulunmalı" ve "iki dil gurubundaki evet oyların miktarı, toplam oy miktarının en az üçte ikisini bulmalı"dır.
Bu şartlara ilave olarak, bazen "alarm zili" denilen, Anayasanın 38 ek maddesinde öngörülen bir sistem bulunmaktadır. Buna göre:
"Bütçe Yasaları ile nitelikli çoğunluk gerektiren Yasalar dışında, bir yasa tasarısının müzakereye sunulmasından sonra ve açık oturumda yapılacak son oylamadan önce, bir dil gurubu üyelerinin dörtte üçünün imzasıyla, yasa tasarısındaki bazı hükümlerin Topluluklar arasındaki ilişkilere ağır zarar verebileceğini belirten gerekçeli bir önerge verilebilir.
Böyle bir durumda, Parlamentodaki işlemler ertelenir ve önerge Hükümete gönderilir; Hükümet bu önerge hakkında otuz gün içinde gerekçeli bir görüş sunar ve ilgili Meclisin ya bu görüş üzerinde veya muhtemelen değiştirilmiş olan Tasarı üzerinde oylama yapmasını talep eder.
Bu usul, bir dil gurubu üyeleri tarafından bir tasarı hakkında birden fazla kullanılamaz."
Bu hükümler öncelikle, Fransızca gibi, ülkede azınlık dili konuşanları korumak için getirilmiştir.
Öte yandan bir dil grubuna üyelik, parlamento görüşmeleri sırasında o dili kullanma yükümlülüğü yüklemez. Dahası, Anayasanın 32. maddesine göre Temsilciler Meclisi üyeleri ile Senato üyeleri, "sadece Parlamentoya seçildikleri il veya ilçe"yi değil, bir bütün olarak "ulusu temsil" ederler.
18. Hükümette "Başbakanın dışında", "Fransızca konuşan Bakan sayısı kadar, Felemenkçe konuşan Bakan bulunur" (Anayasa, md. 86 ek).
B. Bölgeler ve Topluluklar
1. Tanımlar
(a) Dil bölgeleri
19. Anayasa 3. maddesine 24 Aralık 1970 tarihinde eklenen hükümle Belçika, "Fransızca dil bölgesi, Felemenkçe dil bölgesi, iki dilli Başkent Brüksel bölgesi ve Almanca dil bölgesi, olmak üzere, dört dil bölgesi"ne ayrılmıştır. Her belde, "bu bölgelerden birine girer".
Birinci dil bölgesi Hainaut, Lüksembourg, Namur illerini, Liege ilinin Almanca dil bölgesi beldeleri dışında kalan kısmını ve Brabant ilindeki Nivelles ilçesini kapsar; ikinci bölgede, Antwerp, Batı Flanders, Doğu Flanders, Limbourg illeri ve ayrıca Vilvoorde ve Sint-Genesius-Rode beldelerinin bulunduğu Halle Vilvoorde (bk. yukarıda parag. 11 ve 12) ilçesi ile Brabant ilinin Louvain ilçesi yer alır; üçüncü bölgede Brüksel ve çevresindeki on sekiz belde yer alır; dördüncü bölgede, Verviersin yirmi beş beldesi yer alır (İdari konularda dillerin kullanılması hakkında Kanunların 3-6. maddeleri, bu kanunlar 18 Temmuz 1966da bütünleştirilmiştir; bundan sonra "1966 tarihli Bütünleştirme Kanunları" şeklinde geçecektir).
(b) Bölgeler
20. Dil bölgeleri, idari ve adli konularda olduğu gibi, eğitim alanında da kullanılacak diller hakkındaki yasaların uygulanacağı yerleri göstermeye yaramaktadır. Dil bölgelerinin kendi yetkileri veya kurumları yoktur. Bu nedenle, 24 Aralık 1970 tarihli anayasa değişikliğiyle kurulan ve bazen "siyasal" olarak nitelenen Bölgelerden farklıdır.
21. Anayasanın 107. maddesinin 1. fıkrasına göre, Belçikada "Valon Bölgesi, Flaman Bölgesi ve Brüksel Bölgesi olmak üzere, üç Bölge bulunmaktadır; bir "Alman Bölgesi" yoktur.
8 Ağustos 1980 tarihli Kurumsal Reform Hakkında Özel Yasa (bundan sonra "1980 tarihli Özel Yasa" diye geçecek), "geçiş dönemi için" ilk iki Bölgenin hudutlarını çizmektedir. Buna göre Flaman Bölgesi, tamamen Felemenkçe dil bölgesinde yer alan il ve ilçeleri içermektedir; Valon Bölgesi ise, Hainaut, Lüksembourg ve Namur illeri ve Nivelles ilçesinin yanında, Almanca dil bölgesi beldelerini hariç tutmadan, bütün bir Liege ilini kapsamaktadır (1980 tarihli Özel Yasa, md. 2)
Öte yandan 1980 tarihli Özel Yasa, Brüksel Bölgesinden söz etmemektedir. Bu Bölgenin sınırları, "geçici Toplulukları ve bölge kurumları kuran", 20 Temmuz 1979 tarihli bütünleştirme Yasanın 1. maddesinin son fıkrasında düzenlenmeye devam etmektedir. Bu sınırlar, "Başkent Brükselin idari sınırlarına" karşılık gelmektedir.
22. 1980 tarihli Özel Yasa, Anayasanın 59 ek ve 107. maddelerinde öngörülen özel çoğunluklarla (bk. yukarıda parag. 17) kabul edilmiştir; bu kanunda daha sonra yapılacak değişiklik için aynı şey gerekir. Bu yasa Senatodan 22 aleyhte ve 3 çekimser oya karşılık 137 oyla, Temsilciler Meclisinde 19 aleyhte 5 çekimser oya karşılık 156 oyla kabul edilmiştir.
(c) Topluluklar
23. Son olarak, 17 Temmuz 1980 değişiklik tarihli Anayasanın 3ter maddesinin 1. fıkrası, "Fransız Topluluğu, Flaman Topluluğu ve Almanca konuşanlar Topluluğu olmak üzere üç Topluluk" kurmuştur; bu toplulukların her birinin, Valon Topluluğu ve Flaman Topluluğu gibi, tüzel kişilikleri (legal personality) vardır (1980 tarihli Özel Yasa, md. 3).
2. Yetki alanları
(a) Bölgeler
24. 1980 tarihli Özel Yasanın 6(1). fıkrası, Anayasanın 107. maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması için çıkarılmış olup, Valon ve Flaman Bölgelerinin bölgesel planlama, çevre, kırsal alandaki yenileştirmeler ve doğal kaynaklar, konut sağlama, su politikası, ekonomi politikası, enerji politikası, ikinci derece idari makamlar (subordinate authorities), istihdam politikası ve araştırma ve uygulama konularındaki yetkilerini, uzun ve ayrıntılı bir şekilde düzenlemektedir.
Bu yasa, Brüksel Bölgesi için geçerli değildir; bu Bölge, bölgesel konularda veya yerel olarak görülebilecek konularda, ulusal Parlamentoya tabi olmaya devam etmektedir (9 Ağustos 1980 tarihli Kurumsal Reformlar Hakkında "genel" Yasa, md. 48 ile birlikte ele alınan 20 Temmuz 1979 tarihli "Bütünleştirme" Yasanın 2. maddesi).
(b) Topluluklar
25. Anayasanın 59 ek 2 ve 3. fıkraları, Fransız ve Flaman Topluluklarına, kültürel konularda, eğitim (bazı istisnalar dışında), Topluluklar arası işbirliği, uluslararası kültürel işbirliği gibi, ilgili kişilerin yetkili makamlarla yerel resmi dil dışında kendi dilleriyle yazışabilecekleri ("matieres "personnalisables") konularda ve dili kullanabilecekleri bazı alanlarda yetkiler vermektedir. 1980 tarihli Özel Yasanın 4. maddesi ve 5(1). fıkrası, kültürel konularda ve matieres personanalisables hakkında ayrıntılı hükümler içermektedir; matieres personanalisables, sağlık politikası, bireylere yardım, uygulamalı bilimsel araştırma ile ilgilidir. Bundan sonra daha da az sözü edilecek olan Almanca konuşan Topluluk, biraz daha az yetkiye sahiptir (Anayasa, md 59 ter 2-4 fıkralar).
3. Kurumlar
(a) Tanımlar
26. Anayasanın 107. maddesinin ikinci fıkrası, gerekli bölgesel organları kurma görevini Parlamentoya bırakmıştır.
Öte yandan Anayasanın 59 ek 1. fıkrası, Fransız Topluluğu ve Flaman Topluluğunun birer Konseyi ve birer Hükümeti (Executive) bulunmasını öngörmektedir. İkinci fıkraya göre bu Konseyler ve Hükümetler, "yasada gösterilen usul ve şartlarda, Valon Bölgesi ve Flaman Bölgesinin yetkilerini kullanabilirler".
27. Yasama organı bu bölgesel organları kurma yetkisini, sadece Flaman Bölgesi için kullanmıştır. "Flaman Konseyi" ve Flaman Hükümeti" olarak adlandırılan "Flaman Topluluğu Konseyi ve Hükümeti", 1980 tarihli Özel Yasanın 1(1). fıkrasına göre, sadece Anayasanın 59 ekinde sıralanan konularda değil, fakat aynı zamanda, Flaman Bölgesinde Anayasanın 107. maddesinde sıralanan konularda da yetkilidir.
Öte yandan, Topluluk konularında yetkili Fransız Topluluk Konseyi ve Hükümeti ile bölgesel konularda yetkili Valon Bölge Konseyi ve Hükümeti kurulmuştur (1980 tarihli Özel Yasa, md 1(2) ve (3)). 1980 tarihli Özel Yasanın 1. maddesinin 4. fıkrası, "Fransız Topluluk Konseyi ve Hükümeti"nin "Anayasanın 107. maddesinde belirtilen konularda bölgesel kurumların yetkisini" kullandığı gibi, bu iki Konseyi Valon Bölgesinde "birlikte karar verme"ye yetkili kılmıştır; fakat bu hüküm henüz uygulamaya geçmemiştir.
28. Brüksel Bölgesi, daha önce geçen 1979 tarihli Bütünleştirme Yasası tarafından düzenlenmeye devam etmektedir. Bu Bölgenin, Flaman Konseyi veya Valon Bölge Konseyi gibi bir yasama meclisi ve bu meclislerin seçtiği Hükümetler gibi bir Hükümeti bulunmamaktadır; bu Bölgenin sadece, kraliyet kararnamesiyle (royal decree) atanan bir "bakanlar komitesi" bulunmaktadır (md. 4)
Hükümete göre bu durum, "bir bekle ve gör durumu"dur. 1980 tarihli Özel Yasa haline gelecek olan yasa tasarı hakkında, 1980 yılında kendisinden görüş istenen Yüksek İdare Mahkemesinin (Conseil de dEtat) Yasama Bölümü, bu tasarının "ancak, Anayasanın 107. maddesinin Brüksel Bölgesi bakımından uygulanmasının ertelenmesi şartıyla anayasaya uygun olacağı, fakat iptal edilmemesi gerektiği, uygulamayı geciktirmenin makul bir süreyi aşmaması gerektiği" görüşünde olduğunu belirtmiştir.
29 Kasım 1985te, bir ay önce göreve başlayan Hükümet, Devlet Reformu Çalışma Merkezinin, "Brükselin sorunlarına özel bir özen göstereceği"ni açıklamıştır. Bu Çalışma Merkezi, 14 Mart 1983 tarihli bir kraliyet kararnamesiyle kurulmuş olup, parlamenterlerden ve üniversitede eski veya görevdeki anayasa hukuku öğretim üyelerinden meydana gelmektedir. Çalışma Merkezinin görevi, "Devlet reformunun sürdürülmesi, değiştirilmesi ve geliştirilmesi" esaslarını hazırlamaktır.
(b) Üyelik
(i) Konseyler
29. Anayasa sadece, 59 ek 1. fıkrasında (Fransız ve Flaman Toplulukları), 59ter 1. fıkrasının 2. bendinde (Almanca konuşan Topluluk) ve 107. maddesinin ikinci fıkrasında (Bölgeler), Konseylerin seçilmiş temsilcilerden meydana geleceğini belirtmektedir.
Üyelerin göreve nasıl geleceklerini belirlemek gerektiğinde, yasa, daimi bir sisteme dönüşümü kolaylaştırmak için, iki geçiş dönemi öngörmüştür. Komisyona başvurunun yapıldığı (5 Şubat 1981) birinci dönem, Parlamentonun her iki Meclisinin de tamamen yenilendiği 8 Kasım 1981de sona ermiştir; henüz sona ermemiş olan ikinci dönem, Anayasanın Senato ile ilgili 53 ve 54. maddelerinin değiştirileceği tarihte sona erecektir.
30. Birinci geçiş döneminde Flaman Konseyi, Meclisin Felemenkçe dil gurupları üyelerinden, Fransız Topluluk Konseyi de, Meclisin Fransızca dil gurupları üyelerinden oluşmuştur; Valon Bölge Konseyi ise aynı Fransızca dil gurupları üyelerinin, ya Hainaut, Liege, Lüksembourg ve Namur illerinden seçilmiş ve ya alternatif olarak, Brabanttan veya buna ek olarak, seçim günü Valon Bölgesinde ikametgahları varsa, Senato tarafından seçilmiş üyelerinden oluşmuştur. (1980 tarihli Özel Yasa, md. 28(1)).
31. Henüz sona ermeyen ikinci geçiş dönemi için:
- Flaman Konseyi, Temsilciler Meclisindeki ve Senatodaki seçmenler tarafından doğrudan seçilmiş olan, Felemenkçe konuşan gurup üyelerinden;
- Fransız Topluluk Konseyi, Temsilciler Meclisindeki ve Senatodaki aynı şekilde seçilmiş olan, Fransızca konuşan gurup üyelerinden; ve
- Valon Bölge Konseyi ise, Hainaut, Liege, Lüksembourg veya Namur illerinden veya Nivelles ilçesinden seçilmiş Senatörler veya Temsilciler olmaları şartıyla, her iki Meclisten, Fransızca konuşan gurup üyelerinden
oluşmuştur.
Bu hüküm, 1980 tarihli Özel Yasanın 29. maddesinde yer almakta ve başvurucuların şikayetleri özellikle bu hükme karşı yöneltilmiş bulunmaktadır (bk. aşağıda parag. 44). Bu madde, Anayasanın 59 ek ve 107. maddelerinin aradığı nitelikli çoğunlukla kabul edilmiştir. Senatoda 19 muhalefet, 4 çekimser oya karşılık 127 oy; Temsilciler Meclisinde 16 muhalefet, 2 çekimser oya karşılık 160 oy almıştır.
32. Daimi sistem yürürlüğe girdiğinde üç Konsey de, sadece doğrudan seçilmiş Senato üyelerinden meydana gelecektir; yani:
- Flaman Konseyi, Felemenkçe dil gurubu Senatörlerinden;
- Fransız Topluluk Konseyi, Fransızca dil gurubu Senatörlerinden; ve
- Valon Bölge Konseyi ise, Hainaut, Liege, Lüksembourg veya Namur illeri ile Nivelles ilçesinden seçilmiş olmaları koşuluyla, Fransızca dil gurubu Senatörlerinden (1980 tarihli Yasa, md. 24 ve 25).
33. 1980 tarihli Özel Yasanın 50. maddesinin ilk fıkrası, "Brüksel seçim bölgesindeki seçmenler tarafından seçilmiş olup, seçildikleri tarihte, bir seçim bölgesi olarak bugün de bir çok ilçenin içinde kaldığı Başkent Brükselin (bk. aşağıda parag. 38) iki dilli bölgesinde ikamet eden Flaman Konseyi üyeleri" için özel bir hüküm getirmiştir. Buna göre bu üyeler, Topluluk konularında diğer üyelerle eşit konumda oldukları halde, "Flaman Konseyinde, Flaman Bölgesinin görevine giren konularda oy kullanamazlar".
(ii) Hükümetler
34. Üç Hükümet de, Konseylerin kendi üyeleri arasından seçilir (1980 tarihli Özel Yasa, md. 59 ve 60). Flaman Hükümetinin dokuz üyesi, Fransız Topluluk Hükümetinin üç üyesi ve Valon Bölge Hükümetinin altı üyesi vardır; Flaman Hükümetinin ve Fransız Topluluk Hükümetinin en az birer üyesi "Başkent Brüksel iki dilli bölgesinden" seçilir (md. 63).
"Flaman Konseyinde, ne zaman Flaman Bölgesinin görev alanına giren bir konu görüşülecek olsa, Brüksel bölgesi seçmenleri tarafından seçilmiş olup, seçildikleri tarihte bir seçim bölgesi olarak bir çok ilçenin içinde kaldığı Başkent Brükselin iki dilli bölgesinde ikamet eden Flaman Konseyi üyeleri, danışman (advisory) sıfatıyla bulunur" (md. 76(1)).
35. Brüksel Bölgesi Bakanlar Komitesi (bk. yukarıda parag. 28), "Hükümette (Cabinet) görüşüldükten sonra kraliyet kararnamesiyle" atanan ve meclis tarafından seçilmeyen üç üyeden oluşur. Bu üyeler, biri Başkanlık yapan bir Bakan ve "biri Başkanın dil gurubundan farklı bir dil gurubundan olan" iki Devlet Bakanıdır (1979 tarihli bütünleştirilmiş Yasa, md. 4(1)).
(c) Yetkiler
36. Fransız ve Flaman Toplulukları, Valon ve Flaman Bölgeleri gibi, kararnameler (decree) çıkarma yetkisine sahip olup, bu yetki kendi kurumları tarafından ortaklaşa (jointly) kullanılır (Anayasa md 26 ek ve 59 ek 2, ek 3(2), 1980 tarihli Özel Yasa, md. 17 ve 18); buna ek olarak, Hükümetlerin düzenlemeler (regulation) yapma yetkileri de vardır (1980 tarihli Özel Yasa, md. 20). Hükümetler çalışmalarını, hangisi uygunsa, Fransızca veya Felemenkçe olarak tek dilde yürütürler; diğer dile çeviri yapılmaz.
Bir kararname, "kanun gücüne" (the force of law) sahiptir; "yürürlükteki bir kanun hükmünü kaldırabilir (abrogate), değiştirebilir (amend), yerine başka hüküm koyabilir (replace), bir hüküm ekleyebilir (supplement) (1980 tarihli Özel Yasa, md. 19(2)). Buna göre 1970 ve 1980 tarihli anayasal reformlar, kural koyma (rule-making) yetkisini, üç ayrı yasama organına paylaştırmıştır; bunlar, ulusal Parlamento, Topluluk Konseyleri ve Bölge Konseyleridir.
Bazı istisnalar dışında, Fransız Topluluk Konseyi kararnameleri Fransız dil bölgesinde, Topluluk konularındaki Flaman Konseyi kararnameleri Felemenkçe dil bölgesinde "ve ayrıca, faaliyetleri gereği münhasıran Topluluklardan birine ait görülen Başkent Brükselin iki dilli bölgesinde kurulmuş kurumlarda" uygulanır (Anayasa, md. 59 ek 4. fıkra); Valon Bölge Konseyinin kararnameleri Valon Bölgesinde ve bölgesel konularda Flaman Konseyinin kararnameleri Flaman Bölgesinde uygulanır (1980 tarihli Özel Yasa, md. 19(3)); Flaman Konseyi kararnamelerinde, "Anayasanın 59 ek veya 107. maddelerinde belirtilen konulardan birini", bir başka deyişle, Topluluk veya bölgesel konuları düzenleyip düzenlemediklerini belirtilir (1980 tarihli Özel Yasa, md. 19(1) ikinci bendi).
Anayasanın 107ter maddesi gereğince, "26. maddede sözü edilen yasalar (statutes), kararnameler (decrees) ve kurallar (rules) arasında ve farklı kararnameler veya kurallar arasında çatışmanın giderilme usulü, yasayla düzenlenir". Bu tür çatışmaları (conflict) çözmekle görevli, "Belçikanın bütünü için bir Uzlaştırma Mahkemesi (Court of Arbitration) kurulur"; bu mahkemenin üyelerinin seçimi, yetkisi ve yargılama usulü, kanunla düzenlenir (28 Haziran 1983 tarihli Yasa).
C. Halle-Vilvoorde ilçesinde ikamet eden seçmenlerin ve seçilmiş temsilcilerin özel durumu
37. Halle-Vilvoorde ilçesi (administrative district) 1983te kurulmuş olup, bugün, eski Brüksel ilçesinin iki dilli bölgelerinin dışında kalan, fakat "özel statülü altı çevre beldelerini" de kapsayan beldelerden meydana gelmektedir; bu beldelerden biri, Sint-Genesius-Rodedur (1966 tarihli Bütünleştirme Yasaları, md 3(2), 7 ve 23-31).
Halle-Vilvoorde, Felemenkçe dil bölgesi ve Flaman Bölgesi içinde kalmaktadır; bu nedenle Flaman Konseyi ve Hükümetinin yetki alanı içindedir; burası, Fransız Topluluk kurumlarına ve Valon Bölgesi kurumlarına tabi değildir (bk. yukarıda parag. 19, 21 ve 36). Bununla birlikte burada önemli ölçüde Fransızca konuşan azınlık bulunmaktadır; Hükümet tarafından da itiraz edilmeyen başvurucuların verdiği rakamlara göre, 1 Ocak 1982 tarihi itibarıyla 518,962 olan nüfusunun en az 100,000i, Fransızca konuşan azınlık mensubudur. Fransızca konuşan kişiler, altı "çevre beldesi"nde çoğunluk oluşturduklarını ve bu beldelerin Brüksel Bölgesine bağlanması konusundaki taleplerinin Belçika Devleti tarafından reddedilmesi nedeniyle, isteklerine aykırı davranıldığını iddia etmektedirler.
38. Belçikada seçim bölgeleri, genellikle ilçelere karşılık gelir (Seçim Kanunu, md. 87). Fakat bunun bir istisnası vardır. Başkent Brüksel ilçesi ile Halle-Vilvoorde ilçesi, parlamento ve yerel seçimlerde, Brüksel merkezi olarak, birlikte ve tek bir seçim bölgesi oluşturur (1966 tarihli bütünleştirme Yasası, md. 3(2), ikinci fıkra). Bu iki ilçede oylar birlikte sayılır ve bir ilçeden seçilen adayı diğer ilçeden seçilen adaydan ayırmak mümkün değildir. Başvurucular, Halle-Vilvoorde ilçesindeki Fransızca konuşan seçmenlerin sayıları ve yasal kotaları dikkate alındığında (bk. yukarıda, parag. 15 ve 37), bunların sadece kendi oylarıyla, Temsilciler Meclisine üç veya dört üye gönderebileceklerini ileri sürmüşlerdir.
8 Kasım 1981 tarihli genel seçimlerde, Brüksel seçim bölgesinde 999, 601 kayıtlı seçmen bulunuyordu; bunlar 34 Temsilciler Meclisi üyesi ve 17 Senatör seçmişlerdir (1 Aralık 1972 tarihli Kraliyet Kararnamesi ve 19 Temmuz 1973 tarihli Yasa).
39. Fransızca konuşan adayların, Halle-Vilvoordeda ikamet etsinler veya etmesinler, seçimlerde bu ilçeden aday olmalarını engelleyen bir şey yoktur; seçmenlerin de, Fransızca konuşsunlar veya konuşmasınlar, bu adaylara oy vermelerini engelleyen bir şey yoktur. Bu adaylar kişisel olarak hangi dilde konuşurlarsa konuşsunlar, seçildikleri taktirde parlamenter yeminini, isterlerse Fransızca, isterlerse Felemenkçe yapabilirler (bk. yukarıda parag. 16).
Seçilenler, başvurucular gibi Fransızca yemin ettikleri taktirde, Temsilciler Meclisinde veya Senatoda Fransızca dil gurubuna üye olmakta, bu durum kendilerinin, Halle-Vilvoorde ilçesiyle ilgili bir yetkisi bulunmayan Fransız Topluluk Konseyinde yer almalarını sağlamaktadır; fakat seçilenler, Topluluk veya bölgesel yetkilerini kullanırken, ne Flaman Konseyine ve ne de Valon Bölge Konseyinde yer alabilmektedirler (bk. yukarıda parag. 30-32 ve 36).
Bunun karşısında, seçilenler Felemenkçe yemin ettikleri taktirde, Felemenkçe dil gurubu üyesi olmakta ve böylece Flaman Konseyinde yer almakta, fakat Fransız Topluluk Konseyinde veya Valon Bölge Konseyinde yer alamamaktadırlar (bk. yukarıda parag. 30-32); böylece, Anayasanın nitelikli çoğunluk aradığı konularda, Fransız dil grubunda oy verme hakkını kaybederler (bk. yukarıda parag. 17).
Aynı şekilde, Halle-Vilvoordedaki Fransızca konuşan seçmenler, Flaman Konseyinde, Felemenkçe yemin etmiş parlamenterlerden başka üyeler tarafından temsil edilemezler.
Adaylar, dahil olacakları dil gurubunu önceden açıklamak zorunda değildirler; genellikle de açıklamazlar.
KOMİSYONDAKİ YARGILAMA
40. Komisyona başvuru, 5 Şubat 1981de yapılmış ve dosya no. 9267/81 olarak 12 Şubat 1981de kaydedilmiştir. Başvuru başlangıçta, Belçika Senatosunun sekiz üyesi ve Belçika Temsilciler Meclisinin yedi üyesi tarafından yapılmıştır; başvurucular bayan Mathie-Mohin ve bay Clerfayt dışında hepsi, Brükselde oturmaktadır.
Başvuruyu imzalayanlar, 1980 tarihli Özel Yasanın bir çok hükmüne ve özellikle, Topluluk ve bölge Konseyleri ile Hükümetlerine atanma yöntemini düzenleyen hükümlere itiraz etmişlerdir; başvurucular ayrıca, Brüksel Bölgesine, Valon ve Flaman Bölgelerindeki kurumlara benzer kurumlar getirmeyen Parlamentoyu da eleştirmişlerdir. Başvurucular, tek başına veya Sözleşmenin 14. maddesiyle birlikte, Birinci Protokolün 1 ve 3. maddelerine dayanmışlardır.
41. Komisyon, 12 Temmuz 1983 tarihinde kabuledilebilirlik konusunda karar vermiştir.
Komisyon, Birinci Protokolün 1. maddesiyle ilgili şikayeti, Sözleşme hükümleriyle konu bakımından bağdaşmaz (incompatible ratione materiae) bularak; Brüksel Bölgesine özgü kurumların bulunmamasıyla ilgili olan şikayeti ve Başkent Brükselde ikamet eden Felemenkçe konuşan seçilmiş temsilcilerin Flaman Konseyindeki görüşmelerde girişimde bulunma hakkına sahip danışman sıfatıyla bulunduğu halde, aynı şeyin Fransızca konuşan temsilciler bakımından geçerli olmadığına (bk. yukarıda parag. 33, 1980 tarihli Yasa, md. 50(1)) dair şikayeti temelsiz bularak reddetmiştir.
Öte yandan Komisyon bu başvuruyu, bayan Mathie-Mohin ve bay Clerfaytın, Halle-Vilvoorde ilçesindeki beldelerde yaşayan seçmenler olarak, Halle-Vilvoordeun kapsamına girdiği bölge meclisine Fransızca konuşan temsilciler seçememelerine rağmen, Felemenkçe konuşan seçmenlerin seçebilmeleri; seçilmiş temsilciler olarak, kendilerinin bu mecliste yer alamamalarına rağmen, ayrıntılardaki farklılıklarla birlikte, Felemenkçe konuşan seçilmiş temsilcilerin yer alabilmesi konusundaki şikayetler bakımından kabuledilebilir bulmuştur.
42. Komisyon, 15 Martı 1985 tarihli raporunda:
- bire karşı on oyla, başvurucuların seçmenlik nitelikleri bakımından, tek başına ele alınan Birinci Protokolün 3. maddesinin şartlarına uygunluk bulunmadığına;
- Olayı bir de, Sözleşmenin 14. maddesi bakımından veya başvurucuların seçilmiş temsilciler olarak Sözleşmenin veya Birinci Protokolün ihlal edilip edilmediği sorunu bakımından incelemenin gerekli olmadığı
görüşünü bildirmiştir.
(Dava, süresi içinde Mahkemenin önüne getirilmiştir.)
KARAR GEREKÇESİ
I. Tek başına ele alınan Birinci Protokolün 3. maddesinin ihlali iddiası
44. Başvurucular, bir süredir Flaman Konseyi üyeliğini düzenleyen 1980 tarihli Özel Yasanın 29(1). fıkrası hakkında (bk. yukarıda parag. 31) iki yönden şikayette bulunmuşlardır. Başvurucular ilk olarak, uygulamada bu hükmün, Flaman Bölgesinde olduğu halde iki dilli Brüksel ilçesiyle birlikte tek bir seçim bölgesi oluşturan Halle-Vilvoorde ilçesindeki (bk. yukarıda parag. 37-38) Fransızca konuşan seçmenlere, Flaman Konseyine Fransızca konuşan temsilciler seçme imkanı vermediğini, oysa Felemenkçe konuşan seçmenlerin Felemenkçe konuşan temsilcileri seçebildiklerini (bk. yukarıda parag. 39/4) iddia etmişlerdir. Başvurucular, ikinci olarak bu hükmün, bu seçim bölgesinden seçilen ve Halle-Vilvoorde ilçesinin her hangi bir beldesinde ikamet eden bir parlamenterin, Temsilciler Meclisinde veya Senatoda Fransızca dil gurubuna dahil olması halinde, Flaman Konseyinde yer almasını önlediğini, ama Felemenkçe dil gurubuna dahil ve aynı beldelerden birinde ikamet eden seçilmiş temsilcilerin (bk. yukarıda parag. 39), bu engelle karşılaşmadığını iddia etmiştir.
Başvurucular bayan Mathie-Mohin ve bay Clerfayta göre bu durum, Birinci Protokolün 3. maddesini ihlal etmektedir. Bu madde şöyledir:
"Sözleşmeci Taraf Devletler yasama organının seçimi için, halkın kendi düşüncelerini serbestçe ifade etmesinin güvence altına alındığı koşullarda, makul aralıklarla ve gizli oyla, serbest seçimler yapmayı taahhüt eder."
45. Komisyon, başvurucunun iddiasını esas itibarıyla kabul etmiştir. Hükümet bu iddiayı reddetmiştir. Hükümet, Halle-Vilvoorde ilçesinde ikamet edip Brüksel seçim bölgesinden seçilen Fransızca konuşan bir temsilcinin, Parlamentoda Felemenkçe yemin etmesi halinde, Flaman Konseyinde yer alacağını (bk. yukarıda parag. 14, 21, 24, 28 ve 29) ve burada seçmenlerini temsil edeceğini belirtmiştir.
A. Birinci Protokolün 3. maddesinin yorumu
46. Mahkemeden, Birinci Protokolün 3. maddesine göre yapılan şikayetlerle ilgili ilk kez bir karar vermesi istendiğinden, Mahkeme bu maddeye mevcut dava bağlamında verdiği anlamı açıklamayı gerekli görmektedir.
47. Sözleşmenin Başlangıçına göre, temel insan hakları ve özgürlükleri en iyi şekilde, "etkili bir siyasal demokrasi" tarafından korunabilir. Birinci Protokolün 3. maddesi, demokrasinin karakteristik bir prensibini içerdiğinden, bu madde Sözleşme sisteminde birincil bir öneme sahiptir.
48. Sözleşmede ve 1, 4, 6 ve 7. Protokollerdeki maddi hükümlerin hemen hepsinde, "Herkes ... hakkına sahiptir" veya "Hiç kimse" gibi terimler kullanılmış iken, Birinci Protokolün 3. maddesinde, "Sözleşmeci Taraf Devletler ... taahhüt eder" şeklinde bir ifade kullanılmaktadır. Bazen bu ifadeden, Birinci Protokolün 3. maddesinin bireylere, Sözleşmeci Tarafların egemenlik yetkisi içinde bulunan "herkes için doğrudan güvence altına alınan" haklar ve özgürlükler tanımadığı (bk. 18.01.1978 tarihli İrlanda -- Birleşik Krallık kararı, parag. 239), fakat sadece Devletler arasında yükümlülüklere yol açtığı sonucu çıkarsanmıştır.
Durum böyle olsaydı, bayan Mathie-Mohin ve bay Clerfaytın Komisyona yaptığı başvurular kabuledilebilir bulunmayacaktı; çünkü, Sözleşmenin 25. maddesine göre, sadece hakları ve özgürlüklerinin ihlalinden dolayı mağdur olduğunu iddia eden bir kimse, Komisyona başvurma hakkına sahiptir.
49. Böylesi dar bir yorum, derinlemesine incelenme yapmayı gerektirmez. Birinci Protokolün Başlangıcına göre bu Protokol, "Sözleşmenin Birinci Bölümünde bulunanların yanında, başka bazı hak ve özgürlüklerin birlikte yerine getirilmesini" güvence altına almaktadır; ayrıca bu Protokolün 5. maddesi şöyle demektedir: "Sözleşmeci Taraflar bu Protokolün 1, 2, 3 ve 4. maddelerini, Sözleşmeye ilave maddeler olarak kabul ederler"; Sözleşmenin 25. maddesi de dahil, Sözleşmenin bütün hükümleri "buna göre uygulanır". Dahası, Dördüncü Protokolün Başlangıcı, diğerlerinin yanında, Birinci Protokolün "1-3. maddeleri"nde korunan "haklar ve özgürlükler"den söz etmektedir.
Birinci Protokolün hazırlık çalışmalarında da, bu Protokolün 3. maddesi bakımından bireysel başvuru hakkının kullanılmasını hariç tutma niyeti bulunduğu görülmemektedir; Mahkemenin yargı yetkisinden çıkarma fikri uzun bir süre tartışılmış, ancak sonunda terk edilmiştir. Ayrıca hazırlık çalışmalarında sık sık, "siyasal özgürlük", "siyasal haklar", "bireylerin siyasal hakları ve özgürlükleri", "serbest seçim hakkı" ve "seçim hakkı" gibi terimler kullanılmıştır.
50. Buna göre, Birinci Protokolün 3. maddesinin Devletler arası taahhüt rengindeki ifade tarzı, Sözleşmede ve Protokollerde yer alan diğer maddi hükümlerden esaslı bir fark bulunduğunu göstermemekte, Mahkeme önünü çıkanlar da bu noktada hemfikir bulunmaktadırlar. Bu tür bir ifade tarzının nedeni daha çok, üstlenilen taahhüde daha büyük bir bağlılık kazandırma isteği ile söz konusu alandaki başlıca yükümlülüğün, kişisel ve siyasal hakların çoğunluğunda olduğu gibi çekinme (abstention) veya müdahale etmeme (non-interference) değil, fakat Devletin demokratik seçimler "yapmak" için, pozitif tedbirler alma şeklinde olmasıdır.
51. Birinci Protokolün 3. maddesinde yer alan hakkın niteliği konusunda, Komisyonun görüşünde bir gelişme olmuştur. Komisyon, serbest seçimler yapılmasında "kurumsal" hak düşüncesinden (bk. 18 Eylül 1961 tarihli, X - Belçika kabuledilebilirlik kararı, başvuru no. 1028/61, Yearbook of the Convention, c. 4, s. 338), "genel seçimler" (universal suffrage) kavramına (bk. 6 Ekim 1967 tarihli, X. - Federal Almanya Cumhuriyeti kabuledilebilirlik kararı, başvuru no. 2728/66, Yearbook of the Convention, c. 10, s. 338), ve sonra sonuç olarak, yasama organı seçimlerinde "seçme" ve "seçimlerde aday olma" şeklinde, sübjektif katılım hakları kavramına (bk. özellikle, W, X, Y, Z - Belçika kabuledilebilirlik kararı, başvuru no. 6745-6746/76, Yearbook of the Convention, c. 18, s. 244) geçmiştir. Mahkeme, bu son kavramı benimsemiştir.
52. Söz konusu haklar mutlak değildir. Birinci Protokolün 3. maddesi, bu hakları açık terimlerle düzenlemeksizin, sadece tanımamakla yetindiğinden, zımni sınırlamalara yer bırakılmıştır (bk. ayrıntılardaki farklılıklarla birlikte, 21.02.1975 tarihli Golder kararı, parag. 38). Sözleşmeci Devletler kendi iç hukuk düzenlerinde, seçme ve seçimlerde aday olma hakkını, Birinci Protokolün 3. maddesiyle kural olarak engellenmemiş şartlara tabi tutabilirler (Collected Edition of the "Travaux Preparatoires", c. III, s. 264, ve c. IV, s. 24). Sözleşmeci Devletler, bu konuda geniş bir takdir alanına sahiptirler; fakat Sözleşmenin gereklerine uygunluk bakımından nihai kararı vermek, Mahkemeye düşen bir görevdir. Mahkeme, getirilen şartların, söz konusu hakların özünü zedeleyecek şekilde ve ölçüde kısıtlamadığına ve hakları etkililikten yoksun bırakmadığına kanaat getirmelidir; bu şartlar, meşru bir amaç izlemelidir ve kullanılan araçlar orantısız olmamalıdır (bk. diğerler kararlar arasında ve ayrıntılardaki farklılıklarla birlikte, 08.07.1978 tarihli Lithgow ve Diğerleri kararı, parag. 194). Ayrıca bu şartlar, "yasama organının seçiminde halkın kendi düşüncelerini serbestçe ifade etmesini" engellememelidir.
53. Birinci Protokolün 3. maddesi, sadece "yasama organı" seçimlerine veya bu organın iki meclisi varsa, en azından bir meclisin seçime uygulanır ("Travaux Preparatoires, c. VIII, s. 46, 50, 52). Ancak yasama organı, mutlaka ulusal parlamento anlamına gelmez; bu kelimenin, söz konusu Devletin anayasal yapısı ışığında yorumlanması gerekir.
Mahkeme ilk olarak, 1980 yılında yapılan reformun, Temsilciler Meclisi ve Senatoya ek olarak, Fransız Topluluk Konseyi ve Valon Bölge Konseyi ile birlikte Flaman Konseyini, Belçika "yasama organı"nın kurucu unsuru haline getiren yeterli gücü ve yetkiyi verdiğini (bk. yukarıda parag. 24-25, 27 ve 37) kaydeder. Mahkeme önüne çıkan taraflar, bu noktada hemfikirdiler.
54. Birinci Protokolün 3. maddesi, "yasama organı"nı oluşturma yöntemi konusunda, sadece "halkın kendi düşüncelerini serbestçe ifade etmesinin güvence altına alındığı koşullarda", "makul aralıklarla" ve "gizli oyla", "serbest" seçimleri öngörmektedir. Bunun dışında, orantılı temsil sistemi veya tek ya da iki dereceli çoğunluk sistemi gibi, "belirli bir seçim sistemini yürürlüğe koyma yükümlülüğü" getirmemiştir ("Travaux Preparatoires", c. VII, s. 130, 202 ve 210 ve c. VIII, s. 14).
Sözleşmeci Devletlerin bu konudaki mevzuatlarının yere ve zamana göre değiştiğini dikkate alan Mahkeme, burada da Sözleşmeci Devletlerin geniş bir takdir alanına sahip olduğunu görmektedir.
Seçim sistemleri, bir yandan, halkın görüşlerini güvenilir ve adilane bir şekilde yansıtmak, öte yandan, yeterince açık ve sağlam bir siyasal iradenin ortaya çıkmasını sağlayacak surette günün fikirlerine kanal açmak gibi, bazen birbirleriyle pek zor uyuşan hedefleri gerçekleştirmeye çalışırlar. Bu çerçevede, "yasama organının seçiminde halkın kendi düşüncelerini serbestçe ifade etmesinin güvence altına alındığı koşullarda" deyimi, Sözleşmenin 10. maddesinde korunan ifade özgürlüğünden ayrı olarak, esas itibarıyla, bütün vatandaşların seçme ve seçilme haklarını kullanırken eşit muamele görme ilkesini ima etmektedir.
Ancak buradan, seçimlerin sonucu bakımından bütün oyların eşit ağırlıkta olması gerektiği veya bütün adayların kazanmak için eşit şanslarının bulunması gerektiği sonucu çıkarılamaz. Aslında hiçbir seçim sistemi, "artık oyları" tamamen ortadan kaldıramaz.
Birinci Protokolün 3. maddesi bakımından bir seçim sistemi, ilgili ülkenin siyasal evriminin ışığında değerlendirilmelidir; tercih edilen sistem, en azından "yasama organının seçiminde halkın kendi görüşlerini serbestçe ifade etmesini" güvence altına alan koşulları sağladığı sürece, bir sistem bağlamında kabul edilemeyecek özellikler, diğer sistem bağlamında haklı görülebilir.
B. Birinci Protokolün 3. maddesinin mevcut davaya uygulanması
55. Mahkeme, başvurucuların şikayetlerini, yukarıdaki şekilde yorumlanmış olan Birinci Protokolün 3. maddesine göre incelemelidir.
56. Hükümet, Halle-Vilvoorde ilçesindeki Fransızca konuşan seçmenleri, kendileri gibi Fransızca konuşan, fakat parlamento yeminini Felemenkçe yapmak isteyen bir adaya bilerek oy vermelerini engelleyen hiçbir şey olmadığına işaret etmiştir. Bu aday seçildiğinde, kural gereği, Flaman Meclisinde yer alacak ve seçmenlerini temsil edecektir.
Bu savunma belirleyici değildir. Tabi ki seçmenler, sadece dilleri ve kültürleriyle tanımlanmazlar; siyasal, ekonomik, sosyal, dinsel ve felsefi kanaatler de onların oylarını etkiler. Ancak dilsel tercihler, Belçika gibi bir ülkede, özellikle Brükselin çevre beldeleri gibi, sakinleri "duyarlı" olan bir alanda, vatandaşların oyunu etkileyen başlıca faktördür. Parlamentoda Felemenkçe yemin eden seçilmiş bir temsilci, Temsilciler Meclisinde veya Senatoda Fransızca dil gurubuna dahil olmayacaktır; bu guruplar, Felemenkçe dil gurupları gibi, Anayasanın nitelikli çoğunluk gerektirdiği alanlarda önemli rol oynamaktadırlar (bk. yukarıda parag. 17).
57. Bununla birlikte 1980 tarihli Özel Yasa, Belçika Devletini, bölgesellik (territoriality) prensibine dayanan genel bir kurumsal sistem içine sokmuştur. Bu sistem, idari ve siyasi kurumları ve erklerin dağılımını kapsamaktadır. Henüz tamamlanmamış olan reform, karmaşık bir fren ve karşı ağırlık (checks and balance) sistemi vasıtasıyla, Kraliyetin çeşitli bölgesel ve kültürel toplulukları arasında bir denge (equilibrium) kurmayı tasarlamıştır. Bundan amaç, daha istikrarlı ve ademi merkeziyetçi örgütsel yapılar kurmak suretiyle, ülkedeki dil konusundaki münakaşaların patlamasını önlemektir. Kendisi meşru olan bu niyet, demokratik ulusal Parlamentodaki tartışmalarla ortaya çıkmış ve büyük çoğunluk tarafından desteklenmiş, 29. maddeyi de içeren Özel Yasanın çıkmasıyla gerçekleşmiştir (bk. yukarıda parag. 22 ve 31).
Söz konusu seçim sistemi incelenirken, sistemin genel bağlamı unutulmamalıdır. Yansıttığı niyetler ve Belçika parlamenter sistemi için davalı Devletin, ki sistem henüz tamamlanmadığı ve geçici olduğu için, daha da geniş olan takdir alanı göz önünde tutulacak olursa, sistem gayri makul gelmemektedir. Sistemin dilsel azınlıklar bakımından sonuçlarından biri, bu azınlıkların kendi bölgelerinin dilini kullanabilen ve kullanmak isteyen adaylara oy vermek zorunda olmalarıdır. Benzer bir gereklilik, bir çok Devletin seçimle ilgili düzenlemelerinde görülür. Tecrübeler böyle bir durumun, azınlıkların menfaatlerini mutlaka tehdit etmeyeceğini göstermektedir. Bu tespit, siyasi ve hukuki düzenin, örneğin nitelikli çoğunluk aramak suretiyle, uygunsuz veya keyfi değişikliklere karşı güvenceler sağlaması halinde (bk. yukarıda parag 17), bölgesellik sistemine imtiyazlar (concession) tanıyan bir sistem bakımından özellikle geçerlidir.
Halle-Vilvoorde ilçesindeki Fransızca konuşan seçmenler, Felemenkçe konuşan seçmenlerle aynı yasal düzeyde oy kullanma ve seçimlerde aday olma hakkından yararlanmaktadırlar. Bu seçmenler sırf, parlamento yeminini Fransızca yapacak ve dolayısıyla Temsilciler Meclisinde veya Senatoda Fransızca dil gurubuna dahil olacak ve sonra Fransız Topluluk Konseyinde yer alacak adaylara veya Felemenkçe yemin ederek Temsilciler Meclisinde veya Senatoda Felemenk dil gurubuna dahil olup Flaman Konseyinde yer alacak adaylara oy vermek zorunda olmaları nedeniyle, bu haklardan yoksun kalmış olmazlar. Bu, "yasama organının seçiminde halkın kendi görüşünü serbestçe ifade etmesine" aykırı düşen orantısız bir kısıtlama değildir (bk. yukarıda parag. 51, 52 ve 53/son).
Buna göre Mahkeme, Birinci Protokolün 3. maddesinin ihlal edilmediği sonucuna varmaktadır.
II. Birinci Protokolün 3. maddesiyle birlikte ele alınan Sözleşmenin 14. maddesinin ihlali iddiası
58. Bayan Mathieu-Mohin ve bay Clerfayt ayrıca, kendileri gibi Halle-Vilvoorde ilçesinde ikamet eden seçilmiş temsilcilerin, Felemenkçe konuşan seçmenlerle karşılaştırıldığında, farklı muameleden dolayı mağdur olduklarını iddia etmişlerdir. Başvuruculara göre, "asimilasyon politikası"nın ve "yeniden Flaman fetih" politikasının bir sonucu olan bu farklı muamele, dile ve ulusal bir azınlığa mensup olmaya dayanan bir ayrımcılık olup, Birinci Protokolün 3. maddesiyle birlikte ele alınan Sözleşmenin 14. maddesine aykırıdır.
59. Yukarıda özetlenen iddialar, başvurucuların, tek başına ele alınan Birinci Protokolün 3. maddesi bakımından yaptıkları şikayetle aynıdır. Buna göre Mahkeme, sadece yukarıda reddettiği iddialarla ilgili gerekçelere gönderme yapmakla yetinecektir (bk. yukarıda parag. 57). O gerekçeler, başvuruculara zarar veren bir "ayrımcılık" bulunmadığını ortaya koymaktadır.
O halde, Sözleşmenin 14. maddesi ihlal edilmemiştir.
Bu Gerekçelerle Mahkeme,
1. Beşe karşı on üç oyla, tek başına ele alınan Birinci Protokolün 3. maddesinin ihlal edilmediğine;
2. Dörde karşı on dört oyla, Birinci Protokolün 3. maddesiyle birlikte ele alınan Sözleşmenin 14. maddesinin ihlal edilmediğine
Karar Vermiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy