(AİHS m. 6, 54)
Karar Tarihi: 27.11.1987
Başvuru no: 9976/82
DAVANIN ESASI
8. 1955 doğumlu bir Tunus vatandaşı olan başvurucu, Komisyona başvuru yaptığı sırada Brükselde yaşamaktadır.
9. 5 Şubat 1981de, Termondedeki soruşturma yargıcı, başvurucuya birkaç ağır hırsızlık suçunun isnad edildiği bir tutuklama müzekkeresi çıkarmıştır.
Bu tutuklama kararı, 7 Nisan 1981de, Termonde Ceza Mahkemesinin tek yargıçlı bir Dairesindeki (chambre du conseil) yargıç bay De Neve tarafından teyid edilmiştir (confirmed). Bu mahkeme, başvurucu Ben Yaacoubun tutukluluğunu 28 Nisanda, 26 Mayısta ve 12 Haziranda uzatmıştır. Son uzatma kararı, savcılığın talebi doğrultusunda, fakat soruşturma yargıcının aleyhteki görüşüne rağmen vermiştir. Bu mahkeme 23 Haziranda, başvurucuyu diğer üç şerik sanıkla birlikte, Ceza Mahkemesinde yargılanmak üzere davaya sevk etmiştir (commit for trial) (Ceza Usul Kanunu madde 130). Ben Yaacouba isnad edilen suçlar, kural olarak ağır ceza mahkemesinin (assize court) görevine girdiği halde (Ceza Kanunu md. 471), chambre du conceil, başvurucunun daha önce mahkumiyeti olmaması gibi hafifletici nedenler bulunduğu gerekçesiyle, sanıkları daha hafif suçlara bakmakla görevli mahkemeye sevk etmiştir (4 Ekim 1867 tarihli Yasanın hafifletici şartlarla ilgili 2. maddesi).
10. Yargıç De Nevenin başkanlık ettiği Termonde Ceza Mahkemesi 20 Temmuz 1981de, cebir veya tehditle soygunda bulunmak suçundan sanığı üç yıl hapis cezasına mahkum etmiştir.
Başvurucu bu karara karşı üst başvuruda bulunmuş, fakat Ghent Üst Mahkemesi üst başvuruyu 12 Kasımda reddedilmiştir. Üst Mahkeme, yargıç De Nevenin ard arda, chambre du conseil Başkanının ve Ceza Mahkemesi Başkanının yetkilerini kullanmış olmasının, Belçika hukukuna veya Sözleşmenin 6(1). fıkrasına aykırı olmadığı sonucuna varmıştır.
Ben Yaacoub, daha sonra Temyiz Mahkemesine (2. Daire) başvurmuştur. Temyiz başvurusu 19 Ocak 1982de reddedilmiştir. Temyiz Mahkemesi, Sözleşmenin 6(1). fıkrasına ve ayrıca "mahkemelerin bağımsızlık ve tarafsızlığına dair genel hukuk ilkesine" dayanan temyiz sebebi konusundaki kararına şu gerekçeyi göstermiştir:
" ... chambre du conseilde sanığın tutuklanmasına ve Ceza Mahkemesinde yargılanması için davaya sevkine karar veren bir yargıcın, daha sonra bu Mahkemenin Başkanı veya üyesi olarak sanığın yargılanmasında yer almasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur;
... dava dosyasından, sanığın Ceza Mahkemesinde duruşma başlamadan önce veya davanın görülmesi sırasında, yukarıda adı geçen yargıcı her hangi bir sebeple reddettiği anlaşılmamaktadır; ... sırf bu temyiz dilekçesinde belirtilen olaylardan, temyizde bulunan sanığın, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından adil olarak yargılanma hakkına saygı gösterilmediği sonucu çıkarsanamaz ..." (Pasicrisie belge, 1982, I, s. 613-614).
11. Başvurucu, bu yargısal karışıklığın bir sonucu olarak, Belçikadan sınırdışı edilmiştir; kendisi halen Cenevrede yaşamaktadır.
KOMİSYONDAKİ YARGILAMA
12. 30 Haziran 1982 tarihinde Komisyona başvuran Ben Yaacoub, Sözleşmenin 6(1). fıkrası anlamında "tarafsız bir yargı yeri" tarafından yargılanmadığından şikayetçi olmuştur. Başvurucuya göre ihlal, aynı yargıcın, yani yargıç De Nevenin, chambre du conseilde kendisinin tutuklanmasına ve davaya sevk edilmesine karar verdikten sonra, kendisini mahkum eden ilk derece mahkemesine başkanlık yapmış olmasından doğmaktadır.
13. Komisyon 4 Mayıs 1983te, başvuruyu kabuledilebilir bulmuştur. Komisyon 7 Mayıs 1985 tarihli raporunda, dörde karşı altı oyla, Sözleşmenin 6(1). fıkrasının ihlal edildiği sonucuna varmıştır.
(Dava, süresi içinde Mahkemenin önüne getirilmiştir.)
KARAR GEREKÇESİ
14. Hükümet ve başvurucu aşağıdaki dostane çözüme (bk. yukarıda parag. 6) ulaşmışlardır:
"...
1. Belçika Hükümeti, 30 Ağustos 1982 tarihinden geçerli olmak üzere, Ben Yaacoub hakkındaki sınırdışı etme kararını kaldırmayı taahhüt etmektedir.
2. Bu tarihten önce, başvurucunun Belçikaya girmesini sağlayacak olan bir seyahat tezkeresi (safe-conduct) talebi, geçerli sebeplere dayanması ve gerekli belgelerle desteklenmesi koşuluyla, incelenecektir.
3. Hükümet, başvurucunun zararlarına karşılık 100,000 Belçika Frangı ödeyecektir.
4. Temyiz başvurusu ve Sözleşme organları önündeki yargılama için ücretler ve masraflara karşılık olarak 200,000 Belçika Frangı ödeyecektir.
..."
Hükümet Mahkemeden, Ben Yaacoub ile varılan bu anlaşmayı, Mahkeme İçtüzüğünün 48(2). fıkrası gereğince onaylamasını talep etmiştir. İlgili hüküm şöyledir:
"Mahkeme, bir dostane çözümden haberdar edildiğinde ..., gerekli gördüğü taktirde ... Komisyon temsilcisine de danışarak ..., davanın düşmesine karar verir."
Komisyon temsilcisinden görüş istenmiş ve kendisi bir itirazda bulunmamıştır (bk. yukarıda parag. 6).
15. Mahkeme, Hükümet ile başvurucu arasında bir çözüme varıldığına ve başvurucunun bu çözümü kendisinin menfaatlerine uygun gördüğüne dair resmi notunu almaktadır. Bununla birlikte Mahkeme, Sözleşmenin 19. maddesinden doğan sorumluluklarını göz önünde tutarak, kamu düzeni (public order) bakımından bir sebebin gerektirmesi halinde, davaya devam edeceğine karar verir.
Bu bağlamda, Belçika Temyiz Mahkemesinin, Ben Yaacoub davasındaki 19 Ocak 1982 tarihli kararıyla (bk. yukarıda parag. 10) ilgili içtihadını yakın bir tarihte değiştirdiği kaydedilmelidir. Temyiz Mahkemesi, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesinin 1 Ekim 1982 tarihli Piersack ve 26 Ekim 1984 tarihli De Cubber kararlarını zikreden Başsavcılığın yazılarına uygun olarak, 29 Mayıs 1985te şu kararı vermiştir:
"... Verdiği karar Liege Üst Mahkemesi tarafından kısmen onaylanan Ceza Mahkemesine, daha önce sanığı davaya sevk eden chambre du conseilde Başkan olarak olayı ele almış yargıç Michaelis başkanlık yapmıştır;
... bu durum sanığın zihninde, bu şekilde oluşan Ceza Mahkemesinin, bu davada tarafsız hüküm verebilmesi konusunda haklı bir kuşku uyandırır; ... bu durum, kararın bozulmasını gerektirmiştir;
... daha sonraki usul hakkında karar veren chambre du conseil Başkanlığı görevi ile aynı olayda Ceza Mahkemesi üyeliği görevinin bağdaşmadığını ileri süren Üst Mahkeme Başsavcılığının iddiasının Üst Mahkeme tarafından reddedilmesi, yine kararın bozulmasını gerektirmiştir;
... bu nedenle, Sözleşmenin 6(1). fıkrasına dayanan iddia, yerinde bir iddiadır ..."
(Claude ve Kirschenbilder, Pasicrisie belge, 1986, I, s. 1228; bk. ayrıca s. 1221-1224, Vidal davasında Bakanlığın görüşleri)
Daha sonra birkaç davada, aynı şekilde karar verilmiştir (11 Eylül 1985, Paque, Pasicrisie belge, 1985, I, s. 23; 2 Ekim 1985, Delhausse, aynı yayın, 1986, I, s. 93; 27 Mayıs 1986, Weckx ve Diğerleri, aynı yayın, 1986, I, s. 1163).
Buna göre, Ben Yaacoub davasına yol açan sorunun, bundan böyle Belçikada devam etmediği anlaşılmaktadır.
16. Bu nedenle Mahkeme, davanın düşmesine karar verilmesinin uygun olduğunu kabul etmektedir.
Bu Gerekçelerle Mahkeme Oybirliğiyle,
Davanın düşmesine
Karar Vermiştir.
SONKARARIN YERİNE GETİRİLMESİ
BAKANLAR KOMİTESİ: DH (88) 13; 29.09.1988 (Ara karar);
Hükümetin verdiği bilgiye göre: Dostane çözüm gereği öngörülen miktar başvurucuya ödenmiştir.
Hükümet ayrıca başvurucu hakkında verilen sınır dışı etme kararının kaldırılma tarihini Bakanlar Komitesine bildireceğini belirtmiştir.
Yine Hükümet başvurucunun geçerli bir gerekçeyle ve bunları uygun bir şekilde kanıtlaması halinde başvurucun Belçika'ya girme taleplerini değerlendireceği taahhüdünde bulunmuştur.
Bakanlar Komitesinin DH (92) 58 sayılı ve 10.11.1992 tarihli kararına göre Belçika Hükümeti başvurucu hakkındaki sınırdışı etme kararını 30 Ağustos 1992 tarihinde kaldırdığını Komiteye bildirmiş ve Komite de alınan bu ek bilgi karşısında Sözleşme'nin 54. maddesindeki görevini yerine getirdiğine karar vermiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy