(AİHS m. 6)
Başvuru no: 11371/85
DAVANIN ESASI
8. 1929 doğumlu bir Portekiz vatandaşı olan bay Jose Goncalves Martins Moreira, bir banka memuru olup Loureste (Portekiz) oturmaktadır.
12 Kasım 1975te, bay Virgilio da Silva Pontesin sahibi olduğu ve kullandığı başvurucunun içinde bulunduğu araç, Evora yakınlarında, bay Antonio dos Reisin sahibi olduğu ve bay Francisco Techanaın kullandığı araçla çarpışmıştır.
Başvurucu kazada yaralanmış ve 14 Mayıs 1976ya kadar hastanede kalmıştır. Başvurucu Ağustos 1976da ve Ağustos 1977de, Londrada ameliyat olmuştur. Başvurucu yüzde 25 daimi işgücü kaybına (permanent disability) uğramıştır.
9. Yerel polis, Evora Asliye Mahkemesi savcılığına kazayı bildirmiş ve her iki sürücü hakkında taksirle (unintentionally) yaralamaya sebebiyet vermekten ceza davası açılmıştır. 1976 yılında çıkan bir af yasası nedeniyle, bu dava kapanmıştır.
1. Asliye Mahkemesindeki yargılama
10. Davacılar (plaintiffs) Martins Moreira ile Pontes 20 Aralık 1977de, davalılar (defendants) Franciso Techana, Antonio dos Reis, adına yolculuk yapılan Gestetner şirketi ve sigorta şirketi "Imperio"ya karşı, Evora Asliye Mahkemesinde (court of first instance) bir hukuk davası (civil proceedings) açmışlardır. Sigorta şirketinin hukuki sorumluluğu, sigorta sözleşmesi gereğince 200,000 Esküdo ile sınırlıdır. Başvurucu ise zararlarına karşılık 1,393,737.80 Esküdo ile, kazadan doğan gelecekteki masraflar için icra davasında (enforcement proceedings) belirlenecek bir miktarı talep etmiştir.
Karayolları Trafik Kanununun 68. maddesine göre bu dava, belirli sürelerin kısaltılmasını mümkün kılan, acele usulle (summary procedure) görülmesi gereken bir davadır. (bk. 10.07.1984 tarihli Guincho kararı, parag. 10; Medeni Usul Kanununu md. 783-792).
(a) Hazırlık işlemleri (preliminary proceedings)
11. Evora Mahkemesi 13 Ocak 1978de, davalılara davetiye çıkarmıştır (issue writ); Evorada oturmayan davalılar için, davetiyelerin tebliğ edilmesi talebi gerekmiştir.
Sigorta şirketi "Imperio", 9 Şubat 1978de davaya cevap dilekçesi vermiştir. Diğer davalılar 14 Martta cevap vermişlerdir.
Gestetner şirketi ayrıca, bir ilk itirazda bulunmuştur. Bu şirket, kendisinin davalı sıfatı bulunmadığını, çünkü, Medeni Kanunun 503(1). fıkrası anlamında, "kazaya sebebiyet veren araç üzerinde etkili kontrole" sahip olmadığını savunmuştur. Davacılar, Medeni Usul Kanununun 785. maddesi gereğince, bu itiraz hakkında beş gün içinde yazılı görüşlerini sunmuşlardır.
Sigorta şirketi Imperio, Evora Devlet Hastanesinin, Lizbon Santa Maria Hastanesinin ve "Comercio e Industiria" sigorta şirketinin, davaya katılmalarına (intervention) izin verilmesi talebinde bulunmuştur.
12. Evora Mahkemesi 31 Mayıs 1978de, bu talebi kabul etmiş ve daha sonra davaya katılanları cevaplarını bildirmeye davet etmiştir.
Evora Mahkemesi 27 Nisanda, davaya katılan hastanelerin görüşlerini sunmalarını sağlaması için, savcılığa 7 Mayısa kadar süre vermiştir. Daha sonra bu süreyi, Medeni Usul Kanununun 486(3). fıkrası gereğince, üç ay daha uzatmıştır. Adli tatil nedeniyle bu süre, fiilen 1 Ekim 1978e kadar sürmüştür.
13. Evora Mahkemesi, davanın yazılı aşamasının tamamlanması üzerine 6 Kasım 1978de, Medeni Usul Kanununun 508(1). fıkrası gereğince, başka şeylerin yanında, Gestetner şirketi tarafından ileri sürülen ilk itirazın incelenmesi için, on gün içinde bir ön duruşma yapmaya karar vermiştir.
21 Aralıkta mahkeme, davacıların adli yardım talebini kabul etmiş, fakat Techana ile dos Reise adli yardım verilmesini reddetmiştir.
14. 18 Ocak 1979da, Yazı işleri müdürlüğü dosyayı mahkemeye iletmiş, mahkeme de ön kararını 3 Martta vermiştir. Mahkeme 35 sayfalık kararında, ilk itirazı reddetmiş ve tartışma konusu olmayan maddi noktalar ile duruşmada açıklığa kavuşturulması gereken maddi noktaların bir listesini düzenlemiştir. Buna göre henüz açıklığa kavuşmamış 133 tane maddi nokta bulunmaktadır. Ayrıca mahkeme, Medeni Usul Kanununun 787. maddesinde belirtilen karar verme süresinin 10 gün aşılmasının, aşırı iş yükünden ve incelenmekte olan itirazın karmaşıklığından kaynaklandığını belirtmiştir.
15. Techana ve dos Reis, Gestetner şirketiyle birlikte, yukarıda belirtilen listeye, itiraz yoluyla karşı çıkmışlardır (md. 511(2)). Davacılar 17 Nisan 1979da buna cevap vermişlerdir. 19 Nisanda Yazı işleri müdürlüğü dosyayı mahkemeye iletmiş, mahkeme de 26 Mayısta verdiği kararla, ilk iki davalının itirazlarını kısmen kabul etmiş, fakat Gestetner şirketinin itirazını reddetmiştir. Gestetner 6 Haziranda, bu karara ve 3 Mart 1979 tarihli ön karara karşı, Evora Üst Mahkemesi gönderilmek üzere üst başvuruda bulunmuştur.
Evora Asliye Mahkemesi yargıcı 8 Haziranda bu iki üst başvuruyu almıştır. Bu yargıç 6 Temmuzda, esas hakkında karar verilinceye kadar, bu başvuruların Üst Mahkemeye gönderilmemesine karar vermiştir.
(b) Soruşturma işlemleri (investigation proceedings)
16. Daha sonra taraflar, tanık listelerini ve diğer delillere ilişkin listelerini vermeye davet edilmişlerdir. Davacılar, 11 Ekim 1979da mahkemeden, bazı maddi noktalar ile duruşmada açıklığa kavuşturulması gereken sorunlar hakkında, bir sağlık bilirkişisi raporu alınmasına karar verilmesini istemişlerdir. Sağlık incelemesi, Medeni Usul Kanununun 600(2) ve (3). fıkraları gereğince, Lizbon Adli Tıp Enstitüsünde yapılacaktır. Bu fıkralar şöyledir:
"2. Lizbon, Oporto ve Coimbra il sınırları içinde, adli tıp incelemeleri ile özel olarak yapılması gereken diğer incelemeler, adli tıp enstitüleri tarafından yerine getirilir. Sağlık uzmanlığı alanında özel bilgi gerektiren incelemeler veya laboratuarlarda veya diğer uzmanlık kurumlarında araştırma yapılmasını gerektiren incelemeler, resmi kurumlarda ve bu kurumlardaki profesörler veya teknik yardımcılar tarafından yerine getirilir.
3. İncelenecek maddelerin veya muayene edilecek kişilerin, söz konusu enstitü veya kurumlara sorunsuz bir şekilde taşınabilecek olmaları halinde, yukarıdaki fıkra diğer iller için de uygulanır."
17. Yazı işleri müdürlüğü 31 Ekim 1979da dosyayı mahkemeye iletmiş, mahkeme de nihayet 13 Şubat 1980de talebi kabul etmiştir. Mahkeme, Kanunun 159(2). fıkrasında öngörülen beş günlük sürenin aşılmasını açıklarken, mahkemenin ağır iş yükünü zikretmiştir. Mahkeme ayrıca, davalılardan beş gün içinde, maddi noktalarla ilgili listedeki hangi noktalar hakkında sağlık bilirkişisinin görüş vermesi gerektiğini belirtmelerini istemiştir.
Bu karar, Gestetner şirketine 28 Şubat 1980de tebliğ edilmiş, şirket de istenen bilgiyi 7 Mart 1980de vermiştir.
18. Yazı işlerinden dosyayı 12 Martta alan mahkeme, aşırı iş yükü nedeniyle ancak 29 Nisan 1980de, Lizbon Tıp Fakültesinden, ortopedi ve travmatoloji uzmanlarının davacıları muayene edebilecekleri tarihi ve zamanı tespit etmelerini istemiştir.
Lizbon Tıp Fakültesi Dekanı 14 Mayısta mahkemeye, ortopedi uzmanı bulunmadığı için ortopedi muayenelerinin yapılamadığını bildirmiştir.
19. Evora Mahkemesi 23 Mayısta, davacıların muayenesinin Lizbon Devlet Hastanesinde yapılmasına karar vermiştir. Ancak bu hastanenin ortopedi bölümü 20 Haziran 1980de mahkemeye, talep edilen muayenenin yapılamadığını, çünkü söz konusu kişilerin hastaneye gelmediklerini ve kendisinin iş yükünün de çok ağır olduğunu bildirmiştir.
20. Evora Mahkemesi, 26 Haziran 1980de dosyayı yazı işlerinden almış ve 3 Temmuzda, sağlık muayenelerinin Enstitü tarafından yapılmasına karar vermiştir. Mahkeme, Enstitü Müdürlüğünden bu muayeneler için gün vermesini istemiş ve muayenenin bir ay içinde tamamlanması gerektiğini belirtmiştir. Mahkeme ayrıca, davacıların Enstitüde muayene edilmeleri talebini daha önce neden kabul etmemiş olduğunu şöyle açıklamıştır: bilindiği kadarıyla, bu kurumun bir ortopedi uzmanı yoktur. Ancak mahkeme, davada ilerleme bulunmaması nedeniyle, görüşünü değiştirmiştir. Mahkeme aynı zamanda, Adalet Bakanlığı Özel İşler Müdürlüğüne konuyla ilgili bilgi vererek, ortopedi ve travmatoloji muayenelerinin hangi kurumlarda yapılabileceğinin mahkemeye bildirilmesini istemiştir.
Enstitü Müdür Yardımcısı 17 Temmuzda mahkemeye, davacıların 6 Ekim 1980de muayene edilebileceklerini bildirmiştir. Mahkeme 23 Temmuzda, davacıların bu tarihte Enstitüye gitmelerine karar vermiştir.
21. Davacılar belirlenen günde, Enstitüde iki doktor tarafından muayene edilmişlerdir; daha sonra doktorlar mahkemeye bir rapor göndermişlerdir. Bu raporda doktorlar, davacıların sağlıklarıyla ilgili diğer belgelerin, yani gittikleri hastanelerden verilen raporların ve kendilerini 1977de Londrada tedavi eden İngiliz uzmanın Portekizceye tercüme edilen raporunun kendilerine verilmesinden sonra, davacıların bir kez daha muayene edilmeleri gerektiği sonucuna varmışlardır. Ayrıca, Medeni Usul Kanununun 600(2). fıkrasına göre davacılar, uygun bir kamu kurumunda, 3 Mart 1979 tarihli ön kararda belirtilen sorulara cevap verebilecek bir ortopedi uzmanı tarafından muayeneye tabi tutulmalıdırlar.
15 Ekim 1980de mahkemeye ulaşan bu rapor, ertesi gün Pontese ve Martins Moreiraya gönderilmiştir.
22. Davacılar 20 Ekimde mahkemeden, belirli belgeleri söz konusu hastanelerden doğrudan elde etmesini, İngilizce yazılan raporların Portekizceye tercümesi dahil, diğer raporları sunabilmeleri için kendilerine otuz gün süre verilmesini ve ortopedi muayenesi için hangi kamu kurumuna gitmeleri gerektiğini Enstitüden sormasını istemişlerdir.
Yazı işleri müdürlüğü 28 Ekimde 1980de dosyayı mahkemeye iletmiştir.
23. Davacılar 5 Ocak 1981de, mahkemenin Evorada çalışan ortopedi uzmanlarını bizzat tayin etmesini istedikleri yeni bir başvuruda bulunmuşladır. Davacılar, nasıl olup da Enstitünün bu tür muayeneleri yapamadığını, Enstitünün rolünün sadece davacılar tarafından sağlanan veya başka hastanelerden istenen bilgileri koordine etmek mi olduğunu anlamadıklarını söylemişlerdir. Böyle olduğunu bilselerdi, ilk talepte bulunmayacaklarını belirtmişledir. Davacılar ayrıca, başkent Lizbondaki hastanelerde uzun kuyruklar olduğu için, Evorada daha kısa sürede muayene edilmeyi umduklarını söylemişledir.
24. Evora Mahkemesi 23 Şubatta bu başvuruyu kabul etmiş, söz konusu hastanelerden Enstitünün istediği raporları göndermelerini ve Evora Devlet Hastanesinde de davacıların muayenesi için bir gün tayin etmesini istemiştir. Ancak bu kurumun idari yetkilileri 24 Martta mahkemeye, hastanenin adli tıp uzman bilirkişiliği yapma yetkileri olmadığı için, bilirkişileri bizzat mahkemenin tayin edebileceğini bildirmiştir.
Bundan sonra mahkeme 27 Martta hastaneden, burada çalışan ortopedi uzmanlarının bir listesini göndermesini istemiştir. Bu liste 7 Nisanda mahkemeye ulaşmıştır.
25. Yazı işleri müdürlüğü 21 Nisan 1981de dosyayı mahkemeye iletmiş, mahkeme aynı gün, bilirkişileri 4 Mayısta tayin etmeye karar vermiştir. Bu tarihte mahkeme, her iki tarafın huzurunda, biri davacılar, diğeri davalılar ve üçüncüsü de mahkemenin seçtiği üç bilirkişiyi tayin etmiştir.
Mahkeme 6 Mayısta, bilirkişilerden yemin etmeleri için 1 Haziranda mahkemeye gelmelerini istemiştir. Bilirkişileri bu tarihte gelmişler ve aynı gün kendilerine görevlerini yerine getirmeleri için on beş günlük bir süre verilmiştir.
26. Yine 1 Haziranda davacılar, İngiliz doktorları tarafından düzenlenen raporların Portekizceye çevirilerini mahkeme yazı işleri müdürlüğüne vermişlerdir.
27. Bilirkişiler 15 Haziran 1981de, kendilerinden cevaplandırmaları istenen soruları cevaplamaya hazır olduklarını mahkemeye bildirmişledir. Aynı gün mahkeme, bilirkişilerin 23 Haziranda mahkemeye gelmelerine karar vermiştir.
Bilirkişiler verdikleri cevaplarda, oybirliğiyle, başvurucunun yüzde 25, bay Pontesin yüzde 50 daimi iş gücü kaybına uğramış oldukları, her ikisinin de sağlık durumlarının istikrarlı olduğu ve ileride kötüleşme beklenmediği veya başka bir tedavi uygulanmasının gerekli olmadığı sonucuna varmışlardır.
28. Evora Mahkemesi 9 Temmuz 1981de, bay Pontesin henüz Enstitü tarafından istenen sağlık raporunun Portekizceye çevrilmiş halini sunmadığını kaydetmiştir. Mahkeme 20 Temmuzda Enstitüden davacıların bir kez daha muayene edilmeleri için gün tayin etmesini istemiştir. Enstitü 1 Eylülde, muayenelerin 6 Ekim 1981de yapılacağı haber vermiştir.
Bu tarihte davacılar, sunulan belgelere dayanılarak muayene edilmişlerdir. Enstitü, Martins Moreira hakkında nihai raporunu yazmıştır. Pontes ile ilgili olarak ise, bir kez daha, kendisinin sağlık durumuyla ilgili diğer belgeleri ve özellikle Ağustos ve Eylül 1981 tarihli iki İngilizce raporun Portekizceye çevirilerini istemiştir.
Mahkeme 18 Kasımda Enstitüden bay Pontesi yine muayene etmesini istemiştir. 4 Aralıkta, bu muayene için 25 Ocak 1982 tarihi belirlenmiştir. Bu muayenin sonuçları, 5 Şubat 1982de mahkemeye iletilmiştir.
(c) Duruşma (trial proceedings)
29. Mahkeme 26 Mart 1982de, duruşmanın (oral proceedings) 12 Mayısta başlamasına karar vermiştir. Ancak davaya katılan Comercio e Industria ve davalılardan Imperio duruşmaya gelmemiş ve duruşma 1 Temmuza ertelenmiştir.
Daha sonra duruşma 1, 2 ve 5 Temmuz 1982 tarihlerinde yapılmıştır. Başvurucu Martins Moreira, başlangıçta talep ettiği 1,393,737.80 Esküdoyu (bk. yukarıda parag. 10), enflasyonu dikkate alarak 2,787,479 Esküdoya çıkarmıştır.
30. Mahkeme 15 Temmuz tarihli duruşmada, davada tespit edilen olayları belirtmiştir. Aynı duruşmada taraflar, hukuki sorunlarla ilgili argümanlarını sunmuşlardır.
31. Mahkeme 1 Ekim 1982de, Martins Moreira ile Pontesin davalarını kısmen kabul etmiştir. Mahkeme davalıların müteselsil olarak (jointly) başvurucuya zararları için 732,000 Esküdo ödemelerine karar vermiştir.
Ancak davacıların kazadan sonra tedavi için yaptıkları seyahat nedeniyle katlandıkları masraflar, Medeni Kanununun 661(2). fıkrası gereğince icra davasına bırakılmıştır.
2. Evora Üst Mahkemesindeki yargılama
32. Martins Moreira 13 Ekim 1982de, bu karara karşı Evora Üst Mahkemesinde üst başvuruda bulunmuştur. Başvurucu, ilk derece mahkemesi tarafından tespit edilen maddi olaylara karşı çıkmamış, fakat kendisine hükmedilen tazminat miktarının yetersiz olduğundan şikayetçi olmuştur.
Başvurucu ve Gestetner şirketinin üst başvuruları, 19 Ekimde kabuledilebilir bulunmuş ve bu karar ilgili taraflara 16 Kasımda tebliğ edilmiştir.
Evora Mahkemesi Yazı işleri müdürlüğü tarafından yargılama giderleri (costs and expenses of the proceedings) hesaplanıp ödendikten sonra, dosya 23 Haziran 1983te Üst Mahkemeye gönderilmiştir. Üst başvuru 30 Haziranda kaydedilmiş ve yargılama normal sürecini izlemiştir.
Üst Mahkeme 14 Kasım 1983te verdiği karar gereğince, başvurucunun dilekçesini (pleadings) 20 Aralıkta 1983te, Gestetnerin dilekçesini 25 Ocak 1984te ve Imperionun dilekçesini 24 Nisan 1984te almıştır. Comercio e Industria, Evora Hastanesi ve Lizbon Santa Maria Hastanesi, dilekçe vermemişler, fakat yargılama, dilekçeler için verilen kesin süreninin dolduğu 30 Temmuz 1984 tarihine kadar devam edememiştir.
33. Üst Mahkeme, davayı görmekle görevli üyelerinin onayını aldıktan sonra verdiği 30 Mayıs 1985 tarihli kararla, Martins Moreiraya ödenecek tazminatı 732,000 Esküdodan 1,032,000 Esküdoya çıkarmıştır.
3. Yüksek Mahkemedeki yargılama
34. Davalı şirket Gestetner, 13 Haziran 1985te Yüksek Mahkemeye başvurmuştur. Davacılar ise aynı mahkemeye 11 Temmuzda, "ikincil" (secondary) üst başvuruda bulunmuşlardır.
Formalitelerin tamamlanmasından sonra, dava dosyası 17 Ekim 1985te yazı işlerine ulaşmıştır. Raportör yargıç 15 Kasımda tarafların dilekçelerini sunmaları için süre tayin etmiş; 6 Ocak 1986da Gestetner şirketinin ve 3 Şubatta da davacıların gönderdikleri dilekçeler kendisine ulaşmıştır. Davacılar özellikle, hükmedilen manevi tazminat miktarının çok az olduğunu ve iş gücü kaybından doğan gelecekteki zararları için daha sonraki icra davası sırasında belirlenecek miktarı almaları gerektiğini iddia etmişlerdir.
Davaya katılanlara görüşlerini sunmaları için verilen süre, 9 Mayıs 1986da dolmuştur. Gestetner 9 Haziranda karşı dilekçe vermiştir. Dava dosyası daha sonra, görüşlerini bildirmesi için savcılığa (State Counsel) ve incelemeleri için yargıç yardımcılarına iletilmiştir.
35. Yüksek Mahkeme 5 Şubat 1987de kararını vermiştir. Yüksek Mahkeme, davacıların kazadan doğan daimi iş gücü kayıplarını dikkate almış ve bu noktayla ilgili yaptıkları üst başvuruyu, ilk derece yargılama sırasında hesaplanması mümkün olmayan tazminatın icra davasında belirlenecek şekilde, davacılara ek tazminatın ödenmesini kabul etmiştir. Diğer noktalar bakımından, Üst Mahkemenin kararını onamıştır. Yüksek Mahkemenin kararı 9 Şubatta başvurucuya tebliğ edilmiştir.
4. İcra davası
36. Başvurucu ve bay Pontes, 28 Ekim 1987de Evora Asliye Mahkemesinden, daha önce hesaplanmış olup Üst Mahkeme tarafından ödenmesine hükmedilen tazminat kısmının ödenmesine karar verilmesini istemişler ve Gestetner şirketinin haczedilebilir (attachable) mallarının bir listesini sunmuşlardır. Ancak, Lizbonda yerine getirilecek olan haciz (attachment) emrinin yerine getirilebilmesi imkanı olmamıştır; çünkü, yetkili mahkeme 18 Ocak 1988de, şirketin, bir iflas (insolvency) davasıyla karşı karşıya olduğunu belirtmiş; nitekim daha sonra 25 Mart 1988de şirketin iflasına karar verilmiştir. Imperio şirketi ise, 184,334 Esküdoyu, başvurucu, bay Pontes ve Comercio e Industria şirketi arasında pay etme konusunda karşılaştığı güçlük nedeniyle, mahkemeye yatırmıştır.
Davacılar henüz haczedilebilir başka mal veya mülk göstermediklerinden, icra davası hala devam etmektedir. Bununla birlikte, mahkeme yazı işleri müdürlüğü, bununla ilgili bir masraf beyanı hazırlamış olup, ilgili taraflar bunu ödemek zorundadırlar.
Bu nedenle başvurucu, henüz hesaplanacak olan tazminat miktarını talep etmemiştir.
5. Başvurucunun davanın uzunluğuyla ilgili şikayetleri
37. Başvurucu 26 Ocak 1981de, yani sağlık muayeneleri (bk. yukarıda parag. 23) sona ermeden önce, davanın uzunluğuyla ilgili olarak ombudsmana bir şikayette bulunmuştur. Ombudsman Mart 1981de verdiği cevapta, meseleyi Adalet Yüksek Kuruluna ilettiğini ve Kurulun da kendisine, Evora Mahkemesinin olaydaki hukuki ve diğer problemleri anlatan bir yazı gönderdiğini belirtmiştir. Ombudsman 20 Temmuz 1981de bu şikayetin hakkında soruşturmama kararı vermiştir.
38. Başvurucu Martins Moreira 3 Mart 1983te, yani dava dosyasının Evora Asliye Mahkemesinden Üst Mahkemeye gönderilmesini (bk. yukarıda parag. 32) beklerken, yine ombudsmana başvurmuş ve olaya müdahale etmesini istemiştir.
Ombudsman 7 Nisanda, durumu Adalet Yüksek Kuruluna ilettiğini başvurucuya bildirmiştir.
Ombudsman 28 Aralık 1983te, yine başvurucuya, Adalet Yüksek Kurulu ve Adalet Bakanlığında yaptığı girişimlerin sonuçları hakkında bir mektup göndermiştir. Anlaşıldığına göre davadaki gecikmenin nedeni, bilirkişilerden birinin ücretinin belirlenmesi ve Evora Asliye Hukuk Mahkemesinde yeterli memur bulunmamasıdır. Sonuç olarak ombudsman bu şikayeti izlememeye karar vermiştir.
KOMİSYONDAKİ YARGILAMA
39. Martins Moreira, 24 Temmuz 1984te Komisyona yaptığı başvuruda, Evora Asliye Mahkemesinde 20 Aralık 1977de açtığı davanın uzunluğundan şikayetçi olmuştur. Başvurucu bunun, Sözleşmenin 6(1). fıkrasına aykırı olduğunu belirtmiştir.
40. Komisyon başvuruyu 14 Ekim 1986da kabuledilebilir bulmuştur. Komisyon 15 Ekim 1987 tarihli raporunda, oybirliğiyle, Sözleşmenin 6(1). fıkrasının ihlal edildiği görüşünü bildirmiştir.
(Dava, süresi içinde Mahkemenin önüne getirilmiştir.)
KARAR GEREKÇESİ
I. Sözleşmenin 6(1). fıkrasının ihlali iddiası
42. Başvurucuya göre, kendisi ve bay Pontes tarafından Evora Asliye Mahkemesin de açılan tazminat davasının görülmesi için geçen süre, Sözleşmenin 6(1). fıkrası anlamında "makul" değildir. Bu fıkra şöyledir:
"1. Herkes, kişisel hak ve yükümlülükleri ile
karara bağlanmasında,
bir yargı yeri tarafından, makul bir sürede,
yargılanma hakkına sahiptir.
"
A. Dikkate alınacak süre
43. Bu olayda dikkate alınacak süre, yetkili mahkemeye davanın açıldığı 20 Aralık 1977 tarihinde (bk. yukarıda parag. 10) değil, fakat Portekizin bireysel başvuru hakkını kabul etme beyanında bulunduğu 9 Kasım 1978 tarihinde başlamaktadır. Ancak, bu tarihten sonra geçen sürenin makul olup olmadığı belirlenirken, yargılamanın bu tarihte vardığı aşamayı dikkate almak gerekir (bk. en yakın tarihli karar olarak, 25.06.1987 tarihli Milasi kararı, parag. 14).
44. Hükümete ve Komisyona göre bu süre, Yüksek Mahkemenin dört gün önce verdiği kararın (bk. yukarıda parag. 35) başvurucuya tebliğ edildiği 9 Şubat 1987de sona erer.
Mahkeme ise bu sürenin, daha sonraki icra davasını (bk. yukarıda parag. 36) da kapsaması gerektiği şeklindeki başvurucu Martins Moreiranın görüşüne katılmaktadır (bk. 10.07.1984 tarihli Guincho kararı, parag. 29). Bu dava, davacılar tarafından başlatılması gereken ikinci aşamadır. İcra davası, esas hakkındaki karardan sekiz ay geçtikten sonra, 28 Ekim 1987de başlayabilmiş olup, sadece daha önce hesaplanmış tazminat kısmıyla ilgilidir. Bu dava, davalı Gestetner şirketinin iflası (bk. yukarıda parag. 36) gibi nedenlerle, henüz tamamlanamamıştır.
B. Dava süresinin makullüğü
45. Dava süresinin uzunluğu, Mahkemenin içtihatlarında getirilen kriterler (bk. en yakın tarihli karar olarak 08.07.1987 tarihli Baraona kararı, parag. 47) dikkate alınarak, olayın özel koşulları ışığında değerlendirilmelidir.
46. Hükümetin de vurguladığı gibi, Portekiz Medeni Usul Kanununun 264(1). fıkrasına göre, davanın ilerlemesi için girişimde bulunmak, taraflara düşen bir görevdir. Ancak bu durum, mahkemeleri, Sözleşmenin 6. maddesinin makul süreyle ilgili şartına uygun davranmaktan muaf tutmaz (bk. en yakın tarihli karar olarak yukarıda geçen Baraona kararı, parag. 48). Arıca, Kanunun 266. maddesi, mahkemelerin yargılamanın hızla ilerlemesini önleyen engelleri kaldırmak için gerekli tedbirleri almalarını gerektirmektedir. Buna ek olarak, başvurucu tarafından açılan dava, Karayolları Trafik Kanununun 68. maddesine göre, bazı sürelerin indirilmesini gerektiren, acele usulle görülmesi gereken bir davadır (bk. yukarıda parag. 10).
1. Davanın karmaşıklığı
47. Hükümet, davanın karmaşık bir dava olduğunu ileri sürmüştür. Davada iki davacı, bir çok davalı ve katılan yer almış, her birine çeşitli dilekçeleri için ard arda süreler verilmiştir. Ayrıca dava dosyası, yaklaşık 1,800 sayfa olup, uyuşmazlık konusunu çözmek hiç de kolay olmamıştır.
Başvurucu Martins Moreira ise, bir yol kazasında meydana gelen yaralanmalarla ilgili bir tazminat davasında olağanüstü bir şey bulunmadığını vurgulamıştır.
48. Mahkeme, davanın kendisinin karmaşık bir dava olmadığına dair Komisyonun görüşüne katılmaktadır.
Hiç kuşkusuz, Hükümet tarafından sıralanan bazı faktörlerin, davanın ilerlemesi üzerinde bir etkiye sahip olduğu ve bilirkişi raporu elde edilmesi sırasında güçlüklerle karşılaşılmış olduğu doğrudur (bk. yukarıda parag. 55-57). Ancak bütün bunlar, sadece usul güçlükleri olup, davanın uzamasını haklı kılmaz. Sonunda, mahkeme tarafından atanan bilirkişinin görevini tamamlaması sadece on beş gün almıştır (bk. yukarıda parag. 25-27).
2. Başvurucunun tutumu
49. Hükümet, başvurucu Martins Moreiranın, davasını bay Pontes ile birlikte açtığını ve yine onunla birlikte, Lizbon Adli Tıp Enstitüsü tarafından muayene edilmeyi istediğini (bk. yukarıda parag. 10 ve 16) ileri sürmüştür.
Ne var ki, başvurucunun her iki konuda da davranışının doğal ve anlaşılabilir olduğu görülmektedir. Birinci noktayla ilgili olarak, sigorta şirketi Imperionun sigorta sözleşmesinden doğan sorumluluğunun, uğranılan bütün zararlar için 200,000 Esküdo ile sınırlı olduğu (bk. yukarıda parag. 10) ve açılan tek bir davanın, iki ayrı davanın doğurabileceği gereksiz sorunlardan kaçınmayı mümkün kıldığı kaydedilmelidir.
Hükümetin belirttiği ikinci noktayla ilgili olarak Mahkeme, Medeni Usul Kanununun açıkça adli tıp enstitülerinden söz ettiğini (bk. yukarıda parag. 16) gözlemlemektedir. Buradan çıkan sonuca göre davacılar ve avukatları, bu kurumların gerekli imkanlara sahip olduklarını düşünmekte haklıdırlar. Bunu doğrulamaları kendilerinden beklenemez.
50. Öte yandan Komisyon gibi Mahkeme de, davacıların gerekli belgeleri daha kısa sürede Enstitü doktorlarına sağlayarak, onların görevlerini yerine getirmelerinde yardımcı olabileceklerini kabul etmektedir. Doktorlar Ekim 1980de, çeşitli klinik belgelerinin ve İngiliz uzmanın raporlarının Portekizceye çevrilmesini istemişlerdir (bk. yukarıda parag. 21). Evora Mahkemesi, davacıların 20 Ekimde toplanmasını istedikleri klinik raporları (bk. parag. 22) çeşitli kanallardan toplamış; ancak başvurucu çevirileri, 1 Haziran 1981de sunabilmiştir (bk. yukarıda parag. 26). Dikkate alınması gereken bu durum, davalı Devlete yüklenebilecek bir durum değildir (bk. diğerleri arasında, 23.04.1987 tarihli Lechner ve Hess kararı, parag. 49). Bununla birlikte bu durum, nihayetinde davayı gereksiz yere uzatmış değildir. Evora Mahkemesi ortopedi bilirkişilerini 4 Mayıs 1981te tayin etmiş; onlar da 1 Haziranda yemin etmişlerdir. Bu tarihte mahkeme kendilerine, görevlerini tamamlamaları için on beş günlük bir süre vermiş, bilirkişiler de bu süre içinde görevlerini yerine getirmişlerdir (bk. yukarıda parag. 25 ve 27).
51. Diğer zamanlarda, başvurucunun davayı hızlandırmak için girişimlerde bulunduğu dosyadan anlaşılmaktadır. Başvurucu Ocak 1981de ve Mart 1983te, ombudsmana mektuplar yazmış, ombudsman da başvurucunun mektuplarını Adalet Yüksek Kuruluna göndermek suretiyle, başvurucunun şikayetini iletmiştir (bk. yukarıda parag. 37 ve 38). Başvurucu, bilirkişi raporunun alınmasındaki gecikme nedeniyle, Evora Mahkemesine, Enstitünün hareketsizliğinden şikayet eden ve bir çözüm öneren, yeni bir başvuru daha yapmıştır (bk. yukarıda parag. 23).
3. Yetkili makamların tutumu
52. Başvurucu ve Komisyon, Portekiz yargısal makamlarına ve özellikle Evora Asliye Mahkemesine atfedilebilecek çeşitli gecikmeleri sıralamışlardır.
Evora Mahkemesinin ön karar için yaptığı duruşmadan sonra, bu konuda bir karar vermesi için üç aydan fazla zaman geçtiği ortadadır. Gestetner şirketinin ilk itirazı (bk. yukarıda parag. 11-14) güçlük meydana getirmiş olsa bile, bu kadar bir süre aşırı görünmektedir. Ayrıca Evora Mahkemesi, Martins Moreira ve Pontesin bilirkişilerden raporu alınması taleplerini 13 Şubat 1980e kadar, bir ortopediste muayene olma taleplerini 23 Şubat 1981e kadar kabul etmemiştir. Birinci talep 11 Ekim 1979da (bk. yukarıda parag. 16-17), bir Enstitü raporunun ardından gelen ikinci talep ise, 20 Ekim 1980de (bk. yukarıda parag. 21-24) sunulmuştur. Bu tedbirler de, tamamen idari tedbirlerdir.
Son olarak başvurucu 13 Ekim 1982de üst başvurusunu yaptıktan sonra, Evora Mahkemesi yazı işleri müdürlüğü, dava dosyasını Üst Mahkemenin yazı işlerine göndermek için 23 Haziran 1983e kadar beklemiştir. Bu arada kalan dönemde, sadece bazı dilekçeler dava dosyasına girmiş ve ilk derece mahkemesindeki davayla ilgili yargılama giderleri hesaplanmıştır (bk. yukarıda parag. 32).
53. Bu arada mahkeme, aşırı iş yükünden söz etmiştir (bk. yukarıda parag. 17-18).
Aslında Martins Moreiranın kendisi de, davaya bakmakla görevli yargıcın Evorada göreve başladığında, devam eden 1,000den fazla dava bulunduğunu ve ayrıca çevre ilçelerdeki beş ayrı mahkemede de görev yapmak zorunda kaldığını belirtmiştir.
Bu durum, yapısal bir sorun haline gelmiştir. Bu nedenle, çözüm bulucu bir tutum gerektirmiştir (bk. diğerleri arasında yukarıda geçen Guincho kararı, parag. 40). Yetkili makamların bu konuda etkili tedbirler aldıkları görülmemektedir.
54. Üst Mahkeme ve Yüksek Mahkeme önündeki yargılama sırasında, özellikle dosyanın yargıçlar tarafından incelenmesi sırasında da gecikmeler vardır (bk. yukarıda parag. 33-35).
Hükümete göre, bu düzeydeki bir davan süre yönünden Avrupa Konseyi üyesi diğer Devletlerle karşılaştırıldığında, durum kuşkusuz Portekiz lehine çıkacaktır.
Bu tür bir savunma, ikna edici değildir; kaldı ki kesin istatistiklerle de desteklenmemektedir. Bu tür bir savunma, tatmin edici olmayan, çok geniş uygulamaların kabulüne yol açabilir; oysa Mahkemenin içtihatlarına göre, her olayın kendi şartları dikkate alınmalı (bk. yukarıda parag. 45) ve her halükarda Sözleşmenin 6(1). fıkrasına uygunluk sağlanmalıdır.
55. Yukarıda kaydedilen çeşitli gecikmelerin tamamı toplam bir buçuk yıldan fazla tutmakta ise de, bunlar davanın uzunluğunu kendiliğinden açıklamamaktadır. Bunun nedeni, her şeyden öte, Mahkeme önüne çıkanların kabul ettiği gibi, davacıların ortopedi uzmanları tarafından muayene edilmelerini sağlamada karşılaşılan güçlüklerdir.
56. Evora Asliye Mahkemesinin bu konuda özensiz olduğu söylenemez. Ayrıca bu mahkeme alternatif çözümler bulmaya çalışmış, fakat başarılı olamamıştır.
Davacılar 11 Ekim 1979da sağlık muayenesi talep etmiş olmalarına (bk yukarıda parag. 16) rağmen, Martins Moreiraın muayenesi Ekim 1981de, bay Pontesin muayenesi Şubat 1982de tamamlanabilmiştir. O halde başvurucunun muayenesi iki yıl, bay Pontesin muayenesi ise iki yıldan biraz daha fazla zaman almıştır (bk. yukarıda parag. 28). İlk bakışta gayri makul görünen bu süreler, daha derinlemesine incelemeyi gerektirmektedirler.
57. Mahkeme, Portekiz mahkemelerinin söz konusu sürenin büyük bir bölümümü, idari işlemelere ayırdıklarını kaydetmiştir. Evora Mahkemesi, Enstitüde ortopedi uzmanlarının bulunmadığını anlayınca, önce Lizbon Tıp Fakültesine ve sonra Lizbon Devlet Hastanesine dönmüştür. Uzman bulunmamasının veya aşırı iş yükü bulunmasının bir sonucu olan bu hareketsizlikle, mahkemeyi 3 Temmuz 1980de, muayenelerin Enstitüde yapılmasına karar vermeye götürmüştür (bk. yukarıda parag. 18-20). O halde gerekli ayarlamayı yapabilmek için, yaklaşık dokuz ay geçmiştir.
Muayeneler 6 Ekim 1980de yapılmış ve doktorlar vardıkları sonuçları dokuz gün sonra mahkemeye iletmişlerdir. Ancak doktorlar bu aşamada kesin raporlarını vermemişlerdir. Bu doktorlar uzman olmadıklarından, davacıların çeşitli belgeler sunmalarını ve uygun bir kamu kurumunda yeni bir muayeneye tabi tutulmalarını tavsiye etmişlerdir (bk.yukarıda parag. 21). Evora Mahkemesi, bu görevleri yerine getirecek olan bilirkişileri, 4 Mayıs 1981 tarihine kadar tayin edememiştir (bk. yukarıda parag. 24 ve 25).
58. Bilirkişilerin görüş oluşturabilmeleri için iki haftalık bir süre yetmiştir. 1 Haziran 1981de yemin eden bilirkişiler, 15 Haziranda mahkemenin sorularını yanıtlamaya hazır olduklarını bildirmişler ve 23 Haziranda da yanıtlamışlardır (bk. yukarıda parag. 25 ve 27).
Enstitü doktorları davacıları 6 Ekim 1981de bir kez daha muayene etmişlerdir. Martin Moreira ile ilgili kesin raporu, ortopedi muayenesine ve diğer klinik belgelere dayanarak hemen hazırlamışlar, fakat bay Pontes için 5 Şubat 1982ye kadar beklemeleri gerekmiştir. Bay Pontes, Ağustos ve Eylül 1981de Londrada yeniden muayene edilmiş ve ilgili belgelerin Portekizceye tercümesi 9 Kasıma kadar hazır edilememiştir (bk. yukarıda parag. 28).
Mahkeme, en uzunu sadece on beş gün süren üç muayeneyi yapmanın iki yıl almasını şaşırtıcı bulmaktadır. Böylesine bir gecikmeyi, sadece istisnai durumlar haklı kılabilir.
59. Hükümet, davacıların sağlık durumlarındaki gelişmeyi öğrenmeden önce, kazanın sonuçlarını gerekli bilimsel kesinlikle ortaya koymanın mümkün olamadığını iddia etmiştir.
Bu iddia, zayıf bir iddia değildir, fakat bu iddia, mevcut olaydaki gecikmelerin haklı olduğuna dair Hükümetin çıkardığı sonucu desteklemektedir. Hükümetin görüşünü kabulü, sadece yaralanmaları daha ağır olduğu ihtiyaçları daha büyük olan kişilerin, adaleti Sözleşmenin 6. maddesi anlamında makul sürede elde etme haklarından yoksun kalacakları anlamına gelir. Dahası, Evora Mahkemesi tarafından atanan bilirkişiler, daha henüz 23 Haziran 1981de, Martins Moreira ile bay Pontesin sağlık durumlarının istikrarlı bir durumda bulunduğu sonucuna varmışlardır (bk. yukarıda parag. 27).
60. Yine Hükümete göre bu konuda yasama, yürütme veya mevcut olayda mahkemelerle hiçbir hiyerarşik ilişkisi bulunmayan Enstitü gibi, Devlet teşkilatı dışındaki diğer organların veya kişilerin değil, ama sadece söz konusu yargısal makamların tutumu Portekize uluslararası sorumluluk yükler.
Bu savunma, Mahkemenin yerleşik içtihatlarına karşıdır. Portekiz Devleti Sözleşmeyi onaylamakla, Sözleşmeye saygı gösterme ve özellikle değişik makamları tarafından Sözleşmeye uygun davranılmasını sağlama yükümü altına girmiştir (bk. diğerleri arasında ve ayrıntılardaki farklılıklarla birlikte, yukarıda geçen Guincho kararı, parag. 38).
Mevcut olayda, yetersiz imkanları veya aşırı iş yükleri nedeniyle, Evora Mahkemesinin isteklerini yerine getiremeyen kurumların hepsi, kamu kuruluşlarıdır. Bu kuruluşların yargısal karakter taşımamaları, konuyla alakasızdır.
Bu durum özellikle, imkansızlıkları zorluklara sebep olan Adli Tıp Enstitüsü bakımından geçerlidir. Bu tür enstitüler, Medeni Usul Kanununun 600(2). fıkrası gereğince, adli tıp muayeneleri yapmakla görevlidirler. Dahası, bu enstitüler bu amaç için kurulmuş olup, Adalet Bakanlığının idari makamları arasında yer almaktadırlar. Buna göre Portekiz Devleti, bu kurumların Sözleşmenin 6(1). fıkrasının gereklerini yerine getirebilmelerini sağlamak için, izledikleri amaç bakımından uygun vasıtaları kendilerine temin etmekle ödevlidir (bk. ayrıntılardaki farklılıklarla birlikte, 29 Şubat 1988 tarihli Bouamar kararı, parag. 52).
Her halükarda söz konusu muayeneler, yargılamanın süratle görülmesini sağlamakla görevli olan mahkemeler tarafından yürütülen dava bağlamında yapılmıştır (bk. diğerleri arasında, 25.06.1987 tarihli Capuano, parag. 30).
4. Sonuç
61. Davadaki bütün koşulları göz önünde tutan Mahkeme, dava süresindeki aşırı uzunluğun, esas itibarıyla yetkili makamların tutumundan kaynaklandığını tespit etmektedir. Bu nedenle, Sözleşmenin 6(1). fıkrası ihlal edilmiştir.
II. Sözleşmenin 50. maddesinin uygulanması
62. Sözleşmenin 50. maddesi şöyledir:
"Mahkeme bir Sözleşmeci Tarafın resmi makamları veya diğer makamlar tarafından verilen bir kararın veya yapılan bir tasarrufun tamamen veya kısmen bu Sözleşmeyle üstlendiği yükümlülüklere aykırı olduğunu tespit ederse ve bu Sözleşmeci Tarafın iç hukuku verilen kararın veya yapılan tasarrufun sonuçlarını ancak kısmen onarmaya imkan veriyorsa, mahkeme gerekli gördüğü takdirde zarara uğrayan tarafa adil bir karşılık ödemesine hükmedebilir."
Martins Moreira, maddi ve manevi zararları için parasal bir karşılık ile Portekizde ve Sözleşme organları önünde katlandığı ücretler ve masrafların geri ödenmesini istemiştir.
Hükümet, talep edilen miktarlara gerçekten ve gerekli olarak katlanılmadığını ve miktar bakımından makul olmadıklarını ileri sürmüştür. Komisyonun ise bu konuda bir görüşü yoktur. Ancak Komisyon, başvurucunun kural olarak, en azından manevi zararları için bir tazminatı hakkettiğini düşünmüştür.
A. Zararlar
63. Başvurucuya göre davanın uzunluğu, Evora Üst Mahkemesi tarafından kendisine hükmedilen 1,032,000 Esküdo kısmi tazminatın ödenmesini bile engellemiştir (bk. yukarıda parag. 33). Sigorta şirketi Imperionun sorumluluğu 200,000 Esküdo ile sınırlı olup (bk. yukarıda parag. 10), bu da davaya katılan taraf olan Comercio e Industria şirketi ile ana davadaki davacılar Pontes ve Martins Moreira arasında pay edilecektir (bk. yukarıda parag. 26). Başvurucu, kalan miktar bakımından ise, davalı şirket Gestetnerin iflas etmiş olmasının, alacağını almasını engellediğini (bk. yukarıda parag. 36) ve şirketin borçlarının büyüklüğü düşünüldüğünde, muhtemelen hiçbir şey alamayacağını ifade etmiştir. Durum özellikle, katlandığı tedavi masrafları bakımından böyledir. Yetkili mahkeme bu masrafların 532,000 Esküdo olduğunu hesaplamıştır. Başvurucu, bu masrafları karşılamak için faizle kredi aldığını ve şimdiden faizin 200,000 Esküdoyu bulduğunu söylemiştir.
Martins Moreia ayrıca, mevcut sağlık durumunun gerektirdiği bir başka ameliyat için Londraya gidemediğini, çünkü hükmedilen tazminatları alamadığını iddia etmiştir. Başvurucu, bu sağlık durumunun kendisine 2,000,000 Esküdo manevi tazminat ödenmesini gerektiren bir gerilime sebep olduğunu belirtmiştir.
64. Hükümet ise, Mahkemenin içtihatlarında ortaya çıkan kriterlerin, başvurucunun ileri sürdüğü çözümden bambaşka bir çözüme götüreceğini savunmuştur.
65. Mahkeme, başvurucunun ilk önce, kendisine ödenmek üzere hesaplanmış olan miktarı, kendi istekleriyle ödemeleri için Imperio şirketini ve Gestetner şirketini ikna edemediğini, daha sonra icra kararı ve Gestetner şirketine haciz konulmasını istediğini (bk. yukarıda parag. 36) kaydeder. Ancak Lizbon mahkemesi 18 Ocak 1988de, şirketin iflas sürecinde olduğunu belirtmiş ve 25 Mart 1988de şirketin iflas ettiği beyan edilmiştir.
Bu gelişmelerin, Yüksek Mahkemenin 5 Şubat 1987 tarihli kararından (bk. yukarıda parag. 35) sonra meydana geldiği doğrudur. Ancak, Mahkemeye göre, asıl dava daha erken sonuçlanmış olsaydı başvurucunun alacağının tamamını alabileceği kesin olmamakla birlikte, Mahkemenin kararında tespit ettiği Sözleşmenin 6(1). fıkrasının ihlaline yol açan uzun gecikmenin bir sonucu olarak, başvurucunun maddi zararları için adil karşılığa hükmedilmesini gerektiren fırsat kayıplarına uğradığı sonucuna varmak, makul görünmektedir (bk. diğer kararlar arasında ve ayrıntılardaki farklılıklarla birlikte, 23.04.1987 tarihli Lechner ve Hess kararı, parag. 64).
66. Martins Moreiranın ayrıca, manevi zarara uğradığı da kesindir. Başvurucu, söz konusu davanın sonuçları, mali ve sağlık durumu bakımından bir belirsizlik ve gerilim yaşamış ve yaşamaktadır.
67. Bu zararın unsurları kesin olarak hesaplanamaz. Mahkeme, bunları bir bütün olarak ve Sözleşmenin 50. maddesinin gerektirdiği gibi hakkaniyet temelinde hesaplamıştır. Mahkeme, başvurucuya 2.000.000 Esküdo tazminat ödenmesi gerektiği sonucuna varmıştır.
B. Ücretler ve masraflar
68. Martins Moreira ayrıca, Portekizde aldığı adli yardıma (bk. yukarıda parag. 13, 32 ve 36) rağmen, ödemek zorunda kaldığı 45,573 Esküdo ücret ve masraf ile Evoraya seyahat için katlandığı 12,000 Esküdonun geri ödenmesini istemiştir.
Başvurucu, kendisine adli yardım vermiş olan Sözleşme organları önündeki yargılama için de, çeşitli giderler başlığı altında 12,086 Esküdo ile kendisini temsil eden avukatlar bay Rodrigues ile bayan Neves Anacletonun ücretleri için 400,000 Esküdo istemiştir.
69. Hükümet ise Mahkemeden, içtihatlarında belirttiği prensipleri uygulamasını istemiştir. Hükümete göre bu prensipler, başvurucunun önerdiği çözümün karşısında farklı bir çözümün lehine ağır basacaktır. Hükümet özellikle, iki avukatın bulunmasının gereksiz olduğunu ileri sürmüştür.
70. Mahkeme, başvurucunun Portekizde katlandığı masrafları, esas itibarıyla davanın sadece, kendisinin ek masraflar yapmasına yol açan yetkili makamların tutumuna atfedilebilen gecikme ölçüsünde (bk. yukarıda parag. 61) ve yargılamayı kısaltmak için başarısız kalan adımları (bk. yukarıda parag. 37-38) ölçüsünde geri almaya hak kazandığını tespit etmektedir. Başvurucu ayrıca, davayı Strasbourga taşımakla katlandığı masrafları da hak etmiştir. Mahkeme bu başlık altında 35,000 Esküdo geri ödenmesini takdir etmektedir.
Bayan Neves Anacleto, Strasbourgtaki 21 Haziran 1988 tarihli duruşmada, kendisi katılamayan bay Rodriguesin isteği üzerine yer almıştır. Adaletin gereği gibi yerine getirilebilmesi için, yeni bir avukata sahip olmak ve onun da duruşmadan önce davayı öğrenmesi gerekli olmuştur. Ayrıca, talep edilen 400,000 Esküdo makul görünmektedir.
O halde başvurucu, ücretlerin ve masrafların geri ödenmesi için toplam 435,000 Esküdoyu hak etmiş, bu miktardan Avrupa Konseyinden adli yardım olarak alınan 5,180 Fransız Frangı düşülmesi gerekmiştir.
Bu Gerekçelerle Mahkeme Oybirliğiyle,
1. Sözleşmenin 6(1). fıkrasının ihlaline;
2. Davalı Devletin başvurucuya, tazminat olarak 2.000.000 Esküdo ile ücretler ve masraflar için 435,000 Esküdonun, bundan kararın verildiği gün uygulanan kur üzerinden 5,180 Fransız Frangın Esküdoya çevrilip düşülerek ödenmesine;
3. Adil karşılık konusundaki diğer taleplerin reddine
Karar Vermiştir.
SONKARARIN YERİNE GETİRİLMESİ
BAKANLAR KOMİTESİ: DH (89) 22; 19.09.1989
Hükümetin verdiği bilgiye göre: 17 Temmuz 1988 tarihli ve 214/88 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve Adalet Bakanlığının 10 Ağustos 1988 tarihli ve 537/88 sayılı kararıyla, söz konusu davaya bakan birinci ve ikinci derece mahkemeler, hem yargıç ve hem de adli personel sayısı bakımından güçlendirilmiştir. Aynı şeklide Yüksek mahkemedeki yargıç sayısı da artırılmıştır.
Öte yandan adaletin etkili bir biçimde dağıtılmasına yardımcı olmalarını sağlamak amacıyla, adli tıp kurumları da reforma tabi tutulmuştur. 30 Nisan 1983 tarihli ve 169/83 tarihli Kanun Hükmünde Kararname ve 16 Nisan 1987 tarihli ve 316/87 sayılı Bakanlık kararının ardından, bu kurumlara gerekli personel ve kaynaklar sağlanmıştır. Ayrıca 29 Aralık 1987 tarihli ve 387-C/87 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin sonucu olarak, kurumun hizmetlerine olan talebin hemen karşılanması için kurumda örgütsel reform başlatılmıştır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy