(AİHS m. 50)
Başvuru no: 15175/89
USUL
1. İnsan Hakları Avrupa Komisyonu, Mahkeme A İçtüzüğünün 57. maddesi gereğince, 10 Şubat 1995 tarihli Allenet de Ribemont - Fransa kararının yorumlanması talebini Mahkemeye sunmuştur. Komisyon Başkanı Trechsel imzalı 15 Eylül 1995 tarihli bu talep, İçtüzüğün 57(1). fıkrasında belirtilen üç aylık süre içinde, 19 Eylül 1995 tarihinde kayda girmiştir.
2. Yorum talebi bu maddenin dördüncü fıkrasına göre, yukarıda sözü edilen kararı vermiş olan yargıçlardan oluşan Daire tarafından incelenmiştir.
3. Mahkeme Yazı İşleri Müdürü bu talebi Fransız Hükümeti ile başvurucuya göndermiş ve Daire Başkanı tarafından belirlenen süre içinde, 12 Ocak 1996ya kadar görüşlerini göndermelerini istemiştir (İçtüzük md. 57(2)).
Hükümetin görüşleri 12 Ocak 1996da, başvurucunun görüşü 16 Ocak 1996da Yazı İşleri Müdürlüğüne ulaşmıştır.
Mahkeme duruşma yapmayı gerekli görmemiştir.
YORUM TALEBİ
4. Allenet de Ribemont - Fransa davası, Fransız vatandaşı olan başvurucunun Sözleşmenin 25. maddesine göre 24 Mayıs 1989da Fransa Cumhuriyetine karşı Komisyon'a yaptığı başvurudan kaynaklanmıştır.
5. Komisyon bu davayı Mahkeme önüne getirmiştir. Mahkeme 10 Şubat 1995te Sözleşmenin 6(2). fıkrasındaki masumluk karinesi ilkesinin ve başvurucu tarafından tazminat almak amacıyla açılan davanın makul olmayan ölçüde uzunluğu nedeniyle 6(1). fıkrasının ihlaline karar vermiştir.
6. Mahkeme aynı kararda, Sözleşmenin 50. maddesine göre adil karşılığa hükmetmiştir.
Başvurucu Allenet de Ribemont 10 milyon Fransız Frangı tutarında maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. Başvurucu ayrıca Mahkemeden, Paris İlk Derece mahkemesi tarafından verilen 14 Mart 1979 tarihli kararın herhangi bir biçimde kendisine karşı infaz edilmeyeceğine dair devletin güvence vermesine, güvence vermemesi halinde adil karşılık miktarının daha sonraki bir tarihte arttırılması için kendisine izin verildiğine karar vermesini talep etmiştir. Başvurucu son olarak ücretler ve masraflar için 270 bin 384 Fransız Frangı talep etmiştir.
Mahkeme bu üç talep hakkındaki görüşünü 10 Şubat 1995 tarihli kararının 62., 65. ve 68. paragraflarında şu şekilde dile getirmiştir:
"62. Mahkeme, başvurucunun maddi zararlar konusundaki gerekçelerine katılmamaktadır. Bununla beraber Mahkeme, 29 Aralık 1976 tarihli basın toplantısında başvurucu hakkında ağır ithamlarda bulunulmuş olmasının, iş yaptığı insanların kendisine olan güvenini tabi ki sarstığını ve böylece mesleğini icra etmede güçlükle karşılaştığını kabul etmektedir. Bu nedenle Mahkeme, maddi tazminat talebinin bir kısmını haklı görmektedir.
Ayrıca Mahkeme, Sözleşmenin 6(1). fıkrasının ve özellikle (2). fıkrasının ihlal edilmiş olması nedeniyle başvurucunun hiç tartışmasız manevi bir zarara uğradığına dair Komisyon temsilcisinin görüşüne katılmaktadır. De Brogliein çok tanınmış biri olması, öldürülme koşulları ve bu olayın yarattığı heyecan, yetkililerin kamuoyunu süratle bilgilendirmeleri için sağlam bir gerekçe olmakla birlikte, bunlar aynı zamanda medyanın yürütülmekte olan soruşturma hakkındaki beyanlara geniş yer vereceklerini öngörmeyi de sağlar. Kısıtlamanın bulunmamasına ve takdir yetkisine bakınca, başvurucu herkesten daha fazla cezalandırılmış görülmektedir. Dahası, söz konusu beyanlar hem Fransada hem de dışarıda geniş bir çevreye ulaşmıştır.
Mahkeme, çeşitli etmenleri dikkate alıp Sözleşmenin 50. maddesinin gerektirdiği hakkaniyet temelinde bir değerlendirme yaparak, Allenet de Ribemontya 2 milyon Fransız Frangı ödenmesine hükmetmiştir.
65. Hükümet gibi Mahkemede, Sözleşmenin 50. maddesine göre Sözleşmeci Devlete böyle bir talimat verme yetkisi bulunmadığına işaret eder (bk. ayrıntılardaki farklıklarla birlikte, 27.02.1992 tarihli Idrocalce S.r.l. kararı, parag. 26 ve 22.09.1994 tarihli Pelladoah kararı, parag. 44). Mahkeme ayrıca adil karşılık sorununun karara hazır olduğu görüşündedir.
68. Mahkeme hakkaniyet esasına göre değerlendirme yaparak, başvurucuya 100 bin Frank ve KDV ödenmesine hükmetmiştir."
7. 10 Şubat 1995 tarihli kararın hüküm fıkraları şöyledir:
BU GEREKÇELERLE MAHKEME,
3. Bire karşı sekiz oyla, davalı devletin başvurucuya zararları için üç ay içinde 2 milyon Fransız Frangı ödemesine;
4. Oybirliğiyle, davalı devletin başvurucuya ücretler ve masraflar için üç ay içinde 100 bin Fransız Frangı ve KDV ödemesine;
5. Adil karışık konusundaki diğer taleplerin reddine
KARAR VERMİŞTİR.
8. Allenet de Ribemontun avukatı, İçişleri Bakanlığı Bölgesel Kalkınma Müdürlüğüne gönderdiği 15 Mayıs 1995 tarihli bir mektubunda, Mahkemenin 10 Şubat 1995 tarihli hükmü gereğince kendisine ödenmesi gereken miktarın Hükümet tarafından ödenmemiş olmasına dikkat çekmiştir.
9. Bakanlık, Allenet de Ribemontun hesabına 2 milyon ve ayrıca 118 bin 600 Fransız Frangı yatırılmış olduğuna dair belgelerin aslını 18 Mayıs 1995 tarihinde başvurucunun avukatına göndermiştir.
10. Paris İlk derece mahkemesinin 14 Mart 1979 tarihinde kesinleşen kararına göre, de Broglie ailesinin talebi üzerine 3 Mart 1995te konan haciz kararı başvurucuya Temmuz - Ağustos tarihlerinde bildirilmiştir.
Haciz kararını aldıran kişiye Temmuz 1995te Maliyeden biri 2 milyon diğeri 118 bin 600 Fransız Frangı olmak üzere iki ödeme yapılmıştır. Bu kişi daha sonra başvurucunun avukatı namına ikinci miktarda bir çek göndermiştir.
11. Başvurucu Allenet de Ribemont önce 20 Temmuz 1995 tarihli ve buna ek 16 Ağustos 1995 tarihinde Komisyon Başkanına yazdığı mektuplarda, Mahkemeden 10 Şubat 1995 tarihli kararını şu şekilde yorumlaması için Komisyonun Mahkemeye başvurmasını istemiştir:
"
Tamamı 2 milyon
Frank olan tazminatın kısmen maddi zararlar kısmen de manevi zararlar için hükmedildiğinin tespit edilmesi, ayrıca kararda ek olarak 100 bin
Frank ve KDVnin, avukatın ücret ve masraflarını karşılamak üzere hükmedildiği şeklinde anlaşılması.
Ayrıca, tazminatın haczedilebilir ve haczedilemez kısımlarının belirlenmesi.
Son olarak, Fransız Hükümeti tarafından ödeme yapılmaması halinde yürütülecek faizin hangi tarihten itibaren başlayacağının tespiti.
"
12. Komisyon, İçtüzüğün 57(2). fıkrasına dayanarak, yorum talebinde Mahkemeye şu üç soruyu sormuştur:
"Birincisi: Bir Sözleşmeci Devletin Sözleşmeden doğan bir yükümlülüğüne aykırı bir karar ve tedbirin sonucu olarak zarar gören tarafa, Sözleşmeci Devletin iç hukukunun sadece kısmen bir giderme imkanı vermesi halinde adil karşılık verilmesini öngören Sözleşmenin 50. maddesine göre hükmedilen miktar, zarar gören tarafa şahsen ödenir ve hacizden muaftır şeklinde mi anlaşılmalıdır?
İkincisi: Fransız hukukuna göre yasal taleplere tabi olan miktar bakımından, maddi zararlar için hükmedilen tazminat ile manevi zararlar için hükmedilen tazminat arasında bir ayrım yapılmalı mıdır?
Üçüncüsü: Eğer yapılmalıysa, maddi zararlar ile manevi zararlar için Mahkemenin başvurucuya verilmesini istediği miktarlar nelerdir?"
13. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi 19 Ekim 1995 tarihinde aşağıdaki kararı (Resolution DH (95) 247) almıştır:
"Bakanlar Komitesi
,
Fransız Hükümeti, Mahkemenin yorum kararının sonucu olarak gerekebilecek yeni inceleme saklı kalmak kaydıyla, Sözleşmenin 54. maddesine göre görevini yetine getirdiğine dair bir bilgiyi kaydeder.
Resolution DH (97) 247ye Ek
Allenet de Ribemont davasının Bakanlar Komitesi tarafından incelenmesi sırasında Fransız Hükümeti tarafından sunulan bilgiye göre:
Adil karşılığın ödenmesiyle ilgili olarak Hükümet aşağıdaki bilgiyi vermiştir:
İnsan Hakları Avrupa Mahkemesinin 10 Şubat 1995 tarihli kararının gereği gibi yerine getirilmesini isteyen Fransız Hükümeti, Allenet de Ribemonta Mayıs 1995te ödeme yapılması için süreci başlatmıştır.
Ne var ki 6 Mart 1995te, Allenet de Ribemontun alacaklıları olan de Broglienin mirasçıları İcra Dairesine (Paierie generale du Tresor) ödemeye el konulması talebini bildirmişlerdir.
De Broglienin mirasçıları, 1979 tarihli karara dayanan geçerli bir icra vesikasına sahip oldukları için ilamlı icraya gerek bulunmadığından, Allenet de Ribemontun alacaklarına itiraz edilmediğine dair belgeyi sürmeleri üzerine İcra Dairesi Paristeki İcra Daire memuru Me Noquet tarafından 18 Temmuz 1995te ödemiştir.
Buna göre Fransa İnsan Hakları Avrupa Mahkemesinin kararından doğan yükümlülüğüne uymuş olup, özel tarafları karşı karşıya getiren problemlerle ilgili bulunmamaktadır."
KARAR GEREKÇESİ
14. Mahkeme A İçtüzüğünün 57. maddesinde şöyle denmektedir.
"1. Bir Taraf veya Komisyon, kararın verilmesinden itibaren üç yıl içinde bir kararın yorumlanmasını talep edebilir.
2. Bu talepte, yorumlanması talep edilen kararın hüküm fıkrasındaki bir nokta veya noktalar açıkça belirtilir.
"
15. Hükümet, kararın yorumlanması talebinin kabuledilemez olduğunu savunmuştur. Mahkeme 10 Şubat 1995 tarihli kararında söz konusu miktarın hacze tabi olup olmadığı konusunda karar verme yetkisi bulunmadığını açıkça belirtmiş olup, karar anlaşılmaz veya muğlak değildir.
Hükümete göre, Mahkemenin kendisine adil karşılık hükmedilen kişi ile onun alacakları arasındaki uyuşmazlık hakkında karar verme yetkisi yoktur. Kaldı ki, Bakanlar Komitesi 19 Ekim 1995 tarihli kararında Hükümetin Sözleşmenin 54. maddesindeki yükümlülüğünü yerine getirdiği sonucuna ulaştığına göre, Komisyonun talebinin amacı da budur.
Hükümet son olarak ve sadece bir alternatif olarak, Fransız hukukunda maddi veya manevi tazminatın hacizden muaf olduğuna dair bir ilke bulunmadığını söylemiştir. Her durumda, Mahkemenin Allenet de Ribemont bakımından hangi miktarda maddi tazminat hangi miktarda manevi tazminat hükmettiğini tespit etmek mümkün değildir; çünkü kararın kendisinde böyle bir ayrım yapılmamıştır.
16. Mahkemeden yorumda bulunması için Komisyona başvuran başvurucu, talebin kabuledilebilir olduğunu savunmuştur.
Başvurucu esas itibariyle, Mahkemenin 50. maddeye göre hükmettiği miktarın iç hukuktan bağımsız olduğunu belirtmiştir. Başvurucuya göre adil karşılığın amacı, sadece kısmen bir onarma sağlayabilecek devletin iç hukukunun ihlal ettiği uluslararası bir anlaşma olan Sözleşmenin ihlalinden doğan özel bir zararın tazminidir. Bu aynı zamanda devleti cezalandırmak amacıyla düşünülmüştür. Son olarak, Sözleşmenin bir veya birden fazla hükmünün ihlal edildiğini tespit eden Mahkeme kararının icrasının izlenmesi ve gerekli görüldüğü taktirde söz konusu devletin belirli bir miktar ödemesine hükmedilmesi özel kurallar ile düzenlenmiştir. Sözleşmenin 54. maddesine göre icra ile ilgili güçlükleri ele almak, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin görevidir. Ödeme ile ödemenin yapılacağı kişi arasında çözülmez bir ilişki de bulunduğundan, mağdura ödenmesine karar verilen miktar konusunda iç hukuk ne söylerse söylesin, bu miktar hacizden muaftır.
Başvurucu bir alternatif olarak, Mahkemenin sadece manevi tazminatın hacizden muaf olduğuna karar vermesi halinde, 10 Şubat 1995 tarihli kararında hükmedilen manevi tazminatın maddi tazminattan daha fazla olduğunun dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir.
Başvurucu Allenet de Ribemont, yorum davasıyla ilgili yaptığı ödemeler için de 50 bin Fransız Frangı talep etmiştir.
17. Mahkeme bir yorum talebini incelerken, "yargılama yetkisinin doğasında bulunan bir yetki kullanmaktadır: Mahkeme, daha önce yapmış olduğu müzakerelerden çıkan önceki bir kararının anlamını ve kapsamını, gerekirse o kararda bağlayıcı olan şeyin ne olduğunu da belirterek açıklığa kavuşturmaktan öteye gitmemektedir" (bk. 23.06.1973 tarihli Ringeisen -- Avusturya kararı, parag. 13).
18. Komisyon Mahkemeye ilk olarak, "
Sözleşmenin 50. maddesine göre hükmedilen miktar, zarar gören tarafa şahsen ödenir ve hacizden muaftır, şeklinde anlaşılıp anlaşılamayacağını" sormaktadır.
19. Mahkeme bu soruyu kendisini Sözleşmenin 50. maddesini genel ve soyut bir biçimde yorumlamaya davet şeklinde anlamaktadır. Ne var ki bu, sadece Mahkeme (A) İçtüzüğünün 57. maddesinin değil, ama aynı zamanda Mahkemenin Sözleşmeye göre ihtilaflı yargılama yetkisinin de (bk. ayrıntılardaki farklılıklarla birlikte daha önce geçen Ringeisen -- Avusturya kararı, parag. 13 ve 14.11.1960 tarihli Lawless -- İrlanda kararı) dışında kalır.
Her halükarda Mahkeme, bu davada Allenet de Ribemont için hükmedilen miktarın hacizden muaf olduğuna hükmetmiş değildir. Başvurucu Mahkemeden, Paris İlk Derece mahkemesi tarafından verilen 14 Mart 1979 tarihli kararın herhangi bir biçimde kendisine karşı uygulamayacağına dair devletin güvence vermesine hükmetmesini istemiştir (bk. 10.02.1995 tarihli karar, parag. 63). Buna karşılık Mahkeme, "Sözleşmenin 50. maddesine göre kendisinin Sözleşmeci Devlete böyle bir talimat verme yetkisi bulunmadığını" söylemiştir (bk. aynı karar, parag. 65). Bu nedenle bu sorunun çözümü, söz konusu iç hukuka göre hareket eden ulusal makamlara düşmektedir.
20. Komisyonun ikinci ve üçüncü soruları şöyledir:
"Fransız hukukuna göre yasal taleplere tabi olan miktar bakımından, maddi zararlar için hükmedilen tazminat ile manevi zararlar için hükmedilen tazminat arasında bir ayrım yapılmalı mıdır?
Eğer yapılmalıysa, maddi zararlar ile manevi zararlar için Mahkemenin başvurucuya verilmesini istediği miktarlar nelerdir?"
21. Mahkeme 10 Şubat 1995 tarihli kararında, başvurucuya maddi veya manevi zarar ayrımı yapmadan "zararlar için" 2 milyon Fransız Frangı ödenmesine hükmetmiştir.
Mahkeme kararının gerekçesinde, "maddi tazminat talebinin bir kısmını haklı görmüş" ve başvurucunun "hiç kuşkusuz manevi bir zarara uğradığını" kabul etmiştir (bk. 10.02.1995 tarihli karar, parag. 62 ve yukarıda parag. 6-7). Mahkeme "çeşitli etmenleri dikkate alarak ve 50. maddenin gerektirdiği gibi hakkaniyet temelinde bir değerlendirme yaparak" başvurucuya "toplam 2 milyon Fransız Frangı" ödenmesine hükmetmiştir (bk. aynı yer).
22. Bundan çıkan sonuca göre hükmedilen miktar bakımından Mahkeme, maddi ve manevi zararlara karşılık gelen oranları belirtme gereğini duymamıştır. Mahkeme Sözleşmenin 50. maddesine göre "adil karşılığa hükmederken" ayırmak zorunda da değildir. İşin aslı, Mahkemenin bileşik bir miktara hükmettiği daha önceki kararlarda da görüldüğü gibi (bk. diğer içtihatların yanında şu kararlar: 26.02.1993 tarihli Billi -- İtalya kararı, parag. 25; 13.06.1994 tarihli Barbera, Messegue ve Jabardo -- İspanya kararı, parag. 20; ve 09.12.1994 tarihli Lopez Ostra -- İspanya kararı, parag. 62-65) böyle bir ayrım yapmak, imkansız değilse bile çok zordur.
23. Mahkemenin 10 Şubat 1995 tarihli kararı, yorumlanması istenen hüküm fıkraları bakımından açıktır. Başka türlü söylemek, bu kararın "anlamını ve kapsamını" açıklamak değil, ama daha çok Mahkemenin "bağlayıcı gücüyle" karar vermiş olduğu bir konuda kararda değişiklik yapmak olacaktır (bk. yukarıda geçen Ringeisen kararı, parag. 13).
Buna göre, Mahkeme (A) İçtüzüğünün 57. maddesi anlamında yorumlanacak bir konu bulunmamaktadır.
BU GEREKÇELERLE MAHKEME,
1. Bire karşı sekiz oyla, Komisyon tarafından sorulan birinci soruyu yanıtlama yetkisi bulunmadığına ve sonuç olarak Komisyonun bu konudaki talebinin reddine;
2. Oybirliğiyle, Komisyonun ikinci ve üçüncü sorularını yanıtlama gereği bulunmadığına ve sonuç olarak bu konulardaki yorum talebinin reddine
Karar Vermiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy