(Yaşama, Kişi Güvenliği ve Özgürlüğü, Adil Yargılanma, Özel Hayatın ve Aile Hayatının Korunması ve Etkili Başvuru Hakları ile Kötü Muamele ve Ayrımcılık Yasaklarının İhlalleri İddiaları)
Başvuru No: 22281/93
Karar Tarihi: 27 Haziran 2002
Çeviren ve Özetleyen: Fikret TİREN, Komiser, EGM Interpol Daire Başkanlığı
OLAYLAR
Sorumlu Hükümetin aktardıklarına göre, 17 Aralık 1992 günü, bir grup silahlı PKK militanı bir sivil minibüsü pusuya düşürmüş ve yolcuları zorla aşağıya indirmişlerdir. Yolculardan birisi, köy korucusu olarak devlet adına çalıştığı gerekçesiyle öldürülmüştür. Bu olaydan sonra, güvenlik güçleri ve PKK örgüt militanları arasında Tepecik Köyünde silahlı bir çatışma meydana gelmiş ve bu çatışma 20 Aralık 1992 tarihine kadar sürmüştür. Çatışma sonucunda, 1 korucu yaşamını yitirmiş 8 terörist öldürülmüştür. 7 köylü ise sözkonusu çatışmaya katıldıkları şüphesiyle yakalanmışlardır.
Başvuru sahibi Türk vatandaşı Sıddık Yasa'ya göre ise, 19 Aralık 1992 günü, askerler, köy korucuların eşliğinde Tepecik köyüne baskın yapmışlardır. Baskın sırasında, başvuru sahibine ait evin içerisine iki el bombası atmışlardır. Bunun sonucunda, başvuru sahibinin karısı Yezal Yasa ve oğlu Veysi Yasa, bir çok köylü gibi ölü olarak bulunmuştur. 22 Aralık 1992 günü saat 08:00 sularında, bir grup köy korucusu Tepecik Köyüne gelmişlerdir. Bunlardan beşi köylülere ateş açmaya başlamış ve bir kaç köylüyü de yaralamışlardır. Bir müddet sonra, bir grup asker ve köy korucusu da köye gelmiştir. Köylülerin evlerini ateşe vermişler ve yangından kaçmak isteyen köylüleri de feci şekilde dövmüşler hayvan sürülerini de telef etmişlerdir.
Aralarında başvuru sahibinin de bulunduğu evlerini ve gayri menkullerini kaybeden köylüler, Tepecik'i terk etmek zorunda kalmışlardır. Hiçbir aileye yakınlarını toprağa vermesi için izin verilmemiştir. Cenazeler Diyarbakır'a götürülmüş ve orada defnedilmişlerdir.
Başvuru sahibi Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığına yukarıda belirtilen olaylar ile ilgili olarak şikayette bulunmak için müracaat etmiş, bir savcı da kendisine, daha fazla bu olayın karıştırılmaması ve olayları unutması gerektiğini bildirmiştir.
Başvuru sahibi, gelecek baskılardan korktuğu için herhangi bir yüksek mahkemeye olayı intikal ettirmeye cesaret edemediğini belirtmiştir, Hükümet bu iddiayı kabul etmemiştir.
KARAR
Mahkemenin Türk hükümetinden aldığı bir açıklamada, Türk Hükümeti karşılık beklemeksizin başvuru sahibine 22281/93 numaralı dilekçesine istinaden dostane çözüm kuralları çerçevesinde 89.000 İngiliz Sterlini para ödemeyi önermektedir. Tüm muhtemel vergilerden arındırılmış bu rakam, davadan kaynaklanan tüm harcamaları kapsayacak şekilde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 39. maddesi kapsamında, Mahkemenin kararından itibaren 3 ay içerisinde, başvuru sahibinin ya da onun kanuni temsilcisinin bildireceği bir banka hesabına İngiliz sterlini olarak ödenecektir. Bu ödeme davanın nihayete ermesini de gerektirecektir. Ayrıca, hükümet, başvuru sahibinin eşi ve çocuğunun ölümüyle neticelenen adil ve orantılı olmayan kuvvet kullanımı sebebiyle meydana gelen olaylar sebebiyle üzüntü duyduklarını da ifade etmiştir. Son olarak, Hükümet, davayı Sözleşmenin 43/1. maddesi uyarınca, nihai Mahkeme kararından sonra, Büyük Daireye götürmeyeceğini taahhüt etmiştir.
Başvuru sahibi Hükümetin dostane çözüm önerisini kabul ettiğini ve kendisinin de davayı Büyük Daire'ye götürmeyeceğini Mahkemeye bildirmiştir. Dava, Hükümetinin başvuru sahibine 89.000 İngiliz sterlini maddi tazminat ödemesi kararıyla 27 Haziran 2002 tarihinde neticelenmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy