(AİHS. m. 3, 5, 39, 43) (765 S. K. m. 125, 168) (3713 S. K. m. 5)
(İşkence Yasağı ile Kişi Özgürlüğü ve Güvenliği Hakkının İhlali İddiaları)
Başvuru No: 24849/94
Karar Tarihi: 28 Ekim 2003
OLAYLAR
Başvuru sahipleri Talip Kalın, Ali Gezer ve Ekrem Ötebay Türk vatandaşlarıdır ve sırasıyla Ağrı, Kahramanmaraş ve Muş'ta ikamet etmektedirler. Birinci başvuru sahibi 1967, ikinci ve üçüncü başvuru sahipleri ise 1973 doğumludurlar.
Davada taraflarca iddia edilen olaylar aşağıda özetlenmiştir;
24849/94 No.lu Başvuru
17 Şubat 1994 tarihinde başvuru sahibi PKK üyesi olması şüphesiyle İstanbul'da bir polis karakoluna götürülmüştür. Resmi dosyalara göre yakalama 24 Şubat 1994 tarihinde vuku bulmuştur. 28 Şubat 1994'de başvuru sahibi emniyet görevlileri tarafından sorguya çekilmiş ve iddiaya göre baskı altında itirafa zorlanmıştır. Ancak daha sonra başvuru sahibi 9 Mart 1994 tarihinde İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi savcısının önünde tüm iddiaları reddetmiştir Aynı gün başvuru sahibi İstanbul Adli Tıp Enstitüsü doktoru tarafından görülmüş ve başvuru sahibinin vücudunda herhangi bir yara ya da dövülme izi olmadığı tespit edilmiştir. 11 Mart 1994'de başvuru sahibi tutuklanmıştır. 22 Martta başvuru sahibi tutukevi doktoru tarafından muayene edilmiş ve vücudunda bazı yaraların olduğunu raporunda belirtmiştir. 27 Martta başvuru sahibi İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Başsavcılığına, yirmi üç günlük göz altı süresince işkenceye uğradığı iddiasıyla şikayette bulunmuştur. 23 Haziran'da başsavcı başvuru sahibinin Türk Ceza Kanununun 125. maddesi ile Terörle Mücadele Kanununun 5. maddesi gereğince mahkum edilmesi için Mahkemeye iddianame sunmuştur. 21 Aralık 1995'de İstanbul başsavcılığı, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine, başvuru sahibine işkence uyguladıkları iddiasıyla dört emniyet görevlisi aleyhine iddianame sunmuştur. 27 Haziran 1996 tarihinde İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi delil yetersizliğinden dört emniyet görevlisi hakkında beraat kararı vermiştir.
24850/94 No.lu Başvuru
9 Şubat 1994 tarihinde başvuru sahibi PKK üyesi olması şüphesiyle İstanbul'da bir polis karakoluna götürülmüştür. Resmi dosyalara göre yakalama 28 Şubat 1994 tarihinde vuku bulmuştur. 1 Mart 1994'de başvuru sahibi emniyet görevlileri tarafından sorguya çekilmiş ve başvuru sahibi PKK faaliyetlerine katıldığını itiraf etmiştir. Başvuru sahibi, 9 Mart 1994 tarihinde İstanbul Adli Tıp Enstitüsü doktoru tarafından görülmüş ve başvuru sahibinin vücudunda hayati tehlike oluşturmayan bazı yaraların olduğu ancak bunların başvuru sahibini iki gün işten alıkoyabileceğini rapor etmiştir. 9 Martta İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi savcısı tarafından ifadesi alınmış ve başvuru sahibi daha önce vermiş olduğu ifadeleri baskı altında verdiğini iddia etmiştir. 11 Martta İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi başvuru sahibinin tutuklanmasına karar vermiştir. 23 Haziran tarihli iddianamede, savcı başvuru sahibinin Türk Ceza Kanununun 168/2. maddesi ile Terörle Mücadele Kanununun 5. maddesi gereğince mahkûm edilmesini talep etmiştir. 23 Martta başvuru sahibi tutukevi doktoru tarafından muayene edilmiştir. Doktor başvuru sahibinin vücudunda morluklar ve yaralar olduğunu raporunda belirtmiştir. Daha sonra başvuru sahibi başka bir tıbbi muayeneden geçmiş ve aynı yaralar belirtilmiştir. 5 Haziran 1995'de İstanbul başsavcılığı, başvuru sahibine işkence yapıldığı iddiasıyla emniyet görevlileri hakkında İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açmıştır. 23 Eylül 1996'da Mahkeme delil yetersizliği gerekçesiyle beraat kararı vermiştir. 5 Mart 1999 tarihinde İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi başvuru sahibinin beraatine karar vermiştir.
24941/94 No.lu Başvuru
20 Şubat 1994 tarihinde başvuru sahibi PKK üyesi olması şüphesiyle İstanbul'da bir polis karakoluna götürülmüştür. Resmi dosyalara göre yakalama 7 Mart 1994 tarihinde vuku bulmuştur. 17 Mart 1994'de başvuru sahibi emniyet görevlileri tarafından sorguya çekilmiş ve PKK faaliyetlerine katıldığını itiraf etmiştir. 18 Martta başvuru sahibi İstanbul Adli Tıp Enstitüsü doktoru tarafından görülmüş ve başvuru sahibinin vücudunda herhangi bir yara ya da dövülme izi olmadığı tespit edilmiştir. 21 Martta İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesindeki sorgu esnasında başvuru sahibi kendisine baskı yapıldığını iddia etmiştir. Aynı gün İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi başvuru sahibinin tutuklanmasına karar vermiştir. 23 Haziran tarihli iddianamede, savcı başvuru sahibinin Türk Ceza Kanununun 168/2. maddesi ile Terörle Mücadele Kanununun 5. maddesi gereğince mahkum edilmesini talep etmiştir. 11 Temmuzda başvuru sahibi İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Başsavcılığına, uzun süren gözaltı süresince işkenceye uğradığı iddiasıyla şikâyette bulunmuştur. 28 Eylül 1995'de İstanbul başsavcılığı, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine, başvuru sahibine işkence uyguladıkları iddiasıyla emniyet görevlileri aleyhine iddianame hazırlamıştır. 7 Aralık 1995'de Mahkeme delil yetersizliği gerekçesiyle beraat kararı vermiştir. 5 Mart 1999 tarihinde İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi, başvuru sahibinin davasının, Mahkemeye savunmasını sunmadığından dolayı diğer sanıklar aleyhine açılan davadan ayrılmasına karar vermiştir.
KARAR
Bunun üzerine başvuru sahipleri Ali Gezer ve Ekrem Ötebay, 1 Ağustos 1994'te ve diğer başvuru sahibi 11 Ağustos 1994'te Türk Hükümeti aleyhine, polis gözetiminde bulundukları esnada işkenceye maruz kaldıklarından dolayı Sözleşmenin 3. maddesi ile makul bir süre içinde adli bir merci önüne çıkarılmadıklarından dolayı Sözleşmenin 5/3. maddesinin ihlal edildiğini iddia ederek Komisyona başvurmuşlardır. Zira başvuru sahipleri sırasıyla yirmi üç, yirmi bir ve yirmi beş gün göz altında tutulmuşlardır.
22 Temmuz 2003 tarihinde, Mahkeme, sorumlu Devlet'ten aldığı açıklamada, Hükümetin mevcut davada gözaltına alınanlara işkence, gayri insani muamele ve cezanın uygulanmasının Sözleşmenin 3. maddesine aykırılık teşkil ettiğini kabul edilmiş ve karşılık beklemeksizin başvuru sahiplerinin her birine, bahsedilen davaya istinaden dostane çözüm kuralları çerçevesinde toplam 27.000 Euro ödemeyi önermiştir.
Tüm muhtemel vergilerden arındırılmış bu rakam, davadan kaynaklanan tüm harcamaları kapsayacak şekilde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 39. maddesi kapsamında, Mahkemenin kararından itibaren 3 ay içerisinde, başvuru sahibinin ya da kanuni temsilcisinin bildireceği bir banka hesabına ödeneceği belirtilmiştir. Bu ödeme davanın nihayete ermesini de gerektirecektir. Bununla birlikte, Hükümet, davayı Sözleşmenin 43/1. maddesi gereğince, Mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra, Büyük Daireye götürmeyeceğini taahhüt etmiştir. Başvuru sahibi de bu öneriyi kabul ettiğini bildirir yazıyı Mahkemeye göndermiştir.
Sonuç olarak Mahkeme, 8 Nisan 2003 tarihinde sorumlu Hükümetin başvuru sahiplerinin her birine dostane çözüm çerçevesinde 27.000 Euro ödemesine ve başvurunun listeden çıkartılmasına karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy