(Yaşama Hakkı İhlali İddiası)
Başvuru No: 25754/94
Karar Tarihi: 26 Mart 2002
Çeviren ve Özetleyen: Hüseyin CİNOĞLU, Komiser, Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Fakültesi Öğretim Görevlisi
OLAYLAR
Başvuru sahibi Diyarbakır ilinin Lice ilçesinin Arıklı köyünün Çelebi mezrasında yaşamaktadır. Kendisinin iddiasına göre, 1994 yılının Nisan ayı içerisinde güvenlik kuvvetleri yaşadığı yere gelerek aralarında kendi evinin de bulunduğu birçok evi yakmış ve halkı oradan zorla sürmüştür. Dolayısıyla başvuru sahibi Arıklı köyüne, oğlu Vahdettin Haran ise Lice'ye taşınmak zorunda kalmıştır.
12 Mayıs 1994 tarihinde Vahdettin başvuru sahibine üzüm bağlarında yardımcı olmak için Arıklı'y a gitmiştir. Bu sırada köye jandarma ve askerler gelerek tüm köylüleri okul bahçesinde toplamışlardır ve iddiaya göre tüm köyü yakmışlardır. Saat 11:00 civarında evler hala yanarken, başvuru sahibi bağdan silah seslerinin geldiğini duymuştur.
Akşam olunca da üzüm bağı civarından gelen köylüler diğerlerine jandarmanın birisini Lice'ye götürdüğünü söylemişlerdir. Başvuru sahibi de götürülen kişinin kendi oğlu olabileceğinden korkmuştur. Bir sonraki günün sabahı yani 13 Mayıs 1994 tarihinde, başvuru sahibi diğer oğlunu üzüm bağını kontrol etmesi için göndermiş, o da kardeşi Vahdettin'in cesedini bulmuştur.
13 Mayıs 1994 tarihinde başvuru sahibi oğlunun öldürülme olayını Savcılığa iletmek için Lice'ye gitmiş, ancak savcı kendisine oraya gitmesinin kendisi açısından tehlikeli olacağını ve onun oğlunu buraya getirmesi durumunda otopsi yapılabileceğini söylemiştir. Dolayısıyla oğlunun cesedini ilçeye getirmiş ve otopsi savcı nezaretinde yapılmış ancak kendisine otopsi neticesinden ne yazılı ne de sözlü olarak hiçbir bilgi verilmemiştir. Daha sonra ceset babası tarafından savcının izni ile gömülmüştür.
12 Mayıs 1994 tarihinde hazırlanan otopsi raporundan kişinin kurşun yaraları neticesinde iç organ parçalanması sonucu öldüğü anlaşılmış ve savcı da 6 Haziran 1994 tarihinde soruşturma başlatmıştır. Ancak soruşturma neticesinden Mahkeme bilgilendirilmemiştir.
KARAR
Sonuçta Türk Hükümeti haksız güç kullanımı neticesinde oluşmuş ölüm olaylarından, bireysel olsalar bile son derece rahatsızlık duyduklarını belirterek bu tür olayları ortadan kaldırmak için gerekli her türden idari ve hukuki yaptırımları kullanacaklarını belirtmiştir.
Haksız güç kullanımı neticesinde oluşan ölümlerin Sözleşmenin 2. Maddesinin ihlali olarak sayıldığı öngörüsüyle, Türk Hükümeti'nin bu türden olayların idari ve adli yönlerden soruşturulmasını kolaylaştıracak her tür faaliyet içerisine girmesi gerekecektir. Bu arada bu türden olayların asgariye indirilmesi ve olaylar neticesinde soruşturmacı birimlerin işlerini kolaylaştıracak yeni idari ve adli düzenlemelere gidildiği de dikkatleri çekmiştir.
Olayların Mahkemeye intikalinden sonra Türk Hükümeti başvuru sahibine tüm mahkeme masraflarını da kapsayacak 80.000 İngiliz Poundu ödemeyi önermiştir. Mahkeme, davalı Hükümetin teklif ve şartlarını incelemiş ve yapılan teklifin başvuru sahibi tarafından kabul edilmesi ve uygun miktarda olması durumlarını dikkate alarak 37. maddenin 1. Fıkrasının (c) bendi uyarınca Sözleşmeye ve protokollere de uygun olarak oybirliğiyle davanın düşmesine ve gündemden alınmasına karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy