(İfade Özgürlüğü İhlali İddiası)
Başvuru No: 27307/95
Karar Tarihi: 3 Eylül 2002
Çeviren ve Özetleyen: Fikret TİREN, Komiser, EGM Interpol Daire Başkanlığı
OLAYLAR
1949 doğumlu başvuru sahibi, Almanya'da ikamet etmektedir. Başvuru sahibinin yazdığı ve yayınladığı "Çağdaş Kürt Destanları", "Kürt Halk Türküleri" ve "Kürtler ve Ulusal Demokratik Mücadeleleri" isimli kitaplar münasebetiyle, bölücülük propagandası yaptığı iddiasıyla başvuru sahibi aleyhine, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 8/1. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle, Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı tarafından 28 Kasım 1991, 28 Temmuz 1992 ve 28 Ocak 1994 tarihlerinde dava açılmıştır.
a) "Kürt Halk Türküleri" isimli yazıya istinaden görülen davada, 08 Mart 1994 tarihli karar ile Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi, başvuru sahibini 2 yıl hapis, elli milyon para cezasına mahkum etmiş ve sözkonusu yazının da müsaderesine karar vermiştir. Bu karar üzerine, başvuru sahibi temyize başvurmuştur. Yargıtay 23 Eylül 1994 tarihli kararıyla, ilk mahkeme tarafından verilen kararı onamıştır ancak 27 Ekim 1995 tarihinde kabul edilen 4126 sayılı yasa ile Terörle Mücadele Kanununun 8. maddesinde bir değişiklik yapılmış olması sebebiyle, yeni getirilen geçici maddeye göre, Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin dava dosyasını yeniden ele alması gerekmiştir. 17 Kasım 1995 tarihli yargılamada, Devlet Güvenlik Mahkemesi davayı esastan mütalaa ederek, şahsa isnat edilen suçlan işlediği kararına varmış olup, daha önce ki kararını düzelterek şahsı 1 yıl hapis, beş milyon Türk Lirası da para cezası ödemeye mahkum etmiştir Mahkeme, başvuru sahibinin basın yoluyla ulusal birliğe ve ülkenin toprak bütünlüğüne yönelik saldırıda bulunduğunu belirtmiştir.
b) "Çağdaş Kürt Destanları" isimli yazıya istinaden görülen davanın 7 Haziran 1994 tarihinde yapılan duruşmasında, Devlet Güvenlik Mahkemesi, şahsın 6 ay hapis ile yüz milyon Türk Lirası para cezasına çarptırılmasına ve suç unsuru taşıyan yayının da müsaderesine karar vermiştir. Mahkeme, şahsın durumunu sözkonusu kitabın editörü olarak incelemiş, ve genel hatlarıyla bakıldığında, kitapta, Türk ulusundan ayrı bir Kürt halkının var olduğu hususu üzerinde ısrarla durulduğunu ve bölücülük propagandası yapıldığını tespit etmiştir. 6 Eylül 1994 tarihinde, Yargıtay tarafından verilen kararda ise, ilk mahkemenin verdiği karar tasdik edilmiş ve Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin kararında hukukun yanlış uygulanması ve maddi hatanın bulunmadığı hususunu onamıştır. Devlet Güvenlik Mahkemesi dava dosyasını yeniden inceleyerek, davayı esastan mütalaa etmiş ve 17 Ekim 1995 tarihli kararıyla şahsı isnat edilen suçlardan dolayı suçlu bulmuş, hakkında daha önce verilen hapis cezasının dokuz yüz milyon Türk Lirasına çevirmiş ve bu para cezasının da elli milyon liraya indirilmesine karar vermiştir.
c) "Kürtler ve Ulusal Demokratik Mücadeleleri" isimli kitap ile ilgili görülen davanın 16 Ağustos 1994 tarihli yargılamasında, Devlet Güvenlik Mahkemesi, şahsı bölücülük propagandası yaptığı gerekçesiyle iki yıl hapis cezasına çarptırılmasına, iki yüz elli milyon Türk Lirası para cezası ödemesine ve bahse konu yayının ise müsaderesine karar vermiştir. Mahkeme 7 Aralık 1994 tarihin de dosyayı yeniden esastan mütalaa ederek, sözkonusu şahsa isnat edilen suçlardan dolayı sanığı suçlu bulmuş, daha önceki kararında bir düzenleme yaparak bir yıl hapis ve yüz milyon Türk Lirası para cezası ödemesine mahkum etmiştir. Başvuru sahibi bu karar üzerine, temyize başvurmuş, Yargıtay 3 Haziran 1996 tarihinde verdiği kararıyla ilk mahkemenin verdiği kararı onamıştır.
Türkiye'de basın özgürlüğünün kısıtlanması ile ilgili olarak Bakanlar Komitesi tarafından alınan 106 sayılı ve 23 Temmuz 2001 tarihli kararda, daha önce Türkiye hakkında Basın Özgürlüğü konusundaki 25658/94 sayılı davada Avrupa İnsan Hakları Komisyonu'nun 08.10.1999 gün ve DH(99)560 sayılı çözüm raporunu ve Mahkeme tarafından verilen kararları referans göstererek, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Mahkeme veya Bakanlar Komitesince bu çeşit tüm davalarda, başvuru sahipleri aleyhine makalelerinde, kitaplarında, broşürlerinde ve mesajlarında yer alan açıklamaları sebebiyle verilen mahkumiyet kararlarının, Sözleşmenin 10. maddesi tarafından garanti altına alınan Basın Özgürlüğü'nün ihlal edildiği değerlendirmesinde bulunulduğunu hatırlatmaktadır. Komite, Türk Hükümetini, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından basın özgürlüğü hakkında alınan kararlara sadık kalmaya ve iç mevzuatında Sözleşmenin 10. maddesine uygun olarak gerekli düzenlemelerini yapmaya davet etmektedir.
KARAR
10 Haziran 2002 tarihinde Mahkemenin Türk Hükümetinden aldığı açıklamada; Türk Hükümeti karşılık beklemeksizin başvuru sahibine 27307/95 numaralı dilekçesine istinaden dostane çözüm kuralları çerçevesinde 11.000 (on bir bin) Euro para ödemeyi önermektedir. Tüm muhtemel vergilerden arındırılmış bu rakam, davadan kaynaklanan tüm harcamaları kapsayacak şekilde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 39. maddesi kapsamında, Mahkemenin kararından itibaren 3 ay içerisinde, başvuru sahibinin bildireceği bir banka hesabına Euro olarak ödenecektir. Bu ödeme davanın nihayete ermesini de gerektirecektir.
Türk Hükümetinden alınan yazıda aşağıdaki hususlar da belirtilmiştir: Türk Ceza Kanununun 312. maddesinin ihlal edilmesinden ve Terörle Mücadele Kanununa muhalefetten kaynaklanan davalarda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından alınan kararlar açıkça göstermektedir ki iç mevzuatımızın vakit kaybetmeksizin Sözleşmenin 10. maddesine uygun olarak düzenlenmesi gerekecektir ve bu düzenlemenin yapılacağı Hükümet tarafından daha önce 24 Mart 2001 tarihinde belirlenmiş Ulusal Program'da belirtilmiştir.
Son olarak, Hükümet, davayı Sözleşmenin 43/1. maddesi uyarınca, nihai Mahkeme kararından sonra, Büyük Daireye götürmeyeceğini taahhüt etmiştir.
Başvuru sahibi, Hükümetten bir dostane çözüm önerisi aldığını, bu öneriye kabul ettiğini ve kendisinin de davayı Büyük Daire'ye götürmeyeceğini bildiren beyanını 26 Nisan 2002 tarihinde mahkemeye iletmiştir.
Dava, dostane çözüm çerçevesinde 3 Eylül 2002 tarihinde nihayete ermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy