(AİHS m. 25, 43) (765 S. K. m. 168, 169)
Başvuru No: 28018/95
OLAYLAR
Dava, Türk vatandaşı olan, Yusuf Kaya'nın Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması Sözleşmesi'nin eski 25. maddesi uyarınca, Avrupa İnsan Hakları Komisyonu'na 5 Temmuz 1995 tarihinde yapmış olduğu 28018/95 sayılı başvuru dilekçesinden kaynaklanmaktadır. Başvuru sahibi, Sözleşmenin 6. maddesinin ihlal edildiğini, tarafsız bir mahkeme tarafından dinlenilmediğini iddia etmiştir.
Başvuru sahibi 1964 doğumludur. 18 Nisan 1993 tarihinde İstanbul'da yakalanarak İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nce göz altına alınmıştır. 21 Nisan 1993 günü sanığın Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde soruşturmaya bakmakla görevli hakim tarafından dinlenmiş, Hakim karşısında sanık 20 Nisan 1993 tarihli ifadesini kabul etmemiş ve suçsuzluğunu ileri sürerek yakalanması sırasında düzenlenen evrakın kendisine zorla imza ettirildiğini iddia etmiştir. Hakim şahsın serbest bırakılmasına karar vermiştir.
Aynı gün Cumhuriyet Savcılığı şahsın serbest bırakılması kararına Devlet Güvenlik Mahkemesi nezdinde itiraz etmesi üzerine, Mahkeme başvuru sahibinin geçici olarak tutuklanması talimatını vermiştir.
3 Mayıs 1993 tarihinde hazırlanmış iddianameye istinaden, Cumhuriyet Savcısı Ceza Kanunu'nun 168. maddesini ihlal ettiği ve Devlete karşı suç işlemeyi gaye edinen bir silahlı çete teşekkül ettirdiği gerekçesiyle şahıs aleyhine bir ceza davası açmıştır.
Devlet Güvenlik Mahkemesi 30 Mayıs 1994 günü, başvuru sahibini Ceza Kanununun 169. maddesi uyarınca bir silahlı örgüte yardım etmek suçundan 4 yıl 6 ay ağır hapis cezasına çarptırmıştır.
Bu karar üzerine, başvuru sahibi Yargıtay'a müracaat etmiştir. Yargıtay 16 Ocak 1995 tarihinde ilk mahkemenin şahıs aleyhine verdiği cezayı onamıştır.
KARAR
15 Nisan 2003 tarihinde başvuru sahibinin avukatından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin aldığı bildiride; Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin, müvekkilinin 28018/95 numaralı dilekçesine istinaden dostane çözüm kuralları çerçevesinde 6098 (altı bin doksan sekiz) Euro para ödemeyi önerdikleri belirtilmiş ve bu önerinin müvekkili tarafından kabul edildiği, davayı Sözleşmenin 43/1. maddesi uyarınca, Büyük Daireye götürmeyeceğini taahhüt ettiğini belirtmiştir.
10 Haziran 2003 tarihinde de Türk Hükümetinden dostane çözüm önerisinin kabul edildiğine dair bir mektup alan Mahkeme, davanın dostane çözüm çerçevesinde sona ermesine ve kayıtlardan düşülmesine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy