(AİHS m. 6, 32, 41, 47, 1 NOLU PROTOKOL)
(Başvuru no: 28342/95)
Karar Tarihi: 23.01.2001
(ADİL ÖDEME)
USUL
1. Dava, Mahkeme'ye Avrupa İnsan Hakları Komisyonu ("Komisyon") ve Romanya vatandaşı Bay Dan Brumarescu ("davacı") tarafından sırasıyla 3 ve 6 Kasım 1998 tarihlerinde Sözleşmenin 32 § 1 ve 47. maddelerinde öngörülen üç aylık süre içerisinde gönderilmiştir. Dava, Bay Brumarescu'nun Sözleşmenin önceki 25. maddesi uyarınca 9 Mayıs 1995 tarihinde Romanya aleyhine yaptığı bir başvuruya (no. 28342/95) dayanmaktadır.
2. Mahkeme 28 Ekim 1999 tarihli kararında ("esas karar"), oybirliği ile Sözleşmenin 6 § 1 ve 1 no'lu Protokolün 1. Maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir. Özellikle, 1 no'lu Protokolün 1. Maddesine göre söz konusu malvarlığının mülkiyetinden mahrum bırakılmanın haklı bir nedeni bulunmadığı ve adil bir uzlaşma sağlanamadığından, davacının huzuru bozmaksızın mülkünden faydalanma hakkına aykırılık teşkil eden şahsi ve fahiş külfetlere katlanmaya devam ettiği belirtilmiştir (AİHM 1999-VII, § 79-80).
3. Sözleşmenin 41. maddesine göre, davacı katlanılan zarar ve masrafla harcamalar için yüz binlerce Amerikan dolarına (USD) karşılık gelen adil bir ödeme yapılması talebinde bulunmuştur.
4. Madde 41'in uygulanabilirliğinin incelenmesi şu anda söz konusu edilmediğinden Mahkeme bunu saklı tutmuş ve Hükümet ile davacıya konuyla ilgili yazılı gözlemlerini sunmaları için üç ay süre vermiş ve de özellikle bu süre içerisinde herhangi bir anlaşmaya varabileceklerini belirtmiştir (bkz., Yürürlükteki Kurallar § 84 ve m. 4). Daha sonra Başkan süreyi 15 Nisan 2000 tarihine kadar uzatmıştır.
5. Hükümet gözlemlerini 28 Ocak ve 15 Mart 2000 sunmuştur, davacı ise 25 Ocak, 14 Mart ve 14 Nisan 2000 tarihlerinde sunmuştur.
6. 8 Haziran 2000 tarihinde Mahkeme Kuralları 61 § 3 uyarınca Başkan, Bay Mircea Dan Mirescu'ya davanın belirli yönlerine ilişkin yazılı yorumları sunma görevini vermiştir. Bu yorumlar 30 Mayıs 2000 tarihinde Mahkeme'ye ulaştırılmıştır.
7. Kural 61 § 5 uyarınca, Hükümet 21 Temmuz 2000 tarihinde yazılı olarak cevap vermiş, davacı ise 11 Eylül, 2 Ekim ve 17 Kasım tarihlerinde cevap vermiştir.
8. Tarafların mahkemeye sundukları belgelerden, davacının 21 Nisan 1999 tarihli kararı (bakınız esas karar § 30) temyizi talebinin Bükreş Bölge Mahkemesi tarafından 28 Şubat 2000 tarihinde reddedilmiş olduğu anlaşılmıştır. Kanun no. 112/1995 uyarınca yapılan bir başvuruya istinaden mahkeme anılan kanundaki kıstasa göre sadece tazminata hükmetme yetkisi olduğunu belirtmiştir. Davacı, bu kararı son derece mahkemesi olarak Bükreş İstinaf Mahkemesinde temyiz etmiştir. Davacının temyiz talebi 26 Ekim 2000 tarihinde reddedilmiştir. Ayrıca, davacı yürütmenin altı ay için durdurulması talebinde bulunmuştur.
KANUN
9. Sözleşme madde 41'e göre:
"Mahkeme Sözleşme veya Protokollerinin ihlal edildiğine kanaat getirirse ve ilgili Yüksek Akid Tarafın iç hukuku sadece kısmi tazmine olanak veriyorsa, Mahkeme gerekli gördüğü takdirde zarar gören tarafa adil bir ödemenin yapılmasına hükmeder."
A. Maddi tazminat
1. Davacının talepleri
10. Davacı ilk başta, Hükümetin meydana gelen zararı ortadan kaldırması için en uygun yolun tüm mülkiyetin özellikle arazi ve binanın tamamen kendisine geri verilmesi olduğunu vurgulamıştır.
11. Hükümetin mülkiyetin tamamını geri verememesi durumunda, davacı bir miktar tazminata hükmedilmesini beklediğini belirtmiş ve mamelekin pazar fiyatına eşit bir meblağı talep etmiştir. İçinde oturduğu daire ve buna karşılık gelen arazi kendisine zaten geri verilmiş olduğundan, İdare Kurulunun 24 Mart 1998 tarihli kararı (bakınız esas karar § 28) uyarınca geriye sadece malvarlığının tamamı ile davacının dairesi ve buna müteallik arazinin değeri arasındaki farkın belirlenmesi kalmaktadır.
Bay Mirescu'nun dairesi hariç evin geri kalanı kiracılara satılmamış olduğundan, davacı devletin eski halin iadesini reddetmek için hiçbir gerekçe öne süremeyeceğini ifade etmiştir.
Bu nedenle sadece Bay Mirescu'nun dairesi için kendisine tazminat ödenmesi gerekmektedir.
12. Davacı Romanya Teknik Bilirkişiler Enstitüsüne kayıtlı bir bilirkişi olan D.S tarafından yazılan bir rapora dayanarak, mülkün 1 Eylül 2000 tarihindeki değeri olarak 250,600 ABD dolarına eşit 5.757.000.000 Romanya leyi tutarında bir meblağ talep etmiştir. Bu meblağ şu şekilde belirlenmiştir: metrekare başına 251 USD olmak üzere 126,500 USD arsa değeri olarak ve metrekare başına 216 USD olmak üzere 124,100 USD bina değeri olarak belirlenmiştir. Davacı, oturulmakta olan daire içinse tüm evin % 39,3'ünü oluşturduğundan 48,771 USD tutarında bir meblağ ileri sürmüştür.
13. Davacı 503 metrekarelik arsa ve 575 metrekarelik binadan ibaret olan arazisinin Bükreş'in Cotroceni bölgesinde yer aldığını ve bu bölgenin Bükreş Şehir Meclisi tarafından birçok kararda Bükreş arazi fiyatları bakımından "0" alanında bulunduğunu belirmiştir. Her şehirde "0" alanındaki arazi fiyatları en yüksek olanlardır. Davacı Bükreş Şehir Meclisi'nin birçok kararında kendisininkine benzer arazilerin değerinin metrekare başına 300 USD üzerinden hesaplandığını ifade etmiştir.
Bina bakımından ise davacı 1930 yılından inşa edilmiş bulunan evin, tamamı döşeli bir bodrum katı, bir zemin kat, bir tavan arası ve iki garajla birlikte yukarıda bulunan iki odadan oluştuğunu söylemiştir. Değerini tespit etmek için davacının almış bulunduğu bilirkişi raporu, açık emlak piyasasını düzenleyen kanuni hükümlerdeki kıstası esas almış bulunmaktadır. Davacıya göre bilirkişinin metrekare başına 216 USD üzerinden biçtiği değer, genellikle fiyatların metrekare başına 300 USD aştığı emlak piyasasınca doğrulanmıştır.
14. Bu bağlamda, davacı İdare Kurulunun 24 Mart 1998 tarihli kararını ve hükümetin bilirkişi raporunu, her ikisinin de 112/1995 no'lu Kanunda belirtilen kıstasa dayandığından bahisle eleştirmiştir. Bu kıstasa başvurulması arazinin gerçek değerinin değil eh az değerinin verilmesine yönelik olup, 112/1995 no'lu Kanunun amacı kamulaştırılmış barınakların kiracılarının oturdukları dairelere ucuz fiyatlarla sahip olmalarını sağlamaktır.
2. Müdahil'in talepleri
15. Müdahil Bay Mirescu, evin zemin katındaki dairenin sahibi olduğunu; bu daireyi Devletin amcalarına 1973 yılında sattığını ve dairenin onlardan miras kaldığını belirtmiştir. Dolayısıyla, Devletin yeni bir adaletsizliğe yol açmadan daireyi davacıya geri vermesi mümkün değildir. Bay Mirescu Devletin davacıya daire için tazminat ödemesi gerektiğine inanmaktadır.
3. Hükümetin talepleri
16. Hükümet davacının 1 nolu Protokol m. l anlamındaki mülkiyetinin, müdahil Bay Mirescu'nun dairesini kapsayamayacağını belirtmiştir. Bu bağlamda, Bükreş Sulh Mahkemesinin davacının tüm evin maliki olduğuna dair hükmünün haklı olmadığını iddia etmektedir.
17. Hükümet ayrıca davacının arazisinin geri verilmesini ulusal mahkemelerde istihkak davası açmak suretiyle sağlayabileceğini iddia etmektedir.
18. Malvarlığının kıymetinin takdiri bakımından, Hükümet en başta hem bilirkişi D.Sin dayandığı bilginin bağlantısına hem de ulaştığı miktarlara itiraz etmiştir.
Hükümet kendi bilirkişileri olan Romanya Teknik Bilirkişiler Enstitüsüne kayıtlı V.S'nin raporunu sunmuştur. 112/1995 no'lu Kanunda belirtilen kıstasa dayanan bu bilirkişi raporuna göre, arazinin 1 Mart 1999 tarihindeki değeri bina için metrekaresi 110 USD ve arsa için metrekaresi 87 USD olmak üzere 108,058 USD'dır.
İdari Kurulun 24 Mart 1998 tarihli kararı uyarınca, Hükümet Kurulun davacıya oturduğu daireyi ve buna müteallik 168 metrel arelik arsayı geri verdiğini vurgulamıştır. Hükümet dairenin ve buna müteallik arsanın değerinin 38,578 USD olduğunu iddia etmektedir. Dolayısıyla, davacıya arazinin değeri (108,058 USD) ile halihazırda geri verilmiş bulunan daire ve buna müteallik arsanın değeri (38,578 USD) arasındaki fark yani 69,480 USD tutarında bir tazminat ödenmelidir.
4. Mahkemenin değerlendirmesi
19. Mahkeme, davalı Devletin hukuki bir yükümlülüğünü ihlal ettiğini, bu ihlali durdurması ve bu sonuçlar için ihlal öncesi durumun yeniden oluşmasını sağlayacak bir miktar tazminatın mümkün olduğunca çabuk ödemesi gerektiğini belirten kararını tekrar etmiştir.
20. Bir davaya taraf olan akid devletler, ilke olarak Mahkemenin ihlale hükmettiği kararı yerine getirecekleri vasıtaları seçmekte özgürdürler. Kararın ne şekilde yerine getirileceğine ilişkin takdir hakkı, akid devletlerin Sözleşme uyarınca birincil yükümlülükleri olan, garanti altına alınan hak ve özgürlükleri sağlamaya bağlanan seçim serbestisinin bir yansımasıdır. İhlalin yapısı restitutio integrum için elverişliyse, bu işletmek davalı devletin sorumluluğundadır. Öte yandan, buna iç hukuk cevaz vermiyorsa veya kısmen cevaz veriyorsa m. 41 mahkemeyi mağdur tarafa en uygun bedelin ödenmesi için yetkilendirmektedir (bkz. 31 Ekim 1995 tarihli Papamichalopolus ve diğerleri v. Yunanistan kararı).
21. Mahkeme esas kararında şunu belirtmiştir: "Mahkeme.... Yargıtay kararıyla ortaya çıkan durumun hiçbir haklı gerekçesi olmadığına kanaat getirmiştir. Özellikle, ne Yargıtay ne de hükümet mülkiyetten mahrum bırakmayı haklı çıkaracak kamu yararı kapsamında değerlendirilen maddi dayanaklar sunamamışlardır. Mahkeme ayrıca, davacının mülkiyetinden dört yılı aşkın süredir gerçek değerini yansıtan tazminat ödenmeksizin mahrum bırakıldığını ve mülkiyeti geri almaya yönelik çabalarının bu güne kadar başarısızlığa uğradığını ifade etmektedir."(§ 79).
22. Mahkeme mevcut davanın bulunduğu koşullarda, Bükreş İlk Derece Mahkemesinin 9 Aralık 1993 tarihli kararında hükmedildiği üzere söz konusu mülkün geri verilmesinin, davacıyı Protokol madde 1 hiç ihlal edilmemiş olsaydı bulunacağı konuma mümkün olduğunca yakın hale getireceğine inanmaktadır.
Bu bağlamda, mahkeme hükümetin davacının mülkiyetin iadesi için yeni bir dava açması gerektiğine ilişkin iddiasını kabul etmemektedir. Mahkeme hükümetin bu meseleyi daha önce ulusal çözüm yollarının tüketilmediği şeklinde bir itiraz olarak öne sürdüğüne ve mahkemenin bu itirazı esas kararda (bkz. fıkra 55) reddettiğine dikkat çekmiştir.
Davacıya oturduğu daire geri verilmiş ve eski halin iadesine Bükreş Temyiz Mahkemesinin 26 Ekim 2000 tarihli esas kararında (bkz. yukarıdaki 8. fıkra) hükmedilmiştir. Devlet bu nedenle, evin geri kalanı için de davacının mülkiyetini yeniden tesis etmelidir. Bu Bay Mirescu'nun zemin kattaki daire üzerindeki mülkiyetine ilişkin olarak öne sürebileceği ve yerel mahkemelerce karar bağlanabilecek herhangi bir iddiasına halel getirmeyecektir.
23. Davalı devlet böyle bir iadeyi kararın verildiği tarihten itibaren altı ay içerisinde gerçekleştirmezse, mahkeme davalı devletin davacıya maddi tazminat olarak, halihazırda kendisine iade edilmiş olan arazinin değeri düşülerek hesaplanan evin şu anki değerini ödemesine hükmedecektir.
24. Tazminat miktarı belirlenirken, mahkeme taraflarca atanan bilirkişilerin hesaplama yöntemleri arasındaki dikkat çekici farklılıklara önem verecektir.
Bükreş arazi piyasasındaki fiyatlara ilişkin elde edilen bilgilere göre, mahkeme evin ve üzerinde bulunduğu arazinin şu anki piyasa fiyatını 215,000 USD, davacıya halihazırda iade edilmiş olan dairenin ve buna müteallik arazinin ise 33,600 USD olarak belirlemiştir. Buna göre hükümetin davacıya, 42,100 USD kadarı Bay Mirescu'nun oturduğu daireye ait olmak üzere 181,400 USD tazminat ödemesi gerekmektedir. Bu meblağ tediye tarihindeki orana göre hesaplanarak Romanya leyine çevrilecektir.
B. Manevi tazminat
25. Davacı, 1993 yılında komünist yetkililerin kırk yıl süreyle gerçekleştirdikleri hak ihlalini nihayet sona erdirebildikten sonra, 1995 yılında Yargıtay'ın mülkiyetinden ikinci kez mahrum kalmasına yol açan kararı nedeniyle "ciddi, katlanılması güç ve ölçülemez" ıstıraplara maruz kaldığından1 bahisle, manevi tazminat olarak da 75,000 USD talep etmiştir. Davacı, Yargıtay'ın 1995 yılındaki kararından sonra arazisini kullanamamış olması nedeniyle uğradığı zararı da talep etmiş ancak bir miktar belirtmemiştir.
26. Hükümet bu iddiaya hiçbir manevi zararın dikkate alınamayacağından bahisle itiraz etmiştir. Ayrıca, kullanamamadan doğan zararın tazmin edilmesinin ve manevi tazminattan bu nedenle yararlanılmasının Romanya mahkemelerinin oluşturduğu içtihada aykırı olacağını savunmuşlardır.
27. Mahkeme söz konusu olayların, Bay Brumarescu'nun huzuru bozmaksızın mülkünden faydalanma hakkına ciddi müdahaleler getirdiğine ve 15,000 USD'nın katlanılan manevi zarar için adil bir miktar olduğuna kanaat getirmiştir. Bu meblağın tediye tarihindeki orana göre hesaplanıp Romanya leyine çevrilecektir.
C. Masraflar ve harcamalar
28. Davacı, aşağıda sunmuş olduğu ayrıntılı hesapta gösterildiği üzere 2,450 USD'ın ödenmesini talep etmiştir.
(a) 1,644 USD avukatlar tarafından mahkeme huzurunda hem davanın esası hem de adil ödeme ile ilgili olarak yapılan muameleler için avukatlık ücreti;
(b) 50 USD çeşitli harcamalar için (telefon, fotokopi, noter, vb.);
(c) 700 USD bilirkişi raporu için (500 USD asıl rapor ve 200 USD arazinin 1 Eylül 2000 tarihindeki değerinin belirlenmesine yönelik fazladan çalışma için) yapılan masraf;
(d) 300 Fransız frangı (FRF) Strazburg'daki duruşmalara katılabilmesi için aldığı Fransa vizesi masrafı.
29. Hükümet makbuzlarının sunulması kaydıyla, yapılan bu masraflara itiraz etmeyeceğini belirtmiştir.
30. Mahkeme talep edilen masraf ve harcamaların makbuzlu olanlarının gerçek olduğuna ve gerekli olduğu için yapıldığına, miktar olarak da makul olduğuna kanaat getirmiştir. Böylelikle, mahkeme davacıya talep ettiği 2,450 USD'ın verilmesine, bunun içinden Avrupa Konseyi tarafından yapılan 3,900 FRF adli yardım tutarının indirilmesine karar vermiştir. Bu meblağ tediye tarihindeki oranda hesaplanıp Romanya leyine çevrilecektir.
D. Temerrüt faizi
31. Mahkeme hükmettiği meblağlar Amerikan doları cinsinden olduğu için, temerrüt faizi oranının yıllık % 6 olmasını uygun bulmuştur.
BU NEDENLERLE, MAHKEME OYBİRLİĞİYLE;
1. Davalı devletin altı ay içinde, hali hazırda iade edilmiş bulunan daire ve buna müteallik arazi parçası hariç olmak üzere, söz konusu evi ve buna müteallik araziyi davacıya iade etmesine;
2. İade gerçekleşmezse, altı aylık süre içerisinde 181,400 Amerikan dolarını tediye tarihindeki oranda hesaplanıp Romanya leyine çevrilmek üzere maddi tazminat olarak ödemesine;
3. Davalı devletin, davacıya aşağıdaki meblağları tediye tarihindeki oranda hesaplanıp Romanya leyine çevrilmek üzere ödemesine:
(a) 15,000 Amerikan dolan manevi tazminat olarak;
(b) 2,450 Amerikan dolan içinden 3,900 FRF adli yardım tutarının indirilerek masraf ve harcamalar için;
4. Tediyeye kadar belirlenecek sürelerin dolmasından sonra (2) ve (3)'te anılan meblağlar bakımından yıllık % 6 oranında faiz ödenmesine karar vermiş;
5. Adıl ödeme için yapılan diğer taleplerin reddetmiştir.
Mahkeme Kuralları Kural 77 § § 2 ve 3 uyarınca, Fransızca ve İngilizce olarak yazılmış ve 23 Ocak 2001 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy