(AİHS. m. 37) (765 S. K. m. 168) (AKSOY - TÜRKİYE DAVASI) (BÜYÜKDAĞ - TÜRKİYE DAVASI) (ALGÜR - TÜRKİYE DAVASI)
Başvuru No: 28492/95
Çeviren ve Özetleyen: İtibar UĞURLU, Korn. Yrd. Dış İlişkiler Daire Başkanlığı
PROSEDÜR
1-11. Davanın temelinde Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı verilen 28492/95 sayılı başvuru dilekçesi bulunmaktadır. Söz konusu Devletin uyruğuna tabi Sevgi Erdoğan (başvuru sahibi), İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması Sözleşmesinin (Sözleşme) eski 25. Maddesi gereğince, 14 Aralık 1994 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Komisyonuna (Komisyon) başvurmuştur.
OLAYLAR
12. Başvuru sahibi, 1956 doğumlu Türk vatandaşıdır, 14 Temmuz 2001 tarihinde ölmüştür. Kendi ifadesine göre tutuklu haklarının savunucusuydu ve kocası 1991 tarihinde polis tarafından DHKP/C (Devrimci Halkın Kurtuluş Partisi Cephesi) militanı olduğu için öldürülmüştür.
13. Başvuru sahibine göre; 26 Ekim 1994 tarihinde Mersin'de saat 16:30 sıralarında güvenlik kuvvetlerince içerisinde kendisinin ve Zeynep Gültekin ile Ahmet Öztürk isimli şahısların bulunduğu evin etrafı çevrilmiştir. Başvuru sahibi dışındaki iki şahıs öldürülmüş, başvuru sahibi ise evin ikinci katındaki balkondan atlamış ve polis tarafından yakalanarak hastaneye kaldırılmıştır.
14. Hükümete göre ise; 26 Ekim 1994 tarihinde güvenlik kuvvetleri bir ihbardan yola çıkarak yasadışı Dev-Sol örgütü üyelerine karşı bir operasyon düzenlemişlerdir. Güvenlik kuvvetlerinin uyarılarına uymayan ev sakinleri teslim olmayı reddedip ateşle karşılık vermişlerdir. Çıkan çatışmada Z.G. ve A.Ö. öldürülmüştür. Başvuru sahibi ise evin balkonundan atlamış ve polis tarafından yakalanmıştır. Operasyon saat 21:00'de sona ermiştir. Hükümet bu iddialan doğrulamak için 27 Ekim 1994'te 2 patlayıcı uzmanı polis tarafından hazırlanan olay yeri tutanağını göstermiştir.
15. Başvuru sahibi 26 Ekim 1994'te saat 16:50'de İçel Erdemli Özel Hastanesinde muayene edilmiştir. Genel durumunun iyi olduğu belirtilmekle beraber sorulara cevap vermediğinden Mersin Devlet Hastanesine götürülmüştür.
16. Mersin hastanesi kayıtlarına göre, başvuru sahibi 21:45'te hastaneye yatırılmıştır.
17. 27 Ekim 1994 günü başvuru sahibi hastanede bir ortopedist tarafından muayene edilmiştir. Sağ kalça kemiğinde bir kırık olduğu tespit edilerek gerekli tıbbi müdahale yapılmış ve 27 Ekim 1994 günü hastaneden taburcu edilmiştir, iyileşmesi için gerekli sürenin 3 hafta olduğu belirtilerek kendisine doktor tarafından 2 haftalık rapor düzenlenmiştir.
18. Mersin Emniyet Müdürlüğü gözaltı kayıtlarına göre başvuru sahibi 27 Ekim 1994'te saat 11:30'da gözaltına alınmıştır.
19. Aynı gün saat 15:20'de başvuru sahibi İçel Sağlık Merkezi Müdürlüğü'nde görevli Dr. A.Tapik'e muayene ettirilmiştir. Doktor raporuna göre başvuru sahibinin vücudunun birçok bölgesinde çürük ve kızarıklıklar tespit edilmiştir.
20. 27 Ekim 1994 tarihinde başvuru sahibi Mersin Hastanesinin tutuklular için ayrılmış bölümüne yatırılmıştır. 27 Ekim 7 Kasım 1994 tarihleri arasındaki iyileşme tablosunda sağ ischion kemiğinde ve sol calcaneum kemiğinde bir kırık bulunduğu kaydedilmiştir.
21. 10 Kasım 1994 tarihinde başvuru sahibi hastaneden taburcu edilmiş ve . başhekim tarafından 10 günde bir üriner sondanın değiştirilmesi ve başvuru sahibinin hapishane revirine götürülmesi yönünde bir rapor düzenlenmiştir.
22. 11 Kasım 1994 tarihinde hapishane doktoru Mersin Hastanesine bir kurye ile gönderdiği raporda hapishane revirinde yeterli donanımın bulunmaması nedeniyle başvuru sahibinin acilen hastanenin ortopedi servisine yatırılması gerektiğini belirtmiştir.
23. Başvuru sahibine göre ise 26 Ekim 1994'te hastaneye yatırılmış ve geceyi orada geçirmiştir. Ertesi sabah Mersin Emniyet Müdürlüğü'ne götürülmüş ve orada elektroşoka ve su altında kalmaya maruz bırakılarak dövülmüş ve cop darbeleri almıştır. Kalçasında bir kırık olmasına rağmen polisler tarafından oturmaya zorlanmıştır. Sol ayağında bir kemiği kırmışlar ve 27 Ekim 1994'te Mersin Hastanesi Acil Servisinden ortopedi bölümüne götürülen başvuru sahibinin hastaneden çıkıncaya kadar elleri kelepçelenmiş ve gözleri bağlanmıştır.
24. Hükümet başvuru sahibinin iddialarını reddetmiştir. Öncelikle işkence ve kötü muamele iddialarını doğrulayıcı hiçbir delilin bulunmadığını beyan etmiştir. Aynı zamanda başvuru sahibinin balkondan düşmesi sonucunda ciddi şekilde yaralandığı belirtilmiştir. Yasadışı örgüt üyelerine karşı operasyon devam ederken başvuru sahibinin acilen en yakın hastaneye götürüldüğü bildirilmiştir. 26 Ekim 1994 günü 16:50'de ilk tıbbi müdahale yapılmış ve sağlık raporu hazırlanmıştır.
Ertesi gün ise Mersin Hastanesine yatırılmıştır. Hükümet, başvuru sahibinin yakalanması ve gözaltına alınmasından sorumlu makamların söz konusu şahsın zamanında tıbbi müdahaleleri alması için dikkatli ve özenli davrandıktan belirtilmiştir.
Başvuru Sahibinin Şikayeti
25. 10 Kasım 1994'te başvuru sahibi kendisini yakalayan ve göz atına alan polislere karşı Erdemli Mahkemesine şikayetini iletmiştir. Erdemli Hastanesinden dönüşünde polisler tarafından Mersin Hastanesine götürülünceye kadar 27 Ekim 1994 günü gündüz işkence ve kötü muameleye maruz bırakıldığını ve bu kötü muamelelerin kamerayla kaydedildiğini iddia etmiştir.
26. 10 Kasım 1994 günü hastaneye yatırılana kadar ellerinin kelepçelendiği ve gözlerinin bağlandığını belirtmiştir. 20 Temmuz 1995'te Mersin Cumhuriyet Savcısı başvuru sahibinin şikayeti üzerine takipsizlik kararı vermiştir, yaralarının kamu kuvvetlerinin operasyonları esnasında balkondan atlaması sonucunda oluştuğu belirtilmiştir. Diğer taraftan başvuru sahibinin yakalandıktan sonra Mersin Emniyet Müdürlüğü terörle mücadele şubesine götürülmediği belirtilmiştir.
27. Başvuru sahibi 9 Ekim 1995'te Tarsus Ağır Ceza Mahkemesi önünde bu karara itiraz etmiştir. Mahkeme kendisine verilen dosyayı incelemiş ve başvuru sahibinin başvurusunu ertelemiştir.
Başvuru Sahibinin Mahkumiyeti
28. 18 Kasım 1994 tarihli iddianame ile, başvuru sahibi Cumhuriyet Savcısı tarafından Konya Devlet Güvenlik Mahkemesi önünde yasadışı bir örgütün üyesi olmakla suçlanmıştır. Ceza yasasının 168. maddesine göre devlete ve kamu kuvvetlerine karşı silahlı çete oluşturmaktan suçlanmıştır.
29.4 Kasım 1996'da Konya DGM'si başvuru sahibine silahlı çete oluşturmak suçundan 10 yıl hapis cezası vermiştir. Başvuru sahibinin itirazı üzerine belirsiz bir tarihte, Yargıtay, kararı onamıştır.
Başvuru Sahibinin Ölümü
30. 2001 'de başladığı açlık grevinin ardından, başvuru sahibi 14 Temmuz 2001 tarihinde sağlık durumundan dolayı serbest bırakılmış ve daha sonra hayatını kaybetmiştir.
31. Başvuru sahibi yakalanması esnasında güvenlik kuvvetlerinin şiddet kullandıklarından şikayetçi olmuştur. 27 Ekim 1994 tarihinde Mersin Emniyet Müdürlüğünde kötü muamele gördüğünü belirtmiş ve hastane şartlarında ellerinin kelepçelenmesi ve gözlerinin bağlanmasından şikayetçi olmuştur.
HUKUKİ BOYUT
32. Hükümet başvuru sahibinin hayatım kaybettiğini ve başvurunun mahkeme önünde avukatı tarafından temsil edileceğini belirtmiştir. Avukatı, Altun v. Almanya (10308/83 sayılı-7 Mart 1984 tarihli) Komisyon Kararını emsal göstererek başvuru sahibinin tek yasal varisinin davanın devamını isteyebileceğini bildirmiştir. Ancak yasal varis bunu istememiştir. Böyle bir durumda Sözleşmenin aşağıda sunulan 37. maddesi geçerli olabilir:
Madde 37:
1.Yargılamanın herhangi bir aşamasında. Mahkeme, aşağıdaki sonuçlara varılması halinde başvurunun kayıttan düşürülmesine karar verebilir.
a) Başvuru sahibi başvurusunu takip etme niyetinde değilse veya;
b) Sorun çözümlenmişse veya;
c) Başka herhangi bir nedenden ötürü, başvurunun incelenmesine devam edilmesi hususunda artık haklı bir gerekçe görmezse.
Ancak işbu Sözleşme ve Protokollerinde tanımlanan İnsan haklarına riayet gerektiriyorsa. Mahkeme başvurunun incelenmesine devam eder.
2. Mahkeme koşulların haklı kıldığı kanısına varırsa, bir başvurunun eski haline döndürülmesini kararlaştırabilir.
33. Mahkeme öncelikle başvuru sahibinin 14 Temmuz 2001 tarihinde öldüğünü belirtmiştir
34. 29 Ağustos 2001 tarihli mektubunda merhumun davasının avukatı (temsilcisi) tarafından yürütülmesi kaydıyla devamını istemiştir. Daha sonra Mahkeme merhumun varisleri ve yakınlık derecelerine ilişkin bilgi istemiştir. Avukatı 13 Temmuz 2002'de merhumun ikametgahı belli olmayan bir kızının bulunduğunu bildirmiştir. Kayınvalidesi tarafından Erdoğan adına yapılan başvurunun devamının istendiğine dair her hangi bir talep de olmamıştır. Mahkeme tarafından başvuru sahibine hitaben yazılan 27 Kasım 2002 tarihli mektupta Erdoğan için meçhul ifadesinin kullanılması istenmiştir.
35. Mahkeme başvuru sahibinin ölümüyle sonuçlanan birçok davada merhumun varislerinin davanın devamını istediklerine dikkati çekmiştir (Deweer v. Belçika, 27 Şubat 1980, seri A no 35, pp. 19-20, §§ 37-38; X. c. İngiltere, 5 Kasım 1981, seri A no 46, p. 15, § 32; Vocaturo v. İtalya, 24 Mayıs 1991, seri A no 206-C, p. 29, § 2; G. v. İtalya, 27 Şubat 1992, seri A no 228-F, p. 65, § 2; Pan-dolfelli ve Palumbo v. İtalya, 27 Şubat 1992, seri A no 231-B, p. 16, § 2; X. v. Fransa, 31 Mart 1992, seri A no 234-C, p. 89, § 26; Raimondo v. İtalya, 22 Şubat 1994, seri A no 281-A, p. 8, § 2 ve Malhous v. Çek Cumhuriyeti (Aralık) [GC], no 33071/96, CEDH 2000-XII davalarında olduğu gibi.)
36. Bu durumda Mahkeme başvuru sahibinin ne bir yasal varisinin ne de ailesinden birisinin davanın sürdürülmesini istediklerini belirtmiştir. Diğer taraftan 13 Temmuz 2002 tarihli kuryede başvuru sahibinin eşinin annesinin irtibat kurmak istemediği belirtilmiş ayrıca yasal bir tazminat talebinin de bulunmadığı bildirilmiştir.
37. Mahkeme başvuru sahibinin adına maddi veya manevi herhangi bir tazminat ödenmesinin söz konusu olmadığına karar vermiştir, (örnek: Sherer v. İsviçre)
38. Başvuru sahibinin ailesinden kimseyle irtibat kurulamamasından dolayı başvuru sahibinin temsilcisine davanın devam edemeyeceği kararı bildirilmiştir, (bkz., mutatis mutandis, Ali v. İsviçre, 5 Ağustos 1998 tarihli karar, 1998-V, s. 2148, § 32). Mahkeme Sözleşmenin 3. maddesiyle ilgili olarak Türkiye aleyhine açılan aşağıdaki davaları hatırlatmıştır, (bkz. Diğer davalar arasında, 18 Eylül 1996 tarihli Aksoy v. Türkiye, 1996- VI; yayımlanmamış 21 Aralık 2000 tarihli Büyükdag v. Türkiye, n° 28340/95, son olarak, yayımlanmamış 22 Ekim 2002 tarihli Algür v. Türkiye, n° 32574/96, kararlar).
39. Mahkeme 29 Nisan 2003'te davanın kayıttan düşmesine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy