(Yaşama Hakkı İhlali İddiası)
Başvuru No: 31153/96
Karar Tarihi: 12 Aralık 2002
Çeviren ve Özetleyen: Fikret TİREN, Komiser, EGM Interpol Daire Başkanlığı
OLAYLAR
Başvuru sahibi 1934 doğumludur ve İstanbul'da ikamet etmektedir. 7 Ekim 1988 tarihinde saat: 13.00 sıralarında İstanbul Tuzla'da İsmail Hakkı Adalı, Fevzi Yalçın, Kemal Soğukpınar ve Refa Şen isimli şahıslar kendilerini yakalamak ile görevli güvenlik güçleriyle girdikleri çatışma sonucunda öldürülmüşlerdir. 17 Ekim 1988 tarihinde Kartal Cumhuriyet Savcısı Kartal Ağır Ceza Mahkemesine on altı polis memuru hakkında Türk Ceza Kanununun 448, 281 ve 463. maddelerine istinaden yukarıda isimleri geçen şahısların ölümlerine sebebiyet vermek suçundan dava açmıştır. Görülmekte olan bu davaya 17 Ocak 1989 tarihinde başvuru sahibi de müdahil olarak katılmış ve Kartal Ağır Ceza Mahkemesi'ne polislerin yetkilerini aşarak cinayet suçunu işlediklerini ileri sürmüştür. Mahkeme, 6 Şubat 1995 tarihinde, Ceza Kanununun 49. maddesine istinaden polis memurlarının beraatlarına karar vermiştir. Mahkeme, Kırşehir Hapishanesinden kaçan mahkumların İzmit'ten İstanbul'a bir polis karakoluna bombalı saldırı eyleminde bulunmak için geldikleri yönünde yapılan ihbar üzerine, güvenlik güçlerinin kaçakları yakalamak için Tuzla Köprüsü civarında bir pusu kurduğunu, ancak bu girişimin farkına varan kaçakların güvenlik güçlerinin dur ihtarına rağmen araçlarının hızlandırdıklarını ve silahla ateş açtıklarını tespit etmiştir. Mahkeme bu kararını, olay yerinde bulunan görevlilerin ifadelerine, tahkikat tutanaklarına, bilirkişi ve otopsi raporlarına dayanarak vermiştir. Mahkeme ayrıca, silahlı çatışmanın sona ermesinden sonra araçta yapılan ilk aramada, içi mermi dolu bir tabanca ve yasadışı sol bir örgüte ait çok sayıda örgütsel dokümanın ele geçirildiğini, 55 (elli beş) adet mermi kovanının araç etrafında bulunduğunu, Emniyet Müdürlüğü'nde araç üzerinde yapılan detaylı aramada ise bir silaha daha rastlandığını belirtmiş ve şüphelilerin ölümünün, Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanununca, polise verilen legal kuvvet kullanımı neticesinde meydana geldiği kararına varmıştır. Mahkeme, başvuru sahibinin polisler hakkındaki şüphelilerin zayıf anında uyan yapmaksızın ateş açtığı iddialarını dayanaksız bulmuş ve reddetmiştir.
Bu karar üzerine, başvuru sahibi ve Cumhuriyet Savcısı 6 Şubat 1995 tarihinde temyize başvurmuş, Yargıtay 17 Ekim 1995 tarihli kararıyla, Ağır Ceza Mahkemesinin 6 Şubat 1995 tarihinde yapılan yargılamadaki kararını usule ve kanunlara uygun olduğu gerekçesiyle onamıştır.
KARAR
8 Ekim 2002 tarihinde, Mahkemenin Türk hükümetinden aldığı açıklamada; Türk Hükümeti ölçüsüz kuvvet kullanımı sebebiyle meydana gelen ölüm olayından dolayı derin üzüntü duyduğunu belirterek, başvuru sahibinin 31153/96 sayılı dilekçesine istinaden, dostane çözüm kapsamında maktul Kemal Soğukpınar'ın babası davacı Mehmet Soğukpınar'a 55.000 İngiliz Sterlini ödemeyi önermiştir. Sözkonusu miktarın, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmenin 39. maddesine uygun olarak, başvuru sahibinin belirteceği bir banka hesabına İngiliz Sterlini olarak, davanın mahkemede neticelenmesinden sonraki üç ay içerisinde ödeneceği bildirilmiştir. Tazminatın ödenmesi davanın sona ermesini gerektirecektir.
Nihayetinde, Hükümet davanın Sözleşmenin 43/1 .maddesi uyarınca Büyük Daireye sevkinin yapılmasını önermeyeceğini de taahhüt etmiştir.
Başvuru sahibinin kanuni temsilcisi, kendilerine Türk Hükümetinin dostane çözüm önerisinde bulunduğunu ve bu öneriyi kabul ettiklerini 24 Eylül 2002 tarihli yazısıyla Mahkemeye bildirmiştir.
Mahkeme, davanın 22 Aralık 2002 tarihinde dostane çözüm ile neticelenmesine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy