(AİHS m. 2, 3, 5, 6, 7, 39, 43)
Başvuru No: 31730/96
OLAYLAR
Ali Yurtseven, Haşim Yurtseven, Abdullah Özeken ve Sabri Sarıtaş (başvuru sahipleri) sırasıyla 1966, 1975, 1934 ve 1971 doğumlular ve Türkiye'nin güney doğusunda Yüksekova ilçesinde yaşamaktadırlar. 27 Ekim 1995 tarihinde, Binbaşı Mehmet Emin Yurdakul emrindeki Yüksekova Komando Taburuna bağlı askerler askeri operasyon için Ağaçlı köyüne gelmiştir. Birinci ve ikinci başvuru sahibinin babası Şemsettin Yurtseven, üçüncü başvuru sahibinin oğlu Miktat Özeken ve dördüncü başvuru sahibinin küçük kardeşi Münür Sarıtaş yakalanarak askeri araçla askerler tarafından götürülmüştür. Daha sonra serbest bırakılmamışlardır. Şemsettin Yurtseven 73 yaşında ve Ağaçlı köyünde yaşamaktaydı. 18 yaşındaki Mikdat Özeken ve 13 yaşındaki Münür Sarıtaş Ağaçlı köyüne odun toplamak için gelmişlerdi.
Başvuru sahipleri, akrabaları hakkında bilgi edinmek için Yüksekova Komando Taburuna başvurmuşlardır. Binbaşı Yurdakul başvuru sahiplerinin akrabalarının yakalandıklarını reddetmiştir. 27 Ekim 1995 tarihindeki, akrabaların yakalanmasından bu yana başvuru sahipleri akrabaları hakkında her hangi bir bilgi elde edememişlerdir. Devlet yetkililerine göre o günlerde Ağaçlı köyüne her hangi bir güvenlik operasyonu gerçekleştirilmemiş ve başvuru sahiplerinin akrabaları da yakalanmamıştır.
13 Haziran 1997'de Hakkari Cumhuriyet Başsavcısı Hakkari Ağır Ceza Mahkemesine bir iddianame sunmuştur. Başsavcı iddianamesinde, 25-28 Ekim 1995 tarihleri arasında Ağaçlı Köyüne düzenlenen operasyonda gözaltına alınan Şemsettin Yurtseven'in Binbaşı Mehmet Emin Yurdakul tarafından öldüresiye dövüldüğünü belirtmiştir. Bu ölüme tanık olan Mikdat Özeken ve Münür Sarıtaş, itirafçı Kahraman Bilgiç ve Yüzbaşı Nihat Yiğiter tarafından vurularak öldürülmüşlerdir.
12 Kasım 1999 tarihinde Hakkari Ağır Ceza Mahkemesi, Mehmet Emin Yurdakul, Kahraman Bilgiç ve Nihat Yiğiter'i, başvuru sahiplerinin akrabalarını öldürdüklerine dair yeterli kanıt olmadığından beraat kararı vermiştir. Ayrıca mahkeme, Mehmet Emin Yurdakul'un yetkilerini aşarak bu kişileri herhangi bir emir olmadan gözaltına aldığından dolayı bu üç kişinin ortadan kaybolması ile ilgili savcıdan soruşturma açmasını talep etmiştir. Başvuru sahiplerinin avukatının 2 Nisan 2001 tarihinde Hakkari Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararına karşı Yargıtay'a yaptığı başvuru reddedilmiştir.
KARAR
Bunun üzerine başvuru sahipleri, 26 Nisan 1996'da Türk Hükümeti aleyhine, Türkiye'nin güney doğusunda üç akrabalarının kaybolması ile ilgili şikayette bulunmuşlar ve ayrıca akrabalarının başına ne geldiğinin bilinmemesinin ailelerinde endişeye sebep olduğunu ileri sürmüşlerdir. Başvuru sahipleri Sözleşmenin 2, 3, 5, 6 ve 7. maddelerinin ihlal edildiğini iddia ederek Komisyona başvurmuşlardır.
1 Temmuz 2003 tarihinde, Mahkeme, sorumlu Devlet'ten aldığı açıklamada, Hükümetin mevcut davada gözaltına alınanların yok olması iddiaların yeterli bir şekilde araştırılmamasının ve öngörülmemiş bir şekilde özgürlüklerin kısıtlanmasının Sözleşmenin 2 ve 5. maddelerini ve bunun başvuru sahipleri ve ailelerinde kaygı ve endişeye sebep olduğundan Sözleşmenin 3. maddesini ihlal ettiği kabul edilmiş ve karşılık beklemeksizin başvuru sahiplerine, bahsedilen davaya istinaden dostane çözüm kuralları çerçevesinde toplam 160 000 Euro ödemeyi önermiştir. Tüm muhtemel vergilerden arındırılmış bu rakam, davadan kaynaklanan tüm harcamaları kapsayacak şekilde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 39. maddesi kapsamında, Mahkemenin kararından itibaren 3 ay içerisinde, başvuru sahibinin ya da kanuni temsilcisinin bildireceği bir banka hesabına ödeneceği belirtilmiştir. Bu ödeme davanın nihayete ermesini de gerektirecektir. Bununla birlikte, Hükümet, davayı Sözleşmenin 43/1. Maddesi gereğince, Mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra, Büyük Daireye götürmeyeceğini taahhüt etmiştir. Başvuru sahibi de bu öneriyi kabul ettiğini bildirir yazıyı Mahkemeye göndermiştir.
Sonuç olarak Mahkeme, 15 Mayıs 2003 tarihinde sorumlu Hükümetin başvuru sahibine dostane çözüm çerçevesinde 160.000 Euro ödemesine ve başvurunun listeden çıkartılmasına karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy