(Kötü Muamele, Kişi Özgürlüğü ve Güvenliği, Adil Yargılanma, Etkin Başvuru, Mülkiyet Hakları ile Ayırımcılık Yasağı İhlali İddiaları)
Başvuru No: 31849/96
Karar Tarihi: 25 Eylül 2001
Çeviren, Özetleyen ve Yorumlayan: Vahit Bıçak, Yrd. Doç Dr., Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi
OLAYLAR
Başvuru sahibi, Türk vatandaşı Şevket İşçi, ailesini Muş İli Malazgirt İlçesi Nurettin Köyünde bırakarak çalışmak için İstanbul'a gitmiştir. Mayıs 1994 tarihinde kendisini telefonla arayan yakınları köylerinin yakılmış olması nedeniyle ailesinin Malazgirt ilçesine göçtüğünü bildirmiştir. Ailesini görmek üzere Malazgirt ilçesine gelen başvuru sahibine, eşi, köy koruyucularının evlerini yakmadan önce eşyalarını alma fırsatı vermediğini söylemiştir. Ertesi gün köyüne giden başvuru sahibi köyde 100 evin yakıldığını gördüğünü ifade etmiştir. Bu durumdan Jandarma Bölge Komutanlığına şikayetçi olan başvuru sahibi Jandarmanın bu konuda bilgisinin olmadığını, köy koruyucularının sorumlu olabileceğini iddia etmesi üzerine dokuz köy koruyucusu Jandarma Karakoluna çağrılmıştır. Köy koruyucuları başvuru sahibinin iddialarına reddetmişler, başvuru sahibinin kendi isteğiyle köyden ayrıldığını, ayrılmadan önce de tüm eşyalarını aldığını ifade etmişlerdir. Köy koruyucularına karşı Malazgirt Ceza Mahkemesinde bu konuda dava açılmıştır.
Başvuru sahibi 12 Nisan 19% tarihinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 3 (işkence yasağı), 5 (hürriyet ve güvenlik hakkı), 6 (adil yargılanma hakkı), 8 (özel hayatın ve ailenin korunması), 13 (etkili başvuru hakkı) ve 14 (ayrımcılık yasağı) maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
KARAR
4 Temmuz 2001 tarihinde Türk hükümeti başvurucu ile dostane çözüm yoluna gitmek istediğini, maddi, manevi ve mahkeme masraflarını karşılamak üzere başvurucuya 15.000 İngiliz Sterlini ödemeye hazır olduğunu bildirmiştir. Teklifin başvurucu tarafından kabul edilmesi üzerine 25 Eylül 20001 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi başvurunun işlemden kaldırılması kararı verilmiştir.
Yorum
1994 yılında gerçekleştiği iddia edilen bir olayın iç hukukta araştırılmasının 2000 yılına kadar tamamlanamamış olmasının bile tek başına Sözleşmenin ihlali oluşturacağı gözönünde bulundurularak "dostane çözüm" yoluna gidilmiş olması yerindedir.
Full & Egal Universal Law Academy