(Adil Yargılanma ve İfade Özgürlüğü Hakları İhlali İddiaları)
Başvuru No: 35076/97
Karar Tarihi: 20 Haziran 2002
Çeviren ve Özetleyen: Fikret TİREN, Komiser, EGM Interpol Daire Başkanlığı
OLAYLAR
Başvuru sahibi Türk vatandaşı Ali Erol 1952 doğumludur, istanbul'da ikamet etmekte ve gazetecilik yapmaktadır.
5 Eylül 1995 günü başvuru sahibinin baş editörlüğünü yaptığı Evrensel gazetesinin 91. sayısında "Saraylara savaş, kulübelere barış" başlığı altında, Semih Hiçyılmaz tarafından bir makale kaleme alınmıştır. Ertesi gün Savcının talebine binaen, istanbul DGM hakimi Anayasanın 28. maddesi ve CMUK'un 86. maddesine istinaden sözkonusu gazetenin toplatılması emrini vermiştir. Başvuru sahibi, 8 Eylül günü DGM önünde sözkonusu kararın basın özgürlüğünün engellenmesi yönünde bir karar olduğunu öne sürerek, itirazda bulunmuş ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Aynı gün mahkeme, başvuru sahibinin itirazını reddetmiştir. 13 Eylül 1995 günü Savcı başvuru sahibi aleyhine DGM önünde bir ceza davası başlatmıştır. Savcı, başvuru sahibinin halkı sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa tahrik ettiğini belirterek, başvuru sahibine TCK'nun 312. maddesinin uygulanmasını ve 5680 sayılı Basın kanununu ek ikinci maddesine istinaden de gazetenin yayınlanmasının yasaklanmasını talep etmiştir. 4 Nisan 1996 günü, Mahkeme başvuru sahibini suçlu bulmuş ve 4.250.000 TL para cezasına çarptırmıştır. Ayrıca, Basın Kanununun ek 2. maddesine istinaden de gazetenin 1 ay boyunca yayınının durdurulmasına karar vermiştir. Bu karar üzerine, başvuru sahibi, Yargıtay'a müracaat ederek kararı temyize götürmüştür. Yayınlanan makalenin DGM tarafından suç unsuru olarak yorumlanmasını eleştirmiştir. Sözkonusu makalenin Barış Günü münasebetiyle kaleme alınmış Marksist bir görüşün ortaya konduğu fikir yazısı olduğunun altını çizmiştir. Ayrıca, kararı veren Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde bir askeri yargıcın bulunmasını da eleştirerek, verilen karar ile Sözleşmenin 6 ve 10. maddelerinin ihlal edildiğini öne sürmüştür. Yargıtay 21 Ekim 1996 tarihli kararıyla ilk mahkemenin başvuru sahibi aleyhine verdiği kararı onamıştır.
Türkiye'de basın özgürlüğünün kısıtlanması ile ilgili olarak Mahkeme tarafından verilen kararlara ve Türkiye hakkında Basın Özgürlüğü konusunda açılan 25658/94 sayılı davada İnsan Hakları Avrupa Komisyonu'nun sunduğu raporda yer alan 8 Ekim 1999 tarihli, DH(99)560 sayılı geçici çözümü referans olarak göstererek Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi"... .bu çeşit tüm davalarda, Mahkeme ve Bakanlar Komitesi, davacılar aleyhine onların makalelerde, kitaplarda, broşürlerde ve mesajlarında yer alan açıklamaları sebebiyle verilen mahkumiyet kararlarının Sözleşmenin 10. maddesi tarafından garanti altına alınan Basın Özgürlüğü'nün ihlal edildiği değerlendirmesinde bulunulduğunu hatırlatmaktadır. Komite, Türk Hükümetini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından basın özgürlüğü hakkında alınan kararlara sadık kalmaya ve iç mevzuatında Sözleşmenin 10. maddesine uygun olarak gerekli düzenlemelerini yapmaya davet etmektedir.
KARAR
7 Mart 2002 tarihinde Mahkemenin Türk hükümetinden aldığı açıklamada, Türk Hükümeti karşılık beklemeksizin başvuru sahibine 35076/97 numaralı dilekçesine istinaden dostane çözüm kuralları çerçevesinde 3 811,23 Euro para ödemeyi önermektedir. Tüm muhtemel vergilerden arındırılmış bu rakam, davadan kaynaklanan tüm harcamaları kapsayacak şekilde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 39. maddesi kapsamında, Mahkemenin kararından itibaren 3 ay içerisinde, başvuru sahibinin ya da onun kanuni temsilcisinin bildireceği bir banka hesabına Euro olarak ödenecektir. Bu ödeme davanın nihayete ermesini de gerektirecektir.
Türk Ceza Kanununun 312. maddesinin ihlal edilmesinden ve Terörle Mücadele Kanununa muhalefetten kaynaklanan davalarda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından alınan kararlar açıkça göstermektedir ki iç mevzuatımız vakit kaybetmeksizin Sözleşmenin 10. maddesine uygun olarak düzenlenmesi gerekecektir ve bu düzenlemenin yapılacağı Hükümet tarafından daha önce 24 Mart 2001 tarihinde belirlenmiş Ulusal Program'da belirtilmiştir.
Son olarak, Hükümet, davayı Sözleşmenin 43/1. maddesi uyarınca, nihai Mahkeme kararından sonra, Büyük Daireye götürmeyeceğini taahhüt etmiştir.
Başvuru sahibi Hükümetin dostane çözüm önerisini kabul ettiğini ve kendisinin de davayı Büyük Daire'ye götürmeyeceğini bildiren beyanını 1 Ocak 2002 tarihinde Mahkemeye iletmiştir.
Dava, dostane çözüm çerçevesinde 20 Haziran 2002 tarihinde nihayete ermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy