(AİHS. m. 6, 9, 10, 37, 39, 43) (2709 S. K. m. 28) (1412 S. K. m. 86) (5680 S. K. m. 2) (3713 S. K. m. 8) (4304 S. K. m. 1, 2)
(Başvuru no: 37061/97)
KARAR
(Dostane Çözüm)
STRAZBURG
02 Ekim 2003
OLAYLAR
Başvuran, Ayşenur Zarakolu Türk vatandaşı olup İstanbul'da ikamet etmektedir. Mahkeme önünde, İstanbul'da görev yapmakta olan avukat Sn. Özcan Kılıç tarafından temsil edilmektedir.
25 Nisan 2002 tarihinde, Mahkemeye, Ayşenur Zarakolu'nün öldüğü ve eşi Ragip Zarakolu'nun davayı devam ettirmek istediği bildirilmiştir.
Başvuran, "Belge Uluslararası Yayıncılık Ltd" şirketinin sahibidir.
Haziran 1996'da başvuranın şirketi, Alman Gazeteci Lissy Schmidt tarafından yazılan Özgürlüğün Bedeli isimli bir kitap yayımlar. Almanca'dan Türkçe'ye çevrilen kitap Kuzey Iraktaki özerk Kürt bölgesinin sosyo-ekonomik ve siyasi evrimiyle Türkiye'nin Kürt sorunu politikasına yönelik eleştirilere ilişkin makale ve görüşlerin derlemesi niteliğindedir.
15 Ocak 1997 tarihinde İstanbul DGM Başsavcısı kitabın toplatılması istemiyle mahkemeye başvurur.
Aynı gün, İstanbul DGM'nin tek yargıçla toplanan 6. dairesi, Anayasanın 28, CMUK'nun 86. ve Basın Kanunun 2/1 maddeleri uyarınca kitabın toplatılmasına karar verir. Mahkeme, kitabın bazı sayfalarındaki ifadelerin Devletin bölünmez bütünlüğüne karşı ayrılıkçı propaganda içerdiğine hükmeder.
29 Ocak 1997 tarihinde başvuran İstanbul DGM'ye 15 Ocak 1997 tarihli kararla ilgili olarak itiraz dilekçesi verir. Başvuran, bir bütün olarak incelendiğinde savcının atıfta bulunduğu makale de dahil olmak üzere kitapta, ayrılıkçı propaganda unsurunun yer almadığını iddia eder. Ayrıca başvuranın iddiasına göre mahkeme verdiği kararı gerekçelendirmemiş sadece savcının talebini yinelemiştir. Başvuran 'ayrıca, kitap yayınlayarak fikir ifade etme ve kamuoyuna bilgi verme hakkını kullandığım ileri sürmüştür. Mahkemenin kitabın toplatılmasına ilişkin kararı Sözleşmenin 6,9 ve 10. maddelerine aykırıdır. Başvuran son olarak mahkemeden 15 Ocak 1997 tarihli toplatma kararının iptal edilmesini istemiştir.
3 Şubat 1997 tarihinde askeri yargıcın da aralarında bulunduğu üç üyesiyle toplanan İstanbul DGM'nin l. Dairesi başvuranın itirazını reddederek kitabın toplatılmasına ilişkin kararı onar.
28 Nisan 1997 tarihinde İstanbul DGM Başsavcısı başvuranı ve kitabın çevirmenlerini ayrılıkçı propaganda yapmakla suçladığı iddianamesini mahkemeye sunar. Başsavcı, başvuran tarafından yayımlanan ve Almanca'dan Türkçe'ye Süheyla Kaya ve Zeynep Erkmen tarafından çevrilen kitabın 111-119, 163-165 ve 167-182. sayfalarında, Türkiye'nin bir kısım topraklarından "Kürdistan" olarak bahsedildiğini ve Türklerle Kürtler arasında ayrım yapıldığını ileri sürer. Başsavcı mahkemeden başvuranın 3713 Sayılı kanunun 8/3 maddesi uyarınca cezalandırılmasını ve TCK m.36 uyarınca da kitabın toplatılmasını talep eder.
İstanbul DGM'de görülen yargılamada başvuran kendisine yöneltilen suçlamaları reddederek suç unsuru kitabın Devletin bütünlüğüne karşı ayrılıkçı propaganda içermediğini öne sürer. Başvurana göre kitap bazı olayların gazetecilerin gözüyle analizidir.
13 Ekim 1997 tarihinde İstanbul DGM 14 Temmuz 1997 tarihli 4304 sayılı Kanunun 1. maddesi uyarınca başvurana karşı yürütülen cezai kovuşturmanın ertelenmesine hükmeder. Mahkeme ayrıca, aynı kanunun 2.maddesi uyarınca başvuranın kararın verildiği tarihten itibaren üç yıl içinde editör sıfatıyla kasti olarak bir suç işlememesi durumunda, cezai kovuşturmanın sona erdirileceğine karar verir.
Başvuran, İstanbul DGM'nin 25 Eylül 1997 tarihli kararını temyiz eder.
13 Nisan 1999 tarihinde Yargıtay 9. Ceza Dairesi temyiz başvurusunu reddeder.
HUKUK
24 Haziran 2003 tarihinde Mahkeme, Hükümetten aşağıdaki bildirimi almıştır:
"1. Hükümet, Mahkemenin, Terörle Mücadele Kanunuyla ve ifade özgürlüğüyle ilgili davalar açısından verdiği kararların, Türk hukukunun ve uygulamasının acilen Sözleşmenin 10. maddesi hükümlerine uygun hale getirilmesini gerektirdiğine dikkat çekmektedir. Bu gerçek, söz konusu davanın olaylarının temelinde yatan müdahale ile de görülmüştür.
"2. Türk Hükümeti'nin, 37059/97 no'lu başvurunun dostane çözüme kavuşturulması çerçevesinde başvurana ex gratia olarak 5000 Euro (beşbin Euro) tutarında ödeme yapmayı teklif ettiğini bildiririm. Bu miktar her türlü maddi ve manevi zarar ile masrafı kapsamakta olup Mahkemenin, Avrupa İnsan Haklan Sözleşmesi'nin 39.maddesi uyarınca verdiği kararın bildirilmesini müteakiben üç ay içerisinde ödeme günündeki kur üzerinden Türk Lirası cinsinden ödenecektir. Bu ödeme davanın nihai çözümünü oluşturacaktır. Belirtilen sürenin bitiminden ödeme tarihine kadar geçecek süre için, sözkonusu sürenin bittiği tarihten ödemenin yapılmasına kadar, Hükümet, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli marjinal borçlanma faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz ödemeyi taahhüt eder.
Hükümet, davanın, Sözleşmenin 43 § 1 maddesi uyarınca Büyük Daireye götürülmesini talep etmeyeceğini de taahhüt eder."
15 Mayıs 2003 tarihinde Mahkeme, başvuranın temsilcisinden aşağıdaki bildirimi almıştır:
Başvuran, Türk Hükümetinin 37062/97 no'lu başvurumuzun dostane çözümü için bize 5000 Euro (beşbin Euro) tutarında ödeme yapma teklifini dikkate aldığımızı bildiririm. Bu miktar her türlü maddi ve manevi zarar ile masrafı kapsamakta olup Mahkemenin, Avrupa İnsan (lakları Sözleşmesi'nin 39.maddesi uyarınca verdiği kararın bildirilmesini müteakiben üç ay içerisinde ödeme günündeki kur üzerinden Türk Lirası cinsinden ödenecektir. Bu ödeme davanın nihai çözümünü oluşturacaktır. Bu miktarın üç ay içerisinde ödenmemesi halinde, sözkonusu sürenin bittiği tarihten ödemenin yapılmasına kadar. Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli marjinal borçlanma faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz ödenecektir.
Yapılan teklifi kabul ettiğimizi ve Türkiye Cumhuriyeti aleyhindeki başvuruyla ilgili tüm şikayetlerinden vazgeçtiğimizi bildiririz.
Bu ödeme davanın nihai çözümünü oluşturacaktır.
Mahkeme, tarafların üzerinde uzlaştıkları anlaşmayı dikkate almakta (Sözleşmenin 39. maddesi) ve bu anlaşmanın, Sözleşme ve eki Protokollerde tanımlanan insan haklarına saygı ilkesine uygun olduğuna kanaat getirmektedir (Sözleşmenin 37 § 1 ve/ ile İçtüzüğün 62 § 3 maddeleri).
Dolayısıyla dava zabıtlardan düşürülmelidir.
BU NEDENLERDEN DOLAYI MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE
1. Davanın, zabıtlardan düşürülmesine karar vermiş;
2. ve tarafların davanın Büyük Dairede tekrar görüşülmesini talep etmeyeceklerine ilişkin taahhütlerini dikkate almıştır.
Bu karar, 2 Ekim 2003 tarihinde, İçtüzüğün 77. maddesinin 2. ve 3. fıkralarına uygun bir biçimde İngilizce verilmiş ve yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy