(AİHS. m. 6, 9, 10, 37, 39, 43) (2709 S. K. m. 28) (1412 S. K. m. 86) (5680 S. K. m. 2) (3713 S. K. m. 8) (765 S. K. m. 312)
(Başvuruna: 37062/97)
KARAR
(Dostane Çözüm)
STRAZBURG
02 Ekim 2003
OLAYLAR
Başvuran, Ayşenur Zarakolu Türk vatandaşı olup İstanbul'da ikamet etmektedir. Mahkeme Önünde, İstanbul'da görev yapmakta olan avukat Sn. Özcan Kılıç tarafından temsil edilmektedir.
25 Nisan 2002 tarihinde, Mahkemeye, Ayşenur Zarakolu'nun öldüğü ve eşi Ragip Zarakolu'nun davayı devam ettirmek istediği bildirilmiştir.
Başvuran, "Belge Uluslararası Yayıncılık Ltd" şirketinin sahibidir.
Nisan 1994'te başvuranın şirketi Haluk Gerger tarafından yazılan Emekçiye Mektuplar-1 Türkiye 'nin Düzeni ve Kürt Sorunu başlıklı bir kitap yayınlar.
8 Mart 1995 tarihinde İstanbul DGM Başsavcısı kitabı inceleyerek kitabın yayınıyla ilgili bir işlem yapılmasına gerek olmadığına karar verir.
17 Haziran 1997 tarihinde İstanbul DGM Başsavcısı, o tarihe kadar 4. baskısına ulaşan kitabın toplatılması için mahkemeye başvurur.
Aynı gün İstanbul DGM'nin tek yargıçla toplanan 6. dairesi, Anayasanın 28, CMUK'nun 86. ve Basın Kanunun 2/1 maddeleri uyarınca toplatılmasına karar verir. Mahkeme, kitabın bazı sayfalarındaki ifadelerin Terörle Mücadele Kanununun (TMK) 8 ve Türk Ceza Kanununun (TCK) 312/2 maddelerine aykırılık teşkil ettiğine hükmeder.
29 Ocak 1997 tarihinde başvuran İstanbul DGM'ye 17 Ocak 1997 tarihli kararıyla ilgili olarak itiraz dilekçesi verir. Başvuran, bir bütün olarak incelendiğinde kitapta, savcının atıfta bulunduğu sayfalar da dahil olmak üzere, TCK 312/2 ve TMK'nun 8. maddesinde sayılan suç unsurlarının bulunmadığını iddia eder. Ayrıca başvuranın iddiasına göre mahkeme verdiği kararı gerekçelendirmemiş sadece savcının talebini yinelemiştir. Başvuran ayrıca, kitap yayınlayarak fikir ifade etme ve kamuoyuna bilgi verme hakkını kullandığını ileri sürmüştür. Mahkemenin kitabın toplatılmasına ilişkin kararı Sözleşmenin 6,9 ve 10. maddelerine aykırıdır. Başvuran son olarak mahkemeden 17 Ocak 1997 tarihli toplatma kararının iptal edilmesini istemiştir.
3 Şubat 1997 tarihinde askeri yargıcın da aralarında bulunduğu üç üyesiyle toplanan İstanbul DGM'nin 6. Dairesi başvuranın itirazını reddederek kitabın toplatılmasına ilişkin kararı onar.
2 Temmuz 1997 tarihinde İstanbul DGM başsavcısı TMK'nun 8. maddesi uyarınca başvuranı ayrılıkçı propaganda yapmak ve TCK 312/2 uyarınca halk arasında kin ve nefret uyandırmakla suçladığı iddianamesini mahkemeye sunar.
16 Haziran 1998 tarihinde İstanbul DGM, başsavcının 8 Mart 1995 tarihinde kitabı inceleyerek herhangi bir işleme gerek olmadığı yönünde karar verdiğine dikkat çeker. Mahkeme, iddianamenin 2 Temmuz 1997 tarihinde, yani kanuni sürenin dolmasından sonra, nasıl ve niçin sunulduğunun anlaşılamadığını belirtir. Mahkeme sözkonusu suçlarla ilgili olarak zaman aşımı süresinin kitabın yayınlanmasından itibaren bir yıl olduğu gerekçesiyle yargılamanın sona ermesine hükmeder.
HUKUK
24 Haziran 2003 tarihinde Mahkeme, Hükümetten aşağıdaki bildirimi almıştır:
"1. Hükümet, Mahkemenin, Terörle Mücadele Kanunuyla ve ifade özgürlüğüyle ilgili davalar açısından verdiği kararların, Türk hukukunun ve uygulamasının acilen Sözleşmenin 10. maddesi hükümlerine uygun hale getirilmesini gerektirdiğine dikkat çekmektedir. Bu gerçek, söz konusu davanın olaylarının temelinde yatan müdahale ile de görülmüştür.
"2. Türk Hükümeti'nin, 37062/97 no' lu başvurunun dostane çözüme kavuşturulması çerçevesinde başvurana ex gratia olarak 5000 Euro (beşbin Euro) tutarında ödeme yapmayı teklif ettiğini bildiririm. Bu miktar her türlü maddi ve manevi zarar ile masrafı kapsamakta olup Mahkemenin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 39. maddesi uyarınca verdiği kararın bildirilmesini müteakiben üç ay içerisinde ödeme günündeki kur üzerinden Türk Lirası cinsinden ödenecektir. Bu ödeme davanın nihai çözümünü oluşturacaktır. Belirtilen sürenin bitiminden ödeme tarihine kadar geçecek süre için, sözkonusu sürenin bittiği tarihten ödemenin yapılmasına kadar, Hükümet, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli marjinal borçlanma faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz ödemeyi taahhüt eder.
Hükümet, davanın, Sözleşmenin 43 § 1 maddesi uyarınca Büyük Daireye götürülmesini talep ütmeyeceğini de taahhüt eder."
15 Mayıs 2003 tarihinde Mahkeme, başvuranın temsilcisinden aşağıdaki bildirimi almıştır:
Başvuran, Türk Hükümetinin 37062/97 no'lu başvurumuzun dostane çözümü için bize 5000 Euro (beşbin Euro) tutarında ödeme yapma teklifini dikkate aldığımızı bildiririm. Bu miktar her türlü maddi ve manevi zarar ile masrafı kapsamakta olup Mahkemenin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 39. maddesi uyarınca verdiği kararın bildirilmesini müteakiben üç ay içerisinde ödeme günündeki kur üzerinden Türk Lirası cinsinden ödenecektir. Bu ödeme davanın nihai çözümünü oluşturacaktır. Bu miktarın üç ay içerisinde ödenmemesi halinde, sözkonusu sürenin bittiği tarihten ödemenin yapılmasına kadar, Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli marjinal borçlanma faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz ödenecektir.
Yapılan teklifi kabul ettiğimi ve Türkiye Cumhuriyeti aleyhindeki başvuruyla ilgili tüm şikayetlerinden vazgeçtiğimi bildiririz.
Bu ödeme davanın nihai çözümünü oluşturacaktır.
Mahkeme, tarafların üzerinde uzlaştıkları anlaşmayı dikkate almakta (Sözleşmenin 39. maddesi) ve bu anlaşmanın, Sözleşme ve eki Protokollerde tanımlanan insan haklarına saygı ilkesine uygun olduğuna kanaat getirmektedir (Sözleşmenin 37 § 1 vd ile İçtüzüğün 62 § 3 maddeleri).
Dolayısıyla dava zabıtlardan düşürülmelidir.
BU NEDENLERDEN DOLAYI MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE
1. Davanın, zabıtlardan düşürülmesine
2. ve tarafların Büyük Dairede tekrar görüşülmesini talep etmeyeceklerine ilişkin taahhütlerini dikkate almıştır.
İşbu karar, 2 Ekim 2003 tarihinde, İçtüzüğün 77. maddesinin 2. ve 3. fıkralarına uygun bir biçimde İngilizce verilmiş ve yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy