(AİHS m. 39) (765 S. K. m. 159)
Başvuru No: 37721/97
OLAYLAR
Davanın temelinde Türkiye Cumhuriyetine karşı verilen 37721/97 sayılı dilekçe bulunmaktadır. Sözkonusu Devletin uyruğuna tabi Sayın Ahmet Erkanlı (başvuru sahibi), İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması Sözleşmesinin eski 25. Maddesi gereğince, 30 Haziran 1997 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Komisyonuna (Komisyon) başvurmuştur.
Türk vatandaşı başvuru sahibi 1953 doğumludur ve İstanbul'da ikamet etmektedir.
Başvuru sahibince imzalı bir karikatür, günlük Özgür Ülke gazetesinin 19 Ocak 1995 tarihli sayısının altıncı sayfasında yayınlanmıştır. Sözkonusu karikatür, karın altında titreyen üç fakir köylüye seslenen "Her şeyi Devletten beklemeyin, kahrolasıcalar! O halde kendi köyünüzü kendiniz ateşe veriniz... Görüyorsunuz ki Devlet her şeyin sorumluluğunu üstlenemez...." diye haykıran bir elinde yanık durumda fener olan üniformalı bir adamı anlatmaktadır. Ateşe verilmiş ve harap edilmiş evler resmedilmişti.
Belirtilmeyen bir tarihte, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi ("Ağır Ceza Mahkemesi") önünde, Ceza Kanunu 159/1. Maddesi gereğince, dilekçe sahibi ve gazetenin yayıncısı M.Y.E.'ye karşı, yayın yoluyla Cumhuriyete hakaret etmek ve Cumhuriyeti aşağılamak suçundan bir kamu davası açılmıştır. Mahkeme önünde dilekçe sahibi, köylerin yakılması ve tahrip edilmesinin birçok bakan ve milletvekilinin halka beyanatlarında zikredilmiş bir olgu olduğunu ve kendisinin bu beyanlardan hareket ettiğini belirtmiştir, iddialarını haklı gösteren gazete kupürlerini Mahkemeye sunmuştur.
22 Eylül 1995 tarihli bir kararla Ağır Ceza Mahkemesi ilgilileri bahse konu suçtan suçlu bulmuş ve onları 10 yıl hapis cezasına mahkum etmiştir. M.Y.E.'nin cezasını para cezasına çevirmiştir.
Kararının gerekçelerinde, Ağır Ceza Mahkemesi anlaşmazlık konusu olan karikatürü tasvir etmiş ve aşağıdaki hususları belirtmiştir:
(...) "Güneydoğu bölgesinde askeri operasyonlar sırasında bazı köylerin ateşe verilme iddialarının televizyonda olduğu gibi yazılı basında da daha önce yayınlandığı doğrudur ve bu iddialar Millet Meclisinde de dile getirilmiştir. Bununla birlikte, anlaşmazlık konusu karikatür sözkonusu iddiaları tekrar yayınlamakla şuuru değildir. Gerçekte, sözkonusu karikatürde köyleri yakan bir Devleti resmeden şaşırtıcı bir görünüm okuyuculara sunulmaktadır. Devlet böylece bu karikatür aracılığıyla hakarete uğramış ve küçümsenmiştir."
27 Eylül 1995 tarihinde dilekçe sahibi sözkonusu karara karşı Yargıtay'a başvurmuştur.
16 Ocak 1997 tarihli bir kararla Yargıtay Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararını onamıştır.
KARAR
Başvuru sahibi 30 Haziran 1997 tarihinde Sözleşmenin 10. Maddesinin ihlal edildiği şikayetiyle Komisyon'a başvurmuştur.
25 Haziran 2002 tarihinde, tarafların gözlemlerini derledikten sonra Mahkeme başvurunun kabul edilebilirliğini açıklamıştır.
12 Eylül 2002 ve 20 Kasım 2002 tarihlerinde, dilekçe sahibi ve Hükümet, davanın dostane çözümünü kabul ettiklerini belirtir yazılı beyanlarını Mahkemeye sunmuşlardır.
Dilekçe sahibi Mahkemeye gönderdiği imzalı beyanında, 37721/97 sayı altında kayıtlı başvurunun dostane çözümü olarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin karşılık beklemeden kendisine 8.300 Euro para ödemeyi önerdiğini belirtmiştir. Aynı zamanda davaya ilişkin masrafları ve harcı içeren uygulanabilir muhtemel her tür vergiden muaf sözkonusu tutar, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 39. maddesine uygun olarak Mahkemece verilen karardan üç ay sonra dilekçe sahibinin belirteceği bir banka hesabına Euro olarak yatırılacaktır.
Mahkemeye verdiği beyanatta Hükümet, dilekçe sahibine 37721/97 sayı altında kayıtlı başvurunun dostane çözümü olarak karşılık beklemeden 8.300 Euro para ödemeyi önerdiğini beyan etmiştir. Aynı zamanda davaya ilişkin masrafları ve harcı içeren uygulanabilir muhtemel her tür vergiden muaf sözkonusu tutar. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 39. maddesine uygun olarak Mahkemece verilen karardan üç ay sonra dilekçe sahibinin ve/veya uygun şekilde yetkili kılınmış temsilcisinin belirteceği bir banka hesabına Euro olarak yatırılacaktır. Ödeme davanın kesin çözümünü sağlayacaktır.
Mahkeme tarafların vardığı dostane çözümü göz önünde tutmuştur (Sözleşmenin 39. Maddesi). Savunmacı Hükümetin dilekçe sahibine bir miktar para ödemeyi ve Türk hukukunu ifade hürriyeti konusunda Sözleşmenin istekleriyle uygun hale getirmek için gerekli hukuki ve iç uygulamadaki tüm değişiklikleri yapmayı ve dilekçe sahibinin mahkumiyetinin sonuçlarını hızlıca ve bütün olarak ortadan kaldırmak amacıyla 23 Temmuz 2001 tarihinde Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından kabul edilmiş geçici Karar'da (ResDH(2001)106) hedeflenen bireysel tedbirleri kabul etmeyi taahhüt ettiğini saptamıştır. Bu gerekçelerle Mahkeme davanın dava listesinden silinmesine tarafların taahhüdünü göz önünde tutarak davanın Büyük Daire'ye (Avrupa İnsan Hakları Adalet Divanı) gönderilmesine mahal olmadığına oybirliğiyle karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy