(Yaşama Hakkı İhlali İddiası)
Başvuru No: 40299/98
Karar Tarihi: 9 Mart 2004
OLAYLAR
Türk vatandaşları Rıza BOZTAŞ, Hatiye BOZTAŞ ve Nuriye BOZTAŞ Avrupa İnsan hakları Mahkemesi'ne başvurmuşlardır. Başvuru sahipleri, 1985 yılından beri, güvenlik güçleri ve yasadışı silahlı örgüt PKK militanları arasında şiddetli olayların yaşandığı ve sıkı yönetim idaresinin ilan edildiği Güney Doğu Anadolu'da bulunan Tunceli'ye bağlı Karşılar köyünde ikamet etmekteydiler. 30 Temmuz 1997 tarihinde, saat 22:00-23:00 sıralarında, Geyiksu Jandarma Komanda birliklerinin Karşılar istikametine doğru ateş açtığı, bu ateş sonucu köyde ikamet eden ve aralarında başvuru sahiplerinin de bulunduğu 20 kişinin altı adet top güllesiyle vurulmuşlar ve zarar görmüşlerdir, oturdukları binalarda bulunmalarına rağmen çok sayıda köylü yaralanmıştır. Bu olaydan, bir gün sonra, Karşılar Jandarma Karakolu'nca bir araştırma yapılmış ve köylülerin şahitliğine başvurulmuştur. Bunun sonucunda, baş vuru sahipleri, olayın sorumluları hakkında şikayette bulunmuş ve zararlarının tazmin edilmesini talep etmişlerdir. Bu olaydan bir hafta sonra, Geyiksu Jandarma Komutanı beraberinde birkaç asker ile birlikte Karşılar'a gelmiş ve köylüler ile görüşme yapmış, "kendisinin izinde olduğu bir zaman da bu olayın vuku bulduğunu, kendisinin olması durumunda böyle bir olayın yaşanmayacağını, beraberinde olan askerlerin bu olaya sebebiyet verdiklerini, bu askerleri arzu ederlerse alabileceklerini ve istiyorlarsa onları öldürebileceklerini" belirterek görüşmesini bitirmiştir. 13 Ağustos 1997 tarihinde, Cumhuriyet Savcısı dört köylüyü dinlemiş ve 26 Eylül 1997 tarihinde yetkisiz olduğunu açıklayarak, Tunceli OHAL Valiliğine sevk etmiştir. Valilik tarafından soruşturmayı yürütmekle görevlendirilen müfettiş Karşılar'da mukim 12 köylü ile operasyonda bulunan 22 askerin ifadelerini almıştır. Bu esnada, başvuru sahipleri, Fırat Üniversitesi Hastanesi'ne müracaat ederek, hasta raporu tanzim ettirmişlerdir. 15 Ocak 1998 tarihinde, soruşturmayı yürüten müfettiş soruşturmaya yer olmadığı karırın vermiştir. Zira, askeri birliklerin, Geyiksuyu hedef alan terörist roket saldırılarını engellemek amacıyla, Istiran köyü istikametine bir bombalamanın gerçekleştiğini belirterek, karşıları hedef alan bir bombalamanın yapıldığını gösterir somut delillerin mevcut olmadığını bildirmiştir. 13 Şubat 1999 tarihinde başvuru sahipleri bu karara karşı müracaatta bulunmalarına rağmen, onların bu müracaatlarına yönelik hiçbir bilgilendirmede bulunulmamıştır. Bununla birlikte, 28 Ocak 2000 tarihinde, Danıştay 15 Ocak 1998 tarihli soruşturmaya yer olmadığı kararını onamıştır.
Başvuru sahipleri, köylerine yönelik yapılan operasyonun yaralanmalarına sebebiyet verdiğini belirteler Sözleşmenin 2. maddesinin ihlal edildiği, mülklerinde meydana gelen zarar sebebiyle 1 nolu protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğini iddia etmiş, ayrıca etkili bir soruşturma yürütülmediği gerekçesiyle Sözleşmenin 6. maddesinin ve kendilerinin Kürt (Zaza) ve Alevi Müslüman olmaları münasebetiyle ayrımcılığa tabi tutularak Sözleşmenin 14. maddesinin ihlal edildiği ileri sürmüşlerdir.
Mahkeme, 4 Mart 2003 tarihinde, müracaat sahiplerinin başvurularını kabul edilebilir bulmuştur.
KARAR
Müracaat sahiplerinin dilekçelerinin kabul edilebilir bulunduğunun açıklandığı sırada, Hükümet davanın dostane çözüm çerçevesinde neticelendirilmesini arzu ettiğini beyan etmiş ve Mahkemeye gönderdiği açıklamasında;
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti olarak, ölçüsüz askeri güç kullanılması sonucu, müracaat sahiplerinin ciddi şekilde yaralanmaları ve ailenin mülklerine zarar verilmesi sebebiyle üzüntü duyduğunu, yasaların öngördüğü şekilde soruşturmanın makul bir sürede sonuçlandırılmaması ve etkin bir nitelik taşımamasından dolayı ayrıca üzüldüklerini belirtmiş ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 2. ve 13. maddeleri ile 1.Ek protokölün ihlal edildiğini kabul ettiklerini belirterek, müracaat sahiplerine tazminat başlığı altında 61 000 Euro ve mahkeme masrafları için ise 7.500 Euro olmak üzere 68 500 Euro ödemeyi önerdiklerini açıklamışlardır.
Başvuru sahiplerinin avukatı Hükümetin yapmış oldukları öneriyi kabul ettiklerini ve davayı Büyük Daireye götürmeyeceklerini açıklamışlardır.
Sonuç olarak, Hükümet müracaat sahiplerine 68.500 Euro tazminat ödemiş ve Dava dostane çözüm ile neticelenmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy