(Başvuru no: 41136/98)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
20 Ekim 2005
İşbu karar Sözleşme'nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup şekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve (41136 / 98) başvuru no'lu davanın nedeni bu ülke vatandaşı Haydar Kılıçoğlu'nun (Başvuran) 18 Kasım 1997 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Komisyonu'na Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin eski 25. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur. Başvuran Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde Diyarbakır Barosu avukatlarından M. Vefa tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
Başvuran 1955 doğumlu olup, Diyarbakır'da ikamet etmektedir.
Başvuran 31 Ağustos 1997 tarihinde Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'nde gözaltına alınmıştır.
Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Cumhuriyet Savcısı, 4 Eylül 1997 tarihinde yetkili hakimden başvuranın yokluğunda gözaltı süresinin 9 Eylül 1997 tarihine kadar uzatılması talebinde bulunmuştur.
Başvuran 9 Eylül 1997 tarihinde yetkili hakim tarafından dinlenilmesinin ardından serbest bırakılmıştır.
Cumhuriyet Savcısı 26 Eylül 1997 tarihli iddianame ile başvuranı PKK'ya yardım etme suçu ile itham etmiş ve TCK'nın 169. maddesi uyarınca adı geçenin mahkumiyetini talep etmiştir.
DGM, 9 Kasım 2000 tarihli bir kararla, hakkında yeterli delil bulunmadığından başvuranın beraatını kararlaştırmıştır. 4616 sayılı Af Kanunu'nun yürürlüğe girmesinin ardından, söz konusu yargı süreci beş yıllığına askıya alınmıştır.
HUKUK AÇISINDAN
I. AİHS'NİN 5 §§ 3. ve 4. MADDESİ'NİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
A. Madde 5 § 3
Başvuran, gözaltına alınmasının ardından hemen yetkili bir hakim karşısına çıkarılmamaktan şikayetçi olmakta, bu yönde AİHS'nin 5 § 3. maddesini ileri sürmektedir.
Hükümet, gözaltı süresinin Kanun ile öngörülen sınırlamayı aşmadığını vurgulamaktadır. Hükümet, , terör suçlarına yürütülen soruşturmaların özelliğine ve güçlüklerine dikkat çekmekte, başvuranın itham edildiği türden suçlara dair "kanıtların bir araya getirilmesinin zorluğu nedeniyle" dava dosyasını hazırlamak için gereken ön soruşturmanın uzun bir süreyi gerektirdiğini savunmaktadır. Bu hazırlık yargılama süresini kısaltarak yargı kararı alınmasını kolaylaştırmaktadır.
AİHM, geçmişte birçok defa yetkililerin terör suçlarına ilişkin soruşturmalarda özel sorunlarla karşılaştıklarını kabul etmiştir (Bkz. diğerleri arasında, Brogan ve diğerleri-İngiltere kararı, 29 Kasım 1988, seri: A 145-B, § 61, Murray-İngiltere kararı, 28 Ekim 1994, seri: A no: 300-A, § 58, Aksoy-Türkiye kararı, 18 Aralık 1996, 1996-VI, § 78, Sakık ve diğerleri-Türkiye kararı, 26 Kasım 1997, 1997-VII, § 44, Demir ve diğeri eri-Türkiye kararı, 23 Eylül 1998, 1998-IV, § 41, ve Dikme-Türkiye kararı, no: 20869/92, § 64, AİHM 2000-VIII). Bununla birlikte, bu durum yetkililere terör suçu işlendiğini belirttikleri her durumda zanlıları iç hukuk mercilerinin ve Sözleşme Organlarının kontrolü dışında tutuklama ve gözaltına alma serbestisi tanımamaktadır (Bkz. mutatis mutandis, sözü edilen Murray kararı, § 58).
Bu davada, başvuranın gözaltı süresi 31 Ağustos 1997 tarihinde başlamış ve Devlet Güvenlik Mahkemesi hakimi karşısına çıkarıldığı 9 Eylül tarihine kadar devam etmiştir. Bu süre dokuz gündür.
AİHM, Brogan ve diğerleri kararında, ilgilinin yetkili bir hakim karşısına çıkarılmaksızın dört gün altı saat gözaltında tutulmasının, toplumun terörden korunması amacına yönelik olsa dahi 5 § 3. maddede öngörülen katı sınırları aştığına hükmetmiştir (Bkz. sözü edilen Brogan ve diğerleri kararı, s. 33, § 62).
AİHM, başvuranın "yetkili bir hakim önüne" çıkarılmaksızın on gün süreyle tutulu bulundurulmasının gerekli olduğu hususunu kabul edememektedir.
Bu nedenle AİHS'nin 5 § 3. maddesi ihlal edilmiştir.
B. Madde 5 § 4
Başvuran, gözaltında tutulmasının yasal olmadığını öne süreceği başvuru yolunun bulunmadığından şikayetçi olmakta ve AİHS'nin 5 § 4. maddesini ileri sürmektedir.
Hükümet, başvuranın CMUK'un 128 § 4. maddesine dayalı olarak serbest bırakılma talebinde bulunma imkanına sahip olduğunu savunmaktadır.
AİHM, başvurunun 28 Eylül 2004 tarihli kabul edilebilirlik kararına göndermede bulunarak, Hükümetin iç hukuk yollarının tüketilmediği itirazının esasa ilişkin incelemesiyle birleştirildiğini kaydetmektedir.
AİHM Öcalan (Öcalan-Türkiye kararı, no: 46221/99, AİHM 2005-...) kararında, ulusal mahkemelerin CMUK'un 128 § 4. maddesi uyarınca ilgililerin tutukluluk hallerine uyguladıkları denetimin AİHS'nin 5 § 4. maddesinde yer alan gerekliliklere riayet edilmediğini hatırlatmaktadır. Bu bağlamda, Hükümet tarafından sunulan yargı kararı örneklerinin incelenmesinin ardından, AİHM bir yandan hakimin bu kararların hiçbirinde ilgili şahısların tahliye edilmeleri kararı almadığını, dava dosyalarını tutulu bulundurmadan sorumlu yetkili hakime göndermekle yetindiğini, diğer yandan, Hükümet tarafından öne sürülen örneklerin hiçbirinde gözaltındaki sanığın hakim karşısına çıkmadığını tespit etmiştir. Sanık tarafından avukatı aracılığıyla yapılan başvuruyu takiben, denetim yalnızca dosya üzerinden gerçekleştirilmiştir.
AİHM, bu sonuçtan uzaklaşılmasını gerektirecek hiçbir gerekçe görememektedir. Nihayet, başvuran aleyhinde yapılan suçlamaların ciddiyeti ve gözaltı süresinin yasaya uygun olduğu dikkate alındığında, hakime yapılacak bir itirazın serbest bırakılmayla sonuçlanma imkanı yaratmaktan uzak olduğunu değerlendirmektedir.
AİHM, Hükümetin itirazını reddetmekte, ayrıca, aynı gerekçelerden dolayı AİHS'nin 5 § 4. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmaktadır.
II. AİHS'NİN 41. MADDESİ'NİN UGULANMASI
A. Maddi ve manevi tazminat
Başvuran 250 Euro maddi, 20.000 Euro manevi tazminat talep etmektedir.
Hükümet, bu miktarlara karşı çıkmaktadır.
AİHM, AİHS'nin 41. maddesine ve hakkaniyete uygun olarak başvurana 3.250 Euro ödenmesini kararlaştırmıştır.
B. Masraf ve harcamalar
Başvuran, iç hukuktaki ve AİHM önündeki temsil giderleri için 3.991 Euro talep etmektedir.
Hükümet, bu miktarlara karşı çıkmaktadır.
AİHM, mahkemeye sunulan deliller ve yerleşik içtihat doğrultusunda, başvurana 1.250 Euro'dan Avrupa Konseyi tarafından verilen adli yardım miktarı olan 630 Euro'nun düşülerek, ödenmesine karar vermiştir.
C. Gecikme Faizi
Gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası'nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranının 3 puan fazlası uygulanacaktır.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
1. AİHS'nin 5 § 3. maddesinin ihlal edildiğine;
2. AİHS'nin 5 § 4. maddesinin ihlal edildiğine;
3. a) AİHS'nin 44 § 2. maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL.'ye çevrilmek suretiyle Savunmacı Hükümetin başvurana;
i. manevi tazminat için 3.250 (üç bin iki yüz elli) Euro;
ii. masraf ve harcamalar için, 1.250 (bin iki yüz elli) Euro'dan Avrupa Konseyi tarafından verilen adli yardım miktarı olan 630 Euro düşülerek, kalan miktarın ödemesine;
iii. belirtilen miktarların her türlü vergiden muaf tutulmasına;
b) Söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapıldığı tarihe kadar, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faizin uygulanmasına;
4. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine;
KARAR VERMİŞTİR
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3. maddelerine uygun olarak 20 Ekim 2005 tarihinde yazıyla bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy