(Başvuru no: 42436/98)
DOSTANE ÇÖZÜM KARARININ ÖZET ÇEVİRİSİ
OLAYLAR
Başvuran Haluk Gerger, 1948 doğumlu bir Türk vatandaşı olup Ankara'da yaşamaktadır.
Bir gazeteci olan başvuranın, "Evrensel" gazetesinin 30 Haziran 1995 tarihli nüshasında "OHAL ve Çekiç Güç " isimli bir makalesi yayınlanır.
30 Haziran 1995 tarihinde, Cumhuriyet Savcısı'nın emriyle İstanbul DGM, Evrensel gazetesinin aynı tarihli nüshalarının toplatılmasına yönelik bir ara karar verir.
3 Temmuz 1995 tarihinde İstanbul DGM Savcısı, başvurana ve anılan gazetenin genel yayın yönetmenine karşı TCK 312/2 ve 3 hükümleri uyarınca ırk ve bölgeye dayalı ayrımcılık yapmak suretiyle halkta kin ve nefret duygulan uyandırma suçlamasında bulunur.
23 Eylül 1995 tarihinde başvuran, Ankara DGM tarafından, kin ve nefret duygulan uyandırmakla ilgili daha önceki bir suçlamayla bağlantılı başka bir mahkumiyetten kaynaklanan bir yıl sekiz aylık hapis cezasını çektikten sonra tahliye edilir.
17 Kasım 1995 tarihinde Ankara DGM, başvuranın hapis cezasını 27 Ekim 1995 tarihinde yürürlüğe giren 4126 Sayılı Kanun uyarınca para cezasına çevirir ve bu cezayı da erteler.
15 Mayıs 1996 tarihinde biri asker kökenli üç yargıçtan oluşan İstanbul DGM, başvuranı suçlu bulur. Mahkeme başvuranı bir yıl sekiz ay hapis ve 500,000 TL. para cezasına çarptırır. Bu ceza başvurana gıyaben verilir.
18 Kasım 1996 tarihinde Yargıtay alt derece mahkemesinin savunmasını dinlemeksizin başvuranı cezaya çarptıramayacağını belirterek üstte anılan kararı bozar.
Dava İstanbul DGM'ye geri gönderilir.
29 Aralık 1997 tarihinde İstanbul DGM başvuranı TCK 312/2 ve3 hükümleri uyarınca bir kez daha mahkum eder. Söz konusu mahkeme, bir bütün olarak ele alındığında anılan maddenin ırk ve bölge ayrımcılığına dayalı olarak kin ve nefret uyandırma suçunu kapsadığına dikkat çeker ve başvuranı TCK 312/2 ve3 hükümleri uyarınca bir yıl sekiz ay hapis ve 500,000 TL para cezasına çarptırır.
12 Ocak 1998 tarihinde başvuran kararı Yargıtay'da temyiz eder.
16 Mart 1998 tarihinde Yargıtay İstanbul DGM'nin 29 Aralık 1997 tarihli kararını onar.
17 Ağustos 1998 tarihinde başvuran İstanbul DGM'ye başvurarak Ankara DGM'nin vermiş olduğu ve kendisinin de çektiği hapis cezasının İstanbul DGM tarafından verilen hapis cezasından düşülmesi talebinde bulunur.
11 Eylül 1998 tarihinde İstanbul DGM başvuranın talebini kabul ederek başvuranı hapsetmez.
HUKUK
31 Ekim 2003 tarihinde Mahkeme, Hükümet'ten aşağıdaki bildirimi almıştır:
"1. Türk Hükümeti'nin, Mahkeme önünde görülmekte olan 42436/98 no'lu başvurunun dostane çözüme kavuşturulması amacıyla başvurana ex gratia olarak 7.000 (yedibin) Euro tutarında ödeme yapmayı teklif ettiğini bildiririm. Bu miktar davayla ilgili her türlü maddi ve manevi zarar ile masrafı kapsamakta olup Mahkeme'nin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 39.maddesi uyarınca verdiği kararın bildirilmesini müteakiben üç ay içersinde ödenecektir. Üstte anılan miktar başvuran adına açılan banka hesabına her türlü vergiden muaf olarak yatırılacaktır. Bu ödeme davanın nihai çözümünü oluşturacaktır. Bu miktarın belirtilen üç aylık süre içinde ödenmemesi durumunda Hükümet, belirtilen sürenin bitiminden ödeme tarihine kadar geçecek süre için, sözkonusu sürenin bittiği tarihten ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli marjinal borçlanma faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz ödemeyi taahhüt eder.
2. Hükümetimiz, ifade özgürlüğüyle ilgili olarak Terörle Mücadele Kanunu hükümleri uyarınca verilen mahkumiyetlere ilişkin davalarda Mahkemenin Türkiye aleyhine verdiği kararların, Türk hukuku ve uygulamasının acilen Sözleşmenin 10. maddesindeki gerekliliklere uyarlanması gerektiğini gösterdiğine dikkat çeker. Bu durum, bu davanın altında yatan olgularla ilgili müdahalede de göze çarpmaktadır. Bu amaçla Hükümet tarafından 4744 Sayılı Yasa ile TCK m. 312 değiştirilmiştir. Hükümet değiştirilen 312.maddenin, Sözleşme'nin 10.maddesindeki gerekliliklere uygun olarak Mahkeme içtihatlarında belirtildiği şekilde uygulanacağını taahhüt eder.
Hükümet, Sözleşme standartlarıyla ilgili olarak savcı ve yargıçlar için eğitim programları düzenlemek de dahil olmak üzere bu alandaki iç hukuk ve uygulamasının bütünüyle reforme edilmesine devam edecektir.
3. Hükümetimiz ayrıca bu başvurudaki gibi davalarda uygulanması öngörülen Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin 23 Temmuz 2001 tarihli Ara Kararında belirtilen bireysel önlemlere atıfta bulunmaktadır.
4. Son olarak Hükümet, Mahkemenin verdiği karardan sonra Sözleşmenin 43/1 maddesi uyarınca davanın Büyük Daireye götürülmesini talep etmeyeceğini taahhüt eder."
Mahkeme, başvuranın temsilcisinden de Hükümet'in dostane çözüm önerisini ve yapılacak ödemenin davanın nihai çözümünü oluşturacağını kabul ettiğine ilişkin bildirimi almıştır.
Mahkeme, tarafların üzerinde uzlaştıkları anlaşmayı dikkate almakta ve bu anlaşmanın, Sözleşme ve eki Protokollerde tanımlanan insan haklarına saygı ilkesine uygun olduğuna kanaat getirmektedir (Sözleşme'nin 37§1vd ile İçtüzüğün 62§3 Maddeleri).
BU SEBEPLERDEN ÖTÜRÜ MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE
Davanın, kayıttan düşürülmesine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy