(AİHS m. 39) (765 S. K. m. 243, 245)
Başvuru No: 42591/98
OLAYLAR
Başvuru sahibi 1977 doğumludur ve İzmir'de oturur. 10 Ocak 1997 tarihinde İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı tarafından açılan bir ceza kovuşturması nedeniyle göz altına alınır. Aynı gün saat 11.35'te o bir adli tabip tarafından muayene edilir. Adli tabip kollarında henüz iyileşmiş olan iki yara izi tespit eder. Hiçbir şiddet izine rastlanılmaz. Başvuru sahibi İzmir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğündeki nezarethaneye konur. Göz altında bulunduğu süre içinde polisler kendisine dayak atar, onu soyarak üzerine su sıkarlar ve elektrik verirler. Aynı zamanda kum dolu torbalarla göğsüne vururlar. 17 Ocak 1997 tarihinde saat 9.30 da İzmir C.Savcılığının talebi üzerine, başvuru sahibi, bir adli tabip tarafından muayene edilir. Adli tabip, raporunda ilgilinin baş ağrılarından acı çektiği ve parmaklarına elektrik verilmesi izleri taşıdığını, hiçbir şiddet izinin bulunmadığını kaydeder.
Doktor tedavisinden sonra, başvuru sahibi gözetim altına alınır ve jandarmalar tarafından Bergama hapishanesine nakledilir. Bu nakil esnasında, Jandarmalar ona kötü muamelede bulunurlar. Aynı gün, 17 Ocak 1997 tarihinde saat 23.33'te başvuru sahibi Bergama Hapishanesi doktoru tarafından muayene edilir. Aynı gün tarihli raporunda, doktor, vücudu üzerinde değişik etkiler tespit ettiğini kaydeder.
25 Eylül 1997 tarihinde başvuru sahibi, İzmir Cumhuriyet Savcılığına, kendisini göz altında tutan polisler aleyhine işkence (TCK.243) ve kendini Bergama hapishanesine nakleden jandarmalar aleyhine kötü muamele (TCK.245) den dolayı şikayette bulunur. 24 Ekim 1997 tarihinde İzmir Cumhuriyet Savcılığı polisler hakkında delil yetersizliğinden dolayı takipsizlik kararı verir.
"(..) Savcılık, İzmir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından cevap olarak gönderilen yazı ve eklerinin incelenmesi işlemini gerçekleştirdi ve ilk tahkikat sonucunu değerlendirdi. Buradan, başvuru sahibine göz altına alma ve göz altından çıkarılma sırasında adli tabiplerce yapılan incelemeler, iddialarını ispatlayacak delilerin olmadığı sonucunu ortaya çıkarmıştır (..)" şeklinde değerlendirilmiştir.
Başvuru sahibinin Bergama hapishanesine naklini gerçekleştiren jandarmalara gelince, Cumhuriyet Savcısı bu konuda yetkisizlik kararı vererek dosyanın bu bölümünü İzmir Valiliğine gönderir.
3 Aralık 1997 tarihinde başvuru sahibinin avukatı Karşıyaka Asliye Ceza Mahkemesi Başkanlığında söz konusu yetkisizlik kararı aleyhine dava açmıştır. 16 Aralık 1997 tarihli kararı ile Karşıyaka Asliye Ceza Mahkemesi başvuru sahibinin C.Savcılığı tarafından ileri sürülen nedenlerle ve dosyanın muhtevası ile ilgili itirazını reddeder. Jandarmaların yargılanma talebi ile ilgili işlem ise halen İzmir Valiliğinde henüz çözüme bağlanmamıştır.
KARAR
22 Nisan 2003 tarihinde Mahkeme Türk Hükümetinden aşağıdaki açıklamayı almıştır:
"(
). Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin 34382/97no'lu başvurudan kaynaklanan davanın dostane çözümle sonuçlanmasını sağlamak için başvuru sahibine her şey dahil 27.000 Euro (Yirmi üç bin Euro) ödemeyi teklif ettiğini beyan ederim. Bu davayla ilgili gider ve masrafların yanında maddi ve manevi zararları da kapsayacak olan bu miktar, Euro olarak ödeme günü cari kurdan Türk lirasına çevrilerek başvurucunun ismini vereceği bir bankada başvuru sahibi ya da onun yetki vereceği bir temsilcisi adına açılmış bir hesaba yatırılmak suretiyle ödenecektir. Bu miktar uygulanabilecek her türlü vergiden muaf, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 39. maddesine göre verilen kararın bildirilmesinden itibaren 3 ay içerisinde ödenebilir olacaktır. Bu ödeme, davanın son çözümünü teşkil edecektir."
7 Mart 2003 tarihinde Mahkeme, başvuru sahibinin temsilcisi tarafından imzalanan aşağıdaki açıklamayı almıştır:
(
) Başvuru sahibi Özgür Kılıç'nın temsilcisi sıfatıyla, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin 41926/98 no'lu başvurudan kaynaklanan davanın dostane çözümle sonuçlanması için başvuru sahibine her şey dahil 27.000 Euro'yu ödemeyi kabule hazır olduklarını ifade eden açıklamasını aldım. Başvuru sahibine gerektiği gibi danışarak, bu teklifi kabul ediyorum ve sonuç olarak başvuru sahibi, başvurunun kökeninde yer alan hususlar bakımından diğer bütün iddiaları kaldırıyor. Sonuçta davanın çözümlendiğini deklare ediyor ve davayı Sözleşmenin 43/1. maddesi uyarınca Mahkemenin kesin kararından sonra Büyük Daireye götürmeyeceğimizi taahhüt ediyoruz.
Mahkeme, bu sebeplerle, davanın dostane çözüm ile sonuçlanmasını ve davanın kayıttan silinmesini uygun görmüştür.
Full & Egal Universal Law Academy