(Başvuru no:45742/99)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
22 HAZİRAN 2006
İşbu karar Sözleşme 'nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup şekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 45742/99 başvuru nolu davanın nedeni, Türk vatandaşı Muhittin Köylüoğlu'nun (Başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) 6 Eylül 1998 tarihinde, Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Sözleşmesi'nin (AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur. Başvuran, İstanbul Barosu avukatlarından Erol tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
Başvuran, birçok insan haklarını koruma derneğinin kurucu üyesi ve aynı zamanda avukat olup, 7 Şubat 1998 tarihinde saat 21'e doğru avukatlık bürosunun karşısında bulunan kafede yapılan kimlik kontrolü sırasında yakalanmıştır.
Aynı gün, sanık olarak dinlenen başvuran, kendisini yakalayan A.U., E.Z. ve Y.D. adlı polis memurları aleyhinde, kötü muamele yaptıklarını iddia ederek Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunmuştur. Başvuran özellikle polislerin kafasına vurarak kendisini öldürmekle tehdit ettiklerini ve cüzdanın da bulunan parasını aldıklarını savunmuştur.
Yine 7 Şubat 1998 tarihinde, hakkında şikayette bulunulan üç polisin her biri, başvuran aleyhinde şikayette bulunmuştur.
Başvuran, 7 Şubat 1998 tarihinde gece saatlerinde önce Haseki Devlet Hastanesi'nde muayene edilmiştir. Doktor muayene sonrasında sağ kulak bölgesinde hassasiyet tespit etmiş ve Neuroloji ve O.R.L. servislerinde de muayene olmasını salık vermiştir. Başvuran daha sonra Adli Tıp Kurumu doktoru tarafından muayene edilmiştir. Hazırlanan raporda, art kafa bölgesinde iki santimlik şişkinliğin yanı sıra sağ kulakta şişkinlik ve hassasiyete yer verilmiştir. Doktor başvuranın hayati tehlikesinin bulunmadığını belirterek bir günlük rapor vermiştir.
Başvuran, Baro'dan gelen yazının Şehremini Komiserliği'ne gelmesinin ardından, Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı üzerine ve gün içinde Cumhuriyet Savcılığı'na ifadesini vermesi koşuluyla 8 Şubat 1998 tarihinde sabaha karşı serbest bırakılmıştır. Başkomiser Cumhuriyet Savcılığı'na gönderdiği yazısında, başvuranın kimliğini göstermek istemediğini, polis memurlarına hakaret ettiğini ve polis aracına binmemek için direndiğini belirtmiştir.
Başvuran Şehremini Polis Karakolu'nda sorguya çekilmediğini belirtmiştir.
Cumhuriyet Başsavcılığı, 10 Şubat 1998 tarihinde Türk Ceza Kanunu'nun 266/1 maddesi hükümlerine uygun olarak, üç memura görevi esnasında hakaret ettiği gerekçesiyle başvuran aleyhinde Fatih Asliye Ceza Mahkemesi önünde dava açmıştır.
Başvuran, Aliye Ceza Mahkemesi'ndeki 25 Mart 1998 tarihli duruşmada Cumhuriyet Savcılığı'na verdiği ifadelerini yinelemiştir. Başvuran kafede yakalanmasına tanık olan kişilerin ve Gayrettepe Polis Karakolu'nda bulunan kişilerin isimlerini vermiştir. Polis ve Asliye Ceza Mahkemesi sadece S.Ç. adlı kafe çalışanının ifadesini almışlardır. Kafe çalışanı polisler önünde, polislerin olaylara ilişkin verdiği bilgileri, mahkeme önünde ise başvuranın verdiği bilgileri doğrulamıştır.
Ağır Ceza Mahkemesi 15 Mayıs 1998 tarihli bir kararla aleyhinde delil bulunmadığı gerekçesiyle başvuranın beraatına karar vermiştir.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 13 Şubat 1998 tarihinde başvuranın polisler aleyhinde yaptığı şikayet konusunda, polis memurlarının idari görevleri çerçevesinde hareket ettiklerini ortaya koyduktan sonra, yetkisizlik kararı vermiş ve devlet memurlarının cezai kovuşturmalarına ilişkin mevzuata uygun olarak dosyayı İstanbul Valiliği'ne sevk etmiştir. Bu mevzuata göre İl İdare Konseyi hazırlık soruşturması yapmakla yükümlüdür.
İstanbul İl İdari Konseyi, 26 Nisan 2000 tarihli kararla polisler hakkında men-i muhakeme kararı vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy