(Başvuru no:46263/99)
KABULEDİLEMEZLİK KARARININ ÖZET ÇEVİRİSİ
İsimleri ekte bulunan başvuranlar, Türk vatandaşı olup Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi "AİHM" önünde İzmir'de avukat olan Sn. Mustafa İşeri tarafından temsil edilmişlerdir.
A. DAVA KOŞULLARI
Tarafların sunduğu üzere dava koşullan aşağıdaki gibi özetlenmiştir.
PKK üyesi olduğu sanılan Cafer Cengiz 2 Aralık 1995 tarihinde, Sultan Toptaş ve Zübeyit Coşkun 3 Aralık 1995 tarihinde, Mustafa Aydın, Abdussamat Çelik, Velat Esen ve Ekrem Günay 6 Aralık 1995 tarihinde, Abdurrahim Özkahraman 7 Aralık 1995 tarihinde ve Abdurahman Araz 8 Aralık 1995 tarihinde İzmir Emniyet Müdürlüğü terörle mücadele şubesi polisleri tarafından göz altına alınmıştır.
Başvuranlar 13 Aralık 1995 tarihinde tutuklanmış ve gözaltı süresince avukat yardımından faydalanamamışlardır.
İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Cumhuriyet Savcısı, 8 Şubat 1996 tarihinde sunduğu iddianameyle Mustafa Aydın, Cafer Cengiz, Abdussamat Çelik ve Velat Esen hakkında Türk Ceza Kanununun (TCK) 125. maddesi uyarınca; Sultan Toptaş ve Abdurahman Araz hakkında TCK'nun 168§2 maddesi uyarınca; Abdurrahim Özkahraman, Zübeyit Coşkun ve Ekrem Günay hakkında TCK'nun 169. maddesi uyarınca ceza davası açmıştır.
İki hukuk hakimi ve albay olan bir askeri hakimden oluşan İzmir DGM, 11 Mart 1997 tarihinde aldığı kararla başvuranları öne sürülen fiillerden suçlu bulmuş ve TCK'mn 125. maddesi uyarınca Mustafa Aydın, Cafer Cengiz, Abdussamat Çelik ve Velat Esen'i ölüm cezasına mahkum etmiş, daha sonra cezalarını hafifleterek ömür boyu hapse çevirmiştir. DGM, TCK'nun 168§2, 370 ve 372 maddeleri ve terörle mücadeleye ilişkin 3713 sayılı kanunun 5. maddesi uyarınca Abdurahman Araz'ı on üç yıl, on üç ay ve on üç gün; TCK'nun Ij58§2 maddesi ve 3713 sayılı kanunun 5. maddesi uyarınca Sultan Toptaş'ı on beş yıl hapis cezasına mahkum etmiştir. DGM, Abdurrahim Özkahraman, Zübeyit Coşkun ve Ekrem Günay'ı üç yıl ve dokuz ay hapis cezasına mahkum etmiş daha sonra geçici tutuklanma süresini göz önünde bulundurarak şartlı salıvermiştir.
Yargıtay, 3 Aralık 1997 tarihinde verdiği 24 Kasım 1997 tarihli kararla itiraz edilen kararı onamıştır.
B. İÇ HUKUKA İLİŞKİN
Uygun iç hukuk ve teamüller Özel-Türkiye (no: 42739/98, §§ 20-21, 7 Kasım 2002) ve Gençel-Türkiye (no: 53431/99, §§ 11-12, 23 Ekim 2003) kararlarında belirtilmiştir.
ŞİKAYETLER
Başvuranlar, AİHS'nin 6§§1 ve 3 c) maddesini ileri sürerek hakkaniyete uygun yargılanma haklarının tanınmadığını zira bir yandan gözaltı süresi sırasında avukat yardımından faydalanamadıklarını diğer yandan gözaltı süresi sırasında derlenen ifadelere dayanarak mahkum edildiklerini iddia etmişlerdir. Sonuç olarak, başvuranlar, Yargıtay savcısı görüşünün kendilerine tebliğ edilmediğini iddia etmişlerdir.
HUKUK AÇISINDAN
Başvuranlar, DGM bünyesinde askeri üstlerine karşı bağımsız olmayan askeri bir hakimin bulunduğu sürece davalarının bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından hakkaniyete uygun olarak değerlendirilemeyeceğinden şikayetçi olmuşlardır. Başvuranlar ayrıca hakkaniyete uygun yargılanma haklarının tanınmadığını, zira bir yandan gözaltı süresi sırasında avukat yardımından faydalanmadıklarından diğer yandan gözaltı süresi sırasında derlenen ifadelere dayanarak mahkum edildiklerinden şikayetçi olmuşlardır. Sonuç olarak, başvuranlar, Yargıtay savcısı görüşünün kendilerine tebliğ edilmediğini iddia ederek AİHS'nin 6§§1 ve 3 c) maddesini ileri sürmüşlerdir.
Hükümet, AİHM'den, AİHS'nin 35. maddesinde öngörülen altı aylık süre kuralına uyulmaması nedeniyle başvuruyu reddetmesini talep etmiştir. Hükümet, iç nihai kararın 24 Kasım 1997 tarihinde Yargıtay tarafından alındığını öne sürerek başvurunun 10 Eylül 1998 tarihinde yani dokuz ay 16 gün sonra yapıldığını iddia etmiştir.
Başvuranlar Hükümetin iddiasına itiraz etmişlerdir.
AİHM, konu hakkındaki içtihatlarına göre, başvurana iç nihai kararın bir örneğinin adli yolla tebliğ edilmesi hakkının doğması durumunda, altı aylık sürenin, kararın bir örneğinin adli yolla tebliğ edilmesinden sonra başlamasının AİHS'nin 35§1 maddesinin amacına uygun olacağını hatırlatmıştır (Bkz. Worm-Avusturya, 29 Ağustos 1997 tarihli karar, 1997-V, s. 1547, § 33). Oysa AİHM, iç hukukta tebliğin öngörülmediği durumda, kararın elde edilebileceği, yani tarafların kararın içeriği hakkında bilgi sahibi olabilecekleri tarihin göz önünde bulundurulmasının uygun olacağı kanaatine varmıştır (Bkz., mutatis mutandis, Papachelas-Yunanistan, no: 31423/96, § 30, CEDH 1999-11; Haralambidis ve diğerleri-Yunanistan, no: 36706/97, 29 Mart 2001; Seher Karataş-Türkiye (karar), no: 33179/96, 9 Temmuz 2002; Z.Y.-Türkiye (karar), no: 27532/95, 9 Nisan 2002; Karatepe-Türkiye (karar), no: 43924/98, 3 Nisan 2003).
AİHM, Türk hukukunda, ceza davalarında verilen Yargıtay kararlarının taraflara adli yoldan tebliğ edilmediğini, tarafların, söz konusu kararın birinci derece mahkeme kalemine verilmesinin ve/veya çarptırılan cezanın yerine getirilmesi amacıyla karar belgesinin tebliğ edilmesinin ardından bilgi sahibi olabileceğini gözlemlemiştir.
AİHM, mevcut davada Yargıtay tarafından alınan 24 Kasım 1997 tarihli kararın, 3 Aralık 1997 tarihinde avukat Mustafa Aydın, Abdussamat Çelik ve Abdurahman Araz'in önünde açıklandığını ortaya çıkarmıştır. Bu karar, başvuranlar için iç nihai kararı oluşturmaktadır. Sonuç olarak başvuranların bu tarihten itibaren altı ay içinde başvurularını yapmaları gerekirdi, oysa başvurularını, 10 Eylül 1998 tarihinde yani Yargıtay kararının kendilerine tebliğ edilmesinden dokuz ay yedi gün sonra yapmışlardır.
Bu karar ne diğer başvuranlara ne de savunmacı avukatlarına tebliğ edilmiştir. Karar metni, 29 Aralık 1997 tarihinde Devlet Güvenlik Mahkemesi kaleminde bulunan dava dosyasına konulduğundan taraflar buradan kararı elde edebileceklerdir. AİHM, mevcut davada altı aylık süre kuralının bu son tarihten itibaren geçerli olduğu kanaatine varmıştır. Ç Sonuç olarak şikayetçilerin, başvurularını 29 Aralık 1997 tarihinden itibaren altı ay içinde yapmaları gerekirdi. Oysa şikayetçiler, 10 Eylül 1998 tarihinde yani Yargıtay kararını elde edebilecekleri tarihten sekiz ay on iki gün sonra başvuruda bulunmuşlardır.
AİHM, mevcut koşullarda başvuranların veya temsilcilerinin altı ay süre kuralını durduracak hiçbir özel durumu öne sürmedikleri kanaatine varmıştır (Bkz. sözü edilen Haralambidis ve diğerleri kararı)
Sonuç olarak başvuru gecikmeli olduğundan AİHS'nin 35§1 ve 4 maddesi uyarınca reddedilmelidir.
Bu nedenlerden dolayı Mahkeme; Başvurunun kabuledilemez olduğuna, Oybirliğiyle karar vermiştir.
EK Başvuranların Listesi
1. Mustafa Aydın, 1969 doğumlu olup İzmir'de ikamet etmektedir.
2. Cafer Cengiz, 1956 doğumlu olup İçel'de ikamet etmektedir.
3. Sultan Toptaş, 1976 doğumlu olup İçel'de ikamet etmektedir.
4. Abdussamat Çelik, 1974 doğumlu olup İzmir'de ikamet etmektedir.
5. Velat Esen, 1973 doğumlu olup İzmir'de ikamet etmektedir.
6. Abdurahman Araz, 1976 doğumlu olup İzmir'de ikamet etmektedir.
7. Abdurrahim Ozkahraman, 1965 doğumlu olup İzmir'de ikamet etmektedir.
8. Zübeyit Coşkun, 1956 doğumlu olup İçel'de ikamet etmektedir.
9. Ekrem Günay, 1960 doğumlu olup İzmir'de ikamet etmektedir.
Full & Egal Universal Law Academy