Kabuledilemezlik Kararı
(Özet Çeviri)
Başvuru No: 47491/99
Hasan Sert isimli başvuran 1971 doğumlu olup Muğla'da yaşamaktadır. Mahkeme huzurunda M.H. Çelik tarafından temsil edilmiştir.
Tarafların anlattığı şekliyle olaylar şu şekilde özetlenebilir:
Nakşibendi tarikatının Süleymancılık koluna mensup başvuran, bir astsubay idi. Yüksek Askeri Şura, 926 sayılı kanunun 94 (b) maddesi uyarınca, başvuranın itaatsiz ve ahlaka aykırı davranışları nedeniyle ordudan atılmasına karar vermiştir.
14 Aralık 1998 tarihinde Muğla Piyade Birliği tarafından hazırlanan belgede başvuranın ordudan atılmasının nedenleri açıklanmamıştır.
ŞİKAYETLER
Başvuran Sözleşmenin 9.maddesine dayanarak, Yüksek Askeri Şura'nın kararının düşünce, vicdan ve din özgürlüğünü ihlal ettiğinden şikayetçi olmuştur. İlgili kararın ardındaki nedenin dini inançları ve eşinin türban takması olduğunu ileri sürmüştür.
Başvuran 9. madde ile birlikte 13. maddeye dayanarak şikayetlerini sunabileceği bağımsız bir ulusal otorite bulunmamasından şikayet etmiştir.
HUKUK
A. Sözleşmenin 9. Maddesi
Başvuran, YAŞ kararının düşünce, vicdan ve din özgürlüğünün ihlaline sebep olduğunu ileri sürmüştür. İlgili kararın ardındaki nedenin dini inançları ve eşinin türban takması olduğunu ileri sürmüştür. Başvuran 9. maddeye atıfta bulunmuştur.
Tarafların Görüşleri
a) Hükümet
Hükümet başvuranın ordudan azledilmesi ile ilgili YAŞ kararının din, vicdan ve inanç özgürlüğüne müdahale olmayıp, aksine Türk ulusunun temeline yani Silahlı Kuvvetlerin güvence altına almakla sorumlu olduğu laikliğe karşı bağlılık duymayan bir kişinin askeri hukuksal hizmetten uzaklaştırılmasını amaçladığını belirtmiştir. Hükümet, bu prensibe karşı olarak yürütülen eylemlerin ve faaliyetlerin ordu içinde hüküm süren düzeni yıkma riski taşıdığını ve askeri disiplin ile bağdaşmadığını belirterek uygulamanın bu bağlamda normal karşılanması gerektiğini ifade etmektedir.
Hükümet başvuranın yasadışı eğilimleri olduğu bilinen Nakşibendi Tarikatı Süleymancılık Kolu'nun bir üyesi olduğunu belirtmiştir. Hükümet, başvuranın sicilindeki bilgilere dayanarak üstlerinin, sosyal tavır ve davranışlarının ve orduyu temsil yeteneğinin denetim ve kontrol gerektirdiği şeklinde karara vardığını gözlemlemiştir. Anti sosyal davranışları ve bağlantıları sebebiyle Türk Silahlı Kuvvetleri'nde göreve devam etmek için uygun kişiliğe sahip değildir. Ayrıca eşi de türban takmaktadır. Yüksek Askeri Şura'nın, kararını bütün bu düşüncelere dayandırdığını savunmuştur.
b) Başvuran
Başvuran dini düşünceleri sebebiyle ordudan azledilmesinin din, vicdan ve düşünce özgürlüğüne aykırı olduğunu iddia etmiştir. Kendisinin ve aile bireylerinin dini kurallara göre belirlenen yaşam tarzlarının Türk ordusunun bir üyesi olarak çalışmasına engel oluşturmadığını ileri sürmüştür. Yüksek Askeri Şura'nın kararını dayandırdığı laiklik ilkesinin din ve vicdan özgürlüğünü de güvenceye aldığını vurgulamıştır.
2. Mahkeme'nin Değerlendirmesi
Mahkeme içtihatlarına göre, devletler, orduları için bazı davranışları yasaklayan disiplin kurallarını benimseyebilirler.
Mahkeme, silahlı kuvvetler üyelerinin askeri hayatın gereklerinin belirlediği sınırlar içinde dini görevlerini yerine getirebileceklerinin tartışmasız olduğunu belirtmiştir. Dokuz kişiden oluşan bir komite başvuranın işlediği disiplin suçlarını ve tarikat üyesi olduğunu belirten sicil dosyasını incelemiş ve bir astsubay veya subay profiline uygun olmadığı sonucuna varmıştır. Komite başvuranın askeri disiplini bozduğuna ve ordudan azledilmesine karar vermiştir. Mahkeme, Yüksek Askeri Şura'nın kararının başvuranın dini görüşlerine, eşinin veya akrabalarının türban takmasına değil, askeri disiplini bozan davranışlarına ve laiklik ilkesine dayalı olduğunu belirtmiştir.
Mahkeme, başvuranın ordudan azledilmesinin Sözleşmenin 9.maddesine aykırı olmadığına karar vermiştir.
Sözkonusu şikayet, Sözleşmenin 35/3 maddesinin anlamı dahilinde temelden yoksundur ve 35/4 maddesi uyarınca reddedilmelidir.
B. Sözleşmenin 13. Maddesi
Başvuran, 9.madde ile birlikte 13. maddeye dayanarak başvuruda bulunabileceği bağımsız ulusal bir otoritenin olmadığından şikayetçi olmuştur.
Mahkeme, 13.maddenin sadece Sözleşme açısından "savunulabilir" olan şikayetler bağlamında bir iç hukuk yolu gerektirdiğini belirtmiştir.
Başvuranın 9.madde bağlamındaki şikayetleri hakkında vardığı karar doğrultusunda Mahkeme, sözkonusu şikayetlerin "savunulabilir" olduğu görüşünde değildir.
Sözkonusu şikayet Sözleşmenin 35/3 maddesi bağlamında temelden yoksundur ve 35/4 maddesi uyarınca reddedilmelidir.
Yukarıdaki nedenlerden dolayı Mahkeme oybirliğiyle, başvuruyu kabul edilemez bulmuştur.
Full & Egal Universal Law Academy