(AİHS 1 NOLU EK PROTOKOL m. 1)
(Başvuru no. 49514/99)
KARAR
STRAZBURG
4 Temmuz 2006
Sözkonusu karar AÎHS'nin 44§2. maddesi uyarınca kesinlik kazanacaktır. Ancak, şekle ilişkin değişiklik yapılabilir.
USULİ İŞLEMLER
Davanın nedeni, Türk vatandaşı Mehmet Ali Uyanık'ın ("başvuran"), 6 Temmuz 1998 tarihinde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Korumaya Dair Sözleşme'nin ("Sözleşme") eski 25. maddesi uyarınca, Türkiye aleyhine Avrupa İnsan Hakları Komisyonu'na ("Komisyon") yaptığı başvurudur (başvuru no. 49514/99).
OLAYLAR
Başvuran, 1937 doğumludur ve Ankara'da ikamet etmektedir.
1990 senesinde belirli olmayan bir tarihte Devlet Karayolları Genel Müdürlüğü, Ankara Otobanı'nı inşa etmek için Ankara'da başvurana ait olan bir parsel toprağı kamulaştırmıştır. Yetkili makamlar, kamulaştırma gerçekleştirildiğinde, bilirkişi komitesince değerlendirilmiş toprağın bedelini, başvurana ödemiştir.
Başvuranın talebini müteakip, 21 Aralık 1993 tarihinde, Ankara Hukuk Mahkemesi, başvurana, ek kamulaştırma tazminatı artı geçerli olan yasal oranda faizin ödenmesine karar vermiştir.
20 Haziran 1994 tarihinde, Yargıtay bu kararı onamıştır.
4 Şubat 1998 tarihinde, başvurana 3.600.000.000 TL ödenmiştir.
II. İLGİLİ İÇ HUKUK VE UYGULAMA
İlgili iç hukuk ve uygulama Akkuş - Türkiye kararında (9 Temmuz 1997 tarihli karar, Reportsof Judgmentsand Decisions 1997-1V, §§ 13-16) ortaya konmaktadır.
HUKUK
I. 1 NO.'LU PROTOKOL'ÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
Başvuran, yetkililerden ancak Şubat 1998'de almış olduğu ek kamulaştırma tazminatının, ödenebilir gecikme faizinin Türkiye'deki yüksek enflasyon oranına ayak uydurmamış olması dolayısıyla, değer kaybetmiş olduğundan şikayetçi olmuştur. Başvuran, 1 Nolu Protokol'ün 1. maddesine istinat etmiştir, sözkonusu maddenin ilgili kısmı şöyledir:
"Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yaran sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir."
A. Kabuledilebilirlik
AİHM, bu şikayetin, AİHS'nin 35 § 3. maddesi anlamı dahilinde temelsiz olmadığını kaydetmektedir. Ayrıca, başka açılardan da kabuledilmez olmadığını belirtmektedir.
B. Esaslar
AİHM, bu davadaki konularla benzer konular ortaya koyan bazı davalarda, 1 Nolu Protokol'ün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (bkz., yukarıda anılan, Akkuş s. 1317, §31).
Hükümet tarafından sunulan olgu ve argümanları inceleyerek, AIHM, geçmiş davalardaki tespitlerinden sapmayı gerektirecek hiçbir unsur bulunmadığı kanısına varmıştır. Yerel mahkemelerin ödenmesine karar verdiği artırma bedelinin ödenmesindeki gecikmenin, kamulaştırma makamına ait olduğunu ve malikin, kamulaştırılmış arsaya ek olarak bir kayba maruz kaldığını tespit etmiştir. Bu gecikmenin ve genel olarak yargılamanın uzunluğu sonucunda, AİHM, başvuranın, kamu yararı ve mülkiyetten faydalanma hakkından yararlanmanın korunması arasında bulunması gereken adil dengeyi bozmuş olan, bireysel ve aşırı bir külfete katlanmak zorunda kaldığını tespit etmiştir.
Sonuç olarak, 1 nolu Protokol'ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.
II. AİHS'NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
AİHS'nin 41. maddesine göre:
"Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder."
A. Maddi ve manevi tazminat
Başvuran, adil tazmin görüşlerinde, başvuru formunda yer alan taleplerini yinelemiş ve toplam 25.026 Dolar maddi tazminat talebinde bulunmuştur. Ayrıca, 2.000.000.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Hükümet, bu meblağlara itiraz etmiş ve AİHM'den adil tazmin ödenmemesine karar vermesini talep etmiştir.
Akkuş kararındaki hesaplama yöntemini kullanarak ve ilgili ekonomik verileri dikkate alarak AİHM, başvurana, maddi tazminat olarak talep edilen toplam meblağın, yani 20.700 Euro'nun, ödenmesine karar vermiştir.
AİHM, 1. nolu Protokol'ün 1. maddesinin ihlal edildiği tespitinin kendi başına, başvuranın maruz kaldığı manevi zarar için yeterli tazmin teşkil ettiği kanısındadır.
B.Mahkeme masrafları
Başvuran ayrıca, yerel mahkemeler ve AİHM'de yapılan masraflar için 1.000.000.000 TL talep etmiştir.
Hükümet, bu meblağa itiraz etmiş ve AİHM'den mahkeme masrafı ödenmesine hükmetmemesini talep etmiştir.
Bu davada, sahip olduğu tüm bilgileri gözönünde tutan AİHM, başvurana, tüm mahkeme masraflarını kapsamak üzere, 500 Euro tazminat ödenmesinin makul olduğu sonucuna varmıştır.
C. Gecikme Faizi
AİHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar verir.
YUKARIDAKİ GEREKÇELERE DAYANARAK AİHM OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna,
2. AİHS'ye Ek 1 Nolu Protokol'ün 1. Maddesi'nin ihlal edilmiş olduğuna,
3. Bir ihlalin sözkonusu olduğunun tespit edilmesinin, başvuranın maruz kaldığı her türlü manevi zarar için başlı başına yeterli adil tazmin teşkil ettiğine;
4. (a) Sorumlu Devlet'in, başvurana, AİHS'nin 44 § 2. Maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, aşağıdaki meblağları, ödeme günündeki kur üzerinden Yeni Türk Lirası'na dönüştürmek üzere ödemesine,
(i) 20.700 EUR (yirmi bin yedi yüz euro) maddi tazminat;
(ii) 500 EUR (beş yüz euro) mahkeme masrafı;
(iii) yukarıdaki meblağlara uygulanabilecek her türlü vergi;
(b) Yukarıda kaydedilmiş olan üç aylık sürenin bitiminden ödeme gününe kadar, Avrupa Merkez Bankası'nın uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle oluşacak faiz oranına göre yukarıda belirtilen miktarlarda ödenecek basit faizi ödemekle yükümlü olduğuna karar vermiş,
5. Başvuranların adil tazmin taleplerinin geri kalan kısmını reddetmiştir.
İşbu karar İngilizce olarak hazırlanmış olup 4 Temmuz 2006 tarihinde, Mahkeme İç Tüzüğü'nün 77. Maddesi'nin 2. ve 3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy