(Adil Yargılanma Hakkı İhlali İddiası)
Başvuru No: 59649/99
Karar Tarihi: 9 Ekim 2003
Kararı Fransızca aslından çeviren: Fikret TİREN, Komiser, İnterpol Daire Başkanlığı
PROSEDÜR VE OLAYLAR
1-7. Davanın temelinde, Türkiye Cumhuriyeti uyruğuna tabi, 1974 doğumlu Barış Gönülşen isimli şahsın, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne sunduğu 59649/99 sayılı başvuru dilekçesi bulunmaktadır. Başvuru sahibi, 6 Kasım 1996 tarihinde bir öğrenci eylemi sırasında yasadışı silahlı bir örgüte üye olduğu gerekçesiyle Ankara Emniyet Müdürlüğü görevlilerince göz altına alınmıştır. 11 Kasımda polis tarafından sorulan sorulara yanıt vermeyi ve düzenlenen tahkikat evrakını imzalamayı reddetmiştir. Aynı gün üniversite kampüsündeki odasında arama yapılmıştır.
8-16. 13 Kasım 1996 günü, başvuru sahibi Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından sorgulanmış ve geçici olarak tutuklanması emrini veren Devlet Güvenlik mahkemesi önüne çıkartılmıştır. Başvuru sahibi, Savcılık ve Nöbetçi Hakim önünde örgüt üyesi olduğunu ve örgüt adına yasadışı faaliyette bulunduğu suçlamalarını reddetmiştir. Cumhuriyet Savcısı, başvuru sahibini 18 Kasım 1996 tarihinde, biri askeri hakim olmak üzere üç hakimden oluşan DGM önüne çıkartmış ve yasadışı silahlı örgüt üyesi olmak, şiddet eylemlerine katılmak, yasadışı gösteriler sırasında molotof kokteyli atmak suçlarından TCK'nun 168/2 ve 3713 sayılı kanunun 5. maddesi uyarınca yargılanmasını talep etmiştir. 26 Aralık 1996 günü, şahıs hakkındaki başka bir soruşturma dosyası Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde görülen dava ile birleştirilmiştir. 13 Mart 1998 tarihli kararla DGM, şahsa isnat edilen suçlardan dolayı başvuru sahibini 12 yıl 6 ay ağır hapis cezasına çarptırmış, şahsın patlayıcı kullanmak suçundan başka bir dava konusu edilmesi gerektiği ve şahıs hakkında dava açma yetkisinin Cumhuriyet Savcısı elinde olduğu değerlendirmesinde bulunmuştur. Başvuru sahibi Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunmuş ve Yargıtay'ın 30 Aralık 1998 tarihinde verdiği kararda, ilk mahkemenin verdiği kararı bozarak şahsa isnat edilen patlayıcı kullanmak suçundan dolayı da yargılanması gerektiğini belirterek, yargılama dosyası DGM'ye gönderilmiştir. 18 Mayıs 1999 günü Devlet Güvenlik Mahkemesi, başvuru sahibini, yasadışı örgüt üyesi olmak suçundan TCK 168/2 ve 3718 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay ağır hapis cezasına, molotof kokteyli atmak suçundan dolayı da TCK'nun 264/8. maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün ağır hapis cezasına çarptırmıştır. Yargıtay, 22 Aralık 1999 günü ilk mahkemenin verdiği kararı onamıştır.
HUKUKİ BOYUT
I. SÖZLEŞMENİN 6/1. MADDESİ İLE 14. MADESİNİN İHLALİ İDDİASI
18. Başvuru sahibi kendisini yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin bünyesinde bulunan Askeri Hakimden dolayı bağımsız ve tarafsız bir Mahkeme olmadığını ifade etmiştir. Ayrıca, iddia makamının tanıklarına gösterilen imkanların savunmanın tanıklarına gösterilmediğini ve iddia makamının tanıklarının sorgulanmasına müsaade edilmediğini, adil bir yargılama yapılmadığını belirterek, Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrası ile 3. fıkrasının d) bendinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.
A. Kabul edilebilirlik üzerine
19-22. Hükümet iki açıklamayla müracaatın kabul edilmemesi gerektiğini savunmuştur. İlk olarak, Hükümet, başvuru sahibinin iç müracaat yollarını tüketmeden konuyu Mahkemeye intikal ettirildiğini belirterek başvurun reddini talep etmiştir. İkinci olarak ise, Sözleşmenin 35&1. maddesinde zikredilen 6 aylık süreye uyulmadığı gerekçesiyle Mahkemeden başvurunun reddini istemiştir. (
)
23-25. Mahkeme, Hükümetin yukarıda belirtilen iddialarını reddederek, daha önceki içtihatlarından doğan kriterler ışığında (Çıraklar v. Türkiye davasına bakınız) ve elindeki veriler kapsamında bu davanın esasının incelenmesi gerektiğine kanaat getirmiştir.
B. Esas üzerine
1. DGM'nin bağımsızlık ve tarafsızlığı üzerine
26-28. Mahkeme dava konusu olaylarla ilgili Hükümetin önceki davalardan farklı bir karar verilmesini gerektirecek hiçbir argüman sunmadığını ifade etmiştir. Başvuru sahibinin yargılandığı ve mahkum edildiği Mahkemedeki hakimlerden birinin askeri hakim olması münasebetiyle, Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesinin tarafsız ve bağımsız olmadığına ve Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine hükmetmiştir.
2. Adli prosedürün hakkaniyeti üzerine
29-31. Mahkeme, daha önceki benzer davalarda bağımsızlık ve tarafsızlık eksikliği bulunan mahkemelerin her hal ve şartta yargısına tabi insanlara hakkaniyete uygun bir muhakeme sunamayacağına hükmettiğini hatırlatmıştır. Ancak başvuru sahiplerinin bağımsız ve tarafsız bir muhakemeye tabi olmadıkları iddialarının kabul edilmesiyle birlikte bu hakkaniyetsizlik iddiasının incelenmesine lüzum olmadığına karar vermiştir.
II. SÖZLEŞMENİNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
32-37. Başvuru sahibi maddi ve manevi tazminat olarak 25.000 Euro talep etmesine rağmen, Mahkeme maddi tazminat ödenmesine gerek olmadığına, Sözleşmenin ihlal edildiğinin ortaya çıkarılmasının haddi zatında manevi tazminat yerine kabul edilebileceğine hükmetmiştir. Başvuru sahibinin mahkeme masraflarının tazmini konusunda herhangi bir talebi olmamıştır.
TÜM BU NEDENLERLE MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE;
1- Davanın kabul edilebilirliğine,
2- Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlık niteliklerinin eksikliğinden dolayı Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine
3- Sözleşmenin 6. Maddesinden doğan diğer iddiaların incelenmesine gerek olmadığına,
4- Mevcut kararın, talep edilen manevi tazminat yerine geçen hakkaniyete uygun bir tazmin olduğuna, karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy