(AİHS m. 6, 13, 41, 44) (765 S. K. m. 312) (ÖZDEMİR - TÜRKİYE DAVASI) (İNCAL - TÜRKİYE DAVASI) (ÇIRAKLAR - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru No: 54479/00)
Strazburg
4 Nisan 2006
OLAYLAR
1945 doğumlu başvuran, Ankara'da ikamet etmektedir.
Olayların meydana geldiği dönemde, eski Bakan ve milletvekili olan başvuran Yeniden Doğuş Partisi Başkanıydı.
Başvuran, 3 Eylül 1997 tarihinde Kayseri'de düzenlenen bir konferansta halka açık bir konuşma yapmıştır.
Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Cumhuriyet Başsavcısı, 10 Mart 1998 tarihinde, başvuranı eski Türk Ceza Kanunu'nun 312. maddesi tarafından öngörülen, bir dine ait olma ayrımcılığına dayanan kin ve düşmanlığa teşvik etme suçuyla itham etmiştir.
Bir askeri hakim ve iki hukuk hakiminden oluşan DGM, 23 Şubat 1999 tarihinde, başvuranı üzerine atılı olaylardan suçlu bulmuş ve bir yıl hapis ve 860.000 Türk Lirası para cezasına çarptırmıştır.
Yargıtay 24 Haziran 1999 tarihinde, ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır. Yargıtay 19 Temmuz 1999 tarihinde kararın düzeltilmesi talebini reddetmiştir.
HUKUK AÇISINDAN
I. AİHS'NİN 6§1 VE 3 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuran, kendisini yargılayan ve mahkum eden DGM'nin, bünyesinde bir askeri hakim bulunması nedeniyle kendisine adil yargılanmayı garanti edecek "tarafsız ve bağımsız bir mahkeme" olmadığını iddia etmektedir. Ayrıca başvuran, haberi olmadan yapılan video kaydının aleyhinde delil olarak kabul edilmesinden ve içeriğinin doğruluğuna itiraz etmek amacıyla lehine tanıklık edecek kişileri sorgulama olanağının bulunmamasından şikayetçi olmaktadır. Başvuran son olarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tebliğnamesinin kendisine tebliğ edilmediğini belirtmektedir. Başvuran, AİHS'nin 6§1 ve 3 maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmektedir.
A. DGM'nin Tarafsızlığı ve Bağımsızlığı Hakkında
AİHM, bu durumda ortaya çıkan sorunlara benzer sorunları birçok kez irdelemiş AİHS'nin 6§1 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (Bkz. Özel, §§33-34 ve 6 Şubat 2003 tarihli Özdemir-Türkiye kararı, no: 59659/00, §§35-36).
AİHM mevcut davayı incelemiş ve Hükümet'in, söz konusu durumda farklı bir sonuca ulaştırabilecek ne bir olay ne de bir argüman sunduğuna kanaat getirmektedir. "Milli güvenlik"'e ilişkin suçlar hakkında DGM'ye çıkarılan başvuran, aralarında askeri hakimin de bulunduğu mahkeme heyeti önüne çıkmaktan çekinmesinin anlayışla karşılanacağını belirtmektedir. Bu nedenden dolayı, başvuran, DGM'nin bu türden davalara ters düşen değerlendirmelerle haksız yere yönlendirilmelerine izin vermesinden haklı olarak çekinmektedir. Böylece, bu mahkemenin tarafsızlığı ve bağımsızlığı hakkında başvuran tarafından duyulan şüpheler objektif olarak kanıtlanmaktadır. (İncal -Türkiye, 9 Haziran 1998 tarihli karar, 1998- IV, S.1573, §72 in fine).
AİHM, başvuranı yargıladığı ve mahkum ettiği sırada DGM'nin AİHS'nin 6§1 maddesi uyarınca tarafsız ve bağımsız bir mahkeme olmadığı sonucuna varmaktadır. Dolayısıyla bu hüküm ihlal edilmiştir.
B. Cezai Yargılamanın Adil Olması Hakkında: Delillerin Kabul Edilebilirliği ve Cumhuriyet Başsavcısı Tebliğnamesinin Tebliğ Edilmemesi
AİHM, benzer davalarda daha önce, tarafsızlıktan ve bağımsızlıktan yoksun olduğu ortaya konulan bir mahkemenin yargısına tabi kişilere adil yargılama sağlayamayacağına karar verdiğini hatırlatmaktadır.
AİHM, davanın tarafsız ve bağımsız bir mahkeme tarafından görülmediğinden dolayı, başvuranın hakkının ihlal edildiği tespitinde bulunduğunu gözönüne alarak, mevcut şikayetlerin incelenmesine gerek olmadığına kanaat getirmektedir (Bkz. diğerleri arasında, Çıraklar-Türkiye, 28 Ekim 1998 tarihli karar, 1998-VII, s. 3074, § 44-45).
II. AİHS'NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA
Tazminat
Başvuran 200.000 Euro tutarında maddi ve manevi zarara uğradığını iddia etmektedir.
İddia edilen maddi zarara ilişkin olarak AİHM, AİHS'ye aykırılık mevcut olmadığında, DGM önünde sonuçlanan yargılama usulünün sonucu üzerinde değerlendirmeye gitmez. Sonuç olarak başvurana bu bağlamda tazminat verilmesine gerek yoktur (Bkz. Findlay-İngiltere, 25 Şubat 1997 tarihli karar, 1997-I, s.284, § 85).
İddia edilen manevi zarara gelince AİHM, dava şartlarında, tespit edilen ihlalin hakkaniyetli bir tatmin oluşturduğuna dikkati çekmektedir ( Çıraklar, s. 3074, §49).
Ancak AİHM için, bu davada olduğu gibi bir kimse AİHS'nin gerektirdiği tarafsızlık ve bağımsızlık koşullarını yerine getirmeyen bir mahkeme tarafından mahkum edildiğinde, sözkonusu kişinin isteği üzerine yeni bir yargılama veya yeniden dava açılması, tespit edilen ihlalin telafi edilmesi için prensip olarak en uygun yoldur (Bkz. Öcalan-Türkiye, no: 46221/99, § 210 in fine, AİHM 2005-...).
B. Masraf ve Harcamalar
Başvuran AİHM ve ulusal mahkemeler önünde yaptığı masraf ve harcamalar için 40.000 Euro istemektedir. Başvuran kanıt olarak ücret makbuzunu sunmaktadır.
Hükümet bu iddiaya itiraz etmektedir.
AİHM, konu hakkında elinde bulunan unsurlar ve içtihadını gözönünde bulundurarak, 1.000 Euro tutarının başvurana ödenmesinin uygun olacağına kanaat getirmektedir.
C. Gecikme Faizi
Gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası'nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç puan eklenecektir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AİHM OYBİRLİĞİYLE,
1. Ankara DGM'nin tarafsızlıktan ve bağımsızlıktan yoksun olmasına ilişkin şikayet hakkında AİHS'nin 6§1 maddesinin ihlal edildiğine;
2. AİHS'nin 6. maddesine göre yapılan diğer şikayetlerin incelenmesinin gerekli olmadığına;
3. Mevcut kararın tek başına manevi tazminat için yeterli adil tazmin oluşturduğuna;
4. a ) Bu kararın, AİHS'nin 44§2 maddesine göre kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL'ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümet'in, miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak başvurana masraf ve harcamalar için 1.000 (bin ) Euro ödemesine;
b) Belirtilen süre bitiminden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için, yukarıda belirtilen tutara, Avrupa Merkez Bankası'nın kredi faiz oranına üç puan eklemek suretiyle gecikme faizi uygulanmasına;
5. Hakkaniyete uygun tazminata ilişkin diğer taleplerin reddine karar vermiştir.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve 4 Nisan 2006 tarihinde, İçtüzüğün 77. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy