(AİHS m. 6, 29, 37) (765 S. K. m. 146, 448)
(Başvuru no: 57287/00)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
3 Kasım 2005
OLAYLAR
Başvuran Yusuf Yıldırım 1961 doğumlu T.C. vatandaşı olup Ankarada ikamet etmektedir. Başvuran Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde İstanbul Barosu avukatlarından
O. E. Ataman tarafından temsil edilmektedir.
26 Eylül 1980 tarihinde başvuran yasadışı örgüt Dev-Yol mensubu olmakla suçlanmış ve yakalanarak gözaltına alınmıştır.
Başvuran 7 Ekim 1980 tarihinde tutuklu yargılanmak üzere Mamak askeri cezaevine gönderilmiştir.
Sıkıyönetim Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı 26 Şubat 1982 tarihinde başvuranı başka bir örgüt üyesini öldürme suçu ile itham etmiş ve hakkında halen açık bulunan marksist-leninist düzeni getirme amacıyla Dev-Yol bünyesinde Anayasal düzeni yıkma girişiminde bulunmaya ilişkin dava dosyasına bu hususu eklemiştir.
İki sivil, iki askeri hakim ve bir askeri görevliden oluşan Sıkıyönetim Mahkemesi 19 Temmuz 1989 tarihli bir kararla TCKnın 448. maddesine dayalı olarak başvuranı hakkında yapılan ithamlardan suçlu bulmuş ve adı geçeni on dokuz yıl hapis cezasına çarptırmıştır.
Başvuran, sekiz yıl yedi ay yirmi altı gün tutulu bulundurulmasının ardından 19 Temmuz 1989 tarihinde serbest bırakılmıştır.
Bu arada, 27 Aralık 1993 tarihinde yürürlüğe giren Kanun uyarınca Sıkıyönetim Mahkemeleri feshedilmiştir.
Başvuran temyiz başvurusunda bulunmuştur.
Yargıtay 27 Aralık 1995 tarihinde temyizine gidilen kararın TCKnın 146 § 1. maddesine girdiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.
ŞİKAYETLER
Başvuran AİHSnin 6 § 1. maddesi uyarınca iç hukuktaki yargı sürecinin uzunluğundan şikayetçi olmaktadır.
HUKUK AÇISINDAN
AİHM, 1 Haziran 2004 tarihinde Savunmacı Hükümetin başvurunun kabuledilebilirliği ve esası hakkındaki görüşlerini iletmeye çağırmış, Hükümet 27 Ekim 2004 tarihinde başvurunun kabuledilebilirliğine dair görüşlerini iletmiştir.
AİHM, başvurandan önce 4 Kasım 2004 tarihinde normal, daha sonra taahhütlü (9 Şubat 2005 tarihinde alınan) olarak Hükümetin görüşlerine karşılık esas hakkındaki görüşlerinin istendiğini not etmektedir.
AİHM, AİHSnin 37. maddesi uyarınca başvurana yapılan uyarıya rağmen şu ana kadar yanıt alınamadığını belirtmiştir.
AİHM, AİHSnin 37 § 1 a) maddesine uygun olarak başvuranın bu başvuruyu sürdüremeyeceği sonucuna varmaktadır. AİHM ayrıca, başvurunun incelenmesine devam etmeyi gerektirecek başka hiçbir gerekçe tespit etmemektedir (AİHSnin 37 § 1. maddesi in fine).
Sonuç olarak, AİHSnin 29 § 3. maddesinin uygulanmasına son verip, davayı kayıttan düşürmek uygun olacaktır.
Bu gerekçelere dayalı olarak AİHM oybirliği ile,
Başvurunun kayıttan düşürülmesine karar vermiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy