(Başvuru no: 62838/00)
NİHAİ KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
25 Ekim 2005
işbu karar AIHS'nin 44§2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup bazı şekli düzeltmelere tabi olabilir.
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan (62838/00) başvuru no'lu davanın nedeni, bu ülke vatandaşı İsmail Yiğit'in (başvuran) 29 Ağustos 2000 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 34. maddesi uyarınca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) yapmış olduğu başvurudur.
Başvuran AIHM önünde İstanbul Barosu avukatlarından A. Korkmaz tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
Başvuran 1953 doğumlu olup Gaziantep'te ikamet etmektedir.
29 Aralık 1987 tarihinde, Habur Gümrük İdaresi akaryakıt kaçakçılığı iddiası ile bir araca el koymuştur.
28 Kasım 1994 tarihinde, Silopi Asliye Ceza Mahkemesi kamu davasının zamanaşımına uğradığından ortadan kaldırılmasına ve sahibinin kimliğini tespit etmeden aracın sahibine iadesine karar vermiştir.
13 Eylül 1995 tarihinde, başvuran Habur Gümrük İdaresine giderek sahibi olduğunu iddia ettiği aracın kendisine teslim edilmesini talep etmiştir.
İdarenin cevap vermemesi üzerine, 26 Aralık 1995 tarihinde başvuran Söz konusu aracın teslim edilememesi nedeniyle uğranılan gelir kaybının tazmini için Gümrük Müsteşarlığı aleyhinde Diyarbakır İdare Mahkemesinde tam yargı davası açmıştır.
20 Mart 1996 tarihili bir kararla, Diyarbakır İdare Mahkemesi idari başvurunun yetkili makam önünde yapılmaması nedeniyle başvuranın talebini reddetmiştir.
15 Mayıs 1996 tarihinde başvuran kararın temyizine gitmiştir.
27 Ocak 1999 tarihinde Danıştay ilk derece mahkemesinin kararını bozmuştur.
22 Mart 2000 tarihinde, İdare Mahkemesi davanın esasına ilişkin bir duruşma yapmıştır.
3 Mayıs 2000 tarihinde, İdare Mahkemesi söz konusu aracın trafik kaydında başvuran adına kayıtlı olmadığı gerekçesiyle başvuranın talebini reddetmiştir. İdare Mahkemesi İskenderun Emniyet Müdürlüğü'nün 17 Nisan 2000 tarihli belgesini dikkate almıştır, bu belgede söz konusu aracın 3 Kasım 1997 tarihinden beri Hasan Artar adına kayıtlı olduğu belirtilmekteydi.
Başvuran 13 Temmuz 2000 tarihinde, İslahiye Asliye Hukuk Mahkemesi'nin temyizine gidilmediğinden kesinleşen ve başvuranın söz konusu aracın sahibi olduğunu belirten 10 Haziran 1994 tarihli kararına dayanarak kararın temyizi için Danıştay'a gitmiştir.
5 Aralık 2001 tarihli bir kararla Danıştay temyiz talebini reddetmiştir.
27 Mayıs 2002 tarihinde başvuran kararın düzeltilmesi talebinde bulunmuştur.
9 Mart 2005 tarihinde, Danıştay kararını düzeltmiş, 3 Mayıs 2000 tarihli kararını bozmuş ve davayı ilk derece mahkemesine sevk etmiştir.
HUKUK AÇISINDAN
I. AİHS'NİN 6§1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuran yargılama süresinin AİHS'nin 6§1 maddesinde belirtilen "makul süre" ilkesini ihlal ettiğini iddia etmektedir.
Hükümet bu iddiaya karşı çıkmaktadır.
Değerlendirilmeye alınacak dönem 26 Aralık 1995 tarihinde başlamış ve henüz son bulmamıştır. Her iki aşamadaki mahkemeler önündeki yargılama dokuz yıl altı aydan fazla sürmüştür.
A. Kabul edilebilirlik Hakkında
AİHM başvurunun AİHS'nin 35§3.maddesine göre açıkça dayanaktan yoksun olmadığını ve başka hiçbir kabul edilemezlik gerekçesi bulunmadığını saptamıştır.
B. Esas hakkında
AİHM bir yargılama süresinin makul olup olmadığının, davanın koşullarına göre ve başta davanın karmaşıklığı olmak üzere, AİHM tarafından benimsenen kriterler ile başvuran ve yetkili mercilerin tutumları dikkate alınarak değerlendirildiğini hatırlatır (Bkz., diğerleri arasında, Frydlender-Fransa (GC), no: 30979, § 43, CEDH 2000-VII).
AİHM mevcut davadakilere benzer sorunları gündeme getiren birçok dava incelediğini ve AİHS'nin 6§1. maddesinin ihlal edildiğinin saptandığını belirtir (Bkz. Bahsi geçen, Frydlender).
AİHM kendisine sunulan tüm unsurları incelemiş ve Hükümet'in davayı farklı şekilde sonuçlandıracak hiçbir olgu ve delil sunmadığı sonucuna varmıştır. AİHM bu konudaki içtihadını dikkate alarak, söz konusu yargılama süresinin uzun olduğuna ve "makul süre" koşulunu karşılamadığına kanaat getirmiştir.
Sonuç olarak AİHS'nin 6§1. maddesi ihlal edilmiştir.
II. 1 NO'LU EK PROTOKOL'ÜN 1. MADDESİNİN İHLALİ HAKKINDA
Başvuran aracının kendisine teslim edilmemesi ve İdare tarafından zararının karşılanmaması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini iddia etmektedir.
Hükümet bu iddiayı reddetmektedir.
AİHM bu sorunun halen yerel mahkemelerde incelenmeye devam ettiğini. Yalnızca iç hukuk yollarının tüketilmesi halinde kendisine başvurulabileceğini hatırlatmaktadır.
Sonuç olarak AIHM, başvurunun bu kısmının erken yapıldığını ve AİHS'nin 35§1 ve 4. maddesi uyarınca kabul edilemez olduğunu gözlemlemektedir.
III. AİHS'NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA
AİHS'nin 41. maddesinde yer alan unsurlar.
A. Tazminat
Başvuran 84.413 Amerikan Doları (seksen dört bin dört yüz on üç) maddi ve manevi tazminat talep etmektedir.
Hükümet bu iddialara karşı çıkmaktadır.
AİHM hakkaniyete uygun olarak başvurana 4.000 Euro (dört bin) manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir.
B. Masraf ve Harcamalar
Başvuran AİHM'de yaptığı masraf ve harcamalar için 2.000 Amerikan Doları talep etmektedir.
Hükümet bu iddialara karşı çıkmaktadır.
Mahkemenin bu konudaki içtihadı ve mevcut unsurlar doğrultusunda, AIHM, hakkaniyete uygun olarak, başvurana 1.000 (bin) Euro ödenmesinin makul olduğuna karar vermiştir.
C. Gecikme Faizi
AİHM, Avrupa Merkez Bankası'nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AİHM OYBİRLİĞİYLE;
1. Yargılıma süresinin aşırı olmasına ilişkin şikayet konusunda başvurunun kabul edilebilir, geri kalan kısmının kabul edilemez olduğuna;
2. AİHS'nin 6§1 maddesinin ihlal edildiğine;
3. a) AİHS'nin 44§2. maddesi uyarınca, kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası'na çevrilmek üzere ve miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak, Savunmacı Devlet tarafından başvurana:
i. manevi tazminat olarak 4.000 Euro (dört bin) ödenmesine;
ii. masraf ve harcamalar için 1.000 Euro (bin) ödenmesine;
iii. yukarıdaki miktarların her türlü vergiden muaf tutulmasına;
b) Söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankası'nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda faiz uygulanmasına;
4. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine;
karar vermiştir.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM'nin iç tüzüğünün 77 §§ 2 ve 3 maddesine uygun olarak 25 Ekim 2005 tarihinde yazıyla bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy