(AİHS m. 29, 34, 35, 6, 41) (1 NOLU PROTOKOL m. 1)
(Başvuru no. 67144/01)
Strazburg
13 Haziran 2006
USUL
1. Dava, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin korunmasına İlişkin Sözleşmenin (Sözleşme) 34. maddesi uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, Hasan Titiz, Aliye Kaya, Hüseyin Titiz, Kenan Titiz, Kemal Titiz, Zarife Titiz ve Elif Titiz (başvuranlar) isimli yedi Türk vatandaşı tarafından, 15 Kasım 2000 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvurudan (no. 67144/01) kaynaklanmaktadır.
2. Başvuranlar, Mersin Barosuna bağlı avukat Mahmut Akdoğan tarafından temsil edilmiştir. Türk Hükümeti (Hükümet) AİHM huzurundaki işlemler için bir Ajan tayin etmemiştir.
3. 15 Eylül 2004 tarihinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, başvuruyu Hükümete bildirmeye karar vermiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, AİHSnin 29 § 3. maddesi hükümleri uyarınca, başvurunun esaslarını kabuledilebilirliği ile birlikte incelemeye karar vermiştir.
OLAYLAR
I. DAVA OLAYLARI
4. Başvuranlar sırasıyla 1961, 1965, 1959, 1950, 1976, 1978 ve 1979 doğumludurlar ve Mersinde ikamet etmektedirler.
5. 6 Temmuz 1993 tarihinde, Devlet Karayolları Genel Müdürlüğü, otoyol inşa etmek için Mersinde başvuranlara ait olan bir arsayı kamulaştırmıştır. Bir uzmanlar kurulu arsanın değerini takdir etmiş ve ilgili miktar kamulaştırma gerçekleştiğinde başvuranlara ödenmiştir.
6. Başvuranların temsil ettiği kişinin bedel artırımı talebini müteakip, 14 Temmuz 1994 tarihinde, Mersin Hukuk Mahkemesi, başvurana, tapu senetlerinin devredilme tarihi olan 6 Temmuz 1993 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, 463.140.750 Türk Lirası (TL) ek kamulaştırma tazminatı ve buna ilaveten, mahkemenin karar tarihinde geçerli olan yasal oranda faizin ödenmesine karar vermiştir.
7. 26 Ekim 1998 tarihinde, Yargıtay bu kararı onamıştır.
8. 17 Mayıs 2000 tarihinde, Devlet Karayolları Genel Müdürlüğü, başvuranlara, faizle birlikte 1.794.690.000 TL ödemiştir.
II. İLGİLİ İÇ HUKUK VE UYGULAMA
9. İlgili iç hukuk ve uygulama, 9 Temmuz 1997 tarihli Akkuş - Türkiye kararında (Reports of Judgments and Decisions 1997-IV) ortaya konmaktadır.
HUKUK
I. 1 NO.LU PROTOKOLÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
10. Başvuranlar, yetkililerden ancak altı yıl ve on ay süren mahkeme işlemlerinden sonra almış oldukları ek kamulaştırma tazminatının, ödenebilir gecikme faizinin Türkiyedeki çok yüksek enflasyon oranına ayak uydurmamış olması dolayısıyla, değer kaybetmiş olduğundan şikayetçi olmuşlardır. Başvuranlar, 1 Nolu Protokolün 1. maddesine istinat etmişlerdir, sözkonusu maddenin ilgili kısmı şöyledir:
Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.
A. Kabuledilebilirlik
11. Hükümet, AİHMden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 35 § 1. maddesi uyarınca altı ay kuralına uymadığı için başvuruyu reddetmesini talep etmiştir. Bu hüküm açısından, süre 26 Ekim 1998 tarihinden itibaren işlemeye başlamıştır. Ancak, başvuranlar, AİHMye, 15 Kasım 2000 tarihine kadar başvuruda bulunmamışlardır ve bu nihai yerel karar tarihinden iki yıldan fazla bir süre sonradır.
12. AİHM, elindeki şikayetin, yalnızca, yetkililerin ek kamulaştırma tazminatını ödemekte gecikmesine ve sonucunda başvuranlar tarafından maruz kalınan zarara ilişkin olduğunu kaydeder.
13. Ödeme yetkililer tarafından en sonunda 17 Mayıs 2000 tarihinde yapılmıştır. Başvuranlar, 15 Kasım 2000 tarihinde AİHMye başvuruda bulunarak, AİHSnin 35 § 1. maddesinde ortaya konan şarta uymuşlardır. Hükümetin ön itirazı, dolayısıyla, reddedilmelidir.
14. AİHM, içtihadında kabul ettiği ilkelerin (bkz., diğer içtihatların yanı sıra, yukarıda belirtilen, Akkuş) ve elindeki bütün delillerin ışığında, bu şikayetin, esaslara ilişkin inceleme gerektirdiği ve şikayeti kabuledilmez bulmak için bir gerekçe olmadığı kararını vermiştir.
B. Esaslar
15. AİHM, bu davadaki konularla benzer konular ortaya koyan bazı davalarda, 1 Nolu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (bkz., yukarıda anılan, Akkuş s. 1317, § 31).
16. Hükümet tarafından sunulan delilleri ve iddiaları inceleyen AİHM, önceki davalardaki kararlarından sapmasını sağlayacak hiçbir şey olmadığını değerlendirmektedir. AİHM, yerel mahkemeler tarafından ödenmesine karar verilen ek kamulaştırma tazminatının ödemesindeki gecikmenin, kamulaştırma makamına isnat olunabileceğine ve mal sahiplerinin kamulaştırılmış arsanın kaybına ek olarak kayba maruz kalmalarına sebep olduğuna karar vermiştir. Bir bütün olarak bu gecikme ve işlemlerin süresi bütün olarak sonucunda, AİHM, başvuranların, kamu yararı gerekleri ve mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkının korunması arasında muhafaza edilmesi gereken adil dengeyi bozan, kişisel ve haddinden fazla sıkıntı yaşamak zorunda kalmış olduklarına karar vermiştir.
17. Sonuç olarak, 1 Nolu Protokolün 1. maddesi ihlal edilmiştir.
II. AİHSNİN 6 § 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
18. Başvuranlar, aynı zamanda, AİHSnin 6 § 1. maddesi uyarınca, mahkeme işlemlerinin makul olmayan süresi konusunda şikayetçi olmuşlardır.
A. Kabuledilebilirlik
19. Hükümet, yine, AİHMden, altı ay kuralına uymama gerekçesiyle bu şikayeti kabuledilmez bulmasını talep etmiştir. Zira Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını 26 Ekim 1998 tarihinde onamıştır. Oysa başvuru, AİHMye 15 Kasım 2000 tarihinde yapılmıştır.
20. AİHM, işlemlerin süresi hakkındaki davalarda, herhangi bir mahkeme tarafından verilen bir kararın uygulanmasının 6. madde açısından davanın ayrılmaz bir parçası olarak sayılması gerektiği ilkesini kabul ettiğini yineler (bkz. Di Pede - İtalya, 26 Eylül 1996 tarihli karar, Reports 1996-IV, ss. 1383-1384, §§ 20-24 ve Zappia - İtalya, 26 Eylül 1996 tarihli karar, Reports 1996-IV, ss. 1410-1411, §§ 16-20).
21. AİHM, yerel mahkemeler tarafından ödenmesine karar verilen ek kamulaştırma tazminatının, başvuranlara, 17 Mayıs 2000 tarihinde ödenmiş olduğunu gözlemlemektedir. Dolayısıyla, 6. maddenin anlamı dahilinde davanın yukarıda belirtilen tarihte sona erdiğini değerlendirmektedir. AİHM, başvurunun altı ay içinde, 15 Kasım 2000 tarihinde yapıldığını kaydetmektedir.
22. Yukarıda belirtilenlerin ışığında, AİHM, Hükümetin ön itirazını reddeder.
23. AİHM, mahkeme işlemlerinin uzunluğuna ilişkin bu şikayetin AİHSnin 35 § 3. maddesinin anlamı dahilinde, temelsiz olmadığını kaydeder. Ayrıca, başka açılardan da kabuledilmez olmadığını kaydeder.
B. Esaslar
24. 1 Nolu Protokolün 1. maddesi hususundaki tespitleri ışığında, AİHM, davanın, 6 § 1. madde uyarınca ayrı bir incelemesinin gerekli olmadığını değerlendirir.
III. AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
25. AİHSnin 41. maddesi şöyledir:
Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.
A. Maddi ve manevi tazminat
26. Başvuranlar, 9.547 Amerikan Doları (yaklaşık 8.450 Euro) maddi tazminat talep etmişlerdir. Ayrıca, 5.000 Amerikan Doları (yaklaşık 4.150 Euro) manevi tazminat talep etmişlerdir.
27. Hükümet onların taleplerine itiraz etmiştir.
28. AİHM, Akkuş kararında (yukarıda anılan, s. 1311, §§ 35-36 ve 39) olduğu gibi aynı hesaplama yöntemini kullanarak ve ilgili ekonomik verileri gözönünde tutarak, başvuranlara, ortaklaşa, 1.280 Euro maddi tazminat ödenmesine karar verir.
29. AİHM, başvuranların uğradığı herhangi bir manevi zarara karşı, 1 Nolu Protokolün 1. maddesinin ihlalinin tespitinin başlı başına yeterli adil tazmin oluşturduğunu değerlendirir.
B. Mahkeme masrafları
30. Başvuranlar, ayrıca, yerel mahkemelerde yapılan mahkeme masraflarına karşılık 509,48 Amerikan Doları (yaklaşık 425 Euro) ve AİHMde yapılan mahkeme masraflarına karşılık 42 Amerikan Doları (yaklaşık 35 Euro) talep etmişlerdir.
31. Hükümet bu taleplere itiraz etmiştir.
32.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadına göre, başvuran, ancak mahkeme masraflarının zorunlu olarak ve gerçekten yapıldığı ve miktarının makul olduğu kanıtlandığı durumda mahkeme masraflarının ödenmesi hakkına sahiptir. Bu davada, sahip olduğu bilgileri ve yukarıdaki kriterleri göz önünde tutan AİHM, yerel işlemlerdeki mahkeme masrafları talebini reddeder ve AİHMdeki işlemler karşılığında 35 Euro tazminat ödenmesine karar vermeyi makul değerlendirir.
C. Gecikme faizi
33. AİHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar verir.
BU SEBEPLERLE, AİHM OYBİRLİĞİ İLE
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. AİHSnin 1 Nolu Protokolünün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. AİHSnin 6 § 1. maddesi uyarınca yapılan şikayeti ayrı olarak incelemenin gerekli olmadığına;
4. Başvuranlar tarafından maruz kalınan herhangi bir manevi zarara karşı ihlal tespitinin başlı başına yeterli adil tazmin oluşturduğuna;
5. a) Sorumlu Devletin, başvuranlara, ortaklaşa olarak, aşağıdaki miktarları, AİHSnin 44 § 2. maddesine göre kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme günündeki kur üzerinden Yeni Türk Lirasına dönüştürmek üzere ödemesine:
(i) 1.280 Euro (bin iki yüz seksen Euro) maddi tazminat;
(ii) 35 Euro (otuz beş Euro) mahkeme masrafları;
(iii) yukarıdaki miktarlara tabi olabilecek her türlü vergi;
b) Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin aşılmasından ödeme gününe kadar geçen süre için yukarıdaki miktarlara Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
6. Başvuranların adil tazmin talebinin geri kalanının reddine
KARAR VERMİŞTİR.
İngilizce olarak hazırlanmış ve Mahkeme İç Tüzüğünün 77 §§ 2 ve 3. maddesi uyarınca 13 Haziran 2006 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy