(AİHS m. 34, 35, 6, 41, 44) (1 NOLU PROTOKOL m. 1)
(Başvuru No. 67255/01)
Strazburg
13 Haziran 2006
USUL
Davanın nedeni, Göktekin Dolgunun (başvuran), İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmenin (AİHS) 34. Maddesi uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine, 15 Kasım 2000 tarihinde yapmış olduğu 67255/01 nolu başvurudur.
Başvuran, Mersin Barosuna bağlı avukat Mahmut Akdoğan tarafından temsil edilmiştir.
OLAYLAR
DAVANIN OLAYLARI
1934 doğumlu başvuran, Mersinde ikamet etmektedir.
20 Temmuz 1993 tarihinde, Karayolları Genel Müdürlüğü, başvurana ait Mersindeki iki arsayı otoyol yapmak amacıyla kamulaştırmıştır. Bir bilirkişi kurulu arsanın değerini belirlemiş, ilgili meblağ kamulaştırma gerçekleştirilirken başvurana ödenmiştir.
Başvuranın tazminatın artırılması talebini müteakiben, Mersin Asliye Hukuk Mahkemesi, 16 Haziran 1994 tarihinde, başvurana, 343.826.000 Türk Lirasıyla (TL) beraber, tapunun devredildiği tarih olan 20 Temmuz 1993 tarihinden itibaren işlemek üzere, mahkemenin karar tarihinde geçerli olan yasal faiz oranının ek tazminat olarak ödenmesine karar vermiştir.
Yargıtay 1 Haziran 1998 tarihinde kararı onamıştır.
Karayolları Genel Müdürlüğü, 17 Mayıs 2000 tarihinde, başvurana, faiziyle beraber 1.336.460.000 TL ödemiştir.
HUKUK
I. 1 NOLU PROTOKOLÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
Başvuran, yetkili makamların ancak altı yıl on ay süren takibatın ardından ödediği kamulaştırma karşılığı ek tazminatın değerinin düştüğünü, bu nedenle, ödenen gecikme faizinin Türkiyedeki yüksek enflasyon oranıyla uyum sağlayamadığını ifade ederek şikayetçi olmuştur. Başvuranın şikayetini dayandırdığı 1 Nolu Protokolün 1. Maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.
A. Kabuledilebilirlik
Hükümet, başvurunun AİHSnin 35 § 1. Maddesi uyarınca altı aylık zaman aşımına bağlı kalmadığı gerekçesiyle, AİHMnin başvurunun kabuledilmez olduğuna karar verip reddetmesini talep etmiştir. Bu hükmün amacı doğrultusunda, süre, 1 Haziran 1998 tarihinde işlemeye başlamıştır. Ancak başvuran, ulusal mahkemenin nihai kararını vermesinin üzerinden 2 yıl beş ay geçmesine rağmen, AİHMye başvurusunu ancak 15 Kasım 2000 tarihinde yapmıştır.
AİHM, kendisine sunulan şikayetin, yalnız yetkili makamların ek tazminatı ödemesindeki gecikmeye ve bunun sonucunda başvuranın maruz kaldığı zarara dair olduğunu kaydetmiştir.
Yetkili makamlar ödemeyi 17 Mayıs 2000 tarihinde gerçekleştirmiştir. Başvuran AİHMye başvurusunu 15 Kasım 2000 tarihinde yaparak AİHSnin 35 § 1. Maddesinde belirtilen koşulu yerine getirmiştir. Bu nedenle Hükümetin ön itirazı reddedilmiştir.
AİHM, içtihadında belirlenen ilkeler (bkz. diğerlerinin yanı sıra, yukarıda anılan Akkuş) ve kendisine sunulan tüm deliller ışığında, bu şikayetin esaslara ilişkin olarak incelenmesi gerektiği ve kabuledilmez ilan edilmesi için dayanak olmadığı sonucuna varmıştır.
B. Esaslar
AİHM, bu davadakine benzer olayların incelendiği bazı davalarda, 1 Nolu Protokolün 1. Maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (bkz. Akkuş, yukarıda anılan, s. 1317, § 31).
AİHM, Hükümetin sunduğu delil ve görüşleri inceleyerek, sonucun önceki davalarda varılan sonuçlardan farklı olmadığına karar vermiştir. AİHM, ulusal mahkemelerin ödenmesine karar verdiği ek tazminatın ödemesindeki gecikmenin, kamulaştırmayı gerçekleştiren yetkili makamlara mal edilebileceği ve bu gecikmenin arsanın sahibini kamulaştırılan arsaya ilaveten zarara uğrattığı sonucuna varmıştır. Bu gecikmenin ve bütün olarak takibatın uzunluğunun sonucu olarak, AİHM, başvuranın, genel menfaat gereksinimiyle mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı arasındaki adil dengeyi bozan ağır bir yük altına tek başına girdiğine karar vermiştir.
Tüm bu nedenlerle, 1 Nolu Protokolün 1. Maddesi ihlal edilmiş bulunmaktadır.
II. AİHSNİN 6 § 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
Başvuran ayrıca, AİHSnin 6 § 1. Maddesi uyarınca mahkeme takibatının makul olmayan uzunluğu hakkında şikayetçi olmuştur.
A. Kabuledilebilirlik
Hükümet, yine, Yargıtayın ilk derece mahkemesinin 1 Haziran 1998 tarihli kararını onamasına rağmen, başvurunun AİHMye 15 Kasım 2000 tarihinde sunulması nedeniyle AİHSnin 35 § 1. Maddesi uyarınca altı aylık zaman aşımına bağlı kalmamasından ötürü, AİHMnin başvurunun kabuledilmez olduğuna karar verip, başvuruyu reddetmesini talep etmiştir.
AİHM, takibatın uzunluğuyla ilgili davalarda, hangi mahkemeye ait olursa olsun, verilen kararın uygulanmasının 6. Maddede belirtilen amaçlar doğrultusunda duruşmanın ayrılmaz parçası olarak değerlendirilmesi gerektiği ilkesini benimsediğini yinelemiştir (bkz. 26 Eylül 1996 tarihli Di Pede - İtalya ve Zappia - İtalya kararları, Reports 1996-IV, sırasıyla s. 1383-1384, §§ 20-24 ve s. 1410-1411, §§ 16-20).
AİHM, ulusal mahkemelerin ödenmesine karar verdiği ek tazminatın başvurana 17 Mayıs 2000 tarihinde ödendiğini tespit etmiştir. Bu nedenle, 6. Madde çerçevesindeki mahkeme kararının da bu tarihte sona erdiği sonucuna varmıştır. AİHM, başvurunun 15 Kasım 2000 tarihinde, altı aylık süre geçmeden yapıldığını kaydetmiştir.
Yukarıda anılanlar ışığında, AİHM, Hükümetin ön itirazını reddeder.
AİHM, bu şikayetin AİHSnin 35 § 3. Maddesi kapsamında dayanaktan yoksun olmadığını kaydetmektedir. Ayrıca AİHM, şikayetin diğer bakımlardan da kabuledilmez olmadığını kaydeder.
B. Esaslar
AİHM, yukarıda anılan 1 Nolu Protokolün 1. Maddesi hususundaki tespitleri (kararın tamamında paragraf 15-17) ışığında, davanın 6 § 1. Madde uyarınca ayrıca incelenmesinin gerekli olmadığı sonucuna varmıştır.
III. AİHSNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
AİHSnin 41. Maddesine göre:
Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.
A. Maddi ve manevi tazminat
Başvuran 6.541 ABD doları (yaklaşık 5.450 Euro) maddi tazminat talebinde bulunmuştur. Ayrıca 5.000 ABD doları (yaklaşık 4.160 Euro) manevi tazminat talep etmiştir.
Hükümet başvuranın talebine itiraz etmiştir.
Akkuş kararında (yukarıda anılan, s. 1311, §§ 35-36 ve 39) kullanılan hesaplama yönteminin aynısını kullanarak ve ilgili ekonomik verileri göz önünde tutarak, AİHM, başvurana 1.310 Euro maddi tazminat ödenmesine karar vermiştir.
AİHM, 1 Nolu Protokolün 1. Maddesinin ihlal edildiğinin tespit edilmesinin, başvuranın maruz kaldığı manevi zarar için başlı başına yeterli adil tazmin oluşturduğu sonucuna varmıştır.
B. Mahkeme masrafları
Başvuran, ulusal mahkemelerde yapılan mahkeme masrafları için 475.56 ABD doları (yaklaşık 395 Euro), AİHMde yapılan mahkeme masrafları için de 42 ABD doları (35 Euro) talep etmiştir.
Hükümet bu taleplere itiraz etmiştir.
AİHMnin içtihadına göre, mahkeme masrafları, ancak gerçekliği ve gerekliliği kanıtlandığı ve makul bir meblağ olduğu takdirde başvurana geri ödenir. Bu davada, AİHM, sahip olduğu bilgiler ve yukarıda belirtilen ölçütler ışığında, ulusal takibatlardan doğan mahkeme masraflarının karşılanması talebini reddetmiş ve başvurana, AİHMde açılan takibatlar için 35 Euro tazminat ödenmesinin makul olduğu sonucuna varmıştır.
C. Gecikme Faizi
AİHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar vermiştir.
BU NEDENLERLE, AİHM OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. AİHSne Ek 1 Nolu Protokolün 1inci maddesinin ihlal edildiğine;
3. Başvurunun AİHSnin 6 § 1. Maddesi uyarınca ayrı olarak incelenmesinin gerekli olmadığına;
4. Bir ihlalin sözkonusu olduğunun tespit edilmesinin, başvuranın maruz kaldığı manevi zarar için başlı başına yeterli adil tazmin teşkil ettiğine;
5. (a) Sorumlu Devletin, başvurana, AİHSnin 44 § 2. Maddesine göre nihai kararın verildiği
tarihten itibaren üç ay içinde, aşağıdaki miktarları, ödeme tarihinde uygulanan kur üzerinden Yeni Türk Lirasına çevrilmiş olarak ödemesine:
(i) 1.310 Euro (bin üç yüz on euro) maddi tazminat;
(ii) mahkeme masrafları için 35 Euro (otuz beş euro);
(iii) yukarıdaki meblağlara uygulanabilecek tüm vergiler;
(b) yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona ermesinden, ödeme gününe kadar geçen süre için, yukarıdaki miktarlara Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına karar vermiştir.
6. Başvuranın adil tazmin taleplerinin geri kalanını reddetmiştir.
İşbu karar, İngilizce olarak hazırlanmış ve Mahkeme İç Tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3. Maddesi uyarınca 13 Haziran 2006 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy