(Başvuru no: 74798/01)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
11 Nisan 2006
İşbu karar AIHS 'nin 44§2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli bazı düzeltmelere tabi olabilir.
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve (74798/01) başvuru nolu davanın nedeni bu ülke vatandaşları olan Fatma Karakaş ve Derya Bayırın (başvuranlar) 22 Haziran 2001 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM), Avrupa İnsan Haklan Sözleşmesi'nin (AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış oldukları başvurudur.
Başvuranlar, AİHM önünde İstanbul Barosu avukatlarından A. Doğan tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
I. DAVA KOŞULLARI
Başvuranlar, sırasıyla 1972 ve 1973 doğumlu olup İstanbul'da ikamet etmektedirler.
15 Mart 1996 tarihinde, saat 14:00'da, Hukuk Fakültesinde okuyan başvuranlar otobüs durağına geldikleri sırada polis tarafından sorgulanmışlardır. Polisler başvuranların kimliklerini kontrol etmiştir. Bunun üzerine başvuranlar, aynı gün öğle saatlerinde Eczacılık Fakültesi önünde düzenlenen yasadışı bir eyleme katıldıklarından şüphe edilerek, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürülmüşlerdir.
Başvuranlar, 16 Mart 1996 tarihinde, önce Cumhuriyet Savcısı tarafından daha sonra ise avukat eşliğinde İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi hakimi tarafından dinlenmiştir. Başvuranlar suçlamaları reddetmişlerdir. Aynı gün Asliye Ceza Mahkemesi hakimi başvuranların serbest bırakılmalarına karar vermiştir.
19 Mart 1996 tarihinde düzenlenen bir iddianameyle, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Hakkındaki Kanun'u ihlal ettikleri ve kamu mallarına zarar verdikleri gerekçesiyle başvuranlarla birlikte on kişi aleyhine ceza davası açmıştır. Gösteri sırasında, çok sayıda resmi araç hasar görmüştür.
4 Temmuz 1996 tarihinde, başvuranlar ilk duruşmaya katılmış ve hakim tarafından dinlenmişlerdir. Başvuranlar, suçlamaları reddederek, gösteriye katılmadıklarını belirtmiş ve beraat talebinde bulunmuşlardır. İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi, sanıklardan her birinin ikametgâh, medeni durum ve yaş bilgilerinin tespit edilmesini istemiştir. Dosya incelemesini 8 Kasım 1996 tarihine ertelemiştir.
Asliye Ceza Mahkemesi, 8 Kasım 1996 ile 10 Mayıs 2001 tarihleri arasında, iki ayda bir dosyayı incelemiş, tanıklar ve A.Ç. ve G.K. adındaki iki polis aleyhinde yakalama müzekkeresi çıkarmıştır. Tanıkların adreslerinin tespit edilebilmesi amacıyla talepte bulunulmuştur. Aralarında başvuranların da bulunduğu göstericileri sorgulayan iki polisin ve halen bulunmayan bazı sanıklar dinlenmesi amacıyla ihtarlar yapılmıştır. Dosyada yer alan unsurlardan anlaşıldığı üzere, kişilerin kimliklerini tespit etmek üzere çağırılan A.Ç. ve G.K. adındaki polis memurlarının yapılan ihtarlara cevap vermedikleri anlaşılmaktadır.
Bu dava sürerken, 12 Aralık 2000 tarihinde 4616 sayılı Kanun ilan edilmiştir. Bu Kanun, 23 Nisan 1999 tarihine kadar suçlardan dava ve cezaların ertelenmesini öngörmektedir.
Asliye Ceza Mahkemesi bu Kanun uyarınca, esasa bakmadan davanın beş yıllık bir süre için ertelenmesine karar vermiştir.
HUKUK AÇISINDAN
I. AİHS'NİN 6 § 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuranlar, yargılama süresinin, AİHS'nin 6 § 1. maddesinde öngörülen "makul süre" ilkesini ihlal ettiğini iddia etmektedirler.
Hükümet bu iddialara karşı çıkmaktadır.
A. Kabuledilebilirlik Hakkında
AİHM, başvurunun, AİHS'nin 35 § 3 maddesine göre açıkça dayanaktan yoksun kabul edilemeyeceğini saptamıştır. Bunun dışında hiçbir kabul edilemezlik gerekçesi bulunmamaktadır.
B. Esas Hakkında
AİHM bir dava için makul olan sürenin, davanın koşullarına göre ve Mahkeme'nin içtihatlarında benimsenen kriterler, özellikle de davanın karışıklığı, başvuranın ve yetkili mercilerin tutumları gözönünde bulundurularak değerlendirildiğini hatırlatır (Bkz., diğerleri arasında, Pelissier ve Sassi -Fransa (GC), no: 25444/94, § 67, CEDH 1999-11).
Mevcut davada, değerlendirmeye alınacak dönemin 15 Mart 1996 tarihinde başladığını ve Asliye Ceza Mahkemesi'nin davanın ertelenmesine karar verdiği 10 Mayıs 2001 tarihinde sona erdiğini not etmektedir. Bu dönem ilk derece mahkemesi için yaklaşık beş yıl ve iki ay sürmüştür.
AİHM daha önce buna benzer şikayetlerin dile getirildiği birçok dava incelediğini ve bunların AİHS'nin 6 § 1 maddesinin ihlali yönünde sonuçlandığını ortaya koymaktadır (Bkz. adı geçen Pelissier ve Sassi).
AİHM, ne davanın karışıklığının ne de başvuranların tutumlarının, dava süresini açıklamak için yeterli olduğunu gözlemlemektedir. Yetkili mercilerin tutumları ile ilgili olarak, davayı sürdürmek adına adli makamların göstermiş olduğu özene rağmen, özellikle de A.Ç. ve G.K. adındaki polis memurlarının, yapılan ihtarlara uymasını sağlama konusunda, bu mercilerin güçsüz olduklarını gözlemlemektedir.
AİHM kendisine sunulan bütün unsurları incelemiş ve mevcut davada Hükümet'in, dava süresini açıklayabilecek hiçbir tespit ve delil sunmadığı kanaatine varmıştır. AİHM, bu konudaki içtihadı uyarınca, dava süresinin uzun olduğuna ve makul süre ilkesine uymadığına kanaat getirmiştir.
Sonuç olarak, AİHS'nin 6 § 1. maddesi ihlal edilmiştir.
II. AİHS'NİN 41. MADDESİ'NİN UYGULANMASI HAKKINDA
AİHS'nin 41. maddesinde belirtilen unsurlar.
A. Tazminat
Başvuranlar, maddi tazminat olarak 2.000 Euro (iki bin), manevi tazminat olarak ise 10.000 Euro (on bin) talep etmektedirler.
Hükümet bu iddialar karşı çıkmaktadır.
AİHM, tespit edilen ihlalle talep edilen maddi tazminat arasında bir ilişki kuramamakta ve bu nedenle bu talebi reddetmektedir. Buna karşılık, başvuranlara toplu olarak 4.000 Euro (dört bin) manevi tazminat ödenmesinin uygun olacağı kanaatindedir.
B. Masraf ve Harcamalar
Başvuranlar, AİHM nezdinde yapılan masraf ve harcamalar için 5.800 Euro (beş bin sekiz yüz) talep etmektedir. Başvuranlar, bununla ilgili olarak her hangi bir belge sunmamaktadırlar.
Hükümet bu iddialara karşı çıkmaktadır.
AİHM, ancak gerçekten yapılan ve makul bir miktardaki masraf ve harcamaların geri ödenebileceğini hatırlatır. Mevcut davada, elindeki mevcut unsurlar doğrultusunda ve belirtilen kriterler dikkate alındığında, AİHM tüm masraf ve harcamalar için başvuranlara toplu olarak 500 Euro (beş yüz) ödenmesinin makul olduğuna karar vermiştir.
C. Gecikme Faizi
AİHM, Avrupa Merkez Bankası'nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AİHM OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun geri kalanının kabul edilebilir olduğuna;
2. AİHS'nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. a) AİHS'nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, döviz kuru üzerinden YTL.'ye çevrilmek üzere ve miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak, Savunmacı Hükümet tarafından başvuranlara manevi tazminat için 4.000 Euro (dört bin) ve masraf ve harcamalar için 500 Euro (beş yüz) ödenmesine;
b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankası'nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda faiz uygulanmasına;
4. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine;
karar vermiştir.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM'nin iç tüzüğünün 77§§ 2 ve 3 maddesine uygun olarak 11 Nisan 2006 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy