(AİHS m. 6, 34, 35, 44)
(Başvuru no: 75606/01)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
10 Mayıs 2007
İşbu karar AİHS 'nin 44§2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup bazı şekli düzeltmelere tabi olabilir.
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine yapılan başvurunun nedeni (başvuru no: 75606/01) bu ülke vatandaşı Mehmet Ali Miçooğulları'nın (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne 18 Eylül 2001 tarihinde (AIHM) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Temel İnsan Haklarını (AİHS) güvence altına alan 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur. Başvuran, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AIHM) önünde Hatay barosu avukatlarından Cevahir Can Anıl tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
1936 doğumlu başvuran Hatay'da ikamet etmektedir.
Başvuran Samandağ (Hatay) Çiğdede mahallesi'nde bulunan 1251 parsel numaralı 494 m2lik arsanın sahibidir.
28 Şubat 1937 tarihli Tapu kadastro kaydına göre bu parsel Alevi Cemaati Vakfı adına tescil edilmiştir. 29 Mart 1948 tarihinde bu parsel Samandağ belediyesine nakledilmiştir. Ahmet Özen'e 1965'te satılan parseli adı geçen başvurana 1970 yılında satmıştır.
Hazine sözkonusu parselin kıyı kenar şeridinde olup olmadığının tespiti için 27 Nisan 1995 tarihinde Samandağ Asliye hukuk mahkemesi'ne başvuruda bulunmuştur.
Mahkeme 16 Temmuz 1999 tarihli bir kararla taşınmaz malın Hazine adına tescil edilmesine karar vermiştir.
Başvuran 11 Ocak 2000 tarihinde Yargıtay'a sunduğu layihasında kamulaştırma bedeli ödenmeksizin mülkiyetinin tapusunun elinden alındığını ileri sürmüştür.
Yargıtay 9 Mayıs 2000 tarihli bir kararla dava dosyasında yer alan deliller ve davanın yasal ve hukuki dayanağı ışığında temyizine gidilen kararı onamıştır. Başvuran yargı masraflarını ödemeye mahkum edilmiştir.
31 Ocak 2001 tarihinde alınan ve başvurana 29 Mart 2001 tarihinde tebliğ edilen bir kararla Yargıtay kararın tashihi talebini reddetmiştir.
HUKUK AÇISINDAN
I. EK 1 NO'LU PROTOKOL'ÜN 1. MADDESİ'NİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuran Ek 1 no'lu Protokol'ün 1. maddesine uygun olarak hiçbir bedel ödenmeksizin mülkiyetinin tapusunun Hazineye geçtiğini ileri sürmektedir.
Hükümet bu iddiaya karşı çıkmıştır.
A. Kabuledilebilirlik hakkında
Hükümet mevcut başvuruda başvuranın tapu tescil belgesinin geçerli olup olmadığının bilinmesi gerektiğini ifade etmektedir. Kıyı kenar şeridinde bulunan ihtilaf konusu taşınmaz özel mülkiyet konusunu teşkil edemez. Bu nedenle, tapu tescili olmadığından başvuran kamulaştırma adı altında bir bedel talebinde bulunamaz. Hükümet başvuranın tapusunun iptali nedeniyle Anayasa'nın 125. maddesine, İdari Muhakeme Usulü Kanunu veya Medeni Kanun'a dayalı olarak tazminat davası açabileceğini savunmaktadır.
Başvuran bu savlara karşı çıkmaktadır.
AİHM daha önce Doğrusöz ve Aslan-Türkiye kararında (no: 1262/02 §§ 22-23, 30 Mayıs 2006) benzer bir itirazın bu başvuru yollarının başvuranın tapusunun tapu siciline illegal olarak tescil edilmesi ile ilintili olması nedeniyle reddedildiğini hatırlatmaktadır. Zira bu başvuruda Samandağ Asliye hukuk mahkemesi yasada belirtildiği üzere kıyı kesimde bulunan arazilerin özel mülkiyete ait olamayacağı gerekçesiyle başvuranın tapu belgesini iptal etmiştir. AİHM bu durumda Hükümetin itirazını reddetmektedir.
Hükümet, tahsis başvurusunu reddeden Yargıtay'ın 31 Ocak 2001 tarihli kararının ardından altı ay içinde başvuranın başvurusunu yapmadığını belirtmektedir.
Başvuran bu sava itiraz etmektedir.
AİHM başvuranın tapu belgesinin iptalinin 31 Ocak 2001 tarihinde Yargıtay kararı ile sonuçlandığını, bu kararın başvurana 29 Mart 2001 tarihinde tebliğ edildiğini ve başvuranın AİHS'nin 35 § 1. maddesine uygun olarak altı ay içerisinde 18 Eylül 2001 tarihinde başvuruda bulunduğunu tespit etmektedir. Bu nedenle Hükümetin itirazı reddedilmektedir.
AİHM başvurunun bu bölümünün AİHS'nin 35 § 3. maddesi uyarınca dayanaktan yoksun olmadığı saptamasını yapmaktadır. Başvurunun kabuledilemezliği hakkında hiçbir gerekçe yer almamaktadır. Dolayısıyla başvuru kabuledilmelidir.
B. Esas hakkında
Başvuran iddialarını yinelemektedir.
Hükümet ilgili iç hukuka göre kıyı kenar şeridinde bulunan bir taşınmazın tapu siciline özel mülkiyet olarak tescil edilemeyeceği açıklamasını yapmaktadır. Mevcut başvuruda, taşınmazın başvuran adına kaydedilmesi Anayasa'nın ve diğer ilgili yasaların ihlaline yol açmaktadır. Başvuranın tapu belgesi Samandağ Asliye hukuk mahkemesi tarafından bu nedenle iptal edilmiştir, dolayısıyla kendisine bu doğrultuda bir ödeme yapılmamıştır.
Bununla birlikte AİHM, başvuranın mülkiyet hakkı alanına müdahalenin Ek 1 no'lu Protokol'ün 1. maddesinin ilk bendinde yer alan mülkiyet hakkından «yoksun bırakma» olarak değerlendirildiğini saptamaktadır.
Başvuran tarafından dile getirilen benzer bu şikayetin daha önce de incelendiğini ve Ek 1 no'lu Protokol'ün 1. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını hatırlatmaktadır. Bunun yanı sıra, taşınmazın değerine ilişkin makul sayılabilecek hiçbir miktarın ödenmemesi, mülkiyetten yoksun bırakma halinin doğal olarak aşırı ve genel bir tazminden yoksun oluşu Ek 1 no'lu Protokol'ün 1. maddesinde yer alan olağandışı haller bakımından meşru sayılamaz (Bkz. Nastou-Yunanistan kararı (no2), no: 16163/02, 15 Temmuz 2005, Jahn vd.-Almanya no: 46720/99, 72203/01 ve 72552/01 ve 9 Aralık 1994 tarihli Les saints monasteres-Yunanistan kararları). Mevcut başvuruda, mülkiyetinin Hazineye devredilmesi akabinde başvuran hiçbir tazminde bulunulmamıştır. AİHM Hükümetin toplam bir tazminin olmayışını haklı çıkaracak herhangi bir olağandışı koşulu dile getirmediğini not etmektedir.
AİHM, bu başvuruda Hükümetin davanın seyrini farklı sonlandıracak hiçbir tespiti ve delili sunmadığı saptamasında bulunmaktadır.
Bu nedenle Ek 1 no'lu Protokol'ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.
II. AİHS'NİN 6 § 1. MADDESİ'NİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuran ulusal mahkemelerin kararlarını yeterince gerekçelendirmediklerini iddia etmektedir. Başvuran ayrıca tapusunun iptaline dair yargı sürecindeki tüm masraf ve harcamaları kendisinin ödemek zorunda kalmasından yakınmaktadır. Başvuran bu yönde AİHS'nin 6 § 1. maddesini ileri sürmektedir.
Hükümet bu iddiaya karşı çıkmaktadır.
A. Kabuledilebilirlik hakkında
Başvuranın mahkeme masraflarını ödemeye mahkum edildiği şikayeti ile ilgili AİHM yerleşik içtihadına göre yargı giderinin belirlenmesinin ikincil derecede öneme haiz olduğunu ve medeni hak ve yükümlülükler alanına girmediğini hatırlatmaktadır.
AİHM söz konusu yargı sürecinin ceza alanında bir suçlamanın dayanağını oluşturmadığı ve AİHS'nin 6 § 1. maddesi gereğince medeni hak ve yükümlüklere dayalı bir itirazı teşkil etmediği sonucuna varmaktadır (Bkz. Saint Raphael dostları derneği ve de Frejus-Fransa kararı no: 45053/98, 29 Şubat 2000).
Bu nedenle bu şikayet ratione materiae bakımından AİHS'nin 35 § 3. maddesinde yer alan hükümleri ile bağdaşmamakta ve 35 § 4. madde gereğince reddedilmektedir.
Ulusal mahkemelerin kararlarını yeterince gerekçelendirmedikleri şikayetine gelince, AİHM bu şikayetin AİHS'nin 35 § 3. maddesine göre temelden yoksun olmadığı tespitini yapmaktadır. Dolayısıyla şikayet kabuledilmelidir.
B. Esas hakkında
AİHM bir hukuk sürecinin adilliğinin sürecin bütünü ışığında değerlendirilmesi gerektiğini kaydetmektedir (Bkz. örneğin, Miailhe-Fransa kararı, 26 Eylül 1996). Ayrıca, şayet AİHM 6 § 1. maddenin mahkemelerin kararlarını gerekçelendirmeleri zorunluluğunu kabul ederse, bir mahkeme bu hükümden ileri gelen nedenlerle değil, özellikle taraflardan birinin savını her açıdan temellendirebilmesi için gerekçelerini ortaya koymak durumundadır. Taraflardan birinin mahkemeden argümanlarından her biri için reddetme gerekçelerini açıklamasını istemek gibi mutlak bir hakkı bulunmamaktadır (Bkz. Van de Hurk-Hollanda kararı, 19 Nisan 1994).
Bununla birlikte AİHM, Hazinenin Samandağ Asliye hukuk mahkemesine tapu siciline kayıtlı taşınmaz malın tapusunun iptali istemiyle başvuruda bulunduğunu gözlemlemektedir. Mahkeme 16 Temmuz 1999 tarihli kararında ihtilaf konusu taşınmazın kıyı kenar şeridinin bir parçası olarak özel bir mülkiyet olarak edinilemeyeceğine karar vermiştir. Yargıtay ise hukuki bakımdan tarafların sunduğu tüm araçlar, dava dosyası ve kanıt unsurlarının değerlendirilmesi ışığında ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır. Buna karşın başvuran tarafından sunulan her delile karşılık vermemiştir.
AİHM ulusal mahkemelerin aldıkları kararlarını gerektiği şekilde gerekçelendirdikleri sonucuna varmaktadır.
Bu koşullar çerçevesinde, AİHS'nin 6 § 1. maddesi ile güvence altına alınan adil yargılama hakkı ihlal edilmemiştir.
III. AİHS'NİN 41. MADDESİ'NİN UYGULANMASI
A. Tazminat
Başvuran 125.200.000.000 TL (yaklaşık 78.300 Euro) maddi tazminat talep etmektedir.
Hükümet bu miktara karşı çıkmıştır.
AİHM, uygun bir tazminin olmayışının ve bir araziye illegal olarak el konulmasının Ek 1 no'lu Protokol'ün 1. maddesinde tespit olunan ihlalin kaynağını oluşturduğu saptamasını yapmaktadır.
AİHM, sunulan delillerin ve bilgilerin değerlendirilmesi sonucunda hakkaniyete uygun olarak başvurana 15.000 Euro maddi tazminat ödenmesini uygun görmektedir.
B. Masraf ve harcamalar
Başvuran AİHM önünde yaptığı masraf ve harcamalar için toplam 62.232.000 TL. (yaklaşık 380 Euro) talep etmektedir.
Hükümet bu miktara itirazda bulunmaktadır.
AİHM, başvurana yargı giderleri için 380 Euro'nun verilmesini kararlaştırmıştır.
C. Gecikme faizi
Gecikme faizi olarak, Avrupa Merkez Bankası'nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına 3 puanlık bir artış eklenecektir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
1. Ek 1 no'lu Protokol'ün 1. maddesine ve hukuki kararların gerekçelerinin yer almadığına ilişkin AİHS'nin 6 § 1. maddesi hakkındaki şikayetlerin kabuledilebilir, bunun dışında kalanların kabuledilemez olduğuna;
2. AİHS'ye Ek 1 no'lu Protokol'ün 1. maddesi'nin ihlal edildiğine;
3. AİHS'nin 6 § 1. maddesinin ihlal edilmediğine;
4 a) AİHS'nin 44 § 2. maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L.'ye çevrilmek ve her türlü vergiden muaf tutulmak üzere Savunmacı Hükümetin başvurana maddi tazminat için 15.000 (on beş bin) Euro, masraf ve harcamalar için 380 (üç yüz seksen) Euro ödemesine;
b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapıldığı tarihe kadar Avrupa Merkez Bankası'nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda faiz uygulanmasına;
4. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine;
Karar Vermiştir.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHMnin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3. maddelerine uygun olarak 10 Mayıs 2007 tarihinde yazıyla bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy