(Başvuru no: 76478/01)
Kararın Özet Çevirisi
STRAZBURG
21 Şubat 2006
İşbu karar Sözleşmenin 44 § 2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup şekli bazı düzeltmelere tabi olabilir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan ve (76478 /Ol) başvuru nolu davanın nedeni bu ülke vatandaşları Cuma Ali Doğan ve Betül Doğan'ın (Başvuranlar) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne 31 Ekim 2000 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Temel İnsan Haklarını güvence altına alan 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur. Başvuranlar, Avrupa İnsan Haklan Mahkemesi (AIHM) önünde Ankara Barosu avukatlarından Tekin Akıllıoğlu ve Adil Aktay tarafından temsil edilmektedirler.
OLAYLAR
Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) 1993 tarihinde başvuranlara ait İskenderun'da bulunan araziyi çevre yolu yapımı dolayısıyla istimlâk etmiştir.
Başvuranlar ödenen miktarın yetersiz olduğu gerekçesiyle ek bedel istemiyle İskenderun Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvurmuşlardır.
Asliye Hukuk Mahkemesi 27 Kasım 1997 tarihli bir kararla başvuranlara 3.291.112.000 TL. ödenmesine ve bu miktara taşınmazın İdareye devredildiği tarihten itibaren yıllık % 30 yasal faiz işletilmesine karar vermiştir.
Yargıtay, 6 Nisan 1999 tarihinde bu kararı onamıştır.
9 Haziran 2000 tarihinde yasal faiz oranıyla birlikte başvuranlara 8.631.425.000 TL. ödenmiştir.
HUKUKA DAİR
I. EK 1 NO'LU PROTOKOL'ÜN 1. MADDESİ'NİN İHLAL EDİLMESİNE DAİR
Başvuranlar, Ek 1 nolu Protokol'ün 1. maddesinin iki bakımdan ihlal edildiğini ileri sürmektedirler. Başvuranlar ilk olarak, 1993 yılında belirlenen ilk bedel kendilerine 1996 tarihinde arazinin Devlet'e devredilmesinin ardından ödendiğini, daha sonra ödenmesine hükmedilen kararla ek bedelin gecikmeli olarak ödendiğini öne sürmektedir. Başvuranlar, ilk kısımla ilgili gecikme faizinin uygulanmaması ve Türkiye'deki yüksek enflasyon oranı nedeniyle bu gecikmenin telafi edilmediğini öne sürmektedirler.
A. Kabuledilebilirliğe ilişkin
Yapılan şikâyetin ilk bölümü ile ilgili olarak AİHM, başvuranların kamulaştırılan taşınmazın tapu siciline kaydedilmesinin ardından süren üç yıl boyunca orantısız zarara uğradıklarını ispat etme durumunda olmadıklarına itibar etmektedir. Ne şekilde olursa olsun başvuranların ulusal yetkililer nezdinde gelir kaybına uğradıklarını dile getirecekleri hiçbir adımı atmamaları doğrultusunda iç hukuk yolları tüketilmemiştir. Bu doğrultuda AİHM, başvuruyu yalnızca ek kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi bakımından inceleyecektir.
Hükümet bu bağlamda, AİHS'nin 35. maddesi çerçevesinde başvuranların iç hukuk yollarını tüketmediklerini ve Borçlar Kanunu'nun 105. maddesinde öngörülen başvuru yolunu kullanmadıklarını ve AIHM'ye yapılan başvurunun 6 Nisan 1999 tarihli Yargıtay kararının ardından altı ay içinde gerçekleştirilmediğini savunmaktadır.
Başvuranlar, bu sava karşı çıkmıştır.
AİHM, başvuranların teoride Borçlar Kanunu'nun 105. maddesi uyarınca tek bir başvuru yolu bulunduğu yönündeki şikayetleri kabul etmekte, bununla birlikte, sözü edilen başvuru yolunun etkisiz bir sonuca götürmesi nedeniyle bu doğrultuda yapılan başvuruyu reddetmektedir (Bkz. sözü edilen Aka kararı, s. 2678-2679, §§ 34-37).
AİHM, mahkemenin bu yöndeki yerleşik içtihatları (Bkz. özellikle Akkuş kararı) ve sunulan unsurların bütünü ışığında, bu şikâyetin esastan incelenmesi gerektiğine itibar etmektedir. Şikâyetin bu bölümünün kabul edilemez bulunması için hiçbir gerekçe tespit edilmemiştir.
B. Esas hakkında
AİHM, daha önceki kararlarda benzer şikayetlerin dile getirildiğini ve bunların Ek 1 nolu Protokolün 1. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını dile getirmektedir (Bkz. sözü edilen Akkuş kararı, s. 1317, §§ 30-31, ve Aka kararı, s. 2682, §§ 50-51).
AİHM, mevcut davada Hükümetin davanın seyrini farklı şekilde sonuçlandıracak hiçbir tespiti ve delili sunmadığını incelemektedir. Mahkeme, yerel merciler tarafından ek istimlâk bedelinin geç ödenmesi hususunun mülkiyet sahibinin gelir kaybına neden olan idareye yükleneceği tespitini yapmaktadır. Bu gecikme söz konusu sürecin etkinliğini daha da artırmıştır ki bu durumda AİHM, kamu yararının zarureti ve mülkiyet haklarının korunması arasındaki dengeyi bozacak şekilde başvuranların gereğinden fazla yük altında kaldığı görüşündedir.
Sonuç olarak Ek 1 nolu Protokol'ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.
II. AİHS'NİN 6. MADDESİ'NİN İHLAL EDİLMESİ HAKKINDA
Başvuranlar, 1993 tarihinde tapu siciline kaydedilmesi ile başlayan ve Haziran 2000 tarihinde ek bedelin ödenmesi ile sona eren kamulaştırma sürecinin uzunluğundan şikâyetçi olmakta ve AİHS'nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmektedirler.
Hükümet bu bağlamda, ulusal yargı makamları nezdinde davanın AİHS'nin 6 § 1. maddesinde yer alan esaslara uygun olarak yürütüldüğünün altını çizmektedir.
Başvuranlar bu sava karşı çıkmaktadırlar.
AİHM, bu şikâyetin 35. madde uyarınca kabul edilemez bulunması için hiçbir gerekçe olmamasına karşın, Ek 1 nolu Protokol'ün 1. maddesi çerçevesinde alınan sonuç ışığında AİHS'nin 6 § 1. maddesi uyarınca ayrıca incelenmesini gerekli görmemektedir.
III. AİHS'NİN 41. MADDESİ'NİN UYGULANMASI
A. Maddi zarar ve masraf ve harcamalar
Başvuranlar 2.551 Amerikan Doları maddi, 3.569 Amerikan Doları manevi zarara uğradıklarını ileri sürmektedirler.
Başvuranlar yapmış oldukları masraf ve harcamalara ilişkin rakam belirtmeksizin tazmin edilmesini talep etmektedirler.
AİHM, Akkuş kararında (sözü edilen, s. 1311, §§ 35-36 ve 39) belirlenen ilgili ekonomik hesaplama yöntemini dikkate alarak ve ilgili ekonomik veriler ışığında, başvuranlara birlikte talep ettikleri 2.551 Amerikan Dolarına karşılık gelen 2.106 Euro'nun ödenmesini kararlaştırmıştır.
Manevi zararla ilgili olarak AİHM, ihlal kararının tespitinin başlı başına bir adil tazmini oluşturduğu kanısındadır.
AİHM masraf ve harcamalarla ilgili olarak, AİHS'nin 41. maddesi uyarınca yalnızca gerçekliği ve gerekliliği ispat edilen makul orandaki miktarların ödendiğini hatırlatmaktadır (Bkz. Nikolova-Bulgaristan kararı no: 31195/96, § 79, AİHM 1999-11).
Başvuranların hiçbir rakam telaffuz etmemelerine karşın, AİHM, AİHS'nin 60. maddesi uyarınca başvuranlara tüm masraf ve harcamalar için toplam 1.000 Euro ödenmesini kararlaştırmıştır.
B. Gecikme Faizi
AİHM, Avrupa Merkez Bankası'nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına 3 puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
1. Ek kamulaştırma bedelinin ödenmesindeki gecikme ile Ek 1 no'lu Protokol'ün 1. maddesinin ve AİHS'nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiği şikâyetlerinin kabul edilebilir olduğuna;
2. Başvurunun kalan kısmının kabul edilemez olduğuna;
3. Ek kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle Ek 1 nolu Protokol'ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
4. AİHS'nin 6§1. maddesine yönelik şikâyetin ayrıca incelenmesine gerek olmadığına;
5. Mevcut kararın manevi zarar için tek başına adil bir tazmini oluşturduğuna;
6. a) AİHS'nin 44 § 2. maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL.'ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümetin başvuranlara birlikte;
i. maddi zarar için 2.106 (iki bin yüz altı) Euro;
ii. masraf ve harcamalara ilişkin 1.000 (bin) Euro ödemesine;
iii. belirtilen tüm tutarların her türlü vergiden muaf tutulmasına;
b) Söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faizin uygulanmasına;
7. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine;
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM'nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3. maddelerine uygun olarak 21 Şubat 2006 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy