(AİHS. m. 37, 29)
(Başvuru no:77081/01)
NİHAİ KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
15 Kasım 2005
OLAYLAR
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olan, 1931 doğumlu Medine Selman, 1956 doğumlu Şahide Selman, 1958 doğumlu olan Ahmet Selman, 1962 doğumlu olan Remziye Selman, 1967 doğumlu olan Müslim Selman, 1968 doğumlu olan Mehmet Selman, 1970 doğumlu olan Ayten Selman ve 1973 doğumlu olan Ayhan Selman adındaki başvuranlar Diyarbakırda ikamet etmektedirler. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde, Diyarbakır Barosu avukatlarından A. Aslan tarafından temsil edilmektedirler.
Tarafların sunduğu üzere dava koşulları aşağıdaki gibi özetlenebilir.
1997 yılında, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (İdare), Dicle bölgesinde Kralkızı barajı ve hidroelektirik santrali yapımı için, başvuranlara ait arazileri kamulaştırmıştır. İdareden bir uzman heyeti kamulaştırılan arazilerin bedellerini tespit etmiş ve bu tutarlar, 1998 yılında, mülkün devir tarihinde başvuranlara ödenmiştir.
Ödenen tutar üzerinde anlaşmazlık doğunca, başvuranlar Dicle Asliye Hukuk Mahkemesine her bir arazi için, arazi kamulaştırma bedelinin artırılması talebiyle başvuruda bulunmuşlardır.
Dicle Asliye Hukuk Mahkemesi, başvuranları haklı bularak İdare tarafından başvuranlara, mülkün devir tarihinden itibaren işlemek üzere gecikme faiziyle birlikte ek kamulaştırma bedellerinin ödenmesine karar vermiştir. Yargıtay verilen bu kararı onamıştır.
2001 yılında, İdare başvuranlara, 31 Aralık 1999 tarihinde kadar %50 ve bundan sonraki dönem içinse %60 oranlarında gecikme faiziyle birlikte sözkonusu ek tazminatları ödemiştir.
ŞİKAYETLER
Başvuranlar, Türkiyedeki yüksek enflasyon oranı karşısında yetersiz kalan gecikme faizi nedeniyle ek kamulaştırma bedelinin değer kaybettiğinden ve İdarenin ek kamulaştırma bedelini ödemede gecikmesinden dolayı şikayetçi olmakta ve bu itibarla 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesine gönderme yapmaktadır.
HUKUK AÇISINDAN
12 Ocak 2005 tarihinde, AİHM davayı Savunmacı Hükümetin bilgisine sunmaya karar vermiş ve Hükümeti başvurunun kabuledilebilirliği ve esasına ilişkin gözlemlerini yazılı olarak sunmaya davet etmiştir. 19 Nisan 2005 tarihinde, Hükümet başvurunun kabuledilebilirliğine ilişkin görüşlerini bildirmiştir.
AİHM, görüşlerini dile getirmeleri amacıyla, 26 Nisan ve 20 Temmuz tarihlerinde, iadeli tahütlü olarak gönderilen, 11 Mayıs ve 28 Temmuz 2005 tarihlerinde teslim alınan mektuplarla, başvuranların davet edildiğini gözlemlemektedir. Gönderilen son mektupta ise, AİHSnin 37. maddesinde belirtilen koşullar vurgulanmasına rağmen, bu mektuplar cevapsız kalmıştır.
AİHM, AİHSnin 37§1 maddesinin a) bendi uyarınca başvuranların başvurularını takip etme niyetinde olmadıklarına karar vermiştir.
Ayrıca AİHM, AİHSnin 37§1 in fine maddesine uygun olarak, AİHS ve Protokolleri tarafından güvence altına alınan hakları ihlal eden hiçbir özel durumun başvurunun incelenmesini gerektirmediği kanaatindedir.
Bu nedenle, AİHSnin 29 § 3. maddesinin uygulanmasına son verilmesine ve davayı kayıttan düşürmenin uygun olduğuna karar vermiştir.
Bu gerekçelere dayanarak AİHM oybirliğiyle,
Başvurunun kayıttan düşürülmesine karar vermiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy